İçeriğe geç

GİZEMLİ KOLYE

Bölüm 1 · 18 dk okuma

GİZEMLİ KOLYE

Bölüm 1

Gizemli Kolye

KARAKTERLER TANITIMI;

- ANA KARAKTER AYŞENAZ

- AYŞENAZ'IN İKİZİ CEYLİNNAZ

-AYŞENAZ VE CEYLİN'İN ANNESİ MERYEM

-AYŞENAZ VE CEYLİN'İN BABASI DENİZ

-MERYEM'İN ANNESİ YANİ CEYLİNNAZ VE AYŞENAZIN ANNEANNESİ CEMRE

---------------------------------------

_GİZEMLİ KOLYE_

Bir parkta oturmaya daha doğrusu ders yapmaya gittim ve yanıma bir tane adam geldi adam bana"piştt kız gel bakayım" dedi.

Bende merak edip adamın yanına gittim ve adam bana"merhaba ben senin amcan Ali gel beraber yemek yemeye bir yere gidelim" dedi. Ama sadece 3 amcam olduğunu ve isimleri Arif ,İsmail ve Alperen olduğunu biliyordum. Belki yanlış bildiğimi düşünüp adam ile birlikte yemek yemeye gittim.

Adama "burası neresi ben eve gitmek istiyorum" dedim. Ama adam beni dinlemedi ve sonra durdum. Sonra adam benim kolumdan tutup zorla bir yere götürdü. Kurtulmaya çalışsam da kurtulamadım.

Sonra karanlık bir yere geldik. Adama "Beni neden buraya getirdin" dedim ama adam cevap vermedi. Bir ses duydum. Ses bana çok tanıdık geldi. Ve farkettim ki o sesler kardeşim Ceylin'indi. Sonra mum ve pasta gördüm. Bir anda ışıklar açıldı ve kardeşimi annemi arkadaşlarımı ve akrabalarımı gördüm sonra bugünün doğum günüm olduğunu hatırladım benim amcam olduğunu iddia eden adam maskesini çıkardı ve babammış. O gün akıllandım ve bir daha böyle bir şey yapmayacağıma söz verdim çok sevinmiştim anneme babama ve akrabalarıma çok teşekkür ettim.

BİR GÜN SONRA

O gün bana göre çok normal bir gündü ama bilmediğim şeyler vardı. Ben her zamanki gibi uyandım elimi yüzümü yıkadım ve kahvaltı yapıp okula gittim. Ama sınıfta kimseler yoktu. Belki sonra geleceklerini düşünüp sırama oturdum. Zilin çalmasını çok az kalmıştı ama kimse gelmemişti. Çok korkuyordum. Zil çalmıştı ama hoca da gelmemişti. Sonra dışarı çıktım. Bir de ne göreyim çok eski bir bina ama benim okulum öyle değildi.Sonra bu olayın neden olduğunu merak ettim. Dün annemin bana zarfla verdiği hediyeyi hatırladım. İçinde yeşil yuvarlak bir kolye vardı. Ve de bir not. Notun içinde;

Sevgili Kızım,

Öncelikle seni çok seviyorum. Bu kolyeyi normal bir koli zannettin ama değil. Bu kolyeyi takan kişinin güçleri olur. Bu kolyeyi eskiden ben takardım artık senin ben gidiyorum kendine iyi bak. Ama beni merak etme bir gün sen de benim yanıma geleceksin.

