ÖNCEKİ BÖLÜMDE SINIF ÖĞRETMENİ BAYAN SASHA'NIN CESEDİ MUTFAKTA BULUNMUŞTU VE MARK KAPTANI ŞÜPHELİ BULMUŞTU
Herkes panik içindeydi, cesetle ne yapacaklarını bilmiyorlardı, aralarındaki katilin kim olduğunu bilmiyorlardı, sıradaki kurbanın kim olduğunu bilmiyorlardı. Amy sakinliğini koruyordu... Daha doğrusu korumaya çalışıyordu.
-TAMAM, TAMAM! Herkes sakin olsun.. önce Bayan Sarah'nın cesedi ile ne yapmalıyız bunu düşünelim.
Hannah lafa atladı
-Bence cesedi gömmeliyiz.
Michelle alaycı tavrını kaybetmemişti
-AMAN TANRIM, BU HİÇ AKLIMA GELMEMİŞTİ ÇOK ZEKİSİN HANNAH (!)
Amy Michelle'in lafını duymamazlıktan geldi
-Tamam ama nereye?
-Villanın arasına gömebiliriz.
-Sanırım haklısın..
4 kişi bir araya gelerek Bayan Sarah'nın bedenini villanın arkasına taşıdı. Kaptan ve birkaç öğrenci kürekler ile toprağı kazdılar ve öylece gömdüler, çünkü cesedi daha fazla görmek istemiyorlardı.
-Ya diğer yiyeceklerde zehirliyse? ya bu aslında bir cinayet değil ise?
-Saçmalama be! Bildiğin cinayet bu.
-Hannah haklı olabilir, kendimizi riske atamayız.
-O zaman ne yapmalıyız kaptan?
-Ormanı keşfe çıkalım. Ağaçlardan meyve falan toplar, yeriz.
Kaptan 15 öğrenciyi 3 gruba ayırdı:
1.Grup
-Hannah
-Steve
-Sofia
-Noah
-Liam
2.Grup
-Michelle
-Abel
-Mark
-Emma
-Lily
3.Grup
-Olivia
-Ava
-Charlie
-Amy
-Bloom
Kaptan bu üç gruba farklı görevler verdi. 1.Grup kaptanla beraber yiyecek şeyler bulacak, 2.Grup yiyecekleri herkese eşit pay edecek ve kavga çıkmasını engelleyecek, 3.Grup ise etrafı temizleyecekti.
Michelle bu haberi Mark'a duyurmak için 2. kata uçtu, kapıyı çaldı ve içeri daldı
-Mark!
-Ne oldu Michelle?
-Kaptan ipleri eline aldı, herkese görev verdi. Sen, ben, Abel, Lily ve Emma birlikte kavga çıkmasını önleyip yemekleri herkese eş pay edecekmişiz.
-Kapıyı çekip içeri gelsene..
Michelle kapıyı sessiz ve özenle çekip yatakta uzanan ve elinde bir kalem tutan Mark'a yönelip yatağın köşesine oturuyor.
-Elindeki ajanda ne Mark?
-Bu kağıda birlikte şüphelileri yazacağız.
-Peki şüphelilerimiz kim?
-Kaptan ve koyu kahverengi saçı olan herkes.
-Biliyorum fazla soru soruyorum fakat.. Neden?
-Bayan Sarah'nın elinde bir tutam koyu kahve saç vardı. Bunu kaptana söylediğimde üstüne gitmemem gerektiğini söyledi.
-Anladım... O zaman Amy'de şüpheli.
-Evet.. Ama onun yaptığını pek zannetmiyorum.
Michelle ve Mark listeyi bitirdiklerinde kağıtta şunlar yazıyordu:
-ŞÜPHELİLER-
-Kaptan
-Amy
-Hannah
-Steve
-Lily
-Liam
-Eveet.. Hepsi bu kadar mı?
-Söylediğim gibi, saç rengi koyuydu.
-Pekala. Aşağı inelim mi artık?
-Tamam.
Mark aşağı kata indiğinde gözü ilk Amy ve Lily'yi gördü. Amy Olivia,Ava,Charlie ve Bloom'la, sürekli takılmak istediği kızlarla neşeli neşeli sohbet ediyordu. Bu gezi en çok onu memnun etmişti fakat tabi ki herkes gergindi. Mark Amy'nin ne kadar mükemmeliyetçi biri olduğunu çok iyi biliyordu bu yüzden kızlarla konuşmasını bölmedi. Lily kendisine en yakın kişiydi.
-Hey Lily, diğerleri nerede?
-Diğerleri mi? Onlar kaptanla birlikte yiyecek bulmak için ormana gittiler.
-Kilerde zaten yiyecek içecek vardı.
-Onlarda zehirli olabilir diye düşünüler. Ah! Bu arada birlikte yemekleri eşit olarak dağıtacakmışız.
-Biliyorum. Michelle çoktan söyledi.
-Tamam o zaman.
-Sonra görüşürüz.
Lily'nin aniden yüzü kızardı
-Gö-görüşürüz..
