Sabah uyanınca hayat daha aydınlık geldi. Kalkıp hemen sofraya oturdum. Ailem bile bu duruma şaşırmıştı. Normalde tembel ve geç kalkan huysuz bir halim var hehe.
Ama kainin dün söyledikleri bile karnımda kelebekler uçuşması için yeterli olmuştu. Annem ateşime baktı.
"Kız meyra bu halin ne"
"Anneciğim dünya ne güzel değil mi?"
"Hayatım kızımız kafayı yedi sonunda"
"Anne! insan hiç kızına öyle der mi"
"Kızı anormal davranırsa der tâbi"
"Anne 'k' harfi ile başlayan herşey çok güzel değil mi? "
Ablam gülerek ağzını kapattı;
"Hahaha kaka, köpek,kamyon,kıç,kolerstorol,kusmuk güzel şeyler mi haha"
"Abla gerçekten mi ?! " ablam her zaman hayatıma karışmayı severdi. Biliyordu Kai den bahsettiğimi ama ne yaparsın işte ? ablalar değişmez.
Bugün okul olmadığını hatırladım günüm daha da güzel olmuştu. Odama gidip en güzel elbisemi ve eşarbımı taktım. Kimseye beni görmesin diye bahçe kapısından çıktım ama.... lanet olası ablam oradaydı.
"Ooo Meyra hanım nereye?"
"Hiç hiç benim saygı değer ablam"
"Seni yılan ! İşine gelince 'saygı değer ' oluyoruz"
"Abla lütfen,lütfen kimseye söyleme "
"Hmm..ama harçlıklarının yarısı benim "
Kahretsin! Para benim zayıf noktamdı. Paraya düşkün biriyim. Bana para mı aşk mı diye sorarsanız düşünmeden paraya derdim ama Kai için buna değer!! (bir sigma sözü).
"İyi"
"Oha bu kadar çabuk kabul edeceğini tahmin etmedim"
"Herneyse abla ben gidiyorum. Ödemeyi yarın yapıcam "
"İyi güle güle git aşık kız "
Ablamın son sözü hoşuma gitmişti aslında 'aşık kız'. Evet haklılık payı vardı ben buram buram aşık olmuştum.
Haftaya Kai ile buluşucaktık bunun için birşeyler almam lazımdı ama modadan anlamyan biriyim buna bir çözüm olarak moda uzmanı güzeller güzeli kankim mennesaayı çağırdım.
O modadan anlıyordu, parası vardı ve önceden bir sürü çıkma deneyimi kazanmış biriydi. İşte! benim ruh öküzüm.
Büyük heykele yaklaşınca mennesaayı gördüm. Saçlarını düzleştirmiş, güzel bir parfüm sıkmış, şık elbisesi ile herkesin gözünü kamaştırdı. Onun yanında patates 🥔 gibi kalmıştım.
"Meyra kanka buradayım"
Ama o diğer özürlü, ego patlaması yaşayan kızlar gibi değildi;
"Merhaba kanka nasılsın?"
"İyiyim Meyra sen nasılsın?"
" İyiyim...Kanka dün attığım Hayati önem taşıyan mesajı okundun mu? "
"Evet kanka! Saplıktan kurtulduğunu için seni tebirk ederim "
"Biz de birşeyler yapıyoruz "
"Haha ama sana güzel üstler bulalım kanki "
"Tamam! Ben hazırım "
Kol kola girdik ve giyim mağazalarına doğru yürümeye başladık.
(Dip not: menessa ile kol kola girince yamuk yürüyoruz)
Sonra aşırı güzel bir mağazaya girdik. Menessa beni kadın bölüme doğru sürükledi. Acayip kalabalıktı nefes almak için yer bile yoktu. Tabi bunun sebebi yüzde elli indirim olmasıydı.
Bazı kadınlar kavga ediyordu bazıları çocuğunu kaybetmişti. Şimdi tarih dersini anladım bu bildiğin üçüncü Dünya savaşı!!!
Siper alır gibi menessaya sarıldım. Tabi yaşam belirtisi göstermeyen menessaya.
"Kanki gitsek mi artık"
"Meyra kızım daha üst bile almadık sana"
"Biliyorum ama şuna bak hareket etmek bile zor "
"Meyra vazgeçme ya ! Hadi hadi "
Zorlada olsa tüm reyonları gezdik ve sonuncusununda bir mucize yaşandı. Uzun bir elbise tek bir askılıkta asılıydı. Sihay bir elbiseydi, hafif kabartmalı kolları dikkat çekici bir detay veriyordu. Bu elbise benilik ti.
Menessada aynı fikirdeydi. Elbiseyi almak için uzandım ki...bir kadın ile aynı anda uzandık. İkimizde mal görmüş gibi birbirimize bakıyorduk.
Kadın kaba bir ses tonuyla;
"Bıraksana şu elbiseyi"
"Oo başka istediğiniz??"
"Alay mı ediyorsun benle küçük kız"
"Valla kusura bakma abla ben aldım bunu"
"İnat etme! ver şunu "
Sertçe çekiştirmeye başladı anlaşılan bu bir savaş ilaniydi.
"canım tanımadığım ve şuan ne yaptığın hakkında en ufak bir fikrim olmadığı ablacığım bırak şunu inat etme"
"Velete bak sen !"
'velet senin anandır' diyesim vardı ama tüm edebimi topladım.... elbiseyi elinden alıp kasaya doğru koşmaya başladım.
Menessa ve o kadın şok olmuş bir şekilde bana bakıyorlardı. Kadın peşimden koştu ama artık geç olmuştu hatta ben ödemeyi yapmıştım bile.
"Seni küçük kaltak!!"
Gülümsedim menessada kadının peşinden gelmişti beni görünce gülümsedi, ikimizde büyük bir kahkaha attık. Kadın sinrili bir şekilde gitti.
"Meyra senin bir gününde normal geçmez mi be kızım?"
"Bir Meyra atasözü der ki; Boku yediysen tam yemeden gitme "
İkimizde gülerek eve doğru yürüdük....
(Devam edecek)
(Herkese çok teşekkürler 🙏 70 görüntülenme almışız. Umarım beğeni sayımız da artar)



