İçeriğe geç

Gizemli İpucu

Bölüm 1 · 24 dk okuma

Gizemli İpucu

Bölüm 1

Gizemli İpucu

1.bölümKendimi bildim bileli yetimhanede büyüdüm 18 yaşıma geldiğimde yetimhaneden ayrıldım ve bir ev tuttum bir gün çok acıkmıştım marketler açıktı bir markete gidip bir şeyler alacaktım markete gittim bir güzellik yarışması panosu vardı jürilerin resimleri asılmıştı ortadaki kadın dikkatimi birazcık çekmişti ancak umursamamıştım. Eve gittiğim zaman şu güzellik yarışmasına başvurmak istedim numarayı nereden bulacağımı bilemedim ancak kasiyer sağ olsun poşetimin içine bir de güzellik yarışması broşürü koymuş oradan numarayı aradım tabii ki hemen açtılar ve gerekli başvuruları hemen yaptım aslında bu yarışmaya o kadın için katılacaktım yemeğimi yaptım yedim ve sonra güzel bir uyku çektim sabah olduğu zaman geç kalmıştım ama çok şanslı olacağım ki en son ben çıkacaktım zaten toplanma yerine hemen gittiğimde sordum güzellik yarışması başladı mı diye onlar ise bana şu an ilk yarışmacı çıktı hızlı olursan yetişirsin dediler teşekkür Edip hemen merdivenlere koştum ama sonra hangi kat olduğunu sormadığımı fark ettim hemen aşağı indim ve hangi katta olduğunu sordum üçüncü kat dediler teşekkür ederim dedim ve yine merdivenlere koştum ben gittiğimde ikinci yarışmacı çıkmıştı podyumda dönüyordu 13 kişi sonra ben vardım 15 kişiydik bu yüzden çok kötü bir sıralama alacağımı düşünmüyordum zaten oraya çok bir ümitle gitmemiştim çünkü herkes aylar önceden hazırlanırken ben son gece hazırlanmıştım umursamadım bunları düşünürken sıra bana gelmiş kalkıp podyumda yürüşümü yaptım tabi benim dikkatimi çeken broşürdeki o ortadaki kadın beni en çok alkışlayan kişiydi teşekkür edercesine seyircilerin önünde Eğildim sonrasında kulise gidiyordum erkenden bir ses duydum Julia! Arkama baktığımda birini göremedim umursamadımme kulise gittim kulise gittiğimde çok heyecanlıydım aslında buraya dediğim gibi çok bir ümitle gelmemiştim ama yine de sıralama ne olacak diye heyecanlanmıştım sonrasında yine bir ses duydum Julia! Bu sefer arkama baktığımda broşürdeki ortadaki kadını gördüm herhalde beni tebrik edecekti ama bir sorun vardı kadın adımı nereden biliyordu kadın gelene kadar bunu düşündüm sonrasında hatırladım ki jüriler beni çağırırken adımla seslenmişti bu yüzden çok umursamamıştım ve kadın yanıma geldiğinde ben senin annenim dedi NE! Diye bağırdım kadın ise biliyorum sana çok saçma gelecek ama ben senin annenim dedi gülmekten yerlere yatmistim bu kadın benim annem ahahhahahahahahah kadın ise gülümsemeni özlemişim dedi dahada şaşırdım kadın kanıtlaya bilirim dedi merak ettim numaranı bana verir misin dedi ben de evet dedim ve verdim kadın gittikten sonra sevgilime yazdım Bir kadın var ve benim annem olduğumu söylüyor çok da komik değil mi dedim o da ise komik hatta trajikomik dedi ben de numaramı aldı hafta sonu beni yemeğe çıkaracakmış ve orada her şeyi anlatacakmış sen ne yapıyorsun dedim o evin önüne gel seni bekliyorum dedi tamam diyip gittim güzellik yarışmasına katılacağım ona da haber vermiştim bir taksi çağırıp eve doğru yola koyuldum otele gittiğimde kapının önündeydi hem de on tane çiçekle şaşırdım ve bunlar ne diye bağırdım ancak bunlar Sevinç bağışlarıydı bunlar sana güzelim dedi yaaaaa çok teşekkür ederim dedim sonra sonra kafeye gitmeyi teklif etti tabi olur dedim bir kahve içtik ve güzellik yarışmasını nasıl geçtiğini sordu iyi dedim o da senin bir şeye canın mı sıkıldı dedi ben de tam sıkılmak demiyorum ama sanırım evet dedim o da anlat bakalım dedi ben de dedim ki biliyorsun sana telefonda da konuştum ancak bu kadın kafama taktı yani yalan mı söylüyor yoksa Hafta sonunu da merak ediyorum ne yapacağımı bilmiyorum ya bu kadın doğruyu söylüyorsa kafam çok karışık o ise hayatım cumartesi günü buluşmayacak mısınız o zaman zaten her şeyi anlarsınız dedi peki dedim 2.bölümCumartesi günü geldi çattı kadın bana kaldığın yeri söyler misin seni oradan alacağım dedi aslında bunun pek güvenli olduğunu düşünmüyordum sonuçta tanımadığım birine ev adresini vermek ama annem olduğunu söylüyor aman neyse ben yine de farklı yerden bileyim dedim farklı bir adres verdim ve oradan hemen kadının getirdiği limuzine atladım çarşamba günü sevgilimle gittiğimiz Kafeye götürdü beni dışarıda bir masaya oturduk zaten cumartesi günüydü cumartesi günleri genelde bu kafe pek dolu olmazdı nedenini kimse bilmiyor kadın hemen konuya gireceğini biliyorum kafan çok karışık dedi öncelikle sana kendimi tanıtayım dedi. ---3. Bölüm – Videodaki SırKadın bana “Seninle ilgili bir şey izletmek istiyorum,” dedi. Telefonunu