İçeriğe geç

Göklere erişti

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Göklere erişti

Bölüm 1

🌌🎶🌞

Martıların neşeyle naralar attığı, yaşlısından gencine herkesin derdini ve sevincini ağırlayan, Çocukların neşeli sesleriyle neşesiz seslerini birbirine karıştıran, kimin ne olduğu bilinmeyen, belkide devasalığıyla insanı hipnoz ederek yutan, yüzyıllar boyunca onca kedere ve onca gama ev sahipliği yapmıştı bu koca şehir. Padişahların kuşattığı, Fatihin feth ettiği bu koca şehir dediğimiz şehir İstanbuldur. Ah, İstanbul! Yıkılası İstanbul! Çökülesi İstanbul! Şehirler değil midir insanları değiştiren?

istanbul semalarında süzülmekte olan martıları izliyordum. Ah, Bir bilseler neler anlattıklarını!... Mavi, sonsuzluğu simgeler benim gözümde. Gökyüzünde olduğu gibi... Gökyüzünün o sonsuz maviliği ve martıların naraları çok şey anlatırdı oysaki. Ben onların anlattıklarına kendimi vermiştim şuanda ama bir şey olmuştu göğü dinlerken...

Evet, yanlış duymuyorsam bir havlama sesiydi bu! Yine kapana kısılmıştım.

Geliyorlar... Aman Allah'ım yine geliyorlar! Şu lanet olası mahalleye yeni taşındığımdan beri şu beyaz ve siyah köpek benimle uğraşıyor.

Benim adım Dünya. Aslen Bursalıyım lakin babamın mesleği dolayısıyla İstanbul'a taşındık.Oturduğumuz lojman oldukça küçük ve sevimli bir mahallede bulunuyor ama henüz hiç arkadaşım olmadı. Sanırsam arkadaşım olmadığı sürece bu köpekler beni ham yapmak için her fırsatı gözetecekler.

Allah'ım sabır ver , insan değilki dövebileyim, köpek bunlar, sivrilerini geçirirler. Acaba kaçsam arkamı ısırır mı? Allah korusun.İçime bir güç doğmuş olmalı ki aniden ileriye sellercesine atılıp, tıpkı bir Çanakkale mahşerinde savaşan koca seyit edasıyla köpeğe saldırıyordum ki bir kız, "HOŞT! BRE DÜDÜKLER! BU KIZI DA KAPANA KISTIRMAZSINIZ,HOŞT!" diye kükreyince ağzım iki karış açıldı. Kimdi ki bu? Köpekler onu görünce niçin kaçmışlardı? Çok masum bir yüzü var oysaki?

"Ooo sen yeni mi düştün bu mahalleye bakayım yavru ceylan? :D " diye bir soru atmıştı şimdide. Sahiden kimdi bu güzel yürekli delikanlı kız?

"Yeniyimdir evella. Siz kimsiniz? "

"Deniz ben. Memnun oldum ceylan!"

"Hey! Adım ceylan değil. Adım Dünya benim"

"Güzel isimmiş. Vazifemiz yerine geldiğine göre ben buralardan yavaşça gideyim."

"Deniz dur!"

"Ne var, ne istiyorsun?"

"Teşekkür edecektim sadece"

"Baksana, okula gidiyor musun sen?"

"5. Sınıfım ben sende 7. Sınıf varsındır.

"Komik değil." dedi kızgınlıkta

"Bende 5. Sınıfım bana 7. Sınıf demen beni aşağılıyorsun anlamına gelir"

