İçeriğe geç

Ghost village

Bölüm 2 · 11 dk okuma

Ghost village

Bölüm 2

Yalan , koyden kaçış , hayalet köy

Heran teyzenin bağırmasıyla bende korkup bağırarak son hız merdivenlerden çıkmaya başladım. Gözümden yaşlar akarken merdivenlerin sonuna gelmiştim ama gelirken girdiğim kapı kapalıydı. Duvardi tamamen . Ben duvarı yumruklarken heran teyze bembeyaz yüzü bembeyaz gözleri ile merdivenlerden hızla çıkmaya başladı . Tam arkamdaydı ve ben hıçkırarak ağlıyordum.

Kapı yoktu full duvardı . Ve ben korkudan altıma yapacaktım . Ağlıyordum , bağıriyordum ama sesimi duyan kimse olmadığı belliydi.

Birden saçımın tutulmasıyla arkaya doğru çekildim hızla . Tam düşecekken duvarda küçük bir düğmeye takıldı parmağım. Birden kapkara olan oda kırmızı bir şekilde aydınlanmiştı ve heran teyze delicesine çığlık atıp yüzünü kapatırken Birden vücudu kararmaya ve görünmeyen bir ateşle yakılırmışcasına derisi soyulup duman olmuştu . Arkasında hiçbirşey bırakmadan yok olmuştu ve ben duvara yaslanırken birden arkaya doğru düşmüştüm. Muhtemelen gözle görülemeyen kapı açılmıştı. Yüreğim ağzımda atıyordu.

Olduğum yerden çıktım.

Hızla evdeki tüm ışıkları açmaya başladım. Sonrada kaldığım odadan eşyalarımı alıp çantama doldurmaya başladım . Son olarak fotoğraf makinemide alıp evden çıkmak için kapıya yönelmiştim ki birşey farketmiştim. Kaldığım odanın camından bir çift beyaz göz bana bakıyordu.

Siktir siktir

Tanrım , daha başıma ne gelecekti

Dehşete düşmüştüm ne yapacağımı bilmez bir şekilde koşarak kendimi lavaboya ya kitledim. Delicesine ağlıyordum neden böyle bir şey yaşadığıma dair hiç bir fikrim yoktu.

Bu köy böyle bir köy değildi . Araştırdığımda hiç panarolmal olaylar yaşandığına dair bir şey görmemiştim .

Ne yapacağımı bilmiyordum ve başıma çok büyük bir şey gelecekti , bu belliydi.

Zaten ne zaman birşeye ısrarla devam etsem başıma birşey geliyordu.

Muhtemelen hava yeni yeni aydınlanmaya başlamıştı. Bende tuvalette geceliklerimi çıkartmaya başladım. Günlük kıyafetlerimi giyip kapıyı yavaşça aralamıştım . Tam çıkacakken lavabo aynasındaki ustura gözlerime takıldı.

Evet belki bu işime yarayabilirdi kendimi korumak için.

Saçmalama jk , kendiliğinden duman olan bir insandan kendini usturaylamı koruyacaksın.

Tanrım .

Deli olacaktım.

Tuvaletten çıktıktan sonra havanın aydınlandigini gördüm.

Yavaş adımlarla evden çıkıp ayakabılarımı giydim.

Kendimi evin bahçesindeki korkunç ağaçların arasından evin dışına attım.

Arabam kapının tam yanındaydı. Seri bir şekilde kendimi arabanın içine atıp , pantolonumun cebinden anahtarımı çıkarttım .

Anahtarı yerine geçirip çevirdiğimde çalışmadığını farkettim.

Birkaç defa daha denediğimde hala çalışmıyor du.

Tanrım.

Yeter.

Gerçekten yeter.

Birden kendimi tutamayıp ağlamaya başladım. Hıçkıra hıçkıra. Bunlar bana fazlaydı. Hemde fazlasıyla.

Ben bunları kaldırabilecek kadar deli değildim. Normal bi hayatı olan normal bir insandım.

