İçeriğe geç

Gizemli Kolye

Bölüm 1 · 10 dk okuma

Gizemli Kolye

Bölüm 1

Gizemli Kolye

KARAKTER TANITIMI

Ayşenaz;

Sevimli, kibar, nazik, zeki

Sarı saçlı, kahverengi gözlü, çilli

Ceylin Naz

Kaba, zeki, nerede ne diyeceğini bilmeyen

Sarı saçlı, kahverengi gözlü

Ayşenaz'ın ikizi

Meryem

Ayşenaz ile Ceylin Naz'ın annesi

Bir parkta oturmaya daha doğrusu ders yapmaya gittim ve yanıma bir tane adam geldi adam bana"piştt kız gel bakayım" dedi.

Bende merak edip adamın yanına gittim ve adam bana"merhaba ben senin amcan Ali gel beraber yemek yemeye bir yere gidelim" dedi. Ama sadece 3 amcam olduğunu ve isimleri Arif ,İsmail ve Alperen olduğunu biliyordum. Belki yanlış bildiğimi düşünüp adam ile birlikte yemek yemeye gittim.

Adama "burası neresi ben eve gitmek istiyorum" dedim. Ama adam beni dinlemedi ve sonra durdum. Sonra adam benim kolumdan tutup zorla bir yere götürdü. Kurtulmaya çalışsam da kurtulamadım.

Sonra karanlık bir yere geldik. Adama "Beni neden buraya getirdin" dedim ama adam cevap vermedi. Bir ses duydum. Ses bana çok tanıdık geldi. Ve farkettim ki o sesler kardeşim Ceylin'indi. Sonra mum ve pasta gördüm. Bir anda ışıklar açıldı ve kardeşimi annemi arkadaşlarımı ve akrabalarımı gördüm sonra bugünün doğum günüm olduğunu hatırladım benim amcam olduğunu iddia eden adam maskesini çıkardı ve babammış. O gün akıllandım ve bir daha böyle bir şey yapmayacağıma söz verdim çok sevinmiştim anneme babama ve akrabalarıma çok teşekkür ettim.

BİR GÜN SONRA

O gün bana göre çok normal bir gündü ama bilmediğim şeyler vardı. Ben her zamanki gibi uyandım elimi yüzümü yıkadım ve kahvaltı yapıp okula gittim. Ama sınıfta kimseler yoktu. Belki sonra geleceklerini düşünüp sırama oturdum. Zilin çalmasını çok az kalmıştı ama kimse gelmemişti. Çok korkuyordum. Zil çalmıştı ama hoca da gelmemişti. Sonra dışarı çıktım. Bir de ne göreyim çok eski bir bina ama benim okulum öyle değildi.Sonra bu olayın neden olduğunu merak ettim. Dün annemin bana zarfla verdiği hediyeyi hatırladım. İçinde yeşil yuvarlak bir kolye vardı. Ve de bir not. Notun içinde;

Sevgili Kızım,

Öncelikle seni çok seviyorum. Bu kolyeyi normal bir koli zannettin ama değil. Bu kolyeyi takan kişinin güçleri olur. Bu kolyeyi eskiden ben takardım artık senin ben gidiyorum kendine iyi bak. Ama beni merak etme bir gün sen de benim yanıma geleceksin.

