"Emreden"
Kahvaltıya indiğimde nefis yemeklerle karşılandım. Tabii ki bunları annem yapmamıştı. O asla yemek yapmazdı, hizmetçilerine yaptırırdı. Yemeğe başlamak için annemi bekliyordum. Süslenmesi bir türlü bitmemişti. Sabır çekiyordum. Aslında her ne kadar belli etmesem de heyecanlıyım çünkü bugün Gizem Kulübüne gidecektim. Gizem Kulübü 1990 yılında annemin anneannemin anneannesi ve arkadaşları tarafından kurulmuş. O zamandan bu yana Arin ülkesinin en popüler Gizem Kulübü...Ve şuan bize teslim edilmişti... Bunları düşünürken annemin seslenmesiyle düşüncelerim kafamdan uçup gitmişti... "Emre, ne düşünüyorsun yavrum?"
-Hiçbirşey
-Peki hadi bakalım Kahvaltıya başlayalım, afiyet olsun.
-Sanada anneciğim.
O Kadar heyecanlıyım ki bunu anneme belli etmemeye çalışıyordum. Ama başarısız olmuştum.
-Heyecanlı mısın bebeğim?
-Nasıl heyecanlı olmayayım ki?
-Doğru, bugün Gizem Kulübüne gidecektin…
-Ben hemen hızlıca yiyip çıkayım.
-Yavaş ye oğlum, boğulacaksın!
Annemin dediğine aldırmayıp hızlıca yemeye devam ettim. Allah'a şükür yemeğim bitmişti. Hemen odama çıkmıştım. Dolabımdan siyah tişört, gri tişört ve siyah ceketimi giyip kapıya yöneldim. Kapıdan çıkıp arabama bindim. Hemen sürmeye başladım. Birden karşıma çıkan araç yüzünden ani fren yapmak zorunda kaldım. Daha olayın şokunu atamazken karşı tarafın sürücüsü bağırmaya başladı.
-Napıyosun birader??
"Asıl sen napıyosun?" dedim.Tabii ki lafımı esirgememiştim. Ama lafımı dememle birlikte yediğim tokat bir oldu. Cevap vermiyorum çünkü haklıyken haksız duruma düşmek istemiyorum. Yüzümün kanlar içinde kalmasıyla birlikte sinirim iyice hoplamıştı. Ama yinede sakin durmak zorundaydım. En sonunda beni yumruklaması bitince yüzümün fotoğraflarını çekip şikayetçi oldum. Ardından ilk yardım için gördüğüm ilk hastaneye gidip pansuman yaptırdım. Ardından arabama binip Gizem Kulübüne doğru yola çıktım. Hala yediğim yumrukların siniri üzerimdeydi. Sinirden parmaklarımı kıtlatıp duruyordum. Neyse ki gideceğim yere varmıştım. Arabayı park edip kapıya yöneldim. Şifreyi girmem gerekiyordu neyse ki şifre aklımdaydı yoksa bir daha uğraşmam gerekecekti. Tam şifreyi girerken bir kız ve erkekle karşılaştım, el ele tutuşuyorlardı. "Selam, ben Murat. Sende mi Gizem Kulübünün yeni varisisin?" diyen oğlana içim hemen ısınmıştı. "Selam, ben Emre. Yeni varislerdenim, sanırım sende hatta sizde öylesiniz, değil mi?" Genç oğlan hemen cevap vermişti; "Oh, evet. Alya, kız arkadaşım" Kızda oğlan gibi sempatik duruyordu. "Oh, tanıştığımıza memnun oldum." "Bende memnun oldum, Emre" kızın bakışları yenilenen bir kıza doğru yöneldi. Kız hemen koşarak yanımıza geldi. "Selam gençlik!" Kız her ne kadar asi görünse de bu konuşması ona ısınmama neden olmuştu. Kızı karşılıksız bırakmayıp "Selam, ben Emre" dedim. Oda hemen cevap verdi "Bende Elisa:)" dedi ve tanışmak için içeri girdik…