Resmen dona kalmıştım...
"Tablo Marcelin,o tablo"
"Jack ne saçmalıyorsun sen?"
"Marcelin iş ciddi diyorum neden anlamıyorsun?"
"Seni gayet iyi anlayabiliyorum Jack ama"
"Ama ne?"
"Bu olağan üstü bişey, bir tablo ayaklanıp nasıl beni götürecek ki hahaha"
"Marcelin ondan bahsetmiyorum. Dinle, neden kimse o tabloyla ilgilenmiyor ama sen sürekli gidip dakikalar boyunca onu seyrediyorsun? Veya neden sürekli oradan ayrılınca kulağın çınlıyor? Bunları hiç düşündün mü?"
"Dur bir saniye bu gerçek olamaz hayır, olamaz!"
"Marcelin! İyi misin?"
"JACK TABLO!"
"Evet ondan bahsediyoruz ama neden bağırıyorsun?"
"JACK TABLO EVİMDE"
"Marcelin böyle çocuk şakalarına inanmam oyalanma devam edelim konuya"
"JACK LÜTFEN, LÜTFEN GEL"
"Off peki"
Tablo, gerçekten evimde. Jack'in dediklerini şimdi daha iyi anlamaya başladım, ama nasıl olur?
Sonunda kapı çaldı gelen Jack olmalı.
"Jack! Gel hemen vakit kaybedemeyiz bak burad-"
"Marcelin kötü bir çocuk şakası için mi beni buraya çağırdın? Bunca yolu boşuna mı geldim ben?"
"Jack t-tablo buradaydı gözümün önündeydi yemin ederim buradaydı"
"Marcelin, kafanı boyle şeylere fazla yormuş olmalısın ki böyle şeyler yaşıyorsun. Belki de anlık gelen bir halüsinasyondu?"
"A-ama buradaydı"
"Marcelin ben şimdi gideceğim sende biraz yat ve dinlen tamam mı?"
"Peki"
Hala aklım almıyor gözümün önündeydi! Nereye gidebilir? Belki de Jack doğru söylüyordur, anlık gelen bir halüsinasyondu.Her neyse biraz yatıp dinlenmek iyi gelecektir herhalde.
"Marcelin..."
"Ha? Ne oluyor?"
Kim seslenebilir ki bana? Uyuyordum en son.
"Marcelin kapıyı açıcak mısın artık?"
"Geliyorum!"
Emily beni ziyarete gelmişti onu görünce o kadar mutlu olmuştum ki
"Hoşgeldinn"
"Hoşbuldum"
İçeriye geçip oturduk ve biraz sohbet ettik.
"Emily sana birşeyler anlatmam gerekiyor"
"Dinliyorum"
Emily'e bütün olanları anlattım. İlk önce bir duraksadı, dalıp gitti resmen. Anlaşılan onunda kafası karışmıştı.
"Eee sen ne düşünüyorsun?"
"Gerçekten böyl
e birşey nasıl olabilir, bu imkansız!"

