İçeriğe geç

Gökkuşağı

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Gökkuşağı

Bölüm 3

Yolculuk

Ne kadar istemesmde tatil için köye gidiyorduk ben orada napıcaktım hiç bilmiyordum babam telefonumu da elimden almıştı sadece bilgisayarım var dı ama onda da İnternet yoktu

Oflayarak kollarımı kavuşturdum Annem ön koltukta arkasını dönüp bana baktı " nolyuor yağmur yola çıktığımızdan beri oflayıp duruyorsun "

Ona " bu durumdan memnunumu olmalıyım şuan arkdaşlrımla tatilie gidiyor olabilirdim , ama onun yerine sizinle köye geliyorum " dedim

Annem tekrar önüne dönüp " bunu bu kadar abartma hem babaanne'ini görmüş olacaksın seni epey özelemiş " dedi

Bende babaannemi özlemiştim ama bunun için köye gitmek istemiyordum fakat itiraz etmek bir işe yaramıyordu maalesef

saatler sorna köye varmıştık babam arabayı babaannemin evinin yakınlarına park edip arbadan annemle çıktı, bense arabanın camından etrafta bakıyordum

burda bizim evimizin aksine küçük evler var dı ve çok sayıda ağaçlar dalıp eftarı izlerken birden kapım açıldı ,babam kafasını eğip bana " neyi bekliyorsun yağmur hanım davetiye mi" dedi alayla

Onu duymazdan gelip arbadan indim babaannem evinin kapısını açmış anneme sarılıyordu yanlarına yaklaşınca, babaannem beni fark edip bu sefer bana sıkıca sarıldı " oy kuzum nasıl büyümüş görmeyeli " dedi

Geri çekildiğinde evinin kapısını daha çok açıp " gelin yavrularım yoldan geldiniz açıkmışsınızdır yemek hazırla dım size" dedi içeri girerken

Bizde peşinden içeri gireken annem " ne zahmet etin anne gerek yoktu " dedi babaanneme

Babaannem " ne zahmeti severek yaptığım " dedi

Salona geçtiğimizde donup kalmıştım ben yemek masası beklerken yer sofrasıyla karşlaştım annemle babam çoktan oturmuşlardı

Babaannem benim oturmadığımı görünce bana bakıp " noldu kuzum aç değilmisin " diye sordu

Onlara bakıp " yerdemi yemeği yiycez masa yok mu? " diye sordum

Babaannem telaşla ayağa kalkıp " ben düşünemedim evladım hemen getiririm bekle sen " dedi

ama babam onu durdurup " dur anne boş ver küçük hanım yerde yemek yerse ölmez " ardından bana döndüp

" sende gel yemeğini ye şımarıklığın yeri değil yemeyen aç kalır kimse sana özel yemek yapmaz" dedi

ayağımı yere vurarak yanlarına gidip oturdum aç kalmaya niyetim yoktu

Yemekten sorna izin alıp dışarıya çıkmıştım burda gezilecek neresi vardı bilmiyordum sadece dümdüz yürüyordum

Derken arkamdan köpek sesi geldiğinde dönüp baktım sarı tüylü yavru bir köpekti gülümseyip yere çöktüm yavru köpek dizelerime çıkmaya çalışıyor du onu kucağıma alıp başını sevdim

ayak sesleri duyduğum da başımı kaldırıp baktım benim yaşlarımda bir çocuk nefes nesef kalmış bir şekilde yanıma geldi

Bana bakıp " kusura bakmayın rahatsız ettim köpeğim çok hızlı koştu alayım " dedi köpeği işaret ederek istemeyerek de olsa köpeği verdim

" isimi ne diye sordum " bana bakıp gülümseyerek

" sakız " dedi garip bir isimdi çocuğu deniz gibi mavi gözlerine bakıp " aklımdakini söylediğim

"Tuhaf bir isim " dedim

Bana genişçe gülümseyip " biliyorum gördüğü her insana sakız gibi yapışıyor " dedi

Ardından bana " neyse biz gidelim tekradan kusura bakmayın " dedi Tam arkasını dönüp giderken bende ceverme baktım

Hiç tanıdık gelmiyordu burası zaten burayı bilmediğim için tanıdık gelmemesi normalidi ama galiba evden epey uzaklaşmıştım

Bölüm sonu

3 yorum