Ve annemin sabah evde olmadığını hatırladım. Ve sonra eve gittim. Anneannemi aradım "anneanne ben senin yanına geleceğim evdesin değil mi" diye sordum. Anneannem "evet ayşenazcığım evdeyim" dedi."Tamam" dedim. Evden ihtiyaçlarımı bir çantaya koydum tam evden çıkacakken babam aradı. Babam "kızım benim iş için yurt dışına gideceğim kardeşin Ceylin'i de yanına al ve anneannenin yanına gidin" dedi. "tamam baba"dedim ve evden çıktım. Kardeşimin okuluna doğru yola çıktım. Kardeşimi alıp yola çıktık ve hemen 2 bilet aldık. Bilette otobüsün saat 15.30'da geleceğini öğrendik. Kardeşim Ceylin ile otobüsü beklerken anneannem beni aradı. Anneannem "çok dikkatli olun. Sakın dikkat çekecek hareket yapmayın"dedi. Anneanneme "peki neden dikkatli olmamızı istedin" dedim ama anneannem bir şey söylemeden telefonu yüzüme kapattı. Ceylin ile bir yere oturduk. Başımdan geçen her şeyi Ceylin'e anlattım. Ceylin "bir gün annemi bodrum katındayken izliyordum. Değişik değişik hareketler yapıyordu. Karşısında ise bardak vardı ama bardağın içinde su vardı. Sonra su havaya yükseldi ve buza dönüştü. Annem kolyesine dokunduğunda ise bir anda suya dönüştü. Ama benim burada merak ettiğim bir şey var. Annem nerede?" dedi."Bilmiyorum, ama gizlenmemiz gerekiyor. Al bunları dikkat çekici hiçbir şey yapma yoksa" dedim ama Ceylin sözümü kesti "Yoksa ne olacak bizi öldürecekler mi?" dedi ama cevap vermedim. Çünkü Ceylin'e söylersem Ceylin çok korkup hastanelik olacağını biliyordum. Bu yüzden Ceylin'e söylemedim ama belki söylemeliydim bilmiyordum çok kararsızdım. Otobüs kalktı bir saat boyunca gizli kalmamız gerekiyordu. Ceylin uyudu ama ben uyumadım. Çünkü ne olacağını bilmiyordum. Anneannem bana dikkatli olmamı söylemişti. Ondan dolayı uyuyamazdım. Ceylin'i korumam gerekiyordu. 15-20 dakika geçtikten sonra bir şey fark ettim. Arkadan sesler geliyordu. Bilinmeyen iki kişinin konuşması şöyleydi "-Kadını gördün mü

-Hayır ama kızları burada

-Ama patron kadını istedi kızlarını değil çünkü kolye kadında"Ceylin'i hemen kaldırdım ve ona dinlemesini istedim. Ceylin ile arkaya doğru gittik. Yakalarında adları yazıyordu. Birinin adı İlker diğerininki ise Mehmet idi. Hedefimize varmamıza 20 dakika kalmıştı. İkimiz de korkuyorduk ama ben göstermiyordum. Ancak hiçbir şey olmamıştı. Otobüsten indikten sonra hızlı adımlarla oradan uzaklaştık. Anneannemin evine doğru yola çıktık. Yolda giderken konuşmaya başladık. Ceylin "neden bu kadar hızlı gidiyoruz" dedi. "Bunu sana anneannemgilde anlatırım" dedim. Ceylin bir yandan korkuyor biryandan da sorunun cevabını çok merak ediyordu. Uzun bir süre yürüdükten sonra karşımıza bir araba ile 4 adam çıkıp gelmişti. Ceylin ile adamların arasında kalmıştık. Adamlar bizi sıkıştırmıştı Ceylin benim arkama saklanarak "Ayşenaz tam zamanı kullan artık şunu" dedi. "Olmaz daha kullanmasını bilmiyorum" dedim. Bir anda bir kadın sesi duyduk. Kadın siyah kapüşonlu giymişti. Yüzü gözükmüyordu. Kadın "O iki kızı hemen bırakın" dedi. Adamlardan bir tanesi"Hayır yoksa, yoksa sen..."dedi. Kadın "Evet o benim" dedi ve yüzü görüldü. Kadın kızıl saçlı mavi gözlü bir biriydi. Ama onu tanıyordum. Çünkü o teyzemizdi. Sonrahiç beklenmedik bir şey oldu. Kadın adamlarla dövüşmeye başladı. Ben ve Ceylin şaşkınlıktan ağızlarımız açık kalmıştı. Siyah bir araba geldi ve adamlar binip gittiler. Kadın bizim yanımıza geldi ve "iyi misiniz?" diye sordu." Teyze senin burada ne işin var" dedim. Teyzem "Benim işim gereği daha doğrusu görevim gereği sizi bu adamlardan ve başka kötü insanlardan korumak bizim görevimiz. Siz kendinize dikkat edin yeter" dedi. Ceylin'e baktım ama hala şokun içinden çıkamamıştı. Ceylin ile sonunda anneannemin evine varmıştık. Ama bir sorun vardı. Anneannem evde yoktu. Çünkü evin kapısını açan olmamıştı. Ceylin ile açık bir yer ararken kapının yan tarafında bir not yazıyordu. Kağıtta;