Ağlamaya devam ederken birden camım tıklatıldı . Korkuyla cama baktığımda bir çocuk olduğunu gördüm. Ama ...

Hadi ama jk , alt tarafı bir ćocuktu. Yani bir çocuktan korkamazdım.

Belkide korkabilirdim.

Heran teyzeden sonra kimseye güvenmek istemiyorum.

Güvenmicemde zaten .

Bu sefer kılpayı , şans eseri kurtulmuştum.

Birdahakine şans benim yanımda olmayabilirdi.

Yanaklarımdaki ıslaklığı elimin tersiyle silip camı açtım.

Çocuk konuşmaya başladı;

"Merhaba , ayıp olmazsa bir şey sorabilirmiyim."

Yavaşça kafamı aşağı yukarı sallamaya başladım.

Çocuk tekrar konuşmaya başladı.

Çok kibar bir çocuktu.

"Neden ağlıyorsun. Birşeymi oldu." Kafamı salladım.

"Evet , Arabam bozuldu ondan ağlıyorum" muhtemelen 9 10 yaşlarındaydı.

Ama ben yalan söyleyemezdimki . Yalan günah . Acaba gerçeğimi söylesem. Jk yeter saçmalama , çocuk seni deli zanneder , etmese bile kafayı sıyırır. Benden farkı kalmaz.

"Aaa öylemi , biliyormusun benim babam tamirci istersen sana yardım eder . Hatta bende şuan babama yemek götürüyorum , gel beraber gidelim."

"Tamam" itiraz etmedim çünkü itiraz etmeye mecalim yoktu. Başka çaremde yoktu. Arabamı sırtıma alıp gidemezdim. Ama belki hulk olsam giderdim. Öf jk . Kesin kafayı sıyırdım.

Arabadan çıkıp çocuğa elimden geldiğince gülümsemeye çalıştım. Oda bana gülümseyip yürümeye başladı. 1 2 dakika sonra tekrar konuşmaya başladı.

"Şey, sen heran teyzenin torunumusun. Yani ne bilim onun evinin önündeydin ya . Ondan sordum."

Neden böyle birşey sordu ki şimdi . Ama Çocuk sonuçta meraklı olduğundan dolayı sormustur.

"Hayır heran teyzenin torunu değilim , köyü ziyarete geldim , heran teyzede beni evinde ağırladı."

Çocuk birden bana ters ters bakmaya başladı. Ürkmedim desem yalan olurdu.

"Ama heran teyze bana 2 gün önce memleketine gideceğini söylemişti , 1 hafta gelmemesi gerekiyor normalde, seni nasıl ağırladı ki."

Ne , ne bu şimdi. Tanrım bana sahip çık , çocuk diyor kadın gitti , ben dün gece kiminle kaldım o zaman . Yani hayal görmüş olamam . Ya nolur bu bi kamera şakası olsun . Bana bu kadarı fazla . Benim acilen bu köyden kaçıp gitmem lazım . Lütfen Tanrım bana yardım et .

Çocuğa elimden geldiğince yalan söylemeye çalıştım.

"Şey ben geldiğimde gitmemişti bu sabah gitti bende kendi evime gidecektim ama arabam bozuldu." Çocuk bana biraz daha aynı yüz ifadesi ile baktıktan sonra birden gülümsedi.

Sonra tekrar konuşmaya başladı.

"İstersen 1 kaç gün bizde kal, annem çok mutlu olur."

Hızla kafamı iki yana salladım. Bu köyde birr gün daha kalamazdim . Bu sefer başıma kurt adamlı , vampirli bir olay gelirdi.

Çocuk kafa sallamamin üzerine omuz silkip yürümeye devam etti . Belliki kırılmıştı ama göstermemek amaçlı umrunda değilmiş gibi davranıyordu.

....................................................................................................................................

Yarım saat sonra tamirciye gelmiş ve arabamı çekici yardımıyla getirtirmiştim şimdi ise arabama bakan tamirci neden bozulduğunu düşünüyordu.

Bana döndü ve konuşmaya başladı .

