Gözlerimi yavaşça açtığımda içeriden bir soğukluk geldi. Gözlerimi net şekilde açtığımda Panda elindeki küçük buzdobını açmış benim suratıma doğru tutuyordu. Neden yapıyor diye düşünmeden
Gojo: bende diyorum ki bu soğukluk nereden geliyor?
Panda: buradan buz dolaptan
Gojo: neden suratıma tutuyorsun?
Panda: terliyordun
Gojo: ne terlemesi? ben ?
Panda: Evet
Gojo: neyden terledim ben?
Panda: aptal değilsin niye soruyorsun? yoksa aptal mısın?
Gojo: hayır çünkü ben terlemem
(yazar notu: animede terledi mi hatırlamıyorum. Benim hikayemde öyle)
Panda: gerçekten mi?
Gojo: Evet
Panda: hmm peki öyleyse gidelim
Gojo: nereye?
Panda: gezmeye
Gojo: bu arada kızın odasını umarım düzgün yere ayarlamışsındır
Panda: merak etme senin evine yakın
Gojo: yoksa penceresinden benim evimi mi görebiliyor?
Panda: evet öbür yolda senin evin var gerçi bilmiyor Tomris'e ona söylemedim
Gojo: anladım
Panda: ayrıca sen 28 yaşında olduğuna göre senden 7 yaş küçük
Gojo: 22 mi yaşında?
Panda: evet
Gojo: anladım çok dikkat etmesem de yaşını belli ettirmiyor
Panda: evet ayrıca kızın en sevd-
Gojo: sus artık
Panda: niye?
Gojo: kızın gizli bilgilerini verip durma
Panda: kızın yaşı gizli değil
Gojo: tamam diğer şeyleri söyleme kendim duymam daha iyi olur
Panda: peki
Ardından oradan ayrılıp dışarıya çıktık. Şaka yaptığını düşünmüştüm ama gerçekten de gezmeye başladık. Hava gayet bulutlu güzeldi. O türk kızı Tomrisi hiç beklemediğimiz anda ağacın üstünde çıktığını gördük. Ne yapıyorsun der gibi baka kaldık. Panda " ağaca çıkmak iyi fikirmiş ama ben çıkamam" dediğinde şaşırdım. Neden der gibi surat yaptığımda Panda "şişkoyum" dedi. Bunu duymamış olayım çünkü kendisi savaşan manyağın teki.
Gojo: bunu sen mi söylüyorsun?
Panda: evet?
Gojo: kendine gel aksiyonla savaşan oradan buraya zıplayan herifsin
Panda: ah oda doğru bi an kendimi gerçek panda gibi hissettim de
Tomris: serinlemek için çıktım
Gojo: aşağıya nasıl ineceksin?
Tomris: bekle şöyle
O an Tomris kuvvetli şekilde zıpladı yere sağlam şekilde indi. Sanki uçurumdan atlıyormuş gibi atladı. Tomris selam verip "ne yapıyorsunuz?" dedi. Ben cevap vermek üzerindeyken panda "geziyoruz öylesine" dedi. Tomris "bende katılabilir miyim?" dedi. Bense olur şekilde kafamı salladım. Sonuçta buraya yeni gelen insanı red etmek salaklık olurdu.
Ardından üçümüz birlikte gezmeye başladık. Tomris pandanın yanındayken aniden benim tarafıma geçti. Neden geçtiğinden fikrim yoktu. Tomris "şey diyecektim sizinle dövüşebilir miyim?" dedi. Bense " dövüşmek derken ciddi mi?" dediğimde Tomris hayır manasında başını salladı. Ne demek istediğini anladım gücünün ne olduğunu bilmek istiyor. Tamam şekilde başımı salladığımda Tomris aniden sarıldı. O an düşmekte olan gözlüğümü tuttup durdurdum. Tomris yanlış yaptığını fark edip geri çekildi.
Tomris: özür dilerim fark ettirmeden
Gojo: senin sarılma hastalığın var herhalde?
Tomris: hayır şey alışkanlıktan
Gojo: tamam
Tomris: rahatsız olduysanız bir daha yapmamaya çalışırım
Gojo: hayır rahatsız değilim
Tomris: peki nasıl isterseniz
Önüme dönüp adımımı atacakken bir çocuk bacağımın pantolonun kenarından tuttu. Normalde hissetmem lazımdı ama sanırım Tomris'e dalmışken bir anlığına unuttum. Çocuğa baktığımda sanki birine benziyordu. (Resimdeki gibi)

Gojo: itadori?
İtadori: ah ismimi biliyorsunuz ! Bende neden tanıdık geliyorsun diye düşünmüştüm!
Panda: çocuk itadori mi?! Nasıl!?
Tomris: itadori? Ben bir yerlerden duymuştum sanki
Gojo: şaka olmalı bu nasıl oluyor?
DEVAM EDECEK

