İçeriğe geç

GÖLGE

Bölüm 2 · 1 dk okuma

GÖLGE

Bölüm 2

Kesit

-Efendi Rin, gölgeler ışıksız bir hiçtir efendim. Yine de ışık ne kadar saçılırsa gölge de o kadar yok olur. Efendim, siz var olduğunuz sürece ben de var olacağım. Lakin tüm bu hükümdarlık için tüm ışığınızı kullanın. Bu gölge aydınlığınızda bulunmasın. İlerleyin Efendim. Size minnettarlığımı sunuyorum. Bunca zaman benim gibi yetim birine sahip çıktığınız için şükranlarımı sunuyorum. Lütfen bu hürmetimi kabul edin.

Ağlamak bazen yaş gerektirmezdi. Lakin ben ağlıyorum. İçimdeki acı o kadar fazlaydı ki biliyorum yüzümdeki bez parçasına bile yansımıştı. Efendi Rin’in karşısında saygımı göstermek için diz çöküp eğildim.

-Beni bağışlayın efendim. Tüm bu acıya direnemedim.

Ellerimi yüzüme götürüp isyan edercesine ağlamak isterdim. Lakin bir asker efendisi karşısında duygularını yansıtmamalıydı. Ben Efendi Rin’in gözlerine bakamadan arkamı dönüp gidecekken işittiğim o cümle dona kalmama sebep oldu:

-Ona dokunmadım. Kalbim yalnızca gölgeye ait. Ve hep öyle kalacak!

Tanrım kalbime böyle bir acı niye verdin? Benim dilimde bana kurduğu cümleler ömrümü verebileceğim kadar güzeldi hep. Şimdi ise o dik duruşunun ardında çaresiz birkaç cümle dökülüyor dudaklarından. Kalmam için. Yaşamam için. Lakin aşkımız hep gizli cümlelerde ve bilinmeyen bir dilde duyulacak hep. Mümkün olsaydı eğer gitmezdim onun gölgesinden. Adımlarımı atmaya devam ettim. Yarın ölümüm gerçekleşecekti bu yüzden daha fazla acı çekmek istemedim. Biliyorum bu dünya da kalbimizle konuşamasak da Tanrı bizi birleştirecekti kendi yanında. Bu yüzden mutluydum. Lakin keşke ölümümü emreden dudaklar size ait olmasaydı Efendi Rin.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.