İçeriğe geç

GİZLİ YANKILAR

Bölüm 1 · 4 dk okuma

GİZLİ YANKILAR

Bölüm 1

Mutluluğun İftiraya Karşı Direnişi

Kendine güveni tam, özgüveniyle parlayan ve gülümsemesiyle herkesin kalbini açan genç bir kız vardı. Adı Dafne'ydi. Dafne, hayatta her zaman olumlu düşünen, enerjik biriydi. İçindeki neşe bulutları, etrafındakilere de pozitif enerjisini yansıtıyordu.

Güneşin sıcak ışıkları yüzünü okşarken, Dafne, hayatta her şeye rağmen mutluluğu bulmuş bir şekilde yürüyordu. Okulun bahçesinde arkadaşlarıyla buluşmayı heyecanla bekliyordu. Fakat o gün, Dafne nin hayatı beklenmedik bir dönemece girecekti.

BAŞROLÜN ANLATIMIYLA

Tam okula varmışken, sınıftan bir arkadaşım telaşla yanıma koşarak

-Hakkında kötü şeyler dolaşıyor. dedi.

Ben ise şaşkınlıkla ona baktım ve

-Ne demek istiyorsun? diye sordum. Arkadaşım endişeli bir şekilde devam etti,

-Kim olduğunu bilmediğimiz biri senin hakkında iftira atıyor. Duyduğuma göre dedikodu hızla yayılıyor ve herkesin seni uzaklaştırdığına dair haberler var."

Benim yüzümdeki gülümseme aniden kayboldu. Kalbim hızla çarpmaya başladı ve gözlerim dolu dolu oldu. Bütün bunların nasıl olabileceğini anlamlandırmaya çalışırken içimdeki öfke ve hüzün birbirine karıştı. O an, tüm hayatımın alt üst olduğunu hissettim.

Arkadaşımın sözleriyle sarsılırken, okulun koridorlarında sessizce dolaşmaya başladım. Bir yandan kötü haberin etkisiyle iç dünyamın karmaşık duygularıyla boğuşuyordum. Bu nasıl olabilirdi? Kim böyle bir şey yapabilirdi? Herkesin bana inanması, neşeli benim iç dünyamda ciddi bir yara açıyordu.

Kim olduğunu öğrenmek için merakla araştırmaya başladım. Fakat kimseye ulaşamıyor, duyduklarımın nereden geldiğini anlamaya çalışıyordum. İçime iyilik, sevgi ve neşe dolması gereken yerde, endişe, korku ve yabancılaşma hissiyle dolup taşıyordu.

YAZARIN ANLATIMIYLA

Dafne, yalnızca doğruluğa ve adaletin yanında olana inandığı için insanların bu iftirayı inançla kabul ettiğini düşündü. Önceden herkesin, Dafne nin yanında olan insanlar, onu şimdi savunmaya bile yeltenmiyordu. Dafne, sessizce ağladı ve içten içe bu haksız durumun sona ermesini diledi.

Kendisine yapılan haksızlığın acısını yüreğinde hisseden Dafne, içindeki neşeyi kaybetmemek için direnmeye karar verdi. İftiraların altında kaybolmayacak, gerçeği görenlerin elinden tutarak kendini kanıtlayacaktı. Dafne, bu zorlu dönemi güçlü bir şekilde atlatabileceğine inanmaya başladı.

*BEN, İÇİMDEKİ ZORLUKLARA BAŞKALDIRAN BİR RUHTUM VE DOSTLUĞU, SEVGİYİ KAYBETMENİN BEDELİNİ ÖDEME PAHASINA BİLE OLSA DOĞRUYU SAVUNMAKTAN ASLA VAZGEÇMEYECEKTİM*

BİR GÜN SONRA

Sabahın erken saatlerinde güneş yeni doğmaya başlamıştı. Işıkla dolan odada, huzurlu bir sessizlik vardı. Dafne, bu sessizliği bozacak bir gürültü olmadan uyandı. Gözlerini açtığında, önceki gün yaşadıklarını hatırladı ve uykusu hemen kaçtı. İftiranın etkisiyle çalkalanan Dafne, kendini toparlamaya çalışıyordu.

Birkaç derin nefes aldıktan sonra, kararlı bir şekilde yataktan kalktı. Giyinip hazırlandıktan sonra mutfak masasına oturdu. Sabah rutiniyle ilgilendiğinde, zihninde sadece bir soru dönüp duruyordu: "Bu iftirayı atan kişiyi nasıl bulabilirdim?"

Dafne ve ikiz kardeşi kahvaltıdayken uzun uzun bakışıyorlardı. Sanırım konuşmadan konuşmayı icat etmişlerdi.

Dafne durumdan sıkılınca her kardeş gibi sinirini ikizinden çıkarmaya başladı.