çıkardı ve bir video açtı. Videoda bir kadın—evet, o kadındı—ağlıyordu, elinde bir bebek vardı. "Eğer bu videoyu izliyorsan, seni bulmuşum demektir Julia," diyordu. Tüylerim diken diken oldu. Devamında, “Seni ben doğurdum. Ama bir gün hastanedeyken seni elimden aldılar. Sana 'ölmüş' dediler ama ben hiçbir zaman inanmadım,” diyordu.Gözlerime inanamıyordum. Kadına baktım, “Bu video ne zaman çekildi?” dedim. “Sen daha birkaç aylıktın. O zamandan beri seni arıyorum,” dedi. Kafam allak bullak olmuştu. Hem inanmak istiyor hem de tuhaf bir oyun oynandığını düşünüyordum.O an garsona çay söyledik. Ellerim titriyordu. Kadın bana bir zarf uzattı. "Bu belgeler senin doğum kayıtların. DNA testi de yaptırdım, eğer istersen sen de tekrar yaptırabilirsin,” dedi. Zarfı açtım, evet bir doğum belgesi vardı. Annem olarak onun ismi yazılıydı. Ama bu belgeler sahte de olabilirdi...Kadına döndüm: “Peki ya beni kim aldı? Neden yıllarca bana ulaşamadın?”Kadının gözleri doldu. “Çünkü bu bir tesadüf değil Julia... Seni birileri özellikle benden kopardı. Bu işin içinde büyük bir sır var. Ve artık tehlikedesin,” dedi.O an kalbim yerinden çıkacak gibi oldu. “Ne diyorsun sen?” dedim.Kadın sadece bir fısıltıyla yanıtladı:“Seni bulmamı istemeyenler hâlâ seni izliyor olabilir…”------4. Bölüm – Kayıp Yılların GölgesiKadının sözleri kafamda dönüp duruyordu:“Seni bulmamı istemeyenler hâlâ seni izliyor olabilir…”Masada sessizlik çöktü. Kafede etrafıma baktım. Sanki birileri bizi izliyor gibiydi. Bu hissi atamıyordum üzerimden. Kadına döndüm:“Benden ne istiyorlar? Ben kimim?”Kadın çantasından bir dosya daha çıkardı. İçinde eski gazeteler, fotoğraflar ve birkaç not vardı. Bir tanesinde şu yazıyordu:“Yüksek Riskli Yeni Doğan Projesi – Kod Adı: Julia”Donup kaldım. “Bu ne demek oluyor?”Kadın yavaşça konuştu:“Sen doğduğunda bazı doktorlar seni ‘özel bir çocuk’ olarak işaretledi. Biyolojik yapın, bağışıklığın... bazı testler onların ilgisini çekti. Senin gibi birkaç bebek daha vardı ama onlar... ortadan kayboldu. Seni korumam için sahte belgelerle kaçırmak zorunda kaldım. Ama başaramadım. Biri seni elimden aldı... ve yetimhaneye yerleştirdi.”Gözlerim yaşardı. Hayatım boyunca ‘normal’ bir hayat yaşadığımı sanıyordum. Ama ben bir projeydim... bir deneyin parçası.Tam o sırada garson bir zarf getirdi. "Hanımefendi, bunu size vermemi söylediler." Kadın zarfı aldı, yüzü bembeyaz oldu.Zarfın üzerinde sadece şu yazıyordu:“Uzak dur, Julia geçmişini bilirse gelecek yok olur.”Kalktım. “Kim gönderdi bunu?!”Kadın zarfı yırttı ve bana baktı:“Artık zamanı geldi Julia. Gerçekleri öğrenmek zorundasın. Ama önce... seninle bir yere gitmemiz gerek. Bu şehirde kalamayız. Güvendesin diyemem...”---5. Bölüm – Kaçış BaşlıyorKadın elimi tuttu:“Yalnız kaçamam. Seni korumak için bu kadar yıl savaştım. Ama artık seni yalnız bırakmam mümkün değil. Birlikte gitmeliyiz.”Tam o sırada telefonuma bir mesaj geldi.Sevgilimden: “Kafenin arkasındayım. Konuşmamız lazım, neler olduğunu hissediyorum.”Kadına döndüm: “Sevgilim burada. Onu da almamız gerek. O olmadan hiçbir yere gitmem.”Kadın başını salladı. “Tamam ama ona güvenebilir miyiz?”Gülümsedim. “Ona kalbimi verdim. Hayatımı da veririm.”Arka kapıdan çıkıp sevgilimi buldum. Ona her şeyi anlattım. Şaşırmıştı ama gözlerimin içine bakarak söylediği tek şey şuydu:“O zaman birlikte kaçarız. Seni asla yalnız bırakmam.”Kadın bizi aceleyle yanına çağırdı. "Hadi! Uzun yola çıkmadan önce yerimiz tespit edilmemeli. Peşimizde olanlar çok daha güçlü ve tehlikeli."Arabaya bindik. Limuzinle değil, eski bir station wagonla yola koyulduk. Her şey daha az dikkat çeksin diye.Yolda kimse konuşmadı. Sadece radyo açıktı. Bir ara frekans karıştı ve cızırtılı bir ses duyduk:“Julia... nereye gittiğini sanıyorsun? Kaçamazsın.”Tüm vücudum buz kesti. Sevgilim elimi sıktı. Annem arka koltuktaydı, pencereden dışarı bakıyordu ama sesi kısık bir şekilde fısıldadı:“Onlar sandığımızdan daha yakında…”---6. Bölüm – Fırtına Öncesi SessizlikYolculuk boyunca nereye gittiğimizi bilmiyordum ama çok uzaklaştığımız kesindi. Şehir ışıkları geride kalmıştı, artık sadece orman, tarlalar ve sonsuz bir gökyüzü vardı.Saatler sonra küçük, şirin bir kasabaya vardık. Dağların eteğinde, yeşilliklerle çevrili, adı “Sessizdere” olan bir yerdi. Kadın – yani artık annem diyebilirim sanırım – burayı önceden tanıyormuş. Eski bir dostunun pansiyonunu kiralamış.Odaya girdiğimizde nihayet derin bir nefes aldım. Sevgilim, eşyaları yatağın yanına bıraktı. Bana baktı:“Şimdilik güvendeyiz. Ama burada da dikkatli olmalıyız.”Ertesi gün üçümüz birlikte kahvaltı yaptık. İlk kez gülümsedim sanırım, gerçekten içten. Annem her fırsatta bana bakıyor, gözleri doluyor, sonra başını çevirip kendini toparlıyordu.