"Ben sizin anneanneniz, evin arkasında yeşil kapaklı bir kutu koydum. İçinde evin anahtarını alın ve hemen eve girin. Kendinize çok dikkat edin "yazıyordu ben ve Ceylin evin arkasına gittik. Evin arkasında şeftali ağaçları vardı. Ve de bahçe cüceleri... Ben kutuyu aramaya başladım ama Ceylin bahçe cücelerine dikkat etti. Ceylin "Bu bahçe cüceleri biraz garip değil mi?" dedi. Hiç umursamadan aramaya devam ettim. Ceylin "Hey sen beni dinlemiyor musun?" dedi. " Boş boş işlerle uğraşacağına bana yardım et" dedim. Ceylin bahçe cücesine bakmaya devam etti. Bahçe cücesinin gözlerine bastıktan sonra Ceylin" Ayşenaz burada bir şeyler oluyor" dedi ve ben de baktığımda çok şaşırmıştım. Çünkü bahçe cücesinin ağzı açılıyordu ve içinden sisler çıkıyordu. Tamamen açıldığında içinde bir anahtar görüldü. Anahtarı aldık ve evin önüne tekrar geldik ve kapıyı açmaya çalıştık. Kapı açılmıştı. Ben ve Ceylin evin içine girdik ev çok büyüktü. Ama evin içinden garip garip sesler geliyordu. Ses şöyleydi "Hu hu ben bu evin sahibi. Size bazı görevler vereceğim ve bunları yapmazsanız size çok kötü şeyler olacak" diyordu. Aynı anda "Sen kimsin" dedik. "Evin sahibi benim adım Kral Efe. Ben sizi görebilirim ama siz beni göremezsiniz. Ancak güvenebilirsiniz" dedi. "Peki sana nasıl güvenebiliriz" dedim. Kral "Benden korkmanıza gerek yok. Kaç yıldır burada yaşıyorum ve anneanneniz beni biliyor" dedi. "Tamam sana güveniyoruz" dedik. Ceylin "Peki ilk göreviniz ne" dedi ve tam o zaman da anneannemiz geldi. Anneannem "Canlarım benim nasılsınız?" dedi. "İyiyiz anneanne" dedim. Ceylin "İyi anneanne ama biz eve ilk girdiğimizde bir ses duyduk görevden falan bahsediyordu" dedi ve bende onu onaylamak için kafamı salladım. Anneannem "Bizim Kral Efe'den mi bahsediyorsunuz?" dedi. Ben ve Ceylin aynı anda evet dedik. Anneannem "Kral Efee"diye bağırdı ve yukarıdan bir kedi indi. İkimiz de çok şaşırmıştık ve anneanneme sorduk. "Anneanne bu Kral Efe mi?" dedik. Anneannem "Evet bu bizim evin kedisi ve size yardım edecek kedi" dedi ve Ceylin kediyle ilgilenmeye başladı. "Ama bu kedi konuşuyor ve bize bazı görevler veriyor" dedim. Anneannem "Çünkü o kedi annenin annenin size verdiği görevleri söylüyor ve siz hayatınızı kurtarmak için o gövdeyi yapmalısınız"dedi. Ceylin kediyi bıraktı ve "Peki anneanne biz bu görevleri yapmazsak ne olur"dedi. Ceylin bu soruyu sorunca tabi ben de merak etmiştim. Anneannem "Onu ben bilmiyorum ama tek bildiğim anneniz 3 adam tarafından yakalandı ama korkmanıza gerek yok annenizin bir planı var ama sizin ona yardım etmeniz için Ayşenaz'daki kolye ne işe yaradığını öğrenmek" dedi ve anneannem bir anda gözden kayboldu. Ceylin ile hemen kolyenin ne işe yaradığını öğrenmek için işe koyulduk. İlk olarak kolyenin bazı bölgelerine dokunup işe yarayıp yaramadığını öğrenmeye çalıştık ama bir şey olmamıştı. 1-2 dakika geçtikten sonra kolyenin yanıp söndüğünü fark ettik Ceylin korkudan geriye doğru düştü kolye konuşmaya başlamıştı. Kolye şöyle diyordu "1 4 3 1 4 1 3 bu şifre size bir yerde işe yarayacak bu şifreyi unutursanız benim üstüme 3 kez dokunup Fork bana cevap ver diyebilirsiniz ve bunu söyleyerek benimle konuşabilirsiniz. Ama her zaman konuşmayabilirim"diyordu Ceylin Tamam peki ne yapmamız gerekiyor dedi kolye hemen evden çıkın ve ipucu vereyim dedi biz hemen evden çıkıp ipucunu aramaya başladık ama ipucunun ne olduğunu bilmediğimiz için çok dikkatli olmamız gerekiyordu yolda yürürken bir kadın ve küçük bir çocuk gördük kadın aa siz bizim komşunun torunlarısınız değil mi dedi Evet ama siz kimsiniz dedim kadın Ben Cemre teyzenin komşusu Yağmur dedi kadın orta boylu,zayıf, kahverengi kısasaçlı, yeşil gözlü biriydi.Tamam onu anladık da kızı göstererek bu kim dedi Yağmur hanım kızım Ayşenur. "ayşenurcuğum bunlar komşumuz Cemre teyzenin torunları ayşenaz ile Ceylin dedi Ayşenur"siyah saçlı, kahve gözlü, üstünde Minnie mouse'lu tişört ve mavi bir ceket vardı. Ayşenur benden çok Ceylin'e bakıyordu. Sonra Yağmur hanım "Siz nereye gidiyorsunuz?" dedi. Ceylin tam konuşacakken ben konuşmaya başladım. "Hava almak için çıktık" dedim. Ceylin bana kızgın bir suratla baktı. Ben de ceylin'in yüzüne gülümsedim. Oradan ayrılıp yolumuza devam ettik. Sonra bir anda durdum ve dedim ki "Kolye ile konuşmamız gerekiyor. Hatırlıyor musun kolye ne dedi?". Ceylin "Fork bana cevap ver diyelim" dedi ve aynı anda "Fork bana cevap ver" dedik

