İçeriğe geç

Gökyüzünün Şarkısı- Laura 1-

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Gökyüzünün Şarkısı- Laura 1-

Bölüm 1

Giriş

Duyuruu!(Okumalısınız)

Giriş bölümü tamamen anlatılan mallar hakında olacaktır isterseniz okuyun isterseniz burayı geçin ama eğer okursanız akışı daha iyi anlarsınız ama keyfiniz bilir.

Kitap akışı yavaş ilerleyecektir çünkü Laura serisi üç kitaptan oluşacak yada 2 kitaptan tam belli değil ama sanırım 2 kitap olacak tahminimce ama bunu akış belirleyecek.

Burada ise iki masal geçmektedir yada masala çevrililen gerçekler kim bilir?

Hazırsanız girelim iyi okumalar perilerin.

(Hgoi,BL, VO,winx ve Harry Potter dan ilham alınmıştır)

-Tarihler-

-giriş-

Gökyüzünün kızı masalı:bir varmış bir yokmuş evel zaman için bir kız varmış, bu kız güzelliği ile herkesi büyülüyormuş, okadar güzelmiş ki onu gören herkes tanrıçalar tarafından yaratıldığını sanarmış. Bu kız gözlerinde gökyüzünün mavisi ve beyaz yıldızlar taşarmış bazı söylentilere göre tanrıçalar ona gökyüzündeki tüm yıldızları gözlerine sığdırmış onun için gözleri ay ışığında bir geceyarısı gökyüzü gibi parlıyormuş, saçları bembeyaz, duakları ve yanakları gül pembesi, fındık gibi bir burnu ve süt tenliymiş. Doğayı, ayı, gökyüzünü, evreni çok severmiş. Her gece gökyüzünü izlemiş ve ona neden hep izliyorsun diye sorduklarında kız"Çünkü onlar bana şarkı söylüyorlar"diye cevap verirmiş. Bir gün Gökyüzündeki yıldızlar, ay ve güneşin parlaklığı sönmüş, doğa canlılığını yitirmişti ve kızda ortadan kaybolmuştu, bazılarına göre o "Gökyüzünün kızı" bazılarına göre ise o gökyüzünün ta kendisi olduğu için herşey canlılığını yitirmiş, o günden sonra ne yıldızlar parladı ne ay ne güneş eskisi gibi ışık saçtı ne doğa eskisi gibi canlı oldu. Bazı söylentilere göre Büyük savaşta öldü, bazılarına göre ise kayboldu yada gökyüzü kızını geri aldı.

Ay ve güneş ikizleri:bir varmış bir yokmuş bir zamanlar Güneş&Ay Sarayında Ay ve Güneş kıralının bir ikiz çocukları doğmuş bu ikizlerden bir tanesi oğlan bir tanesi ise kız çocuğuymuş. Oğlan doğduğunda güneş en tepede pasparlamış ve tüm hayvanlar ve sadece çocuklar güneşe bakıp gülmüşler tüm halk çok sevinmiş ve artık ona "Güneşin oğlu" hitabını takmışlar bu sebeple kıral onun adını "Solis"koymuş, o doğduktan 2 dakika sonra güneş dahada parlamış ve onun tam karşısında Ay belirmiş ve oda güneş gibi parlamış ardından teker teker gökyüzündeki tüm yıldızlar aydınlık gökyüzünde parlamış çocukların ağlayışları,doğanın sesi ve herşey sanki durmuşçasına sesizlemiş ve hayvanlar gökyüzüne bakarak boğun eğmiş, doğa sanki en canlı yeşil ile boyanmışçasına canlılanmış ve sarayda kıraliçenin odasında bir bebek ağlayışı duyulmuş, kız bebek doğduğunda onu babasının kucağına vermişler ama bebek ona bakmıyordu, pencereden dışarıya bakıyordu ve gözünü oradan ayırmıyordu, herkesin kulağına çok güzel bir şarkı melodisi doldu tüm halkımız ve kıral, kıraliçede dahil herkes bu melodiyi dinlemiş, herkes bunun evrenin şarkısı olduğunu biliyordu bu şarkıda kehanet olduğunuda şarkı böyleymiş

" Doğdu evrenin varisi. "

"Getiricek, barışı ve huzuru. "

"Herkes duyacak ona saygı, getiricek kötülerin sonunu"

"Doğdu evrenin varisi, Güneşin oğlunun ikizi. "

"Evrendeki en büyüleyici ve en güçlü kız"

"Güzelliği ile nam salacak, iyi kalpli liği ile herkesin en sevdiği kız olacak. "

"Koruyacak halkını ve boyutları. "

"Doğdu evrenin varisi, tim tanrıça ve tanrıların tek varisi, Sara nın tek ve son varisi"

"Kaybolacak ve olacak bir yıldız, zamanı geldiğinde doğacak ve gelecek topraklarına. "

"Zorluklar görecek ama üstesinden gelecek. "

"Doğdu evrenin tek ve son varisi. "

Şarkı bittiğinde ayın parlaklığı dönmüş ve yıldızlarında sonrada herşey yine yine akışına girmiş ama bir sorun vardı güzel daha güzel, hava daha temiz, doğa daha canlıydı, kraliçe kızının gözlerine baktığında bebek gülmüş, gülüşü huzuru andırıyordu, gözleri ise sonsuzlukta ki gece ve yıldızları. Kraliçenin ağzından tek bir söz dökülmüş"Luna"demiş ve kız bebeğin adını Luna koymuşlar böylece ikizlerin adları Luna ve Solis olmuş.İkizler büyümüş ve 6 yaşına gelmişti, doğmalarının ardından 60 yıl geçmişti. Yıl 1909 Büyük savaşın olduğu yıl prenses o gün ortadan kaybolmuş ve o günden tamı tamına yüz yıl geçmiş ama hala prenses bulunmamış, kralık onu heryerde aramış ve durmuş ama bulamamış, kaybolduğu gün hiçbirşey eskisi gibi değilmiş ayın parlaklığı düşmüş ve yıldızlar kaybolmuş, doğanın eski canlılığı ise kalmamış.

Bölüm sonu

2 yorum