“Küçükken de böyle çok gülümserdin,” dedi.“Seni kaybettiğim gün… hiç susmadım. Şimdi burada olman, bir mucize gibi.”Kalbimde bir şey kıpırdadı. Belki hâlâ tam güvenmiyordum ama… içimde bir sıcaklık vardı.Sevgilim dışarı çıkıp çiçek topladı, bana küçük bir buket yaptı.“Burası ne kadar huzurlu değil mi? Tüm dünya durmuş gibi.”O an gerçekten öyle hissettim. Sanki geçmiş, tehlike, takip… hepsi geride kalmış gibiydi. Ama yine de içimde bir huzursuzluk vardı. O gece, odama çekildiğimde annemin verdiği zarfı tekrar açtım. İçinden bir not daha çıktı. Fark etmemiştim.Notta şunlar yazıyordu:“Bu sadece başlangıç. Gerçekleri öğrendiğinde, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…”---7. Bölüm – Tanıdık Bir YüzKasabada geçirdiğimiz birkaç gün, huzur gibi görünüyordu ama içimde hep bir kıpırtı vardı. Annemle ilişkimiz daha sıcak hale gelmişti, sevgilimle aramızda ise tarifsiz bir bağ oluşmuştu. Ama bu sakinlik... fazla huzurluydu.O gün, kasabanın çarşısında yalnız dolaşıyordum. Küçük bir sahaf dikkatimi çekti. Raflara göz gezdirirken biri omzuma dokundu. Döndüm. Tanıdık bir yüz...Yaşlı bir adam. Gözlerinde hem korku hem şaşkınlık vardı.“Sen... Julia mısın?”Şaşırdım. “Evet… siz kimsiniz?”Adam elindeki kitabı yavaşça rafa bıraktı.“Ben… seni yetimhanede büyüten görevlilerden biriyim. Ama yıllar önce ayrıldım. Seni tanıyamazdım sanıyordum ama... aynı annene benziyorsun.”Nefesim kesildi. Bu adam… geçmişime dair bir şeyler biliyor olmalıydı.Adam beni yakındaki bir banka oturtup konuşmaya başladı:“O gece… seni biri kucağında getirdi. Polis değil, doktor değil… başka biri. O kadın çok ağlıyordu ama seni bize bırakmak zorundaymış. Başka bir çocuğu daha getirmişti o gece ama... o çocuk kayboldu. Ve senin dosyana asla ulaşmamıza izin verilmedi.”“Başka bir çocuk mu?” dedim şaşkınlıkla.Adam başını salladı:“Evet… belki kardeşin, belki… başka biri. Ama senden daha tehlikeli olduğunu söylemişlerdi.”İçimde buz gibi bir his oluştu. O anda annemin bana hep yalnızsın dediği sözleri hatırladım.Ya biri daha varsa? Ya benim kadar güçlü ama bambaşka biri?Tam o sırada bir araba hızla çarşıdan geçti. İçindeki silueti gördüm. Gözleri direkt bana bakıyordu. O an anladım… izleniyoruz.Koşarak eve döndüm. Annem ve sevgilim balkondaydı.“Biri var…” dedim.“Geçmişimden gelen biri.”------8. Bölüm – Yasaklı DosyalarEve gelir gelmez odama kapandım. Yaşlı adamın söyledikleri kafamda dönüp duruyordu. “Başka bir çocuk”… “tehlikeli”… ve annemin yıllarca sakladığı sessizlik.Gece olunca herkes uyumuştu. Annemin valizine daha önce hiç dikkatli bakmamıştım. Kilitliydi. Ama annemin anahtarlarını hep yastığının altında tuttuğunu biliyordum. Sessizce odasına girip anahtarı aldım ve valizi açtım.İçinden ilk olarak eski bir fotoğraf çıktı:Ben, annem… ve yanımda yüzü karalanmış bir bebek.Arkasında sadece şu yazıyordu:“Proje İkiz: J & L”Titreyerek bir dosya daha buldum. Üzerinde kırmızı mürekkeple “GİZLİ – YETKİ DIŞI AÇILMAMALI” yazıyordu. Kalbim güm güm atıyordu ama açtım.İçindekiler akıl almazdı:Ben ve kimliği belirsiz bir bebek, özel bir laboratuvarda tutulmuşuz. “Denek J” ve “Denek L” olarak adlandırılmışız. L dosyası eksikti.Ama dosyanın en altında bir not iliştirilmişti:“L ortadan kayboldu. J’nin güvenliği öncelikli. Anne görevi, kimliği açıklamamak.”Gözlerim doldu. Annem beni korumuştu, evet. Ama… bana hiç kardeşim olduğundan bahsetmemişti. Ya da ikizim. Ve belki hâlâ hayattaydı.O sırada kapı aniden aralandı. Annemdi. Dosya elimde, göz göze geldik.“Senin bilmeni istememiştim…” dedi kısık sesle.“Ama artık öğrendim,” dedim.“Ve ne pahasına olursa olsun… L’yi bulacağım.”------9. Bölüm – KayıpSabah olduğunda her şey sessizdi. Annemle konuşmamızdan sonra ne o bir şey sordu, ne ben. Ama içimde bir karar çoktan netleşmişti: L'yi bulacağım. Ne pahasına olursa olsun.Sevgilime her şeyi anlattım. Elimdeki dosyaları, “Denek J ve L” yazan belgeleri, fotoğrafı... Başta inanmakta zorlandı ama gözlerinde bana olan güven hep vardı.“Beraber arayalım,” dedi.“Ne çıkarsa birlikte öğrenelim.”Eski belgelerin arasında, dosyaların geldiği yerin damgası vardı: NoxLab Araştırma Tesisi. Google’da çıkmıyordu ama bir harita parçası vardı. Haritada kırmızı bir işaret: terk edilmiş bir bina, ormanın ortasında.“Burası,” dedim.Ertesi gün, sabah erkenden yola çıktık. Anneme hiçbir şey söylemedim. Ona söyleyemezdim… çünkü belki de o bina hakkında zaten her şeyi biliyordu.Ormana vardığımızda garip bir sessizlik vardı. Kuş sesi bile yoktu. Terk edilmiş laboratuvar binasına yaklaştığımızda, sevgilim kolumdan tuttu.