Ve annemin sabah evde olmadığını hatırladım. Ve sonra eve gittim. Anneannemi aradım "anneanne ben senin yanına geleceğim evdesin değil mi" diye sordum. Anneannem "evet ayşenazcığım evdeyim" dedi."Tamam" dedim. Evden ihtiyaçlarımı bir çantaya koydum tam evden çıkacakken babam aradı. Babam "kızım benim iş için yurt dışına gideceğim kardeşin Ceylin'i de yanına al ve anneannenin yanına gidin" dedi. "tamam baba"dedim ve evden çıktım. Kardeşimin okuluna doğru yola çıktım. Kardeşimi alıp yola çıktık ve hemen 2 bilet aldık. Bilette otobüsün saat 15.30'da geleceğini öğrendik. Kardeşim Ceylin ile otobüsü beklerken anneannem beni aradı. Anneannem "çok dikkatli olun. Sakın dikkat çekecek hareket yapmayın"dedi. Anneanneme "peki neden dikkatli olmamızı istedin" dedim ama anneannem bir şey söylemeden telefonu yüzüme kapattı. Ceylin ile bir yere oturduk. Başımdan geçen her şeyi Ceylin'e anlattım. Ceylin "bir gün annemi bodrum katındayken izliyordum. Değişik değişik hareketler yapıyordu. Karşısında ise bardak vardı ama bardağın içinde su vardı. Sonra su havaya yükseldi ve buza dönüştü. Annem kolyesine dokunduğunda ise bir anda suya dönüştü. Ama benim burada merak ettiğim bir şey var. Annem nerede?" dedi."Bilmiyorum, ama gizlenmemiz gerekiyor. Al bunları dikkat çekici hiçbir şey yapma yoksa" dedim ama Ceylin sözümü kesti "Yoksa ne olacak bizi öldürecekler mi?" dedi ama cevap vermedim. Çünkü Ceylin'e söylersem Ceylin çok korkup hastanelik olacağını biliyordum. Bu yüzden Ceylin'e söylemedim ama belki söylemeliydim bilmiyordum çok kararsızdım. Otobüs kalktı bir saat boyunca gizli kalmamız gerekiyordu. Ceylin uyudu ama ben uyumadım. Çünkü ne olacağını bilmiyordum. Anneannem bana dikkatli olmamı söylemişti. Ondan dolayı uyuyamazdım. Ceylin'i korumam gerekiyordu. 15-20 dakika geçtikten sonra bir şey fark ettim. Arkadan sesler geliyordu. Bilinmeyen iki kişinin konuşması şöyleydi "-Kadını gördün mü

-Hayır ama kızları burada

-Ama patron kadını istedi kızlarını değil çünkü kolye kadında"Ceylin'i hemen kaldırdım ve ona dinlemesini istedim. Ceylin ile arkaya doğru gittik. Yakalarında adları yazıyordu. Birinin adı İlker diğerininki ise Mehmet idi. Hedefimize varmamıza 20 dakika kalmıştı. İkimiz de korkuyorduk ama ben göstermiyordum. Ancak hiçbir şey olmamıştı. Otobüsten indikten sonra hızlı adımlarla oradan uzaklaştık. Anneannemin evine doğru yola çıktık. Yolda giderken konuşmaya başladık. Ceylin "neden bu kadar hızlı gidiyoruz" dedi. "Bunu sana anneannemgilde anlatırım" dedim. Ceylin bir yandan korkuyor biryandan da sorunun cevabını çok merak ediyordu. Uzun bir süre yürüdükten sonra karşımıza bir araba ile 4 adam çıkıp gelmişti. Ceylin ile adamların arasında kalmıştık. Adamlar bizi sıkıştırmıştı Ceylin benim arkama saklanarak "Ayşenaz tam zamanı kullan artık şunu" dedi. "Olmaz daha kullanmasını bilmiyorum" dedim. Bir anda bir kadın sesi duyduk. Kadın siyah kapüşonlu giymişti. Yüzü gözükmüyordu. Kadın "O iki kızı hemen bırakın" dedi. Adamlardan bir tanesi"Hayır yoksa, yoksa sen..."dedi. Kadın "Evet o benim" dedi ve yüzü görüldü. Kadın kızıl saçlı mavi gözlü bir biriydi. Ama onu tanıyordum. Çünkü o teyzemizdi. Sonrahiç beklenmedik bir şey oldu. Kadın adamlarla dövüşmeye başladı. Ben ve Ceylin şaşkınlıktan ağızlarımız açık kalmıştı. Siyah bir araba geldi ve adamlar binip gittiler. Kadın bizim yanımıza geldi ve "iyi misiniz?" diye sordu." Teyze senin burada ne işin var" dedim. Teyzem "Benim işim gereği daha doğrusu görevim gereği sizi bu adamlardan ve başka kötü insanlardan korumak bizim görevimiz. Siz kendinize dikkat edin yeter" dedi. Ceylin'e baktım ama hala şokun içinden çıkamamıştı. Ceylin ile sonunda anneannemin evine varmıştık. Ama bir sorun vardı. Anneannem evde yoktu. Çünkü evin kapısını açan olmamıştı. Ceylin ile açık bir yer ararken kapının yan tarafında bir not yazıyordu. Kağıtta;