"Ben arabanda hiç bir sıkıntı göremiyorum. Motora kadar baktım ama hiç bir sorun göremedim , belkide anahtar kısmında bir sorun vardır . Ben bir bakayım sende istersen biraz köyü gez. Güzel dir bizim köy. "

Aman aman tanrı nazarlardan saklasın çok güzeldir.

Arabam daha düne kadar takır takır çalışıyordu neden şimdi böyle birşey olduğuna anlam veremiyordum . Ayrıca tamircinin dediğine göre bozuk veya çalışmayan bir yeride yoktu.

Daha fazla beynimi yormadan kafa sallayıp tamirciden çıktım. Kafayı yiyecektim. Jiraz hava alsam iyi olacaktı.

Köyü gezecektim ve birileriyle konuşmam lazımdı. Gece yaşadıklarımın mantıklı bir açıklaması olmalıydı.

Senin mantığını sikim jk. Hala neyin mantığından bahsediyorsam. Bırak mantıklısını. Saçma bir açıklaması dahi olamazdı. Ben birde mantıklısı ni istiyordum.

Biraz daha yürüdükten sonra bir manavin önüne gelmiştim . Tezgaha yaşlı bir adam bakıyordu belki bu adama birsey sorabilirdim. Yaşlı adamın yanına gittiğimde konuşmaya başladım.

"Merhaba 👋 "

Yaşlı adam meyvelerden yüzünü kaldırıp bana baktığında ürkmüştüm.

Tövbe . Buda neydi böyle. Bu adamın yüzünün heryeri kesik kesikti ve sınirli olduğu kaslarindan dolayı bariz bir şekilde ortadaydı.

"Ne oldu , birseymi istiyorsun " Hadi ama esnaf dediğin güler yüzlü olurdu . Bu köydeki herkes bi garipti. Ve ben bundan oldukça sıkılmıştım.

Tekrar konuşmaya başladım, sormak istediklerimi yuttum ve kendi kafamdan aklıma ilk geleni sordum.

"Şey heran teyzeyi tanıyorsunuz dur . Acaba burada hiç yakını varmi. " Evet bu düzgün bir soru olabilirdi. Eğer bir yakını varsa ağzından laf alabilirdim.

Yaşlı adam konuşmaya başladı.

"Evet tanıyorum ve bir yakinida var . Neden sordun "

"Öylesine peki nerede , yakını yani."

"1 sokak aşağıda . Sorarsan gösterirler. Bay kwang in evi nerde diye sor."

Kafa sallayıp teşekkür ettikten sonra yürümeye başladım .

Sokağın başına gelmiştim, tabi buna sokak denirse . 1 kaç tane çocuk top sektiriyordu . Onların yanına gidip sormaya başladım.

" Şey merhaba 👋. Size birşey sorabilirmiyim. "

Çocuklardan biri yanıma geldi .

" sorabilirsiniz bayım. " benden kobardi .

Şey bay kwang in evi nerede " çocuk eliyle 5 10 adım ötede bir mavi kapıyı işaret etti .

"Orası "

Nazik bir şekilde şekilde teşekkür ederek kapıya doğru yürümeye başladım.

Acaba neyi oluyordu.

Demir kapıya hafif hızlı bir şekilde vurduğumda çok geçmeden bir "kim o " ses yükseldi.

Bende hemen cevap verdim.

"Benim " bunu demem üzerine çocuklar gülmeye başlamıştı. Bende son anda aymıştim .

Gerçekten kendimi rezil etmeyi en iyi şekilde beceriyordum.

Ben tekrar bir ses yükselir diye beklerken kapı açıldı. Çok az bir şekilde . Evin içi bile görünmüyordu .

"Kimsin niye geldin"

"Şey galiba siz heran teyzenin yakinisiniz ,sizinle konuşmak istiyorum." Kapı girebilecegim kadar açıldığında eve girdim . Ben Yaşlı biri beklerken 40 li yaşlarda yakışıklı ve tekerleklisandalye de bir adam karşıladı. Birsey demeden ayakkabımı çıkarttım ve kendiside tekerleklisandalye si ile salon olduğunu tahmin ettiğim yere gitti . İçeri girdiğimde öksürme ihtiyacımı zorla bastırarak eliyle işaret ettiği kanepeye oturdum.



