‘’ Okulumun ilk günü.. beni severler mi acaba..?’’ diye iç çekti Ceren. Okula doğru tam adım atacakken bir çocuk ona çarptı ‘’ Kör müsün acaba? Önüne baksana!’’ diye bağırdı Ceren’e. Ceren tam çocuğa tokat atacakken bir kız belirdi, ‘’ Hey! Ne oluyor burada?!’’ diye bağırdı ismi belirsiz çocuğa. Çocuk, Ceren ve diğer kıza kabaca bakarken çocuğun göğsünde bir etiket gördü. Bakmaya çalıştığında ismi belirsiz kız kızı kenara çekip, onunla konuştu.
‘’ Selam, okulda yenisin sanırım.. lisemize hoş geldin! Bu okulda eğleneceğine adım gibi eminim. Ben Gonca sen? ‘’ Gonca adındaki bu kız elini uzatmış Ceren’in cevabını bekliyordu, Ceren kızın elini tutup ‘’ Bende Ceren memnun oldum Gonca.’’ Diye yanıtladı. Çocuk ise hala Ceren’i süzüyordu, çocuk yanlışlıkla ‘’ Bende Berk.’’ Diye cevap verdi. Üçü de şok olmuştu cevap verdiği için. Ceren kollarını silkip okula girdi, ve 9/C olan sınıfına gitti. Ceren boş bir sıra bulup kızıl saçlarını arkasına attığında, canı acıdı. Arkasına baktığında Berk adındaki o çocuğu görünce çok sinirlendi ve saçlarını topladı. Ders ilerledikçe Ceren hocayı garip bir şekilde çok sevmeye başlamıştı, ‘’ Ne kadar tatlı bir kadına benziyor.’’ Diye düşündü Ceren. Hoca bir anda Ceren’i tahtaya çağırıp, ‘’ Haydi, kendini tanıt kızım. Çabuk ol.’’ Diye seslendi. Ceren utana utana tahtaya kalkıp kendini tanıttı ve yerine oturdu. Berk ise gene dalga geçme derdindeydi, ders boyunca Ceren’e hep kağıttan uçak attı ve Ceren’i daha çok sinirlendirdi.
Ceren, eve geldiğinde kendini odasına kapattı ve telefonuna bakmaya başladı. Okulunun sitesine girdiğinde Berk’i görünce şok oldu.
(Ceren’in anlatımıyla) odamda ‘’ Bu nasıl olabilir?!’’ diye çığlık attım. Çığlığımı attığım sırada annem ile babam odaya baskın yaptı. Annem ‘’ Ceren!! İyi misin kızım? Düştün mü yataktan ne oldu söylesene!’’ diye bağırdı. Babam beni kaldırırken cevap verdim, ‘’ Evet anne yataktan düştüm, bir şeyim yok merak etme sen.’’ Annem ise pek ikna olmamış gibi görünüyordu. Bende bu yüzden yattım ve uyudum. Sabah okula giderken Gonca ile karşılaştım, selamlaştıktan sonra bir soru sordum, ‘’ Gonca, Berk okulda önemli birisi mi?’’ Gonca başını salladı, ‘’ Aynen öyle Ceren, müdürün oğlu kendisi. Zorba değildir ama özür dilemediğin için sinirlendi sanırım.’’ Ben ise sinirli bir şekilde ona bakarak ‘’ Ben onun kölesi yada oyuncağı değilim ki, bana böyle davranma hakkı yok.’’ Gonca bir anda ellerini saçlarıma uzattı ‘’ Ne kadar güzel saçların var doğal rengin mi bu yoksa anneden babadan mı geliyor?’’ utanarak cevaplarken yanımdan bir anda Berk geçti. Sanki bana büyülenmiş gibi bakıyordu ama ben bunu pek sanmıyorum. Sınıfta Berk yanıma gelip garip bir şekilde suratımı fazla inceledi bende ona doğru olan bir soru sordum ‘’ Çirkin olduğumu mu düşünüyorsun? Eğer öyleyse haklısın çünkü.’’ Berk kaşlarını çatarak bana cevap verdi ‘’ Ne alaka havuç kız? Sen çok güzelsin, farkında değil misin?’’ dediğinde kalbimin hızlandığını hissettim. Ben lavaboya gidiyorum dedim ama lavaboya giderken yerde kan gördüm.. ve büyük bir çığlık attım ‘’Berk!!’’ Berk koşar adımlarla gelerek bana sarıldı ve ağlamaya başladım.
O beni sıcak kollarıyla ısıtırken ben de ‘’ İşte şimdi kötü bir olayın içindesin Ceren Çiçek.’’ Diye tekrarlıyordum. Bir anda elektrikler kesilince herkes sınıftan çıktı ve işte hepimiz kan birikintisinin önündeydik.. Berk bana sarılırken ben ise hala korkudan tir tir titriyordum. Benim gibi korkup ağlayan kız sayısı çok fazlaydı, neden mi? Okulumuzda bir katil ve bir ceset vardı çünkü..
Berk yüzümü ellerinin arasına alıp ‘’ Sakin ol Ceren! Sakin ol..halledeceğiz Korkuyorsan birlikte babamın yanına gidelim.’’ Dedi bende düşünmeden ‘’ Birlikte gidelim lütfen.’’ Dediğimde gülümsedi ve elini uzattı.