"Ben sizin anneanneniz, evin arkasında yeşil kapaklı bir kutu koydum. İçinde evin anahtarını alın ve hemen eve girin. Kendinize çok dikkat edin "yazıyordu ben ve Ceylin evin arkasına gittik. Evin arkasında şeftali ağaçları vardı. Ve de bahçe cüceleri... Ben kutuyu aramaya başladım ama Ceylin bahçe cücelerine dikkat etti. Ceylin "Bu bahçe cüceleri biraz garip değil mi?" dedi. Hiç umursamadan aramaya devam ettim. Ceylin "Hey sen beni dinlemiyor musun?" dedi. " Boş boş işlerle uğraşacağına bana yardım et" dedim. Ceylin bahçe cücesine bakmaya devam etti. Bahçe cücesinin gözlerine bastıktan sonra Ceylin" Ayşenaz burada bir şeyler oluyor" dedi ve ben de baktığımda çok şaşırmıştım. Çünkü bahçe cücesinin ağzı açılıyordu ve içinden sisler çıkıyordu. Tamamen açıldığında içinde bir anahtar görüldü. Anahtarı aldık ve evin önüne tekrar geldik ve kapıyı açmaya çalıştık. Kapı açılmıştı. Ben ve Ceylin evin içine girdik ev çok büyüktü. Ama evin içinden garip garip sesler geliyordu. Ses şöyleydi "Hu hu ben bu evin sahibi. Size bazı görevler vereceğim ve bunları yapmazsanız size çok kötü şeyler olacak" diyordu. Aynı anda "Sen kimsin" dedik. "Evin sahibi benim adım Kral Efe. Ben sizi görebilirim ama siz beni göremezsiniz. Ancak güvenebilirsiniz" dedi. "Peki sana nasıl güvenebiliriz" dedim. Kral "Benden korkmanıza gerek yok. Kaç yıldır burada yaşıyorum ve anneanneniz beni biliyor" dedi. "Tamam sana güveniyoruz" dedik. Ceylin "Peki ilk göreviniz ne" dedi ve tam o zaman da anneannemiz geldi. Anneannem "Canlarım benim nasılsınız?" dedi. "İyiyiz anneanne" dedim. Ceylin "İyi anneanne ama biz eve ilk girdiğimizde bir ses duyduk görevden falan bahsediyordu" dedi ve bende onu onaylamak için kafamı salladım. Anneannem "Bizim Kral Efe'den mi bahsediyorsunuz?" dedi. Ben ve Ceylin aynı anda evet dedik. Anneannem "Kral Efee"diye bağırdı ve yukarıdan bir kedi indi. İkimiz de çok şaşırmıştık ve anneanneme sorduk. "Anneanne bu Kral Efe mi?" dedik. Anneannem "Evet bu bizim evin kedisi ve size yardım edecek kedi" dedi ve Ceylin kediyle ilgilenmeye başladı. "Ama bu kedi konuşuyor ve bize bazı görevler veriyor" dedim. Anneannem "Çünkü o kedi annenin annenin size verdiği görevleri söylüyor