“Burada bir tuhaflık var Julia…”“Biliyorum. Ama geri dönemeyiz.”İçeri girdik. Camlar kırık, her yer toz içindeydi ama dosyaların izini bulduk. Yerde düşmüş bir klasör. Adım yazılıydı.Tam o sırada arkamdan bir ses geldi.“Julia! Koş!”Sevgilimin sesi…Döndüğümde onu yerde gördüm. Siyah kıyafetli iki kişi onu sürüklüyordu. Koşmaya çalıştım ama biri beni engelledi. O an, göz göze geldik. Sevgilim:“Sakın gelme!” diye bağırdı.“Onlar seni istiyor, beni değil!”Kapılar kapandı. Ve ben tek başıma kaldım.Ormanda yankılanan tek şey vardı:“Artık yalnızsın Julia… ama bu senin kaderin.”------10. Bölüm – Gerçekler AcıtırOrmanda saatlerce yürüdüm. Nereye gittiklerini bilmiyordum ama içimde bir his vardı; onu bulacaktım. Çünkü bu sefer kaybetmeyecektim.Gizlice NoxLab’ın alt katına indim. Eski sistemler hâlâ çalışıyordu. Güvenlik kameralarının kayıtlarına ulaşabildim. Ve gördüm… sevgilimi cam bir odada tutuyorlardı. Kafasına bağlanan kablolar… içeri giren gölgeli figürler...Aralarından biri annemdi.Kalbim duracak gibi oldu. Ama kendimi bırakmadım. Sessizce ilerleyip kapıyı açmanın yolunu buldum. İçeri girdim, sevgilim baygındı. Kabloları söktüm, gözlerini araladı.“Julia… o kadın… senin annen değil…” dedi fısıltıyla.“Seni korumaya çalışan kişi... o değilmiş.”Gözlerim doldu. Birlikte odadan çıktık ama kaçmadan önce odaya geri döndüm. Çünkü o dosya... o eksik parça... orada olmalıydı.Masanın altında gizli bir çekmece vardı. İçinden “Denek L” dosyası çıktı.Fotoğraftaki bebek... ben değildim. L bendim.Ve Julia… sadece bir kod adıydı. Gerçek ismim bambaşkaydı.Ve annem dediğim kadın… beni korumuyordu. Sadece kontrol ediyordu.Sevgilimle kaçtık. Yepyeni bir kasabaya yerleştik. Sessiz, sakin… ama ben hiçbir gece uyuyamadım.Çünkü bir not buldum dosyanın en sonunda:“Proje hâlâ aktif. Julia sadece ilk aşamaydı. L geri döndü.”---Ve kitap biterken şu sorular akıllarda kaldı:Ben kimim? Annem kim? Ve L hâlâ hayatta mı… yoksa Julia mı onun yerine geçti?------11. Bölüm – Sessizlikte SaklıYeni kasabaya taşınalı bir ay olmuştu. Her şey dışarıdan bakıldığında sakin ve huzurlu görünüyordu. Ama Julia'nın içindeki fırtına dinmek bilmiyordu. Annesi olduğunu söyleyen kadının, aslında onun gerçek annesi olmadığını itiraf etmesi… ve hiçbir açıklama yapmadan ortadan kaybolması, Julia’nın zihninde binlerce sorunun kapısını aralamıştı.Her gece aynı rüyayı görüyordu. Karanlık bir oda, loş bir ışık ve bir kadın sesi:> "Beni bulmak istiyorsan geçmişin tozlarını silmelisin, Julia..."Bir sabah, bodrumda eski eşyaları düzenlerken bir kutu buldu. Kutunun içinde eski bir ses kayıt cihazı vardı. Üzerine, tanıdık bir el yazısıyla yazılmış bir not yapıştırılmıştı:“Artık zamanı geldi.”Parmakları titreyerek düğmeye bastı.> "Julia... Bu kaydı dinliyorsan, demek ki kaçmayı başardın. Seni büyüten kişi ben değilim. Ben sadece sana verilen görevi tamamlamanı sağladım. Ama artık kendi yolunu çizme zamanı geldi."> "Gerçek annen hayatta. Ama onu bulmak, sandığından daha zor olacak. Çünkü o da seni arıyor. Ama seni korumak için değil... seni susturmak için."Kayıt birden kesildi. Julia'nın kalbi hızla atmaya başladı. O anda bir karar verdi:Gerçek annesini bulacaktı. Her şeyi öğrenene kadar da durmayacaktı.Tam cihazı kapatırken, kutunun içinde başka bir şey daha fark etti:Eski, sararmış bir harita… ve haritanın kenarında kurşun kalemle karalanmış bir cümle:“13. durakta başla. başını kaldırdı, gözleri karanlık bodrumda bir noktaya odaklandı.> “Sessizlik bazen en çok şey anlatan sestir…”Ve artık o sessizliği bozma zamanıydı.--Harika Asko! İşte “Gizemli İpucu” 1. kitabın 12. bölümü:⸻12. Bölüm – 13. DurakJulia, bodrumda bulduğu haritaya saatlerce baktı. Üzerindeki “13. durakta başla” cümlesi gözünün önünden gitmiyordu. Haritada işaretlenmiş yerler, oldukça eski bir şehir planına aitti. İnternetten araştırdığında “13. durak” adı verilen bir tren istasyonunun gerçekten var olduğunu, ancak yıllar önce kapatıldığını öğrendi.Ertesi gün, çantasını hazırladı ve sevgilisine haber bile vermeden yola çıktı. Bu arayışta yalnız olması gerektiğini hissediyordu. 