kolye konuşmaya başladı "Size nasıl yar- dımcı olabilirim" dedi. "Bize evden çıkın ve ipucu arayın demiştin ama neden ve nasıl bulacağız" dedim. Kolye "İlk önce ben kendimi tanıtayım. Anneniz bu kolyeyi takarken bana Fork dedi. Peki siz bu kolyenin nasıl kullanıldığını biliyor musunuz?" dedi. Ceylin "Hayır annem nerede?"dedi. Kolye"Onu ben bilmiyorum. İpuçlarınızı anneniz hazırladı bunu size vermek için sabırsızlanıyordu. İpuçlarını bulmak için ilk önce parka gidin. Parkta size söylediğim yazılı şifreyi bulursanız ipucuda bulursunuz bulduktan sonra eve girin"dedi ve kolye konuşmayı bıraktı. Sonra Ceylin "Şimdi ne yapacağız"dedi. "Dediklerini yapacağız" dedim. Ceylin "Ama sen parkın nerede olduğunu biliyor musun ki?" dedi. Ben de başımı sallayarak onayladım ve parka doğru yola çıktık. Parka girdikten sonra kolyeye sorduk "Biz burada ne yapacağız?" dedik. Kolye "Bu kısmı sizin çözmeniz lazım" dedi. İpucu aramaya başladık. Ararken yerde bir çıkıntı gördüm ve hemen kardeşime "Ceylin! Hemen gel bir ipucu buldum." dedim ve Ceylin hemen benim yanıma geldi. Sonra daha dikkatli bakınca o çıkıntının bir kapak olduğunu öğrendik. Az da olsa korkup o kapağı açtık. İçinde önceden yaşamış bir insanın eşyalarını gördük ve hemen kolyeye sorduk" kolye peki bu eşyalar ne?" dedik ama kolye cevap vermedi. "Şimdi ne yapacağız?" dedim. Ceylin "Oraya ben girmek istiyorum sen burada kal" dedi ve ben daha lafıma başlamadan girdi. Ceylin indikten sonra "Taakk" diye bir ses geldi. "Ceylin orada ne var?" dedim. Bir anda ışık açıldı ve Ceylin bana gel işareti yaptı. Sonra ben de aşağı indim. Çok şaşırdım. Çünkü koltuk, kitaplık, eski bir televizyon, şömine ve bir adet eski telefon vardı. Sonra telefon çalmaya başladı. "Acaba bu telefonu açmalı mıyız?" dedim. Ceylin "Bilmiyorum ama kolyeye sorabiliriz. Belki o bir şey biliyordur" dedi. "Ama daha az önce cevap vermemişti" dedim. Ceylin "Ama deneyebiliriz" dedi. Sonra ben de onaylayarak "Fork bana cevap ver" dedik. Kolye "Merhaba size nasıl yardımcı olabilirim" dedi. Ceylin "Biz parkta ipucu ararken bir kapak bulduk ve onu açtık. İçinde bir sürü eşya vardı. Sanki içinde birisi yaşamış gibiydi. Eşyaların arasında koltuk, kitaplık, eski bir televizyon vb şeyler vardı ama en önemlisi bir telefon. Onu açmalı mıyız yoksa açmamalı mıyız? Kararsız kaldık senin yardımına ihtiyacımız var." dedi. Kolye "Tam olarak bilemem" dedi ve konuşmayı bıraktı. Ceylin "Sence açalım mı?" dedi. "Bence açalım." dedim ve telefona doğru yöneldim. Telefonu açtım ve konuşma şöyleydi "Merhaba. Ben burada yıllar önce kalan Esma. Burası benim gizli evim. 2 Kasım'da sizinle görüşmek üzere" dedi ve konuşmayı bıraktı. Ceylin "Ama bugün 2 Kasım..." dedi ve kapak açıldı ve içeriye bir kadın girdi. Kadının üzerinde siyah fötr şapkalı bir ceket vardı. Yüzü görünmüyordu. Kadın bize bakmadan siyah fötr şapkalı ceketini çıkarttı. Arkasına döndüğünde ağzı bir karış açılmıştı şaşkınlıktan. Kadın kahverengi gözlü kahverengi saçlıydı. Kadın ilk önce Ceylin'e baktı. Sonra kadının gözleri benim boynumdaki kolyeye kaydı ve "Siz kimsiniz ve o koyu nasıl aldınız? Bu kolyeyi sana Meryem mi verdi?" dedi. Ceylin "Evet kendisi bizim annemiz oluyor" dedi. Kadın "Bu arada ben Esma anneniz Meryem ile çocukluk arkadaşıyız." dedi. "Ben de Ayşenaz. Bu da benim kız kardeşim Ceylin" dedim. Esma "Gelin oturun ben hemen geliyorum" dedi ve başka bir odaya gitti. "Neden söyledin annemiz olduğunu. Belki bizi yakalamak isteyen bir başka birisi olabilir" dedim. Ceylin "Ne yapsaydım birden ağzımdan çıktı" dedi.Kardeşime kızmamama rağmen bir şey söylemedim kardeşim ile birlikte Esma'yı Beklerken bir Tıkırtı duyduk Belki bir kedidir diye dışarıya bakmadık bir süre sonra tekrar bir tık akıl duyduk Ceylin tam bakalım diyecekken Esma geldi ve bu Tıkırtı seslerini Esma'ya anlattık Esma Bence bir bakalım neymiş ama kapaktan değil bu odanın bir gizli yeri var orada bakalım Hem daha güvenli olur dedi Ajan kızlar Tamam ama yine de dikkatli olalım dışarıya baktılar bu onunla Rıza Teyze olduğunu öğrendiler Esma'nın evinin biri gizli eşyası da vardı gizli bir telsiz Esma Telsizden Ravza diye bağırdı ilk başta Ravza anlamadı Ceylin kapağa çıkıp Ravza teyzesine Seslendi.