(Karanlık ve havasız olduğunu düşünün)

İçeri girdiğimde klasik bir köy evi ile karşaştım, şahsen büyülü ve garip eşyaları olan bir ev bekliyordum.

Neyse buraya evi gezmeye gelmemiştim birkaç akıllıca soru sorup gidecektim.

"Merhaba" dedim çekingen sesimle ve oda bana karşılık verip konuşmaya başladı.

"Merhaba , davetsiz misafir " rahatsız olduğu belliydi ve bende rahatsız oluyordum.

Şey ben , üzgünüm, galiba davetsiz misafir sevmiyorsunuz. Sadece biraz sohbet etmek istiyorum sizinle."

" sorun değil ne hakkında sohbet etmek istiyorsun. " bu işin sohbetle gitmeyeceğini şimdiden hissediyordum ve bu yüzden açık konuşmak istiyordum . Bu adama guvenebilecekmişim gibi hissediyordum ne kadar sert bi yüzü olsada gözlerinde pek bi kötülük barindırmıyordu. Ben sıkıcı konuşmaları sevmezdim bu yüzden direk konuya girmek istiyordum. Ve iyi yada kötü bu adama güvenecektim.

" size güvenebilirmiyim"

" Ne anlamadım. "

Size sorular sormam lazım , size güvenebilirmiyim "

Önce bana ters ters baktı ve sonra konuşmaya başladı. Haklıydı ben olsam bende öyle bakardım.

Sadece kafa sallamakla yetindiginde ilk aklıma geleni sordum.

"Siz heran teyzenin neyi oluyorsunuz "

"Oğlu "

Ben bana neden böyle bir şey sorduğumu soracak diye beklerken o tik diye cevap verdi . Bu işime gelirdi .

"Neden onunla yaşamıyorsun. "

" geçinemiyoruz "

Adama anlamaz gözlerle bakarken korkmaya başladım. Yalan söylüyordu ve bu bariz ortadaydı .

Bende tekrar konuşmaya başladım.

"Ayaklarınıza ne oldu "

"Doğuştan "

Evet bu adam bana bir şey caktirmayacaktı ve bende zorlamadan sıradan şeyler hakkında konuşup kendimden bahsettim.

....................................................................................................................................

Yarım saat sonra havadan sudan olan sıkıcı konuşmamıza son verip kalktım bana kapıya kadar eşlik etti. Tam ayakkabımı giyip kapıyı açmış çıkacaktım ki , buz gibi sesiyle konuşmaya başladı;

"Annem den ve bu köyden uzak dur . Kimseyede güvenme. Yoksa başına çok büyük belalar alırsın."

Titreyen bacaklarım ile cevap vermeden kendimi kapıdan dışarı attım. Çıkar çıkmaz nefesim daralmış ve kalbim sıkılmaya başlamıştı. Kendimi duvara yaslayıp boğazımı öfeledim.

Tanrım.

Bu işi daha fazla derine indirmeden bu köyden gitmem lazımdı.

Hızla nefesimi düzenleyip tamirhaneye gittim . Giderken manavci dükkanın içindeydi . Kitap okuyordu .

Tamirhaneye vardığımda gözlerim arabamı aradı. Tamirhaneci yanıma gelip konuşmaya başladı.

" evlat . Senin arabanda bir sıkıntı bulamadık. Her yerine baktik .her yeri takır takır çalışıyor ama araba çalışmıyor. Eğer eve gideceksen ambarimda eski püsku bir araba var .istersen onunla git arabanı sonra burdan alırsın. Tipine bakınca acele gitmen gerekiyormuş gibi geliyor. He ne

dersin."

