Hikaye sabo'nun ağzındandır
Sabah saatlerinde dragonun büyük gizli evinde uyanıp kaplıcaya girmek için hazırlanıyorum. Nöbetçinin yanına vardığımda "içerisi boş Sabo senin için iyi eğlenceler" dedi. Bense teşekkürlerimi eksik etmeden söyledim. Oradan uzaklaşırken bir şeyler tuhaf döndüğünü hissettim. Nöbetçi arkamdan kıskıs gülüyor gibi hissettim. Hızlıca döndüğümde "neden gülüyorsun?" dedim.
Nöbetçi: bilmem
Sabo: ne demek bilmem?
Nöbetçi: boşver Sabo seveceksin
Sabo: neyi?
Nöbetçi: kaplıcayı
Sabo: kaplıcaya ilk defa girmiyorum önceden girdiğim farkı yok
Nöbetçi: bilmem
Sabo: .....Peki
Ardından umursamayıp önüme ilerledim. Kaplıcaya girdiğimde karşımda üzerinde kaplıca havlusu sermiş şaşkınlıkla bakan Koala vardı. Bende aynı şekilde şaşkınlıkla baka kaldım. Sakin olup gülümseyerek elimi kaldırıp selam verir gibi (resimdeki gibi)

"merhaba öncelikle özür dilerim benim için boş olduğunu söylediler" dedim. Koala hiç şey söylemeden gözleriyle buradan çık işaret yaptı. Anında dediğini yapıp çıktım.
Nöbetçiye sinirli şekilde dönerek yakasından tuttup "ne yaptığını sanıyorsun salak!?" dedim. Nöbetçi şaşırarak "sevinmedin mi?" dedi. Bunu duyduğumda daha çok şaşırdım. Ne demek lan bu?!
Sabo: ne sevinmesi be?!
Nöbetçi: benim gibi erkek olduğuna göre sevinmiştirsindir böyle durumlarda
Sabo: ben edepsiz erkek değilim!
Nöbetçi: ah doğru unutmuşum
Sabo: ayrıca her erkek aynı değil!
Nöbetçi: tamam Sabo yakamı bıraksan?
Sabo: bir daha yaparsan ateşini suratına sokarım
Nöbetçi: tamam sakin
Yarım saat sonra *
Bahçede çimenlere uzanmış gökyüzünü izliyorum. Luffyler acaba ne yapıyor? Çok güçlü sadık arkadaşları seçtiği için mutluyum. Bulutları hayal ederek eğlenirken gözlerimi yavaşca kapattım. Aniden Koala fısıltıyla "sabo~" der demez gözlerimi hızlıca açıp kafa kafaya çarpıştık.
DEVAM EDECEK
