İçeriğe geç

Gizli Kod Saklan

Bölüm 4 · 5 dk okuma

Gizli Kod Saklan

Bölüm 4

3.BÖLÜM

(Düşüncelerinizi Instagram; ll.ecma dan belirtebilirsiniz.)

Araz sabah 06;00'da kalkar banyoya elini yüzünü yıkamaya gider fakat banyo aynasında kan lekeleri yerlerde küçük et parçaları ve duşakabinin camlarında kanlardan "İçinizden biri 3 saat içinde yok olacak elinizi çabuk tutun." yazısını görür.Yazıyı okuması ile tüm odalara kapıyı çalmadan bakması ve herkesin güvende olduğunu emin olana kadar bakması fakat Ferit'in oda kapısı kilitli ve içeriden hiç bir sesin gelmediğini fark etmesi bir olmuştu her şey o kadar çabuk bir kaç salisede olmuştu ki ne olduğunu anlayamayan Hasmin,Larin ve Ebru Araz'ı izlerken bulmuşlardı kendilerini Hasmin Araz'a doğru adım atarak dudaklarını araladı fakat Araz'ın eline bir şey alıp kapıya vurması ile geri adım atmıştı.

Hasmin; "Araz ne oluyor ne yapıyorsun?"

Araz bağırarak,

Araz; "Hasmin,geri çekil aksi taktirde kapı niyetine sen de gideceksin!"

Hasmin; "Kapı niyetine ben de mi gideceğim ne alaka lan?"

Araz susmayı tercih ederek kapıyı kırmaya çalışmış ve başarmıştı da fakat kapı açıldığında görülen görüntü hiç iç açıcı değildi Ferit Sandalyeye bağlanmış kolları kan,ter ve etrafı yanıcı saf alkol kokusu ile çevriliydi Araz anında odaya dalarak pencereleri açtıktan sonra Ferit'in kollarını ve ayaklarını çözdüğün de Ferit'in ağzında ki bantı çıkartacakken Ferit yüzünü kaçırarak eliyle Araz'ın elini engelledi.

Araz; "Ne abi açmayayım mı?"

Ferit yok dermişçesine kafa sallarken Araz "Neden?" sorusunu yöneltmişti.Ferit eliyle kağıt kalem hareketi yapmış Hasmin kağıt ile kalem getirmişti.Ferit kağıda ise,

"Ağzımdaki bantı sakın açmayın çünkü o benim ağzım değil benim ağzım banyoda parçalanmış halde yerlerde." yazmıştı.

Araz; "Ne?"

Hasmin şok olmuş gözlerle bir Ferit'e bir Araz'a bakıyordu.

Larin; "Ne oldu?"

diyerek geldiğin de kağıtta ki yazıyı okuyarak olduğu yerde kalmış yutkunamamıştı.Ebru herkesin halini gördüğü için oraya gidip olayı öğrenmek istemiyordu bunu kaldıramayacağını çok iyi biliyordu.Olduğu yerde kalkakalmış bir şekilde öylece durarak onları izlerken Ferit'in gözleri Ebru'ya dönmüş ve Ebru'ya gel işareti yapmıştı çünkü Ebru ve Ferit kardeş gibilerdi birbirlerinin ne hissettiklerini,neyi nasıl neden yaptıklarını anlayacak biçimdelerdi Ebru'nun gözünün dolduğunu ve oraya sonuçtan korktuğu için gelemiyordu bunu Ferit anlamıştı bu yüzden çağırmış Ebru geldiğin de ona sarılacaktı en çok ona sarılacaktı içlerinde çünkü son günleriydi biliyordu başına bir şey geleceğini, oda korkuyordu.

Ferit'i doktora götürmüşler tedavi altına alınmış bir kaç ay Ferit orada kalmıştı yanında Ebru kalırken ufak ihtiyaçlara Araz yardım ediyordu.O zorlu günler de Ebru'nun çocukluğunda yaşadığı olaylar gelmişti kafasını dağıtmak için hastanenin bahçesine çıkmış oturma yerlerine doğru ilerliyordu fakat ilerleyip oturduğun da oturduğu yerin yeni boyanmış olduğunu bilmiyordu.

Saatlerce orada oturarak çocukluğunun saatlerce aklında tutmuş hatta sanki çocukluğu karşısındaymış gibi konuşmaya başlamıştı.

Ebru; "Senden özür diliyorum sana iyi bir çocukluk yaşatamayıp seni koruyamadığım için ama şuan seni koruyabiliyorum seni benim elimden almalarına da izin vermeyeceğim Küçük Ebru..."

"Biliyorum Büyük Ebru,senin yaşadıklarını ben de yaşamış bulunmaktayım ve şuan beni koruduğun için de teşekkür ederim ama fazla yorulmadın mı dinlenmeye ihtiyacın var."

Ebru; "Ferit iyileştiğin de dinlenirim şuan hepimizi zorlu bir süreç bekliyor.Bugünleri geçtiğimiz de sana söz veriyorum dinleneceğim."

"Peki Büyük Ebru, fakat sen ile birlikte tüm yaşadıklarım hatta seninle yaşadığımız her olay sayesinde sen şuan dimdiksin ve ayaktasın bunu da unutma olur mu?"

Ebru; "Olur."

"Görüşürüz Büyük Ebru...Yaşadıklarımızı anlat herkese sakın içinde tutma beni de boğarsın."

Ebru; "Tamam Küçük Ebru..

Görüş-"

Araz; "Kiminle konuşuyorsun?"

