İçeriğe geç

Gizli Düşman

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Gizli Düşman

Bölüm 3

Çocuklarla buluşmuş onlara her şeyi anlatmıştım,Kore'ye gitme düşüncesi de var di ama bir plan bir okul yoktu! Kendimi sonsuz,ucu bucağı olmayan bir uçurumdan düşüyor gibi hissediyordum. Ne bir karası ne de bir dalı olan uçurum. Tek başıma sonsuzluğa. Güliz düşüncelerimi anlamış olacak ki konuşmaya başladı. Çünkü bu düşüşü bizden iyi o biliyor.

"Tamam da annenler Kore'ye gönderir mi seni? Aşırı baskıcı onlar,sen yakında uykusuzluktan ölebilirsin mesela onlar yüzünden."

"Biliyorum ama gitmek ikizimi bulmak zorundayım. Daha ismini bile bilmiyorum ki." İki kafanın aşağı yukarı sallanması ve ve tekrar düşünceler...

(22 Mart 2008)

(İlahi bakış)

Her taraf kan,kendinden geçip kendisini asmış bir baba,12 yerinden bıçaklanmış bir anne ve 4 yaşında ağlayan bir bebek. Komşu fısıltıları ambulans sireni ve polisin bağırışı. Ambulansın mavi,polisin kırmızı mavi ışıkları. Yalın ayak sokağa çıkmış,iki gözü iki çeşme olmuş,yüzü,elleri hatta her yeri kan olmuş ağlıyor. Polisler komşuları sorguluyor bilen yok. Bebekle konuşmaya çalışıyor ama ses yok ağlamaktan başka. Herkes şaşkın herkes suskun. Tüm kasaba bunu konuşuyor. Gece 2 de yayıldı tüm kasabaya. Bebek o an ağlarken düşündü bebek aklıyla ya doktorculuk oynuyorlarsa? Ambulansa binmeye çalıştı ama alınmadı. Teyzesi geldi ilk bebeğin. Tek tek bütün akrabalar. Ama anne babası yoktu ortalarda. Belki de sabah olmuştu çalışmaya gitmişlerdi. Belki de faaliyet gerçekçi bir oyun. Teyzesi onda kalacağını ama anne babasını geleceğini söyledi. Fakat bilmiyordu ki o an artık asla dönmeyeceklerini. Gelirlerse diye bir sürü resim çizdi. Bilmiyordu ki hepsi boşa çaba. 7 yaşında öğrendi ölümü. 7 yaşında öğrendi annesinin babasının öldüğünü. İlk defa o zaman o kadar çok ağladı. Fark etti ki teyzesinin yük. Çabuk büyümek parasını almak ve daha fazla yük olmak istemedi çocuk aklıyla. Uste 7 yaşında ruhu büyüdü o küçücük zavallının.

(18 Aralık 2024)

(Miray'ın anlatımıyla)

Gözüm saatimi kaymıştı ve saat 05.45'di

"15 dakika kalmış ben artık gideyim."

"Dur sana eşlik edelim sen pek iyi değilsin."kafamla hafifçe onaylandıktan sonra yürümeye başladık. Kimseden çıt çıkmıyordu. O an fark ettim benim salak çocuklarım gerçek dost. Ben hep onlara annelik yaparken sıra onlara geçmiş. Bana bir anne baba oluyorlar.

.

.

Eve vardığımda saat tam 6'ydi hemen yatağıma uzandım. Babam geldi ve GÜMMM! Korkuyla uyanıp baktığımda kapım yoktu. Babamın hareketlerinden belli olacak şekilde içmişti ilk defa...azından yamultarqk konuşmaya başladı.

"Çabuk kalk yoksa bu elimde gördüğünde seni ben kaldırırım!"

"Baba kalktım zaten kör müsün!?"

"Belli oluyor yatarsın şimdi sen!yatarsan sıçarım azına!"

"Ya sen manyak mısın be adam!? Deli misin sen!? Ne yapıyorum şuan ben!? Salak adam! Bi git şu işine de ben de ders çalışayım!"

"Bana bak şekerim senin belanı!istediğim gibi konuşurum!" Bir anda içeri koşup cami kırdı ve boynuma yapıştı! Ne yapıyordu ba köpek!?

"Bana bak ben seni şimdi bu camdan atsam sen mi gidersin ben mi!?" Diye tisoadi ve beni cama...pardon olmayan cama yapıştırdı.

"Emin ol seni kendi ellerimle öldürüp ikizimi bulmadan beni asla öldüremeyeceksin! Gerekirse oldu denilecek ama morgda hayata geri döneceğim!" Ve bir anda sırtımız altında çimenler. Kırt sesi kulağımda. Kolum kırılmıştı ama babama bir sürpriz artık ders çalışmayacaksın çünkü sağ kolumdu. Yüzümü ekşitmeden ona cevap verdim. Eğer eksitirsem ona istediğini vermiş olurum çünkü.

"Noldu hayattayım hâlâ. Ama sana bir haber sağ kolumu kırdın. Açıdan çıkana kadar bana ders yasak!"

"Sikerim senin belanı!" Dedi ve o da atladı. Kafası yan bir şekilde düştü. Öldü...Ben b-ben yaptım-benim yüzümden atladı-b-ben derken bayılmışım.

(Berk'in azından)

Hastaneye geleli 3 saat olmuştu ama Miray hâlâ uyanmamıştı,onun için çok endiseliyotdum çünkü o benim kardeşim gibi.

"Heh Berk naber kanka?"

"Nasıl olayım Miray hâlâ uyanmadı."

"Kanka siz de ne abarttınız okey ben de endişeliyim ama sadece kolu kırıldı bu kadar ölmedi ya!"

"Ya Güliz ne demek abarttınız kardeşimiz o bizim!"

"Berk- tamam sen belli ki baha stres yapmışsın bu durumu ben kafeye iniyorum uyanınca ararsın beni."

"Aman Güliz kaç hemen! Tamam ararım." Gerçekten bazen salak gibi davranıyor bu!

1.23 dakika olmuştu Güliz gideli ve hâlâ gelmemişti! Tam o sırada doktor kontrole geldi. 5 dakika sonunda çıktı.

"Gözünüz aydın güzel kızımız uyandı."

"P-peki bakabilir- yani girebilir miyiz!?"

"Tabi ki." Tam içeri girecekken Melek yenge aklıma geldi.

"Sen girmek istemez misin?"

"Ben kocamın katili olan birisinin yanına neden gireyim ki!?"

"Peki tamam" içeri girdim ve Miray'a baktım. Dudakları bembeyaz olmuş,kurumuş,yüzü beyazdan daha beyazlamış -bu kadar beyaza ne denir bilmiyorum- kolu alçılı. 12 yıldır ilk defa onu bu kadar kötü görüyordum. Yaklaştım ve sandalyeyi yatağın yanına çektim ve oturdum. Artık kendimi tutamıyordum. Çenem çoktan titremeye başlamıştı bile. Elini tuttum ve alma dayadım. "İyi olacaksın" sesim fisiltidan daha sessiz çıkmıştı. Tam o anda kapı savaş varmış gibi açıldı.

.

.

.

.

.

umarım benmissinizdir elimden geldiğince uzun yazdım hepinizi seviyorum iyi okumalar diliyorum.

Bölüm sonu

3 yorum

  • Baaaakkk yatarsan sıçarım ağzına(her sabah annem)

  • Neeeyyyyy 22 mart mı? (23 mart benim doğum günüm😅)

    2Yanıt