İçeriğe geç

Gökkuşağı Taşı

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Gökkuşağı Taşı

Bölüm 1

1: Neredeyim ben?

Uyandım. Aslında uyanmak değildi. Bir yerde yatmıyordum. Hayır. Gözlerimi açtığımda koşuyordum. Peki o zaman nasıl

uyanabilirim? Ama uyandım işte. Öncesi yok, sonrası belirsiz, tek bildiğim koşmam gerektiği, koşmalıyım! Koşuyorum. Ne-

fes nefeseyim. Ayaklarıma bakıyorum ; çorak toprak. Kumlar etrafa sıçrıyor. Ben neden koşuyorum? Arkama bakıyorum.

Birileri var. Koşmaktan çok yorulmuşum. Herşey bulanık. Siyah görüyorum. Birileri.. Takım elbise.. Silah? Silah! Koş diyorum

kendime daha hızlı koş. Onlar kim? Ben kimim? Neden peşimdeler? Su! Yolun sonu , yakalanacağım! Bir ses, iki üç ; Silah sesi

SU! Suya atla. Mermi değmeyecek. Su! Baloncuk sesleri. Atladım. Bir dakika Ben yüzme biliyor muyum. Biliyorum! Nerede

Öğrendim? Nereye yüzüyorum. Suya değen mermilerin titreşimleri.. Hissediyorum. Soğuk su. Yüz, Yüz...

Sonu yok. Mavi, yorgunum. Kollarım. Mavi. Hissetmiyorum. Dip? Yüzüyor muyum? Yüzü-

Yor muyum? Derin. Batıyorum! Pes ediyorum. Sarı, gölge. Kum? Kum! Kara! Bir güç geliyor. Ayaklarımı sallıyorum. Yukarı.

Yukarı. Ada. Garip. Yüzerken görmedim. Eminim. Yoktu. Ama buradan geldiğim yer çok net görünüyor. Hayır. Yorgunluktan

görmemişsindir. Ne gerçek ? Ne değil. Bulanık, hissetmiyorum, karartı, bayılıyor muyum? Yere düşüyorum. Bulanık. ayak.. altı; Hayır üç. Üç kişi. Gözlerim kapanıyor. Karanlık...

Bölüm sonu

3 yorum