Ravza teyze hemen yanına gidip "efendim Ceylin"Ceylin "Ravza teyze hemen içeriye gel" dedi. Çok şaşırmıştı. Çünkü yanlarında çocukluk arkadaşı Esma vardı . Ceylin Ayşenaz'a yaklaşarak. "Ne oluyor? Ayşenaz"

"Hiç bir fikrim yok" dedi.Ravza teyze "sen bunca zaman sonra buraya nasıl geldin?"Esma "Eşyalarımı toplamaya geldim ama..."Ayşenaz ve Ceyline bakarak "Bu iki küçük çocuğu gördüm.Biz konuşurken de sen geldin Ravza" dedi. Ravza teyze. "Sen neyin peşindesin". Dedi ve Esmaya şüpheli bir şekilde baktı. Esma sakince "Neyin peşinde olacağım ki. Sen beni hiç tanımamışsın Ravza " dedi. Ravzanın yanına ve ona sarıldı. Ceylin ile çok şaşırmıştık. Çünkü Esma annemin ve teyzemin çocukluk arkadaşıydı am bu konuşmadan sonra pekte emin olmadım. Sesizliği bozarak "Biz artık gidelim değil mi Ayşenaz?" dedi Ceylin. Teyzem ile Esma aynı anda "Hayır" dediler. Ceylin ile şaşkın şaşkın baktık. Esma "Yani biraz daha otursaydınız" dedi. Teyzemde onaylayarak gülümsedi. "Biz bencede en iyisi gidelim" dedim. Teyzem "Tamam ama çok dikkatli olun" dedi. Onaylayarak "Hadi Ceylin gidelim" dedim. Ceylin ile oradan ayrıldık. Yolda yürürken sanki bizi biri takip ediyormuşcasına bir his geldi. Bir anda arkama baktım ama hiçbir şey yoktu. Ceylin " Ne oldu?" dedi. "Birşey gördüm gibi geldi de" dedim. Bir iki adım attıktan sonra arkama baktım ve siyah kıyafetli birisini gördüm gibi oldu. Ceylin'e "Ben şimdi dediğim an yön değiştir an nedenini sorma"dedim. Ceylin "Tamam" dedi. Biraz yürüdükten sonra bir anda yön değiştirdik. Ama hala birisi takip ediyormuş gibiydi. Ceylin "Bu sefer işaretimle hemen bir yere saklanalım" dedi. "Ama nereye?" dedim. Ceylin "Sen sadece işaretimi bekle" dedi ve Ceylin beni bir evin bahçe kapısına çekti. Oraya saklandık. Önümüzden siyah kapşonlu birisinin geçtiğini gördük. Ceylin "Olamaz! Bu kim" diye bağırdığı için adam bizi gördü. Adam "Hey siz bi gelsenize!" dedi. İkimizde tedirgin bir şekilde gittik. Adam"Siz Cemre Soylu'un evini biliyor musunuz?" dedi. Ceylin"evet biz onun torunlarıyız" dedi. Ceylin'e kızgınbir şekilde baktım. Adam beni o eve götürün dedi Ayşenaz ve Ceylin kafalarını sağa sola salladılar. Adam Peki o zaman arayayım dedi ve telefonu çıkardı Telefonu son modeldi Aramalardan seçti ve aradı. Bizim de duymamız için hoparlöre aldı. Konuşma şöyleydi;

"Alo" dedi telefondaki ses bu ses onlara çok tanıdık geliyordu. adam;

Merhaba, dedi.Ama telefondaki ses,adam bitirmeden başladı. Sen hala niye gelmedin.Adam;

Evi bulamadım ama başka bir şey buldum.Ne buldun dedi Cemre.

Adam;

karşımdaki iki meraklı torunların var dedi adam. Hatta onlar şu an seni duyuyorlar dedi.Cemre;

Ayşenaz ve Ceylin Orada mısınız? " Evet" dediler aynı anda. O

yanınızdaki adamı buraya getirin dedi ve telefonu kapattı.Adam bize haklıymış gibi bir bakış attı Ceylin " E hadi gel o zaman sana yolu gösterelim" dedi ve yola koyuldular yolda hiç konuşulmadı evin önüne geldiler,zili çaldılar ve Kapı açıldı hoş geldiniz

çocuklar dedi Cemre.Kızlar ve adam içeri girdiler Ayşenaz anneanne nasılsın dedi Cemre iyiyim ama başka bir zaman konuşuruz şimdi daha önemli işlerimiz var dedi Ayşenaz "anneanne Sana bir şey soracağım Bu adam kim?" Cemre "bu adam dayınız" ben ve Ceylin anneannemize Şaşırdık kaldık bu adam nasıl bizim amcamız olabilirdi.

