
Alexander
Mahzene inerek Tornun yakaladığı adamı konuşturmaya çalıştım ama ağzından tek bir kelme bile çıkmadı. Kan gölünün içindeydi ama konuşmuyordu . Sonuncu işgenceme dayanamadı ve öldü.
Çalışma odama geçerek , kanlı elbisemi değiştirdim ve tüz vücudumdan kan kokusunu uzaklaştırdım .
Hiç bir zaman bunu yapacağım aklıma gelmezdi ama evde hassas bir karım var dı artık .
Eve döndüğüm zaman ,hizmetçilerden ne yaptığını soruştum ama tüm gün odadan çıkmadığını söylediler.
Hızla odama daldım içeride olmadığını görünce banyoya taraf yürüdüm ve o an hayatımın en tatlı görüntüsüyle karşılaştım.
Bu bol elbisenin içersinde o kadar , minik ve tatlı gözüküyordu ki .
Ona kendi elbiselerimden verdim , ve odadan çıkarak Torna hemen yeni elbiseler almasını ve hizmetçilerin yemeği odama getirmesini emr ettim .
Yemeğini yerken çok uzun zamandır merak ettiğim bir soruyu sordum "İşaret dilini biliyormusun?"
Başını evet anlamında salladı . Gerçekten çok bilge bir kızdı .
**********************************
Yemek yemeği bitirdikten sonra çekmeceden bir kağıt ve bir kalem çıkardım .
"Bir şeye ihtiyacın varsa , buraya yaza bilirsin."dedim . Kağızı ona uzatarak.
Ve sadece bir kelme yazdı ." Kitab"
Büyük gözlerini gözüme dikti ve yalvaran bir ifadeyle baktı .
Sonra yine yazdı ." Kimseyle konuşamıyordum ve hep yalnızdım diye her zaman kitab okurdum . Sonuçta kitaplarda konuşamıyor ama çok şey ifade ediyor değilmi?"
Kendini değersiz görüyor ve bu benim daha da kötü hiss etmeme neden oluyordu.
"Kitaplar senin için ne ifade ediyorsa ,sende benim için aynı şeyleri ifade ediyorsun ." Dedim . Yanına oturarak .
"O zaman, kitab almak için dışarı çıkarız "
"Benimle mi? " yazdı . Şaşırarak .
" Yanlış hatırlamıyorsam , artık kocanım İsabella , başka kiminle olacak."
Acı bir gülümsemeyle "Teşekkür ederim" yazdı durdu ve "çok" yazdı.
Gözlerindeki sevinci görsemde hüzün ve kederi de görüyordum . Şimdiye kadar çok yalnızdı , bende öyleydim . Ama bundan sonra buna izin vermeyeceğim .
Ayağa kalktım ve yastığımı götürerek yatakla üz - üze olan kanepeye gittmek için hazırlandım . İsabella istemediği sürece yatakta uyumayacaktım .
Ama kabul etmeliyim ki, bu kanape hem çok rahatsız hem de , boyuma göre küçüktü .
Tam adım atacaktım ki , bir şey beni durdurdu . Arkamı döndüğüm de , İsabellanın minik eliyle elbisemin kolumdan tuttuğunu gördüm .
"Sen yatakta uyu ben kanapede uyuyacağım. " Başını yana eğerek kanapeye baktı . Ve yüz ifadesinden kanapenin küçük olduğunu anladığını gördüm.
Başını hayır anlamında salladı .Ve eliyle yatağı gösterdi .
" Benden korkmuyormusun ? " başını sağa sola haraket ettirdi.
"Peki,bana güveniyormusun?" Başını aşağı yukarı salladı.
"Ya kötü biriysem?" Onu kandırmıştım . Kocasının zengin bir iş adamı olduğunu düşünüyordu . Bana bu kadar güvenmesi vicdan azabı çekmeme neden oluyordu .
Bir şey söylemedim ve ikimizde yatağa geçerek yorganın altına girdik .










