O sırada bir kapak daha vardı ama kilitliydi ne yani bir gizli geçit mi vardı? Şaşırmamla birlikte kilit bu sefer şifreliydi hem de 4 haneli doğru bilmem imkansızdı sonra dolabın kapağını kapattım yarın Barış Bey'in evine gideceğim aklıma geldi şifre odasında olabilirdi bu düşünceleri bırakıp duşa girdim duştan çıktığımda direkt uyumuşum.
Sabah olduğunda üstümü giyindim kahvaltı yapıp dosyaları alıp evden çıktım hemen taksiye binip Barış Bey'in attığı konuma dağru yola çıktık geldiğimde taksiden inip kapıya doğru yürüdüm aynı eve gelmiştim.
Korumalara dosyayı getirdiğimi söyleyince kapıyı açtılar o sırada yukarıdaki camdan Barış Bey'in bana sırıtarak baktığını gördüm sinir olmuştum ama sakin olmaya çalışarak bana gösterilen yere doğru yürüdüm ve beklemeye başladım o sırada bir hizmetli
- Barış Bey sizi odasında bekliyor, deyip gitti
Birkaç dosya için evine geldik paşamız odasına çağırıyormuş gidelim efendim merdivenlerden çıkıp bana gösterilen odaya doğru gittim kapıyı tıklattım soluk bir sesle;
- Gir, sesi geldi
Odaya girdiğimde yatakta uzanmış halsiz bir şekilde bana bakıyordu
- masaya koy, dedi
Elimdeki dosyaları masaya koyup
- hastalandınız mı? Dedim
-evet, dedi
- fakat ben geldiğim zaman camdan bakılınca turp gibiydiniz,dedim
Durumu toparlamaya çalışıp o zaman öyleydi şimdi böyle,dedi
- bende kandım, dedim
Sonra yataktan kalkıp sandalyeye oturdu
- çok zeki bir kızsın sen fakat hala safsın,dedi
Bu adamın bilmece gibi konuşmasına sinir oluyordum bir anda dayanamayıp
- sakladığınız sır neyse hemen söyleyin biliyorum ki o dolapla alakalı, dedim
Barış bey suratıma biraz korkmuş ifadesiyle baktı sonra yüzünü düzeltip
- ne sırrı bir sırrım yok,dedi
- biliyorum saklama neden insanları dolaba hapsettin bunu şuan söyle,dedim
Adam çok sakin bir şekilde
- peki ama senin evine gitmeliyiz sana orada söylemeliyim,dedi
Hırsla kapıya doğru yürüdü
-ben bir lavaboya gidicem sakın hiçbir yere kıpırdama,dedi
Gittiğinde çalışma masasına baktım bir kasa vardı abi kasayı açmalıydım sonra Barış Bey'e söylediklerim aklıma geldi büyük pot kırmıştım. Acilen anahtarı bulmalıydım o sırada ayak sesleri duydum çalışma masasından ayrıldım Barış Bey gelmişti elleri cebindeydi o sırada
-hadi hazırlan çıkıcaz, dedi
Korkak bir sesle
- tamam sen aşağı in ben bir lavaboya gidicem,dedim
Tamam deyip elini cebinden çıkarttı, çıkardığı sırada bir anahtar yere düşmüştü hırsından yere düşen anahtarı bile farketmemişti, belki bu kasanın anahtarıydı ne kadar şanslıyım, gittiği sırada hemen anahtarı alıp kasayı açtım bir defter vardı. Hiç bir aceleye vermeden tüm sayfalarının fotoğrafını çektim işim bittiğinde bir ses geldi...




