Damien, Isabella’yla patronun ofisinde karşılaştıktan sonra hissettiği karmaşık duygularla kapıyı kapatıp koridora çıktı. Bir yandan patrona olan sadakati ve derin bağlılığı onu motive ederken, diğer yandan Isabella’nın cazibesi ve patronla olan yakınlığı içinde sakladığı kıskançlık hissini uyandırıyordu. Damien kendine hakim olmak için birkaç derin nefes aldı; o güçlü ve soğukkanlı kalmalıydı, ama düşünceleri karmakarışıktı.
Bu sırada patron, Isabella ile yalnız kaldığında odanın atmosferi daha da ağırlaştı. Patronun masasına yavaşça yaklaşıp gözlerini onun gözlerine dikti Isabella. Her zamanki güven dolu tavırlarından biraz farklı, biraz daha temkinliydi, ama yüzündeki hafif tebessüm onu her zamanki gibi baştan çıkarıcı yapıyordu.
"Patron," dedi yumuşak ama belirgin bir sesle, "bu kadar güçlü durman ve kimseye ihtiyacın yokmuş gibi davranman… seni daha da çekici yapıyor."
Patron, ona doğru eğilerek cevap verdi. "Güç, herkesin düşündüğünden daha çok sorumluluk demek, Isabella," dedi. Ancak Isabella’nın gözlerindeki ışık, kelimelerinden daha fazlasını anlatıyordu. Patronun bu duygusal savunmasızlığı, onu etkiledi ve ona yaklaşmaya karar verdi.
Isabella, bir adım daha attı ve patronun oturduğu sandalyeye doğru eğildi. Patron, Isabella’nın parfüm kokusunun ve yakınlığının etkisi altında kalmıştı. Bu mesafede, Isabella’nın gözleri daha da derin ve etkileyici görünüyordu. Patronun kendini kontrol etmesi zorlaşırken, Isabella’nın elini yavaşça patronun omzuna koyması, anın gerilimini artırdı.
"Daha önce hiç zayıf olduğunu düşünmedim," dedi Isabella. "Ama belki de bir an olsun her şeyi bırakmalı ve sadece anın tadını çıkarmalısın."
Bu sözler patronun zihninde yankılanırken, içindeki gerilim daha da yükseldi. İş dünyasında her zaman soğukkanlı ve güçlü bir imaj sergilemek zorundaydı, ama Isabella’nın yanında, farklı bir yönü ortaya çıkıyordu. Isabella’nın fısıltılı sesi ve yakınlığı, onu bu güvensizlikten kurtarıyordu sanki. Tam o sırada, Isabella’nın eli yavaşça patronun omzundan aşağıya kayarken, aralarındaki sınırların kaybolmaya başladığını hissetti.
Ancak tam bu anda kapıdan gelen hafif bir tıklama onları kendilerine getirdi. Damien geri dönmüştü. Patron hemen kendini toparlayarak eski soğukkanlı haline büründü, ama Isabella’nın gözlerinde bu kesintinin yarattığı küçük bir hayal kırıklığı vardı. Damien, durumu fark etmişti; gözleriyle bir şeylerin yaşandığını anlamış, ama bir şey söylemeden patronun önünde durarak raporunu sunmak için beklemeye koyulmuştu.
Patron, gözlerini Damien’a dikerek konuşmaya başladı. "Damien, yeni bir toplantı hazırlığı yapmamız gerek," dedi, sesindeki otoriteyi korumaya çalışarak. Isabella ise geri çekilip yüzünde anlamlı bir tebessümle onları izlemeye koyuldu.