Neyse. Tek sevindiğim şuan bu kızın beni kurtarmış olmasıydı.Kim bilir, belkide iyi bir arkadaş adayıdır? Üzüldüğüm bir nokta vardı. Köpek yerine insan olsaydı kendimi savunabilirdim çünkü kendimi fiziki olarak çok iyi savunurdum. Hatta bu başarımdan ötürü bende bir şey farketmiş olacaklardıki ailem beni kareteye yazdırmıştı.Acemi sayılırdım karetede ama olsundu.Bir köpeğe yenilmek bana hiç iyi hisler yaşatmamıştı. En kötüsü hiç arkadaşım yoktu. Buraya taşınmadan öncede pek arkadaşım var olduğu söylenemez, yoktu çünkü. Biraz mahallede dolaşmaya başladım. Yeni sokaklar, yeni caddeler keşfedecektim. Bu mahallede anladığım kadarıyla belalı tipler oldukça fazlaydı. Üstelik benim yaşımdaki bir kız için fazlasıyla belalıydılar ama yinede bu belalardan habersiz keşfe çıkmıştım. O gün dolaştıkça dolaştım, keşfettikçe keşfettim. Bu yeni mahallede lojmana yakın bir yerde favori bakkalımı belirledim. Her gittiğim mahallede bunu yapıyordum. Evet, babamın mesleği yüzünden sık yer değişirdik ve her gittiğim mahallede önce bir keşif yapardım ve favori bakkalımı belirlerdim. Bakkala girdiğimde o kızı yeniden görmüştüm. Deniz'in yanında bir kız daha vardı. Bu kız mahallenin kızından tut itine kadar herkesi tanıyor muydu yoksa? Acaba başka arkadaşları var mıydı?

"Vay, yavru ceylan! Ne almaya geldin bakalım öyle?"

"Hiiiçç. Bakıyordum öyle. Ufak bir keşif diyelim." Deniz yanındaki arkadaşına dönerek beni işaret etti ve

"Bak eda bu yeni gelen elemanımız. İtleri kovalarken tanıştım bu arkadaşla." diye konuştu Deniz gayet samimi bir şekilde.Bu kız her ne kadarda kabadayı gibi dolaşsada içten içe pamuk gibi biri olduğu belliydi.

Eda, oldukça kibar birine benziyordu. Güler yüzle

"Hoşgeldin" demişti sadece

"Hoşbuldum." der demez Deniz bizi tanıştırmıştı ve benimde onlarla gelmem için teklif sunmuştu. Kabul ettim bende. Hiç arkadaşım yoktu ve oyun oynamak, bir arkadaş sahibi olmak benim de hakkımdı.

Eda ve Deniz çok sonradan anladım ki bu mahallenin evladı gibiydiler. Kendi aralarında bir şeyler konuşuyorlar ama duyduğum halde ne konuştuklarını anlamıyordum. Nur diye birinden bahsediyordu Deniz. Kimdi acaba o? Bense masum bir koyun edasıyla yanlarında konuşulanlara hiç karışmadan yürüyordum. Sahi, nereye gidiyorduk şuanda?

Dünya : "Bölüyorum ama bunu sormam gerek, nereye gidiyoruz."

Deniz: "A doğru unutmuşum. Senden bizden sayılırsın artık. Bu mahallede ya bizden olursun ya onlardan olursun..."

Eda:" Yada tek kalırsın." diye Deniz'in sözünü kestti.

Ben şaşırarak "yani? Hem onlar dediğinizde kim?"

"Bak Dünya" diye söze girişti Deniz

"Onlar dediğimiz yani diğer çocuklar. Bu mahallede bulaşmaman gereken bir grup var onlara kesinlikle girme. Biz dediğimizi diyorsan evet bizimde bir grubumuz var ama biz derken grubu değil onlar dışındaki tüm mahalleliyi kast ettim çünkü hepimiz kardeşiz. Anlatabiliyor muyum? Nereye gittiğimize gelecek olursak seni diğerleriyle tanıştıracağım. Bizi seversen takılırsın bizle ama yok ben şerefsizim diyorsan gitmektede özgürsün gidene kal kalanada git demeyiz aga "

Bölüm sonu

4 yorum

  • Çok güzel bir kitap olmuş. Kalemine emeğine sağlık. Böyle duygulu sözler kalbimi sızlattı. Yeni bölümü bekliyorum canım kardeşim🤲🤲♥️💚

  • Ne bu sokak ağzı ya ama onun dışında sevdim ( linçlemek amacıyla söylemiyorum ben sevmem sokak ağzını da )

    1Yanıt