ve siz hayatınızı kurtarmak için o gövdeyi yapmalısınız"dedi. Ceylin kediyi bıraktı ve "Peki anneanne biz bu görevleri yapmazsak ne olur"dedi. Ceylin bu soruyu sorunca tabi ben de merak etmiştim. Anneannem "Onu ben bilmiyorum ama tek bildiğim anneniz 3 adam tarafından yakalandı ama korkmanıza gerek yok annenizin bir planı var ama sizin ona yardım etmeniz için Ayşenaz'daki kolye ne işe yaradığını öğrenmek" dedi ve anneannem bir anda gözden kayboldu. Ceylin ile hemen kolyenin ne işe yaradığını öğrenmek için işe koyulduk. İlk olarak kolyenin bazı bölgelerine dokunup işe yarayıp yaramadığını öğrenmeye çalıştık ama bir şey olmamıştı. 1-2 dakika geçtikten sonra kolyenin yanıp söndüğünü fark ettik Ceylin korkudan geriye doğru düştü kolye konuşmaya başlamıştı. Kolye şöyle diyordu "1 4 3 1 4 1 3 bu şifre size bir yerde işe yarayacak bu şifreyi unutursanız benim üstüme 3 kez dokunup Fork bana cevap ver diyebilirsiniz ve bunu söyleyerek benimle konuşabilirsiniz. Ama her zaman konuşmayabilirim"diyordu Ceylin Tamam peki ne yapmamız gerekiyor dedi kolye hemen evden çıkın ve ipucu vereyim dedi biz hemen evden çıkıp ipucunu aramaya başladık ama ipucunun ne olduğunu bilmediğimiz için çok dikkatli olmamız gerekiyordu yolda yürürken bir kadın ve küçük bir çocuk gördük kadın aa siz bizim komşunun torunlarısınız değil mi dedi Evet ama siz kimsiniz dedim kadın Ben Cemre teyzenin komşusu Yağmur dedi kadın orta boylu,zayıf, kahverengi kısasaçlı, yeşil gözlü biriydi.Tamam onu anladık da kızı göstererek bu kim dedi Yağmur hanım kızım Ayşenur. "ayşenurcuğum bunlar komşumuz Cemre teyzenin torunları ayşenaz ile Ceylin dedi Ayşenur"siyah saçlı, kahve gözlü, üstünde Minnie mouse'lu tişört ve mavi bir ceket vardı. Ayşenur benden çok Ceylin'e bakıyordu. Sonra Yağmur hanım "Siz nereye gidiyorsunuz?" dedi. Ceylin tam konuşacakken ben konuşmaya başladım. "Hava almak için çıktık" dedim. Ceylin bana kızgın bir suratla baktı. Ben de ceylin'in yüzüne gülümsedim. Oradan ayrılıp yolumuza devam ettik. Sonra bir anda durdum ve dedim ki "Kolye ile konuşmamız gerekiyor. Hatırlıyor musun kolye ne dedi?". Ceylin "Fork bana cevap ver diyelim" dedi ve aynı anda "Fork bana cevap ver" dedik