13. durak, şehrin dışında, terkedilmiş bir orman hattının sonundaydı. Vardığında, paslanmış tren rayları, kırık dökük tabelalar ve yıkık bir bekleme kulübesiyle karşılaştı. Her yer sessizdi.Bekleme kulübesine yaklaştığında kapısında küçük bir zarf iliştirilmişti. Üzerinde sadece şu yazıyordu:“Julia için.”Zarfta bir mektup vardı:“Beni gerçekten tanımak istiyorsan, geçmişten korkmamalısın. Burası sadece başlangıç. Cevapları istiyorsan, seni gözetleyen gözlerin farkında ol. Bir sonraki adım için yukarıya bak.”Julia hemen başını kaldırdı. Kulübenin tavanına eski bir lambaya bağlanmış küçük bir anahtar asılmıştı. Anahtarı alıp çevreyi kontrol etti. Kulübenin arkasında, çimenlerin altında küçük bir kapak buldu. Zorlanarak açtığında dar bir merdivenle yer altına inen karanlık bir geçit gördü.Nefesi hızlandı. Kalbi deli gibi atıyordu.Ama bu sefer korkmuyordu.Çünkü hissediyordu…Gerçek annesine biraz daha yaklaşıyordu.13. Bölüm – Gölgelerin ArdındaJulia, yer altındaki geçide adım attığında her şey bir anda değişti. Hava soğumaya başlamış, sesler gittikçe daha uzaklaşmıştı. Geçidin duvarları, yıllarca terk edilmiş gibi kirli ve nemliydi. Bir ışık kaynağı olmadan, yalnızca derin karanlık içinde ilerliyordu.Yavaşça merdivenleri indikçe, karşısına eski bir metal kapı çıktı. Kapının üzerine, silik bir yazıyla yazılmıştı:“L – Proje Başlangıcı.”Julia bir an durakladı. Bu yazıyı daha önce duymuştu; annesinin kimliğiyle ilgili bazı eski belgelerde de “L Projesi”nden bahsediliyordu. Dalgın bir şekilde kapıyı açtı. Karşısına uzun bir koridor çıktı, duvarlarda eski, sararmış fotoğraflar asılıydı. Birçoğunda tanıdık yüzler vardı, ama en dikkat çekeni… annesiydi.Yavaşça ilerlerken, fotoğrafların bir kısmı kırık ve yıpranmıştı. Bir duvarda ise yalnızca “Gerçek Julia” yazan bir etiket vardı. İçinde bir şeyler olduğunu hissetti. Odaya girdiğinde bir masa ve üzerinde eski bir bilgisayar vardı. Ekranda eski dosyalar, analizler ve biyolojik çizimler vardı. Julia, bilgisayara doğru ilerledi ve şifresiz bir şekilde açılabilen dosyaları inceledi.Bir dosyanın ismi dikkatini çekti:“Gerçek Annenin Kimliği”Ekranı açtığında, karşısına bir liste çıktı. Listeyi hızlıca taradı, gözleri parladı:“M – Adı açıklanamayacak, kimliği gizli.”Bir de not vardı:“Gerçek Julia, projeye dahil olmadan önce kayboldu. Dış dünyaya tanıtılmadan önce tasfiye edilmesi gerekiyordu. Ancak… bir şeyler yanlış gitti.”Julia’nın içi titredi. O an, tüm hayatının yalanlarla örülmüş bir ağına hapsolduğunu hissetti. Birden ekrandaki yazılar değişti:“Beni buldun, Julia. Ama buradan çıkman için çok geç kalmış olabilir.”Julia’nın gözleri bu sefer daha dikkatle ekrana odaklandı. Bu yazı… o kadar gerçekçiydi ki, bir sesin kulaklarında yankılanması gibi, korkutucu bir doğruluk taşıyordu.Kapı birden kapandı. Geriye dönüp bakınca, tam arkasında bir gölge silüeti gördü. Hemen yanıt verdi:“Kimseyi tanımıyorum. Ama gerçek annem nerede?”14. Bölüm – Gerçeklerin KıyısıJulia, arkasında beliren gölgeye döndüğünde kalbi neredeyse duracaktı. Gölge, bir insan silüeti gibi görünüyordu ama yüzü karanlıktaydı. Sadece derin bir ses duyuldu:“Her sırrın bir bedeli vardır, Julia.”Julia geri çekilmek istedi ama kapı çoktan kilitlenmişti. Karanlıktan çıkan adam adım adım yaklaştı. Üzerinde laboratuvar önlüğü vardı. Gözlüğünü düzeltti ve alçak bir sesle konuşmaya başladı:“Ben Dr. Halden. L Projesi’nin son hayatta kalanlarından biriyim. Sen… bu projenin merkezindesin Julia. Ama bu sana daha önce anlatılanlarla aynı hikâye değil.”Julia’nın kafası allak bullak olmuştu. “Ne projesi? Neden benimle ilgili? Annem kim?” diye sordu öfkeyle.Dr. Halden, elindeki tableti uzattı. Ekranda bir fotoğraf açıldı: Bebek Julia ve iki kadın.“Bu iki kadından biri seni doğurdu, diğeri seni büyüttü. Ama hiçbiri gerçek annen değil. Çünkü sen, genetik bir eşleştirmeyle oluşturulan özel bir denek olarak doğdun. Seçilmiş DNA’larla… ve evet, seni büyüten kadın bir görevliydi. Diğeri ise… seni bulman için bırakılan bir izdi.”Julia dizlerinin üstüne çöktü. Her şey sahte miydi? Kimse onun gerçek ailesi olmamış mıydı?Dr. Halden devam etti:“Ama sana yalan söyleyen tek kişi biz değiliz. O ‘sahte annen’ de sana her şeyi anlatmadı. Çünkü… o da bu projeden kaçanlardan biri. Gerçek anneni korumak için sana yalan söyledi.”Julia, içindeki boşluğu hissetti. O an, tek bir şey biliyordu:Artık kendini bile tanımıyordu.Tam bu sırada, duvardaki ekranlardan biri açıldı. Sevgilisi… bir hücredeydi. Ellerinden zincirlenmişti.“Ya gerçeği öğrenirsin… ya da onu kurtarırsın. Seçim senin Julia,” dedi Dr. Halden, soğuk bir gülümsemeyle.Julia’nın gözleri yaşla doldu.Şimdi karar zamanıydı.15. Bölüm – Seçim NoktasıJulia, ekrana kilitlenmişti. Sevgilisi hücredeydi; yüzü yorgun, bakışları bulanıktı. Her saniye geçtikçe kalbi daha da ağırlaşıyordu. Dr. Halden, gözlüğünü çıkarıp konuştu:“Birini seç. Ya gerçeğe giden yolu açacağım ya da sevgilini serbest bırakacağım. Ama ikisini birden yapamazsın.”Bu, bir tuzaktı. Çok netti. Ama zaman daralıyordu.Julia’nın zihni bir girdap gibi dönüyordu.