İçeriğe geç
Kami

GÖKYÜZÜ CİNAYET İŞLEMEZ

Hoffnung

RomanDevam ediyorDram

Başladığınız tarihi yazabilir misiniz? 03/07/2022 Keyifli okumalar! 🥂 ... Ölüm çiçeği; Celladın eli bir gün hepimizin ruhuna değecek. Simaya; Tanrının ölümsüzlüğü bir gün hepimizin ruhunu kuşatacak. Bölüm şarkıları; Seksendört: Kendimi kandıramam. Zakkum: Gökyüzünde. 🌱 Beyaz çarşaflarla örtülü yatağın, dayalı olduğu kirli duvara sekiz beden çizmiş, dokuzuncusunu tamamlamak üzere sırtı kapıya dönük duvara sert darbeler vuruyordu. Hiçbir şey planladığı gibi gitmemişti. Bu odaya hapis olduğundan beri düşünebildiği tek gerçek yaşadıklarının hayalindeki gibi olmadığıydı. "Burada olmamalıydım," diyerek söylendi içinden, "Böyle olmamalıydı." Kimse yüzüne bakmıyordu, daha doğrusu bakmıyor değillerdi bakamıyorlardı. Kendine yaptıkları kan dondurucuydu. Buraya geldiği ilk hafta çıkardığı yangının içerisine kendisini de hapsetmiş, zar zor kurtarılmıştı. Yangın sonucunda bedeninde oluşan üçüncü dereceden yanıkların iyileşmesine izin vermemiş, merhem kullanmak şöyle dursun yaralarının kabuk bağlamasına bile izin vermemişti. Bir gözü dikişliydi... Bahçeye çıktığında iğne oyası yapan yaşlı bir kadının iğnesini alarak alt ve üst gözkapaklarını birbirine dikmişti. Sol gözünü dikmesini engelleyenler ise, tüm binayı etkisi altına alan acı çığlıklarını işiten görevlilerdi. "Ah zavallı çocuk, o günden sonra tekrardan bahçeye adımını da atamamıştı." Kendisine yaptıkları yüzünden, karşıdan onu gören birisi cinsiyetini bile seçemeyecek haldeydi şimdi. Ancak tüm bu olanlar için onu suçlayamazdık. Neticede bedenini alevler arasında bırakmasını ve gözünü iğne ile dikmesi gerektiğini kulağına fısıldayan bendim. Düşürdüğü omuzlarını görmezden gelerek, "304!" diye seslendim. "Toparla kendini." İsmi yoktu, o artık 304'tü. 304 numaralı hasta. Sesimi duyduğunda korkarak oturduğu yerden sıçraması yüzümde bir tebessüm oluşturdu. İlk önce elindeki siyah tebeşiri fırlattı elinden. Yere düşerek parçalanan tebeşirin tozları beyaz zemini kirletmişti. Histerik bir kahkaha döküldü dudaklarımdan. Benden bu denli korkması gözlerimi yaşartıyordu. Üzerine oturduğu bacaklarını altından çıkararak karnına çekti. Çok geçmeden tırnağıyla delik deşik ettiği avuçlarıyla kapadı kulaklarını. Sesimi duymak istemediğini açıkça belli etmişti ancak umursadığım bir durum değildi. "Toparla kendini!" sesimin yükselişiyle daha çok titredi sıska bedeni. 304'ün girdiği durumu fark eden yaşlı bunak, "O burada mı?" diye sorduğunda vakit kaybetmeden, "Cevap verme!" dedim ya da haykırdım. "O bizi yaşatmak istiyor! Dinleme onu, bana odaklan. Biz iyiyiz 304. Onlar kötü..." Onu ikna etmek zorundaydım, "Ölüm çok yakında, çok yakında bizi bulacak. Dinleme onu!" Tekli koltuktan kalkan, kırklı yaşlarının sonundaki bunak onunla iletişim kurduğumun farkındaydı fakat öfkeme olan korkusundan ne yapacağını kestiremiyordu. Hepsi korkuyordu öfkemin sonuçlarından çünkü onların değimiyle 666'ydım. Fakat bana sorsalar 304'ün tanrısıyım derdim. Ve onların dilinde tanrılar ölümsüzdü. Ölmek istiyor ama ölemiyordum. Bana bahşedilen ceza da buydu; Yaşamak. 🌱 Yazarken bin kere falan, "Tövbe tövbe." diyip durdum fkgkflfldöd. Aslında tanrısal bakış açısı ile yazacaktm... Ne düşündüm ne oldu modundayım şu an. Neyse neyse, Duygu ve düşüncelerinizi alabilir miyim? Sizi seven ben kaçar 🏃‍♀️🛐

Bölüm
1
okunma
102
Beğeni
1
Puan
—
Puan ver

Benzer eserler

Hoffnung imzalı diğer eserler