Lily yeşil gözlü, koyu kahve saçlı tatlı bir kızdı. Mark'a karşı bazı hisleri vardı fakat bunu açıklayacak cesareti yoktu, çok korkak biriydi, Bayan Sarah'nın cesedini görür görmez rengi solmuştu, ağlamaktan gözleri kızarmıştı. Mark Lily'nin duygularının farkındaydı ancak onunla harcayacak zamanı yoktu, özellikle bu durumda. Mark bunları düşünürken aklına birden bir fikir geldi. Mark villanın üst katlarına çıkmamıştı, evin kaç katlı olduğunu bile bilmiyordu. Hemen koşa koşa merdivenleri çıktı. Bir sürü odadan ilk hangisine gireceğine karar veremiyordu. Rasgele bir kapıyı açtı. Burası büyük ve tozlu kitaplarla dolu bir kütüphaneydi her kitap türlerine ve alfabetik sırasına göre dizilmişti. Tamda Mark'ın isteyeceği bir çalışma odasına benziyordu burası. Birkaç çekmeceyi karıştırdıktan sonra tükenmez bir kalem buldu. Kurşun kaleme ihtiyacı yoktu artık onun. Her tarafı keşfetti, saat 11'e geliyordu. Hemen koşa koşa zemin kata gitti. Kaptan ve 1. grup yeni gelmişlerdi. Daha 2. grup işe başlamamışlardı. Mark ne kadar yiyecek toplanmış diye merak etti hemen kaptanın dibinde bitiverdi.
-Kaptan, bu kadar az yiyecek herkese yetmez ki!
-Ne yapalım, başka yiyecek bulamadık.
Liam lafa atladı
-Mark haklı, zaten azıcık bir şey toplamışız birde bunu herkese eşit vereceğiz öyle mi?! Ben aç kalmaktansa zehirlenmeyi tercih ederim.
-Öyle konuşma Liam, Bayan Sarah'ya olanlar senin başına da gelsin istemezsin.
Bu kaptan için normal bir cümle olsa bile Mark kaptandan daha da şüphelenmişti
-Kimse kusura bakmasın! Ben bir şeyler yiyeceğim.
Liam koşa koşa kilere giderken herkes onu tutmaya çalıştı, o kararlı birisiydi. Eline gelen ilk elmayı tek bir ısırıkta yarısını yedi, herkes ona dehşetle bakıyordu.
-Hm.. Pehk bisehy yoh bunun fadıhnda.
-Ağızındakini yut öyle konuş.
-Öhöm bunun tadı gayet normal ve güzel
-Belki sonradan etki gösteriyordur?
Liam elmadan bir ısırık aldı
-Zannetmiyorum. Bence zehir sadece Bayan Sarah'nın içeceğindeydi.
Mark biraz düşündü
-Olabilir..
Lily hemen yiyecekleri kurcalayıp ağız tadına uygun bir atıştırmalık buldu ve paketi açar açmaz çikolatayı bitirdi. Michelle kaptana döndü
-Sanırım 1 ve 2. grubun pek fazla görevi kalmadı.
-Olmaz mı! Temizlik bundan sonra herkesin işi.
Herkesin keyfi bozulmuştu ancak çok aç olduklarından buna laf etmemeyi seçtiler.
Gece oluyordu. herkes odalarına çekilmeye başlamıştı ancak hepsinin aklında "Ya bende Bayan Sarah gibi öldürülürsem?" diye bir soru işareti belirmişti. Artık uyumalıydılar, saat 02.00'di.
.
.
.
.
-Ahhh.. Bu gece çok güzel uyudum!
-Günaydın.
-Saat kaç Mark?
-Dokuz buçuk.
-Sen ne zaman uyandın?
-Yedi gibi.
-Anlaşılan birileri tüm gece paranoyak olmakla meşgul olmuş.. Mark, BİZ GECE İKİYE KADAR UYANIK KALDIK. Beş saat uyumak nedir ya?
Michelle sweat'ini ve kot pantalonunu alıp tuvalete doğru ilerliyor. Mark ise defterine bir şeyler karalamaya devam ediyor. Merdivenlere en yakın oda Mark ve Michelle'in kaldığı odaydı, birisinin birinci kata indiği kolayca duyulabiliyordu. Meraklanıp ayağa kalktı, defterini ve kalemini yatağın altına sakladı ve kapıya doğru ilerledi. Alt kata gittiğinde birkaç kişi hariç hemen hemen herkesin orada olduğunu gördü ancak Amy, kaptan ve Michelle orada yoktu. Mark kilere gidip biraz mısır gevreği ve süt aldı, Mutfağa gidip kaşık ve kase aldı ancak kaseye önce süt mü yoksa gevreği mi koyacaktı? Bu tüm cinayetlerden daha büyük bir gizemdi...
-HERKES ACİLEN ARKA BAHÇEYE GELSİN!!
Bu Michelle'in sesiydi. Herkes aniden arka bahçeye koşuverdi.
-B-bu... İnanamıyorum...
Amy ve Michelle arka bahçede kaptanın cesedinin yanındaydılar, ikisi de korkudan titriyor ve ağlıyorlardı. Michelle yere oturmuş, ayakta duramıyordu. Amy ise bağırmamak için ağzını tutuyordu, bacakları ise her an düşecekmişçesine titriyordu. Her yerden kan fışkırıyordu. Herkes böm böm cesede bakıyordu. Acaba kahramanlarımız bu durumda ne yapacaklardı?
GELECEK CUMA YENİ BÖLÜM GELECEK