Ebru; "Hiç kimseyle neden ne oldu?"

Araz; "Emin misin?"

Ebru derin nefes aldı uzun süre sessizliğe gömüldü sanki içinde Küçük Ebru ile konuşuyormuş gibiydi fakat Araz onun sadece düşündüğünü sanıyordu.

Ebru; "Küçüklüğüm ile."

Araz; "Ne?"

Ebru; "Ben 18 yaşıma girdiğimden beri Küçüklüğüm karşıma geçiyor hiç arkadaşım yokmuş gibi görünse de aslında var Küçüklüğüm gelip benimle konuşuyor her şeyi konuşuyoruz."

Araz; "Şimdi de mi?"

Ebru; "Evet şimdi de geldi."

Araz; "Bunu Ferit biliyor mu?"

Ebru; "Evet biliyor."

Araz; "Peki özel değil ise ne söyledi söyler misin?"

Ebru; "Neyi Ferit'in dediklerini mi-"

Araz; "Hayır hayır Küçüklüğünün."

Ebru; "Ha yaşadığımız her şeyi soran olur ise anlatmamı istedi."

Araz; "Bana anlatacak mısın?"

O an Ebru susmuş içinde saklı olan Küçük Ebru ile konuşuyordu.

"Anlatayım mı Küçük Ebru?"

"Anlat bu abiyi sevdim ben."

"Tamamdır Küçük Ebru."

Ebru; "Ben tam 1 yaşına girdiğim de yani doğum günüm de hem annemi hem babamı kaybettim...Yani Annem bizi terk etti babam da onun gidişine dayanamayıp kendi canına kıydı."

Ebru bunları söylerken sesi titriyor gözleri doluyordu.

uzun bir sessizlik oldu.

Ebru; "Daha sonra bana ablam ve abim dediğim kuzenim bakmaya başladı hani diyordunuz ya 'ablan nerede abin geliyorda neden artık ablan gelmiyor tartıştınız mı?' diye aslında tartışmadık dayımlar ablama bı gece silahlı ve taşlı saldırı yapmışlar."

Araz; "Ne?"

Ebru aldırış etmeden her şeyi teker teker anlatıyordu.

Ebru; "Sonra 10 yaşıma geldiğim de bana bir komşumuz dokunmaya çalışmıştı tam vaktinde abim gelmiş beni kurtarmıştı."

***

Hasmin ve Larin ise evde tekti ikisi de ortak arkadaşı olan Melike'yi çağırmış evde sadeece dertleşiyorlardı Melike dertleşmenin sonunda bir sigara yakmış pencereyi açmıştı Larin'nin telefonu çalıyordu fakat Larin mutfakta olduğu için duymuyordu Hasmin o sırada Larin'nin telefonunu alarak mutfağa giderken gözü telefona kaymıştı 'Uraz Kalyoncu'

yazısını gördüğü anda aklına kaçıran kişinin ismi ve soyadının aynı olduğunu hatırladı telefonu Larin'e verdiğin de Larin'i dinlemeye koyuldu mutfağa oturdu kulaklarına kulaklığını takarak müzik dinliyormuş gibi yaptı Larin bir kaç kez Hasmin'e seslenerek emin olduktan sonra telefonu açtı ve konuşmaya başladı.

(Hasmin'in tarafıyla)

Larin; "Alo?"

Uraz; "Larin..."

Larin; "Uraz..."

Uraz; "Ne oldu ne öğrendin?"

Larin; "Haklarında hâlâ bir şey öğrenemedim."

Uraz sinirlenmiş olacak ki sesi kulaklıklarımı geçerek kulaklarıma ulaşıyordu.

Uraz; "Larin bana hemen o evde ne oluyor neler dönüyor onları söyle hemen ben sana dokunmadım onlara işkence yapmaya çalışırken sen bana işkence yaptın orada!"

Larin; "Kaçırman ve senin ajanın olarak burada olmam umurumda değil Uraz fakat kaçırdığında da o kızlara dokunmana ve işkence çektirmene de izin vermedim veremezdim onlar benim gibi onlarda kadın ben de ve ben kadına şiddete karşıyım bunu sen de biliyorsun dua et seni öldürmedim yapabilirim bunu da biliyorsun."

Uraz; "Kapat şu lanet olası si-"

Larin küfürü duymadan telefonu direk kapattığında Hasmin direk müzik açmış dinliyormuş gibi yapmaya koyulmuştu.

***

Araz; "Anlat sonra ne oldu?"

Ebru; "Diğer yerler hassas, Abim ise bana 'bekle ben geleceğim.' dedi 1 yıl oldu hala gelmedi."

Araz; "Ebru,susarak anlatma her şeyi anlat."

Ebru; "Hani kaçırıldık ya biz."

Araz; "Eeee?"

Ebru; "O adamın ismini öğrendim."

Araz; "Nasıl?"

Ebru; "Duydum Larin ile konuşurlarken tartışma sırasında Larin "Uraz" dedi."

Araz; "Ne konuşuyorlardı?"

Ebru; "Bilmiyorum ama sonrasında Uraz gelip Hasmin'in kolunu tuttu Hasmin tam yumruk atacakken Larin sinirli şekilde gelip o adama yumruk attı."

Araz; "Ne yani Hasmin'in kolunda ki o morluk o yüzden miydi?"

Ebru; "Evet."

Araz sinirli bir şekilde elini yumruk yaparak sıkmaya başlamışken Ferit'in odasından alarm bildirimi ile ikimizde ayağa kalkıp koşmamız bir olmuştu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.