“Eğer sevgilimi kurtarırsam… belki sonsuza kadar geçmişi bilmeden yaşarım.”“Ama gerçeğin peşinden gidersem, onu kaybedebilirim…”Birden aklına gelen bir şey onu ayağa kaldırdı. Ceketinin cebinden ses kayıt cihazını çıkardı. Daha önce bodrumda bulduğu, geçmişten gelen o gizemli ses. Cihazı açtı. Son mesaj yeniden yankılandı:“Gerçek seni çağırıyor. Ama sevdiğin biri, kurban olabilir…”Julia bir karar verdi. Gözlerini Dr. Halden’e dikti:“Onu bırak. Gerçeği seninle öğrenmek istemiyorum. Onu bırak, sonra ben ne yapacağımı bilirim.”Dr. Halden, bir an sessiz kaldı. Sonra cebinden bir kumanda çıkarıp bastı. Ekran değişti. Sevgilisi yavaşça zincirlerinden kurtuldu. Birileri onu alıp götürüyordu.Julia rahatlamıştı. Ama o anda alarm çaldı. Kırmızı ışıklar yanıp sönmeye başladı. Halden telaşla bağırdı:“Birileri burayı buldu! Kaçmalıyız!”Julia, arkasına bile bakmadan koştu. Koridorlar daraldı, duvarlar titriyordu. Tam çıkışa geldiğinde arkasından gelen bir bağırış duydu:“Juliaaa! Gerçek annen… onun adını söyleyecektim!”Julia durdu… ama sadece bir saniyeliğine.Kapıdan çıktığında yer altı geçidi çökmeye başlamıştı. Toz, duman ve yangın arasında arkasına bile bakmadan ormana doğru koştu.⸻Günler sonra…Yeni bir kasabada, yeni bir kimlikle yaşamaya başlamıştı. Sevgilisiyle birlikte sessiz bir evde, yaralarını sarmaya çalışıyorlardı. Ama her gece aynı rüyayı görüyordu:O ses…O gizli isim…Ve asla söylenmemiş bir gerçek…Bir sabah posta kutusunda eski bir zarf buldu. Üzerinde hiçbir isim yoktu. Sadece şu cümle:“Gerçek annen hayatta. Ve seni izliyor.”Julia zarfı açtı, içinden tek bir şey çıktı:Bir doğum bileziği.Üzerinde yazan isim:“Gerçek Julia.” 16. Bölüm – Zarfın İçindeki BilezikJulia, doğum bileziğini elinde tutarken zaman durmuş gibiydi. Bileziğin üzerinde kendi adı değil, başka bir isim yazıyordu:“Lina A.”Kalbi hızla atmaya başladı. “Bu kim?” diye fısıldadı kendi kendine.O gece uyuyamadı. Zarfın içinden çıkan ikinci kâğıtta sadece bu yazıyordu:“Anneni bulmak için gerçeği değil, geçmişi kazımalısın. Eski dosyaları hatırla. Kod: LA-37”Julia hemen bilgisayarına oturdu. Önceden indirdiği L Projesi dosyalarını tekrar taradı. “LA-37” kodlu dosya şifreliydi ama Julia’nın tahmin ettiği gibi… şifre “Lina A.”ydı. Dosya açıldığında ekranda bir video belirdi.Görüntü titrek ve pusluydu. Beyaz önlüklü birkaç bilim insanı, bir cam bölmenin ardında bebekleri inceliyordu. Kameranın sesi cızırtılıydı ama içlerinden biri net bir şekilde şöyle dedi:“Lina A., genetik olarak en dengeli örnek. Onu değiştirmemeliyiz. Julia ile değişim planı iptal edilmeli.”Julia’nın elleri titremeye başladı.Demek ki gerçek Julia… o değildi.Ve Lina da belki o bilezikte yazan kişi… yani kendisiydi.O sırada telefon çaldı. Arayan numara tanıdık değildi ama Julia açtı. Karşıdaki kadın sadece şunu söyledi:“Seni yıllardır izliyorum Lina. Gerçeği öğrenmeye hazırsan… artık yalnız değilsin.”Tık.Telefon kapanmıştı.Julia aynada kendine uzun süre baktı.“Ben Julia değil miyim?”“Ben Lina mıyım?”“Yoksa ikimiz de hiç olmadık mı?”17. Bölüm – Lina mı, Julia mı?Julia—ya da belki artık Lina—aynaya bakarken, gözlerindeki boşluk derinleşiyordu. Tüm hayatı boyunca Julia olarak bildiği kimlik, yalnızca bir perdeydi. Ama asıl soru şuydu:“Peki, gerçek Lina kimdi?”Telefonun diğer ucundaki sesin kim olduğunu merak ediyordu. Cevapsız numarayı geri aramaya çalıştı ama telefon artık kullanılmıyordu. Ancak o ses… bir yerden tanıdık gelmişti.Ertesi sabah, kasabanın biraz dışında bulunan eski bir hastanenin yıkık binasına gitti. Elinde hâlâ LA-37 dosyasının çıktısı vardı. Bu hastane, belgelerde bahsedilen deney merkezlerinden biriydi.Binanın içinde, çatlamış duvarların ardında eski bir dosya dolabı buldu. Tozları üfleyerek açtı. İçeriden bir tomar sararmış evrak çıktı. Bir dosyada “Lina – Dışarı çıkarılmadan önceki son gözlem” yazıyordu.Julia içini çekerek okumaya başladı:“Denek: Lina A.Özellikler: Yüksek zekâ, anormal hafıza yetisi, duygusal tepki bozukluğu gözlenmemiştir.Not: Julia M. ile yer değişimi protokolü test amaçlı başlatıldı.Son kayıt: 9 Kasım, 11:45”Julia yere çöktü.Demek ki… onu ‘Julia’ olarak büyütenler, aslında test amaçlı bir yer değişimi yapmışlardı.O, Lina’ydı.Gerçek Julia ise… hâlâ ortada yoktu.Tam o sırada çantasındaki telefon titredi. Mesaj geldi. Numara yoktu. Mesajda yalnızca şu yazıyordu:“Anneni tanımak istiyorsan… aynaya bir daha bak. Ama bu kez gözlerinin ardına.”Julia başını kaldırdı. Dosya dolabının iç kısmında eski bir fotoğraf vardı. Siyah-beyaz, solgun bir kare. Üç kadının bir arada olduğu bir fotoğraf…Ve Julia o kadınlardan birinin… gözlerini kendi gözleriyle aynı buldu.