Ne kadar istemesmde tatil için köye gidiyorduk ben orada napıcaktım hiç bilmiyordum babam telefonumu da elimden almıştı sadece bilgisayarım var dı ama onda da İnternet yoktu
Oflayarak kollarımı kavuşturdum Annem ön koltukta arkasını dönüp bana baktı " nolyuor yağmur yola çıktığımızdan beri oflayıp duruyorsun "
Ona " bu durumdan memnunumu olmalıyım şuan arkdaşlrımla tatilie gidiyor olabilirdim , ama onun yerine sizinle köye geliyorum " dedim
Annem tekrar önüne dönüp " bunu bu kadar abartma hem babaanne'ini görmüş olacaksın seni epey özelemiş " dedi
Bende babaannemi özlemiştim ama bunun için köye gitmek istemiyordum fakat itiraz etmek bir işe yaramıyordu maalesef
saatler sorna köye varmıştık babam arabayı babaannemin evinin yakınlarına park edip arbadan annemle çıktı, bense arabanın camından etrafta bakıyordum
burda bizim evimizin aksine küçük evler var dı ve çok sayıda ağaçlar dalıp eftarı izlerken birden kapım açıldı ,babam kafasını eğip bana " neyi bekliyorsun yağmur hanım davetiye mi" dedi alayla
Onu duymazdan gelip arbadan indim babaannem evinin kapısını açmış anneme sarılıyordu yanlarına yaklaşınca, babaannem beni fark edip bu sefer bana sıkıca sarıldı " oy kuzum nasıl büyümüş görmeyeli " dedi
Geri çekildiğinde evinin kapısını daha çok açıp " gelin yavrularım yoldan geldiniz açıkmışsınızdır yemek hazırla dım size" dedi içeri girerken
Bizde peşinden içeri gireken annem " ne zahmet etin anne gerek yoktu " dedi babaanneme
Babaannem " ne zahmeti severek yaptığım " dedi
Salona geçtiğimizde donup kalmıştım ben yemek masası beklerken yer sofrasıyla karşlaştım annemle babam çoktan oturmuşlardı
Babaannem benim oturmadığımı görünce bana bakıp " noldu kuzum aç değilmisin " diye sordu
Onlara bakıp " yerdemi yemeği yiycez masa yok mu? " diye sordum
Babaannem telaşla ayağa kalkıp " ben düşünemedim evladım hemen getiririm bekle sen " dedi
ama babam onu durdurup " dur anne boş ver küçük hanım yerde yemek yerse ölmez " ardından bana döndüp
" sende gel yemeğini ye şımarıklığın yeri değil yemeyen aç kalır kimse sana özel yemek yapmaz" dedi
ayağımı yere vurarak yanlarına gidip oturdum aç kalmaya niyetim yoktu
Yemekten sorna izin alıp dışarıya çıkmıştım burda gezilecek neresi vardı bilmiyordum sadece dümdüz yürüyordum
Derken arkamdan köpek sesi geldiğinde dönüp baktım sarı tüylü yavru bir köpekti gülümseyip yere çöktüm yavru köpek dizelerime çıkmaya çalışıyor du onu kucağıma alıp başını sevdim
ayak sesleri duyduğum da başımı kaldırıp baktım benim yaşlarımda bir çocuk nefes nesef kalmış bir şekilde yanıma geldi
Bana bakıp " kusura bakmayın rahatsız ettim köpeğim çok hızlı koştu alayım " dedi köpeği işaret ederek istemeyerek de olsa köpeği verdim
" isimi ne diye sordum " bana bakıp gülümseyerek
" sakız " dedi garip bir isimdi çocuğu deniz gibi mavi gözlerine bakıp " aklımdakini söylediğim
"Tuhaf bir isim " dedim
Bana genişçe gülümseyip " biliyorum gördüğü her insana sakız gibi yapışıyor " dedi
Ardından bana " neyse biz gidelim tekradan kusura bakmayın " dedi Tam arkasını dönüp giderken bende ceverme baktım
Hiç tanıdık gelmiyordu burası zaten burayı bilmediğim için tanıdık gelmemesi normalidi ama galiba evden epey uzaklaşmıştım