Neyse dayım ve Anneannem bizi bir laboratuvara götürdüler Ama orası çok farklıydı Orada insanlar yerine robotlar çalışıyordu Kardeşimle birlikte anneanne burada ne yapacağız diye sorduk Anneannem Burada sizin kolyenizi araştıracağız dedi kardeşim ceylin'le çok şaşırmıştık Çünkü bu kolyenin içinde ne olduğunu çok merak ediyorduk.Anneannem ile birlikte kolyeyi bir makinenin içine koyduk ve araştırmaya başladık. kolyenin içinde sihirli bir dört yapraklı yonca vardı

Anneannem "Ayşenazcığım hadi kolyeni getir de bakalım." dedi. Sonra ben de anneannemin yanına gittim ve kolyemi çıkartıp anneanneme verdim. Ama anneannemin eline koyduğumda eli yandı ve kolye yere düştü. Anneannem "Doğru ya" dedi. Dayım " Anne iyi misin?" dedi. Anneannem "Sadece unutmuşum. Kolyeyi sahibinden çıktıktan sonra kimse dokunamaz" dedi. Ceylin kolyeye atıldı. Ama onun da eli yandı. Sonra kolyeyi yerden alıp avuçlarımın arasına koydum. Dayım "Ayşenaz onu buraya koy" dedi mikroskobu işaret ederek. Sonra ben de mikroskoba koydum. Dayım bakarken Ceylin de bakmaya çalıştı ama bakamadı. Bakmaya çalışırken çok komik hareketler yapıyordu. Ama kesin komik hareketler yaptığının farkında değildir. Sonra dayım bunu farketti ve " Gel bak bakalım Ceylin" dedi ve geri çekildi. Ceylin baktığında çok şaşırmıştı. Ceylin "Bu çok garip" dedi. "Ne oldu, ne görüyorsun?" dedim. Ceylin "Bir yonca ve tam ortasında mavi gibi yeşil gibi bir şey var" dedi. Sonra dayım mikroskopta bir şeyler ayarlamaya başladı ve sonra tekrar geri çekildi. Ceylin "Yoksa o bir taş mı?" dedi. "Çekilsene ben de bakıcam" dedim ama Ceylin çekilmedi ve "Biraz sabırlı olsan şaşırırım" dedi. Tabi bende çok sinirlenmiştim. Tam bir şey söyliyecekken anneannem böldü ve "Ceylinciğim hadi çekil bakalım artık kardeşinde baksın" dedi ve sıkıla sıkıla çekildi. Sonra ben mikroskobun önünde durdum. Sonra mikroskoba baktım ve gördüklerime inanamadım. Çünkü dört yapraklı bir yonca ve tam ortasında mavi ile yeşil arasında bir taş vardı. "Bu... Bu çok güzel" dedim. Dayım "Efsaneye göre bu 4 yapraklı yoncanın ortasındaki parlayan taş çok uzun zaman önceden okyanus taşı olarak geçiyormuş. Sonra bu kolye kötü kişiler tarafından ele geçirildi. O zamanlardaki kolyeni sahibi ise hiçbir zaman one ne olduğunu kimse bilemedi. Sonra