“Annem…” diye fısıldadı.Ama fotoğrafın arkasında yazan isim onun bütün kanını dondurdu:“Lina’nın annesi: Dr. M. Vareen”Julia duvara yaslandı.Yani annesi… bir bilim insanı mıydı? Bu onun hayatını mı belirlemişti?Gözlerinde yaşlarla binadan çıkarken, güneş batıyordu.Ve Julia, ilk defa Julia olmadığını kabullenmişti.18. Bölüm – KesişmeGünlerden salıydı. Julia, hâlâ kafasında yüzlerce soruyla yürürken, kasaba kütüphanesinin arkasındaki taş sokakta sessizce ilerliyordu. Elinde tuttuğu eski fotoğrafın arkasındaki isim kafasını kurcalıyordu: Dr. M. Vareen. Bir araştırmacı, bir bilim insanı ve… belki de onun annesi.Tam o anda, karşıdan biri yaklaşıyordu. Siyah kapüşonlu mont giymiş, başını hafifçe eğmiş bir genç kadın. Julia önce dikkat etmedi ama yanından geçerken bir şey hissetti—sanki kendine benzeyen bir enerji.Kadın bir anda durdu, Julia’ya döndü.Julia da adımlarını yavaşlattı.Kadının gözleri… onunla aynıydı.“Sen… kimsin?” diye sordu Julia.Kadın da aynı anda konuştu:“Julia mı?”Sessizlik.Sonra kadın kapüşonunu indirdi.“Ben Lina’yım.”Julia’nın kalbi duracak gibiydi.“Ama ben Lina’yım…” dedi, fısıltıyla.Lina acı bir şekilde güldü.“Hayır. Sen Julia’sın. Gerçek Julia. Ve ben… ben senin yerini almak için büyütülen Lina’yım. Ama seni tanıdığımda… aslında biz sadece bir testin parçaları değilmişiz gibi hissettim. Sanki birbirimizin yansıması gibiyiz.”Bir anlık sessizlikten sonra Julia, Lina’nın elini tuttu.“Demek gerçek biz, birlikteyiz.”O andan sonra tek bir amaçları vardı:Gerçeği birlikte bulmak.Julia çantasından fotoğrafı çıkardı.“Bu kadın… Dr. M. Vareen. İkimizin de hayatına dokunan isim. Belki annemiz. Belki ikimizin de…”Lina cebinden bir başka fotoğraf çıkardı. Aynı kadın.“Ben de bu kadını bulmaya çalışıyordum,” dedi.O zaman fark ettiler.Farklı hayatlarda büyümüş olabilirlerdi.Ama kader, ikisini aynı noktaya getirmişti.Ve artık birbirlerinden güç alacaklardı.19.2. Bölüm – Kaçış ve Kaderin KasabasıKapı açıldığında karanlıkta bir silah parladı. Julia refleksle Lina’nın kolunu tutup kendini geri attı. Mermiler kapının kenarını sıyırıp geçerken, ikisi de nefes bile almadan yere yattı.Birbirlerine bakıp tek bir şey fısıldadılar:“Kaç!”Merdivenlerden çıkarken ayak sesleri arkalarından yaklaşmaya başlamıştı. Julia önde, Lina arkasında hızlıca dışarı fırladılar. Kapak hala açıktı ama zaman yoktu. Barakanın arkasındaki dar patikaya doğru koştular. Orman içindeki taşlar, dallar, ay ışığında bile görünmezdi.Soluk soluğa, kasabanın sınırlarına vardıklarında durdular.Artık tek bir şey kesindi: Biri onları izliyor. Ve bu oyun artık sadece bir gizem değil, bir tehdit hâline gelmişti.⸻O gece… Julia’nın eviJulia panikle kapıyı kilitlerken Lina camdan dışarıyı gözetliyordu.Lina: “Sence… peşimizden gelirler mi?”Julia: “Geleceklerinden eminim.”Lina: “Peki şimdi ne yapacağız?”Julia gözlerini yere indirdi.Julia: “Evlerimizi biliyorlar Lina… Ne yapacağız?”Lina: (gözleri dolarak) “Kaçamayız ki sonsuza kadar…”Julia derin bir nefes aldı ve kararını söyledi:“Tek çare başka bir kasabaya taşınmak. Orada yeni kimliklerle, yeni hayatlara başlayabiliriz. Sıfırdan. Gerçekten özgür olmak istiyorsak… bu şehirden kurtulmamız şart.”Lina başını salladı.“Tamam. Ama bu sefer geçmişi ardımızda bırakmayacağız. Peşimizden gelen kimse varsa, biz de ona karşı hazır olmalıyız.”⸻İki gün sonra… Yeni bir kasaba, yeni bir umut.Julia ve Lina eski kimliklerini geride bırakıp dağların arkasındaki küçük, sakin bir kasabaya yerleştiler. Kimse onları tanımıyordu. Her şey sessiz, sade ve huzurlu görünüyordu.Ama taşındıkları evin çevresinde dikkatlerini çeken bir detay vardı:Kasabanın en eski evlerinden biri… kapısında şu isim yazıyordu:“Vareen Ailesi”Julia gözlerini kısmıştı.“Sakın bana bunun tesadüf olduğunu söyleme Lina…”Lina, titreyen sesiyle fısıldadı:“Hayır Julia… bu kader. Gerçek annemiz burada yaşıyor olabilir.”20. Bölüm – Sessiz BaşlangıçKasabanın girişindeki küçük tabelada şu yazıyordu:“Cresswood’a Hoş Geldiniz – Nüfus: 1.274”Julia ve Lina, şehri ardında bırakıp burada yeni bir hayata başlamaya karar vermişti. Ne geçmişin karanlık yüzleri, ne de peşlerinden gelen gölgeler… Hepsinden uzakta, küçücük bir kasabada sıfırdan bir hayat.Kaldıkları ev, iki katlı taş bir yapının en üst katındaydı. Pencereden baktıklarında geniş bir çayır, karşı tepede çan kulesi ve hemen ilerisinde eski bir apartman görünüyordu.Tam o binanın girişinde, sabah kahvesini yudumlayan genç bir kadın vardı. Uzun siyah saçları, dik duruşu ve bakışları… Julia, onu görür görmez irkildi.