(Josh ve Amanda kapıyı kapatıp gittikten sonra odada ağır bir sessizlik çöktü. O an anladım ki, Josh sadece beni aldatmıyor; beni yavaş yavaş, sanki bir tiyatro sahnesindeymiş gibi hayatımdan silmeye çalışıyorlardı.)
(Odaya geri dönüp yatağa oturdum. Titreyen ellerimle komodinin üzerindeki ilaç kutusuna uzandım. Her şey biraz daha bulanıklaşmaya başlıyordu ama zihnim, duyduğum o son cümlenin etkisiyle bir çelik gibi keskinleşmişti.)
**Jess:** (Kendi kendime) Çocuklar... Hangi çocuklardan bahsediyorlar? Benim bir çocuğum yok. Kaybettiğim evladımdan sonra... hayır, o imkansız.
(Aynadaki aksime baktım. Göz altlarım morarmış, saçlarım darmadağın. Amanda’nın dediği gibi "histerik" mi görünüyordum? Belki de haklıydı. Ama eğer gerçekten öyleysem, neden bu evde herkes beni çıldırtmak için yemin etmiş gibi davranıyordu?)
(Aşağıdan Amanda’nın o gıcık kahkahası ve ardından gelen o saçma sapan, cıvık konuşmalarını duydum. Sanki evin sahibi o, ben ise bir misafirdim. Dayanamadım, yavaşça yataktan kalktım. Saten elbisemin uçları yerlerde sürünürken, koridordaki devasa tablonun arkasındaki o eski, tozlu anahtar kutusunu hatırladım.)
(Odadan çıktım. Merdivenlerin başında durdum. Amanda mutfakta kahve yapıyordu.)
**Amanda:** (Telefonla konuşuyor) Evet hayatım, evet... Kadın zaten ilaçlardan kafası kıyak geziyor. Bir iki hafta daha dayanırsam, bu malikanenin kraliçesi benim. Josh zaten bende. ya bide salağa bak lana del rey dinliyor wezt coastina sicayim ben
(Dondum kaldım. Elim tırabzana sıkıca sarıldı.)
**Jess:** (Fısıltıyla) "Kraliçe..." Sen ancak bu evin kilerindeki farelerin kraliçesi olabilirsin lananin dediği gibi "bitch". ayrıca o west coast not coastina wezt. iyy ingilizce bile yok bu sokak faresinde
(Daha fazla dayanamadım ve mutfağa daldım.)
**Jess:** Amanda! Şu senin "sütlü kahven" benim mutfağımda değil, kendine ait olan o ahır bozması odanda içiliyor. Anladın mı? burası BENİM mutfağım
**Amanda:** (Aniden arkasını döndü, gözlerinde bir anlık bir korku parladı ama hemen eski o sahte gülümsemesini takındı) Ay, ödum patladı amk Canım benim, ne kadar sessiz geliyorsun öyle babani optum sanki sakin!
**Jess:** (Masaya doğru yürüdüm, bir bıçak aldım ve meyve tabağındaki elmayı kesmeye başladım) Bir daha kocam hakkında veya bu ev hakkında telefonda o cırtlak sesinle bir şeyler söylediğini duyarsam... Bu bıçağı sadece elmaya kullanmam o lanet bogazina
**Amanda:** (Gülmeye çalışıyor ama sesi titriyor) Ay, yine o dramatik sahnelerin... Ariana Grande dinlemiyorsun herhalde şu an? Bak, ilaçlarını almadın belli ki. Hadi gel, ver şunu elinden de odana çık ve gel sana pasta verelim
**Jess:** Bana bak sarı kafa. Sen ne döndüğünü sanıyorsun? "Çocuklar"dan bahsettiniz. Hangi çocuklardan? Yoksa Josh benden gizli başka bir hayat mı kuruyor?
**Amanda:** (Gözlerini kaçırdı) Ne çocuğu ayol? Sen yine halüsinasyon görmeye başlamışsın. Josh senin sağlığın için endişeleniyor. Herkes seni deli sanıyor, biliyorsun değil mi? çocuk olsa olsa benim olur inşallah tanrı verirse hamile kalmak isterim
(İçimde bir yerlerde bir şeyler koptu. O kadar soğukkanlıydı ki... Bu kadın sadece bir dadı değil, o bir yılan. Josh’un yatağıma, hayatıma, hatta aklıma attığı bir zehirli ok. ayrıca ondan hamile falan olmaz o vücuda baksana be)
**Jess:** Eğer birimizin gitmesi gerekiyorsa, o sen olacaksın. Bu evin tek bir hanımı var ve o da sensin değil mi? Ama yakında o koltuktan seni sürükleyerek atacağım doğa Ünal'in kızılcık şerbeti 2.sezon 14.bolumunden beter edeceğim seni. bu evin hanımı ve hakimi BENİM. sen değilsin. period mommy big boss mommy kraliçe
**Amanda:** (Sinsi bir şekilde gülümsedi) Bunu denediğin an, Josh’un sana olan o son acıma kırıntısı da biter. İstediğin bu mu? ayrıca big boss ne be? sen tiktokta mi izliyorsun beyinsiz awk
(O an, 2 hafta sonra öleceğimi bilseydim... Belki de o bıçağı elmaya değil, doğrudan o arsız suratına saplardım. Ama sadece sustum. Çünkü o an fark ettim ki, bu evde tek başımaydım.)
**Jess:** (Derin bir nefes aldım) Çık buradan. Hemen.
**Amanda:** Tamam, tamam... gidiyorum. Ama unutma, bu evde nefes aldığın her saniye, aslında Josh’un sana bahşettiği bir lütuf. İyi günler, "ölü" kadın.
(O gidince mutfakta tek başıma kaldım. Pencereden dışarı, bahçedeki gül bahçesine baktım. Bir şeyler yanlıştı. Josh’un gym dediği yer... Oraya asla gitmediğini biliyordum. Peki ya nereye gidiyordu?)
(Devam edecek