-Doruk, öyle bakmayı kes. Sinir oluyorum.

-Önce sen kitlendin, Dafne, herhalde bugün biraz fazla yakışıklıyım.

Büyük bir kahkaha boğdu ortalığı.

Dafne:

- Hayır, sadece formanı ters giydiğini yüzüne söyleyemedim. Ayrıca yakışıklılığına değil, komikliğine bakıyordum. Ama yakışıklılığın olsaydı inan ilk önce ben bakardım.

-Abinim ben senin, düzgün konuş...

Dafne şuanda Doruk'tan 2 dakika sonra doğduğu için Doruk, kendini abi ilan etmişti. Açıkçası komikti ama Dafnenin yüzü pek komikmiş gibi gözükmüyordu.

Dafne formasını giymek için odasına kaçarken düşünmeden edemiyordu. Dafne nin aklına bu olay o kadar yer kaplamıştı ki, kira vermeden beyninde yaşıyor gibiydi ve bu durum fazla can sıkıcı olmaya başlamıştı.

Hesaplaşmayı hızlandırmak için öncelikle ipuçlarına sahip olması gerekiyordu. O an aklına, iftirayı atanın kim olabileceğine dair birkaç isim geliyordu. Kendi sınıf arkadaşları arasında neden böyle bir şeyin yapılacağına dair hiçbir fikri yoktu. Ama sonuçta gerçek olan tek bir şey vardı: İftira atan kişiyi bulmalı ve hakikati ortaya çıkarmalıydı.

BAŞROLÜN ANLATIMIYLA

Dışarı adımımı attığımda, okula gitmek için hemen yan binanın bahçesine doğru ilerledim. Bahçede, genç bir adamın bankta oturduğunu fark ettim. Adam, beni gördüğü anda hızla ayağa kalktı ve koşmaya başladı. Onu izlemek için peşinden koştum, ancak genç adam kayboldu. "Bu kimdi ve neden kaçtı?" diye geçirdim içimden.

Okul yolunda hep o adamı düşünmüştüm ve neden bana imalı imalı bakıp kaçmıştı hiçbir fikrim yoktu.

Cesaretimi topladım ve diğer arkadaşlarımla konuşmaya karar verdim. İftirayı atan kişinin izlerini takip edebilecek, bir şekilde gerçekleri ortaya çıkarabileceğime inanıyordum. Öğleden sonra ise, sınıf arkadaşlarımdan bir grupla buluşma ayarladım.

Dil dersinde sınıfta birinci olduğum için mutlu, tarih dersine gireceğim için üzgün ve en önemlisi o itiraf atanı bulmak için şüpheli ve sabırsızdım.

Belirlediğim yerde, her bir arkadaşımı iftira hakkında konuşmaya çağırdım. Konuyu açtığımda hepsinde bir şüphe ve ciddiyet belirdi. Sıra sıra her bir arkadaşıma "Bunu kim yaptı?" diye sordum. Her birinin yüzündeki ifadeyi, göz temasını ve vücut dilini anlamaya çalışmıştım ancak birçoğu gerçekten de şaşırmış gibiydi.

İkinci elden bilgi edinmeye karar verdim ve tüm arkadaşlarımın anlattığı hikayelerin ayrıntılarını not almaya başladım ve anlaşılır bir hikaye oluşturabilmek için tüm bilgileri birleştirerek bir yol haritası çizmeye çalıştım.

Uzun süren bir görüşmenin ardından, yine başladığım noktaya döndüm: Hiç kimseye kesin bir şekilde suçlama yapamazdım...

Kız, resmen benim içimi okuyormuşçasına aynı cümleyle sitem etmeye başladı

-SEN BURADA HİÇKİMSEYİ KESİN BİR ŞEKİLDE SUÇLAYAMAZSIN!

Bunu şüpheli olduğunu düşündüğüm kız, Aira söylüyordu. Amerika'dan gelmesi, sitem etmeyeceği ve iftira atmayacağı anlamına gelmiyordu.

Ne yazıkki o gün iftira atan kişi bulunamamıştı ama kim olduğunu düşündüğü kızlar artmaya başlamıştı ve Dafne, üzgün bir şekilde yol boyunca olanları ikizine anlatıp başını şişirmişti. Çocuk şimdi fizik sözlüsüne nasıl çalışacaktı!

Yapılacak tek şey, kendisine atılan iftiranın ardındaki gerçeği bulmaya devam etmekti. Cesur ve kararlı bir adım atarak, sonraki ipucunu aramak üzere yola çıktı. Ancak bu olayın karanlık perdesi ne zaman aralanır, gerçeği öğrenir miydi, emin değildi.

Bu zorlu oyun, daha başlarında bile onu sarmalamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.