“Oradaki kadın… sence de tanıdık gelmiyor mu?” dedi Lina’ya.Lina bakınca başını iki yana salladı.“Tanımıyorum ama… bir şey var. Soğuk biri gibi.”Julia, kadının yanına gitmedi. Ama içinden bir ses, bu kadını izlemeleri gerektiğini söylüyordu. Sebebini bilmiyordu. Henüz.⸻Julia ve Lina için Cresswood sessiz bir liman gibi görünse de, bu sadece yüzeydeydi.Ve sokak lambaları akşam yandığında, onların yeni hayatları da gölgelerin içinden sessizce sızmaya başladı.21. Bölüm – Aynı Soyad, Farklı GerçekErtesi sabah Julia, mutfağın penceresinden dışarıyı izliyordu. Karşı apartmanın önünde yine aynı kadın vardı. Elinde bir dosya çantası, bu kez biriyle telefonda konuşuyordu. Hareketleri kontrollü, mimikleri soğuktu. Ama en dikkat çeken şey… çantasının ucunda sarkan anahtarlıkta yazılıydı:“Vareen”Julia’nın kalbi bir anlığına duracak gibi oldu.O isim…Geçmişinden çıkmaya çalıştığı, ama hep geri dönen o karanlık isim.Lina içeriden geldi.“Yine ona bakıyorsun. Dünden beri gerginsin.”Julia çantasını toparlamaya başladı.“Adını öğrendim. Soyadı Vareen.”Lina bir an duraksadı.“Şaka yapıyorsun.”Julia başını salladı.“Hayır. Ama yaşlı değil. Bizim yaşlarımızda gibi. Yani önceki Dr. Vareen’le hiçbir bağ yok gibi. Bu daha da tuhaf değil mi?”Lina derin bir nefes aldı.“Belki de sadece bir tesadüftür.”“Tesadüflere inanmıyorum,” dedi Julia. “Bu kadını gözlemlemeliyiz. Ama dikkatli olmalıyız. Bu sefer temkinli ilerlemeliyiz.”⸻O gün Julia ve Lina, kasaba kütüphanesinin arşiv bölümüne gittiler. Eski adres kayıtlarını, yerel gazete arşivlerini ve ev sahipliği belgelerini incelemeye başladılar.Saatler sonra Lina, tozlu bir klasörden küçük bir belge çıkardı.“Vareen, Naya. Doğum: 1996. Cresswood’a ilk giriş: 2022.”Julia belgenin devamını okudu.“Yakın akrabası veya velisi: Yok. Bağlı bulunduğu kişi: —”Altı boştu.Tuhaf olan şey, tüm diğer belgelerde adres veya aile bağlantısı bulunurken bu kadının dosyası neredeyse sıfır bilgiyle doluydu.“Sence… kendini mi gizliyor?”“Ya da biri geçmişini silmiş,” dedi Julia. “Kendisi değilse bile, onu bilen biri.”⸻O gece Julia ve Lina, binaya yakın bir çay bahçesinden kadını izlediler. Naya Vareen, apartmana girerken sürekli arkasını kolluyordu. Anahtarıyla giriş kapısını açtı. Tam içeri girecekken bir an durdu… ve gözlerini doğrudan Julia’ya dikti.Görmüş müydü?Yoksa… hep mi biliyordu?Julia başını çevirdi, Lina’ya döndü:“Bu kadın masum değil.”“Ama belki de düşman da değil,” dedi Lina.“Olabilir. Ama gerçekleri biliyor. Bu belli.”⸻Ve o an Julia bir karar verdi:Artık kaçmak değil…Adım adım yaklaşmak zamanıydı.22. Bölüm – Çatı Katındaki KadınErtesi sabah, kasabanın üstünü kaplayan gri bulutlar, sanki olacakların habercisiydi. Julia ve Lina sabah erkenden karşı apartmanın arka sokağında gizli bir noktaya geçti.“Plan ne?” dedi Lina fısıltıyla.“Binaya sessizce gireceğiz. Zil çalmayacağız. Katlara çıkarken ayak seslerine dikkat edeceğiz. Sadece izlemeyeceğiz bu sefer. Delil toplayacağız,” dedi Julia.Arka yangın merdiveninden binaya sızdılar. Binanın üst katı, diğerlerine göre daha sessizdi. Kapıların çoğunda isim yazılıydı, ancak en sondaki daire boş bir tabela taşıyordu.Sessizlik…Soğukluk…Kapının altından dışarı sızan toz, uzun süredir oraya girilmediğini düşündürüyordu ama Julia bir şeyden emindi:“Burası onun evi. Belki buradan bir kat daha yukarı çıkıyordur…”Gözleri tavan arasında bir çelik kapağa ilişti. Yerde bir merdiven izi…Çatı katına açılan kapak!Julia tırmandı, Lina arkasındaydı. Çatı katı tozlu ama belirgin şekilde düzenliydi. Raflarda dosyalar, duvarlarda not kağıtları, gazete küpürleri… ve ortada, kilitli bir sandık.Sandığın kapağında, kurşun kalemle yazılmış tek bir not vardı:“Sana söylemem gereken çok şey var.”⸻Lina hemen çevredeki belgeleri incelemeye başladı. Julia ise masanın köşesindeki bir dosyayı açtı.“Vareen – Arşiv 04: Julia S.”Kalbi hızlandı. İçeride onun eski bir okul resmi, bir sağlık raporu ve bilinmeyen bir adamın yazdığı mektuplar vardı.“Julia… burada senin hakkında şeyler var,” dedi Lina telaşla.Ama o sırada aşağıdan bir kapı sesi duyuldu.“Biri geliyor.”Lina dosyayı çantasına attı. Julia hızla kapağı kapattı, merdiveni yerine itti ve arka yangın merdiveninden çıktılar.Sokağa indiklerinde nefes nefeseydiler ama dosya ellerindeydi.“Bu kadar kolay olduğunu sanmamıştım,” dedi Julia.“O kadın… bizi bilerek mi oraya çekti sence?” dedi Lina.Julia başını yavaşça salladı.“Bilmiyorum. Ama şu kesin… artık oyun ortada.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.