‘’ Kaybolmamak için elimi tutabilirsin, eğer istersen yani.’’ Hemen tuttum ve el ele yürümeye başladık. Hayatımda en çok terlediğim an bu andı sanırım. Müdürün odasına girdiğimizde müdürün gözleri ellerimize doğru kaydı bende utanıp elimi çektim. Müdür Bey ‘’ Ne oluyor oğlum? Niye el ele geliyorsunuz siz?’’ Berk bir anda tekrardan elimi tutup ‘’ Ceren benim sevgilim çünkü baba.’’ Dediği an şok içinde mavi gözlerine baktım. Bana idare et der gibi bakıyordu, mecburen kafamı sallayıp peki dedim onun için. Ben direk söze girdim ‘’ Merhaba Müdür Bey.. okulumuzda cinayet işlenmiş sanırım..’’ dedim ve müdür anında ayağa kalkıp odadan dışarı çıktı. Berk kulağıma ‘’ Bundan sonra sevgilimmişsin rolünü yapmak zorundasın yoksa ikimiz de biteriz.’’ Dediği an Gonca geldi aklıma, bir ara bana Berk’in kızları kullandığını söylemişti. Bunu hatırladığım an Berk’in elini bıraktım o ise ‘’ Ne yapıyorsun sevgilim?’’ diye benimle dalga geçiyordu. Ben sınıfa gidip telefonumu ve kulaklığımı aldım bahçeye inip oturdum ve dinlemeye başladım ‘’Kimseyi görmedim ben, senden daha güzel.’’
Diye çalıyordu.. gözlerimi kapattım ve derin nefes almaya başladım. Aniden kulaklığım başka bir kulağa gitti. Kim o acaba diye gözlerimi açtığımda Berk’i gördüm, ‘’ Ne yapıyorsun? Kulaklığımı geri takar mısın Berk?’’ dedim. O ise ‘’ Biz sevgiliyiz istediğim zaman eşyalarını kullanırım, ayrıca bu şarkı benim de favori şarkım.’’ Dediğinde nutkum tutuldu ‘’ Cidden mi? Bende tek benim favorim sanıyordum..’’ dediğimde beni tekrar incelemeye başladı. Bir anda siren sesi duyduk, ne oluyor diye ayağa kalkarken bir anda bayıldığımı hatırlıyorum. Berk başımda bana sesleniyor gibiydi.. ‘’ Ceren?! Ceren!!’’ diye seslendiğini hatırlıyorum sadece..
Gözlerimi araladığımda tek gördüğüm yüz uyuyan Berk’in yüzüydü, yavaşça kalkıp seslendim, ‘’ Berk.. Berk..!’’ Berk uyanıp beni görünce dolu gözlerle bana sarıldı. Şaşırmıştım ‘’ Berk.. ne oldu? Niye ağlıyorsun? Ne zamandan beri uyuyorum?’’ ben soruları sıralarken Berk yüzüme bakarak ‘’ 5 aydır aralıksız uyuyorsun Ceren.. öleceksin diye çok korktum..’’
5. aydır aralıksız uyuyorsun…
5 aydır aralıksız uyuyorsun…
Söylediği bu cümle zihnimde yankılanırken etrafı inceledim. Buranın Türkiye olmadığı açıkça belliydi Berk’e, ‘’ Neresi burası? Yani hangi ülkedeyiz?’’ diye sorduğumda ‘’ Özbekistan..’’
Diye cevapladı, hızlıca ayağa kalktığımda başımın döndüğünü hissedip yere düştüm. Berk koşa koşa yanıma geldi ve birisine seslendi ‘’ Efe! Ceren düştü gelsene!!’’ dedi. Efe adındaki kişinin kim olduğuna tek bir fikrim dahi yoktu. Bu yüzden biraz tedirgin olmuştum, Efe adındaki çocuk gelince güvenebileceğimi anladım. Beni yavaşça kaldırdıkları sırada Berk beni balkona götürmeyi teklif etti. Kabul edince kucağına alıp götürmeye başladı, ‘’ Berk.. taşımana gerek yok, yürüyebilirim.’’ dedim. Bana ‘’ Seni 5 aydır sıvıyla besliyorum Ceren, bir bakıma baban oldum diyebiliriz.’’ Berk öylece dalga geçerken aklıma biricik ailem geldi, ‘’ Berk!!! Annem ile babam?! Onlar çok merak etmiştir beni!’’ diye bağırdım. Berk sırıtarak ‘’ Merak etme annenle baban benimle olduğunu biliyorlar.’’ Dedi ve ellerimi tutarak gözlerimin içine baktı ‘’ Ne demek istiyorsun Berk?’’ dedim bana gülümsedi ve kalbimi durduran o soruyu sordu ‘’ Benim sevgilim olur musun Ceren?’’ dediği an kalbim durdu.. Ne diyeceğimi bilemedim o büyüleyici anda.. '' Tabii ki de olurum..'' dediğim an gözlerimin dolduğunu hissettim. Berk bana etkileyici bir şekilde gülümserken ben ise, '' Ne kadar çok şey atlattık, sonunda ödül bana yani.. bize verildi.'' diyordum içimden.