bu kolye kullanmak isteyen kötü kişi bu kullanacağı zaman bir nehire düşürmüş. Bütün adamlarına bu kolyeyi bulmalarına emretmiş hatta para ödülü bile koymuş ama kimse bulamadı. Taki Meryem bulana kadar... O bu kolyeyi bulduğunda onun yanında ben de vardım. O taktıktan sonra bu güçleri kendi başına öğrenmişti. Ama sonra kötü kişi yani Ecrin, kolyenin Meryem'de olduğunu öğrendi. Sonra Meryem'den kolyeyi almaya çalıştı ama alamadı. Son savaştayken Ecrin bir uçurumdan düştü ve onu bir daha görmedim" dedi. "Peki ya sence yaşıyor mudur?" dedim endişelenerek. Dayım "Şuan yaşadığını pek zannetmiyorum." dedi. Anneannem "Hadi siz yatın artık yorulmuşsunuzdur" dedi sesiszliği bozarak. İkimizde kafamızı sallayarak onayladık. Sonra anneannem bizi odamıza götürdü. Merdivenlerden çıkarken her bir basamak gıcırdıyordu. Ve odamıza girdik. Odada iki tane yatak, bir tane gardırop, çalıma masası, pano ve sepet vardı. Anneannem "Siz geçin ben size battaniye getiriyim." dedi ve odadan çıktı. Ceylin hızlıca yatağa atladı ve "Bu yatak benim" dedi. "Merak etme yatağını yemicem" dedim ve güldüm. Sonra ben de kendimi yatağa bıraktım. Sonra Ceylin "Dayımın anlattıkları" dedi ve "sence biraz garip değil miydi" dedi. "Evet" dedim. Ceylin bir anda ayağa kaltı ve "Sen korktun değil mi?" dedi alaycı bir ses tonuyla. "Nerden çıkarıyorsun böyle şeyleri tabiki de korkmadım" dedim ama Ceylin inanmadı. "İyi be tamam korktum" dedim. Ceylin kazanınca yaptığı dansı yapmaya başladı ve sonra kahkaha atmaya başldım. Anneannem "Neyi kutluyorum" dedi Ceylin'e bakarak. Ceylin "Haklı olduğumu" dedi. Anneannem "Tamam bakalım hadi yatın sabah kutlamana devam edersin" dedi ve battaniyemizi verdi. Sonra kapıyı kapatarak "İyi geceler canlarım" dedi anneannem. Bizde "İyi geceler anneanne" dedik ve anneannem kapıyı kapattı. Oda kapkaranlık oldu. Sonra "İyi geceler Ceylin" dedim. Ceylin "Sanada ama tabiki de korkudan uyuyabilirsen" dedi ve bende yanımdaki yastığı ona fırlattım. Ve en sonunda ikimizde uyuduk. Ama kafamda şu hep sorular vardı. Mesela Ecrin denilen kadın hala yaşıyor mu?, onu gören biri var mı?, annem nerede?, Ecrin denilen kadının intikamını almak için biri annemi mı kaçırdı? vb sorular vardı. Ama bugün çok yorgundum ve uyumam gerekiyordu. Ve en sonunda uyudum.

