İçeriğe geç

Gizli Rota: Haritanın Ardında

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Gizli Rota: Haritanın Ardında

Bölüm 1

0.Giriş

Balo salonuna adımımı attığım anda, kristal avizelerin altındaki o sahte ihtişamın kokusunu aldım. Parfümler, pahalı kumaşlar ve yalanlar… Hepsi birbirine karışmıştı. Gümüş rengi elbisemin eteği yerde usulca süzülürken, yüzümde davetli bir misafirin taşıması gereken o kusursuz gülümseme vardı. İçimdeyse, nabzım kulaklarımda çınlıyordu. “Kalabalık fazla. Sağ tarafta iki güvenlik, solda bir çift daha.” Khloe’nin sesi kulaklığımda fısıltı gibi yankılandı. Göz ucuyla onu gördüm. Siyah saten elbisesiyle kalabalığın içinde bir gölge gibi dolaşıyor, elindeki şampanya kadehini savururken çevreyi kolaçan ediyordu. Kimse, zarif duruşunun ardında her detayı sayan bir zihnin çalıştığını fark etmiyordu. “Üst kata çıkıyorum,” dedim sessizce. “Gözün bende olsun.” Merdivenler mermerdi; her adımım fazla ses çıkarıyormuş gibi hissettiriyordu. Balo salonunun uğultusu arkada kaldıkça, üst katın sessizliği üzerime çöktü. Koridor loştu. Duvarlardaki tabloların bakışları bile rahatsız ediciydi. Kapıyı ittim. Oda beklediğimden büyüktü. Koyu renk ahşap mobilyalar, ağır perdeler ve ortada tek bir masa…Hedefim buradaydı. Olmalıydı. “Isa,” Daniel’in sesi kulaklığımdan geldi. Sakin, her zamanki gibi kontrollü. “Flash bellek koyu lacivert. Metal kaplamalı. Küçük ama ağır duruyor.” Çekmeceleri açtım. İlki boştu. İkincisi kilitliydi. Dudaklarımı ısırdım. Tabii ki kilitli. Saç tokamı usulca çıkardım. Metalin kilidin içinde çıkardığı hafif tıkırtı kalbimi hızlandırdı. Bir saniye. İki saniye. Ve— Tık. Çekmece açıldı. Flash bellek tam tarif edildiği gibiydi. Elime aldığımda soğuk metal avucumu ürpertti. Görev tamamlanmıştı. Tam çekmeceyi kapatacakken, gözüm arka tarafta kıvrılmış duran bir kâğıda takıldı. Harita. Eskiydi. Kenarları sararmış, üzerinde tuhaf işaretler ve semboller vardı. Bu bir plan değildi. Bu… başka bir şeydi. “Isa?” Khloe’nin sesi aceleciydi. “Aşağıda hareketlenme var.” Haritayı elime aldım. Mantığım bağırıyordu: Bırak.Ama içimde bir şey… sessizce al diyordu. Ayak sesleri. Yaklaşıyorlardı. Nefesimi tuttum. Haritayı da flash belleğin yanına sıkıştırıp perdeye doğru çekildim. Açık pencerenin serinliği tenime çarptı. Kalbim göğsümden çıkacak gibiydi. Kapı açıldı. İki adam içeri girdi. Birinin duruşundan, ses tonundan patron olduğu belliydi. Diğeri ise gözleriyle odayı tarıyordu. “Patron,” dedi adam. “Çekmece açılmış.” Zaman yavaşladı. “Harita yok,” diye ekledi. “Flash bellek de.” Patronun sessizliği odayı daha da ağırlaştırdı. Perdelerin arkasında nefes almaya bile cesaret edemiyordum. Şimdi. Adamlar masaya yönelmişken, sessizce pencerenin pervazına çıktım. Duvar soğuktu. Ellerimle tutunup aşağı sarktım. Elbisem bir an takıldı; kalbim duracak gibi oldu. Sonra kendimi boşluğa bıraktım. Ayaklarım yere değdiğinde dizlerim titredi ama durmadım. Gölgelerin arasına karıştım. “Çıktım,” dedim fısıltıyla. “Yanımda fazladan bir şey var.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.