Değerli okur, önceden bildirmek isterim ki , yazım hataları ola bilir ❤️ çünki, ben Azerbaycanlıyım o yüzden Türkçe iyi bilmiyorum .🫶🏻🤗ama sen hikayenin konusuna bak ve tadını çıkar onlara takılma🤍
HAA BİRDE BU ESERİ OKUMA ÇOOK FAZLA MANTIK HATASI VAR. GÜZEL BİR ŞEYLER İSTİYORSAN "KIRILGAN TEMAS"A BAK . BU ESER İLK ESERİM VE ÇOK AMATORCE
Alexander
"Patron, artık geç olmadan şehre dönmeliyiz"
"Bu gün olmaz Torn . Yarın gideceğim ." Siyah takım elbisesini düzeltdi . Kravatını taktı . Ve hızla malikaneden çıkarak ormana doğru yürüyüşe gitdi .
Şimdi 35 yaşı vardı ve bu köye en son 24 yaşında gençken gelmişti. O zaman da böyle bu sakin ormanda yürüyüşe çıkmıştı .
Alexander , yanlızlığı ve sakin yerleri her şeyden fazla seviyordu . Ve bu ormanda da çok az adamın olduğunu biliyordu . 11 yıl önce de bu köye geldiğinde yalnız kalmak için bu ormanda yürüyüşe çıkmıştı.
O zamanlar ormanda kimsenin olmadığını düşünmüştü ama karşısına çıkan 8 yaşında ve etrafa sevinç saçan küçük , tatlı bir kızla karşılaşmıştı .
Nedenini bilmiyordu ama içinde yine bu gün 11 yıl sonra o kızla karşılaşmak isteği vardı .
O , kızda bir şeyler vardı ve bu kesinlikle Alexanderın dikkatini çekmişti .
Şimdi yine gzili bir iş için bu köydeydi .
Bir kaç dakika yürüdükten sonra sağ tarafından gelen ses dikkatini çekti ve adımlarını o yöne doğru çevirdi.
Gördüğü manzara büyük bir ağacın altında oturarak elindeki deftere bir şeyler yazan genç kızdı .
Ellerini ceplerine koyarak genç kıza genç kıza taraf yürüdü , bir az yakınlaşmıştı ki , kız onu fark ederek başnı defterinden kaldırdı . Ve kahverengi gözlerini onun yüzüne dikti.
Alexander bu gözleri ve bu yüzü gördüğü an adımlarını yavaşlattı .
Bu kız o kızdı . 11 yıl önce karşılaştığı kız . Bu gözler , bembeyaz teni, uzum siyah saçları , küçük burnu , minyon omuzları bunların hepsini sanki , aklında kazımıştı .
Ama bir az farklı ydı bu gözler 11 yıl önce baktığı gibi bakmıyordu . Onun gördüğü küçük kızın gözleri etrafa sevinç saçarken , bu gözler de hüzün vardı .
Bunu anlamasının yanlızca bir yolu vardı .
Kızın önüne doğru eğildi . Kız hala şaşkın bakışlarla ona bakmaktaydı .
Kızın her tarafını dikkatle izledi . "Tanrım , o çok tatlı " diye geçirdi içinden.Şimdiye kadar bir çok kız görmüştü ama bu kız masum bakışları , tatlılığı ve sadeliğiyle Alexanderin dikkatini çekmişti.
Zayıf ve küçüktü bu kız üzerindeyse eski kahverengi uzun bir elbise ve belinde siyah bir korse vardı.
O zaman , karşılaştığı kızı hatırladı .O zaman da , bu kız dikkatini çekmişti ve durdurup ismini sormuştu .
Şimdi de bu kızın karşılaştığı kız olduğundan emin olmak için o soruyu soracaktı.
Bir elini dizinin üzerine koyarak destek aldı ve kızın gözlerinin içine bakarak.
"İsmin ne küçük hanım.?" Diye sordu .
Kız cevap vermedi . Bir kaç dakika Alexanderin yüzüne baktı ve sonrasında defterine bir şeyler yazdı.
Ve kaldırıp Alexandrera gösterdi .
Okuduğu cümle Alexanderi gerçekten şoka uğratmıştı.
"Çok üzgünüm efendim, ama konuşamıyorum . " defteri indir di ve kızarmış gözlerini yere dikti .
Alexander kızın adına gerçekten üzülmüştü . Üzülmek nasıl bir duygu uzun zamandı bilmiyordu ama şimdi bu kıza karşı kötü hiss etmişti.
Böyle güzel , masum , sade bir kızın konuşamaması gerçekten , çok üzücü bir durumdu .
Kızın elbisesine baktı . Şimdi son bahardı ve havalar oldukca ,soğuktu ama onun elbisesi çok inceydi.
Bu kızın , o kız olduğuna emindi . Ve o zamanlar , karşılaştığı kız konuşa biliyordu . Peki şimdi neden konuşamıyordu? Ne yaşamıştı bu kız?


Değerli okur , #benimhikayem etiketiyle katıldığım Kırılgan temasa da şans verirsen çok çoooooook mutlu olurum ,. İyi okumalarr❤️














