Odamda kitap okuyordum ama aklım sürekli gonca'nın dediklerindeydi kitabı kaptıp odadan çıktım annem salonda babaannemle sohbet edip çay içiyorlardı
Geldiğimi gören babaannem " gel otur kuzum sanada çay koyayım mı dedi "
Ona gülümseyip " sağol babaanne ama dışarıya çıkıcam " dedim
Annem bana bakıp " nereye gideceksin " diye sordu
" bilmiyorum gezicem sadece "
bana başını salayıp " iyi geç kalmadan gel " dedi ona Başımı tamam anlamında salayıp evden çıktım
Sırar sıra dizilen eveleri geçtim geçen günkü gibi sadece düz yürdüm belki kayayı tekrar görürdüm etrafıma dikkatlice bakınıyordum
Bir süre ilerdeikten sonra hayal kırıklığına uğradım
Çünkü burda ne köpeği sakız ne de kaya vardı en iyisi başka yere gitmekti buralar hiç İstanbul gibi değildi evlerin önünde başı yazmalı kadınlar sandalyede oturmuş birbirleriyle sohbet ediyordu
Yarım saat sonra kalbalık ve gürültü bir yere geldim, insanların önünde tezgah varıdı üstlerinde de sebzeler varıdı,ve insanlar durmadan bağrırıyordu bende kualkarımı tıkama hisi uyandırıyordu
Yanınmda bir ses "burda öyelce durmaya devam mı ediceksin " dedi dönüp baktığımda kaya'yı gördüm ona
gülümseyip tekrar kalabalığa bakıp suratımı buruşturark " ne ki bu " diye sordum
Kaya bana şaşırark bakıp, tek kaşını kaldırırak " pazar " dedi bunu sormamı garipseyerk
Ona " peki pazar ne demek " diye bir soru daha sordum daha önce böyle bir şey görmemiştim
Kaya bana hayaretle bakmaya devam edip " sen uzaydan mı geldin, pazar insanların alışveriş yaptıkları yer " dedi
Analmayarak Kayaya bakıp " neden markete gitmiyorlar " dedim
Kaya" çünkü daha uygun, hadi gel bende alışveriş yapacaktım " dedi
Ona kararsızca baktım " bilemiyorum " dedim
Bana Genişçe güldüğünde gamzesi olduğunu fark ettim " korkma seni yemezler korurum seni " dedi alayla
Kaşlarımı çatığımda yine gülüp " tamam dalga geçmiyorum sonuçta herkes herşeyi bilecek diye bir şey yok , gel hadi " dediğinde peşinden gitim
ama arkamızdan bir ses " kaya " dediğinde durduk