Gece yarısı;

sabahın 3 ünde bir an uyandım ve gıcırtılar duymaya başladım ne olduğunu öğrenmek için kardeşimi uyandırdım ve ona gıcırtıları anlattım o da ben gibi gidip bakmamızı sòyledi birlikte yavaş bir şekilde kapıyı açtık ses salondan geliyordu sese doğru yürüdük... salonun kapısının önüne gelince şapkalı olduğunu düşündüğümüz bir insan gölgesi gördük biraz korksak da yavaş bir şekilde insana bakmaya çalıştık SİYAH maskesi vardı bu yüzden yüzünü göremedik heryeri karıştırıyordu

- acaba neden,

yavaş bir şekilde yukarı anneannemin yanına gittik salonda hırsızın olduğunu söyleyince bize hemen polisi arayıp arkasından gitmemizi söyledi polisi arayıp anneannem ile birlikte yukarı çıktık kapının yanıdan gizlice baktılar adam her yeri dağıtmıştı cemre hanım ceylinnaza dış kapıya bakan pencereden polis gelmiş mi diye bakmasını söyledi ceylinnaz "anneanne polisler gelmiş etrafı sarıyorlar" dedi cemre "tamam biz sizin odaya gidelim"dedi ayşenaz gil birlikte yukarıya çıktılar

Poisler kapıyı kırıp içeri girdiler ama hırsız kapı sesini duyup kaçmıştı ama dışarıda ki polisler adamı yakaladı biz de onu görüp hemen aşağıya indik adamın maskesini çıkarmışlardı. adam hiç tanımadığımız birisiydi polisler bu adamdan şikayetçi olup olmadığımızı sordu bizde.

evet diye cevap verdik .

polisler adamı götürdüler bizde polisler gidince çok rahatlamıştık ama aklımızda şu soru vardı

adam neyi arıyordu ve neden?

anneannem bize hemen uyuyup sabah çok işimiz olduğunu söyledi kardeşim ile birlikte odamıza çıkıp uyuduk

sabah;

uyandık ve hemen kahvaltımızı yapıp emniyet müdürlüğüne gittik polislere adam neden bizim eve girdiğini sorduk polisler adamın hiç bir şekilde cevap vermediğini ama daha soruştaracaklarını söylediler bizde evi toplayıp olayı soruşturmaya başladık adam acaba neyi arıyordu?

anneannem o adamın annenizin düşmanı olabileceğini ve kolyeyi araya bileceğini söyledi.

Bölüm sonu

1 yorum