kolye konuşmaya başladı "Size nasıl yar- dımcı olabilirim" dedi. "Bize evden çıkın ve ipucu arayın demiştin ama neden ve nasıl bulacağız" dedim. Kolye "İlk önce ben kendimi tanıtayım. Anneniz bu kolyeyi takarken bana Fork dedi. Peki siz bu kolyenin nasıl kullanıldığını biliyor musunuz?" dedi. Ceylin "Hayır annem nerede?"dedi. Kolye"Onu ben bilmiyorum. İpuçlarınızı anneniz hazırladı bunu size vermek için sabırsızlanıyordu. İpuçlarını bulmak için ilk önce parka gidin. Parkta size söylediğim yazılı şifreyi bulursanız ipucuda bulursunuz bulduktan sonra eve girin"dedi ve kolye konuşmayı bıraktı. Sonra Ceylin "Şimdi ne yapacağız"dedi. "Dediklerini yapacağız" dedim. Ceylin "Ama sen parkın nerede olduğunu biliyor musun ki?" dedi. Ben de başımı sallayarak onayladım ve parka doğru yola çıktık. Parka girdikten sonra kolyeye sorduk "Biz burada ne yapacağız?" dedik. Kolye "Bu kısmı sizin çözmeniz lazım" dedi. İpucu aramaya başladık. Ararken yerde bir çıkıntı gördüm ve hemen kardeşime "Ceylin! Hemen gel bir ipucu buldum." dedim ve Ceylin hemen benim yanıma geldi. Sonra daha dikkatli bakınca o çıkıntının bir kapak olduğunu öğrendik. Az da olsa korkup o kapağı açtık. İçinde önceden yaşamış bir insanın eşyalarını gördük ve hemen kolyeye sorduk" kolye peki bu eşyalar ne?" dedik ama kolye cevap vermedi. "Şimdi ne yapacağız?" dedim. Ceylin "Oraya ben girmek istiyorum sen burada kal" dedi ve ben daha lafıma başlamadan girdi. Ceylin indikten sonra "Taakk" diye bir ses geldi. "Ceylin orada ne var?" dedim. Bir anda ışık açıldı ve Ceylin bana gel işareti yaptı. Sonra ben de aşağı indim. Çok şaşırdım. Çünkü koltuk, kitaplık, eski bir televizyon, şömine ve bir adet eski telefon vardı. Sonra telefon çalmaya başladı. "Acaba bu telefonu açmalı mıyız?" dedim. Ceylin "Bilmiyorum ama kolyeye sorabiliriz. Belki o bir şey biliyordur" dedi. "Ama daha az önce cevap vermemişti" dedim. Ceylin "Ama deneyebiliriz" dedi. Sonra ben de onaylayarak "Fork bana cevap ver" dedik. Kolye "Merhaba size nasıl yardımcı olabilirim" dedi. Ceylin "Biz parkta ipucu ararken bir kapak bulduk ve onu açtık. İçinde bir sürü eşya vardı. Sanki içinde birisi yaşamış gibiydi. Eşyaların arasında koltuk, kitaplık, eski bir televizyon vb şeyler vardı ama en önemlisi bir telefon. Onu açmalı mıyız yoksa açmamalı mıyız? Kararsız kaldık senin yardımına ihtiyacımız var." dedi. Kolye "Tam olarak bilemem" dedi ve konuşmayı bıraktı. Ceylin "Sence açalım mı?" dedi. "Bence açalım." dedim ve telefona doğru yöneldim. Telefonu açtım ve konuşma şöyleydi "Merhaba. Ben burada yıllar önce kalan Esma. Burası benim gizli evim. 2 Kasım'da sizinle görüşmek üzere" dedi ve konuşmayı bıraktı. Ceylin "Ama bugün 2 Kasım..." dedi ve kapak açıldı ve içeriye bir kadın girdi. Kadının üzerinde siyah fötr şapkalı bir ceket vardı. Yüzü görünmüyordu. Kadın bize bakmadan siyah fötr şapkalı ceketini çıkarttı. Arkasına döndüğünde ağzı bir karış açılmıştı şaşkınlıktan. Kadın kahverengi gözlü kahverengi saçlıydı. Kadın ilk önce Ceylin'e baktı. Sonra kadının gözleri benim boynumdaki kolyeye kaydı ve "Siz kimsiniz ve o koyu nasıl aldınız? Bu kolyeyi sana Meryem mi verdi?" dedi. Ceylin "Evet kendisi bizim annemiz oluyor" dedi. Kadın "Bu arada ben Esma anneniz Meryem ile çocukluk arkadaşıyız." dedi. "Ben de Ayşenaz. Bu da benim kız kardeşim Ceylin" dedim. Esma "Gelin oturun ben hemen geliyorum" dedi ve başka bir odaya gitti. "Neden söyledin annemiz olduğunu. Belki bizi yakalamak isteyen bir başka birisi olabilir" dedim. Ceylin "Ne yapsaydım birden ağzımdan çıktı" dedi.

Bölüm sonu

1 yorum