Ne yapacaktım şimdi. Arabamda bozulmuştu . Mecburen bahsettiği araba ile gidecektim. Başka çarem yoktu . Burada tıkılıp kalamazdim hızla kafamı evet anlamında sallayıp tamam dedim . Kendiside cıraklardan bir kaç tanesine bağırıp arabayı hazırlamalarıni söyledi.

"Gel araba hazır olana kadar bi gazoz 🥤 içelim " tamirci birden konuştuğunda ürküp gözlerine baktım. Israr eder bir tonda bakıyordu. 2. Defa kafamı sallayıp eski olduğu belli olan sandalyelerden birine oturdum . Oda karşıma oturdu. Konuşmayı sevmeyen bir adamdı. Bunu kısa süre önce anlamıştım ama en azından bir sohbet başlatabilirdi. Gergin olduğum için konuşmaya ihtiyacım vardı.

İçimden kendime lanetler ediyordum hoseok ile gelmediğim için. En azından birbirimize destek olurduk .Tek başıma zor oluyordu bir şeyler ile baş etmek.

Ben hoseoku düşünürken gazozlar gelmişti ve bana uzatılani elime alıp içmeye başladım.

Tamirci amca ise yorgun olduğunu belli eder bir şekilde arkasina yaslanıp gözlerini kapatmıştı.

Bende gazozumu içmeye devam ettim.

...................................................................................................................................

Bana verilen arabaya binmiş köyün dışına doğru gidiyordum . Yola çıkmamın üzerinden 10 dk geçtikten sonra köyden çıkarken köylülerden biri arabayı durdurmamı sağlayıp benimle gelmişti . Kendisi de köyün tam dışında inecekti.

Köyün dışına çıkmam için 10 dklık bir yolum kalmıştı. On dakika sonra yanımdaki adamdan kurtulacaktim. Beni sıkıyor du. Habire konuşuyor ve saçma konular dile getiriyordu . Bian önce bu köyden izimi kaybetirmem gerekiyordu .

Evime vardığımda ilk işim altimdaki arabadan kurtulmak olacaktı. O köye dair yanımda hiç bir şey istemiyordum . Çektiğim fotoğraflarıda silicektim.

Köyün dışına geldiğimde durmustum. Ve adamda inmişti . Tam kapıyı kapatacakken konuştu.

"Bak bu yolun ilerisinde yol ikiye ayrılıyor eğer sağ taraftan gidersen daha çabuk ulaşırsın gideceğin yere . Sol taraf uzun oluyo ve genellikle yeni yerleşim alanları yapıldığı için çoğunlukla yol çalışması oluyor. Ona göre . " kapıyı kapatıp ters yöne doğru yürümeye başlamıştı. Doğru söylediğini düşünüyordum çünkü ben köye gelirken dozerler içi kum dolu kamyonlar vardı yolda . Bende arabayı çalıştırıp sürdüğüm de 2 ye ayrılan yoldan sağ tarafı seçmiştim. İçim hiç rahat değildi çünkü adamı gözüm tutmamış tı .

Ama genede dediğini yapmıştım . Zaten dünden beri başıma gelenler aklımı bir hayli karıstırıyordu .

Hava yavaş yavaş kararırken gittikçe başım dönmeye başlıyordu.

Tabi başın döner jk bütün gece uyumadın.

Uyku benim herşeyimdi ve ben asla uykusuz kalamazdim . Muhtemelen hayatımda ilk defa bu kadar saat uykusuz kalmıştım.

İlerledikçe başım daha çok dönüyor ve üstüme bi ağırlık çöküyor hava zifiri karanlıktı ve arabanın sadece 1 farı çalışıyordu .

Dayanamiyordum , gözlerim kararıyor ve kulağım uğulduyordu. Daha fazla kendimi tutamadan istemesemde yolun kenarlarında arabamı durdurdum . Far çok az yanıyordu ve o da hiç bir yeri aydınlatmiyordu .

Kendime daha fazla hakim olamadan arabayı kitledim ve arkama yaslanıp beni içine çeken çukura (uykuya)ayak uydurdum.

....................................................................................................................................

"Ah başım "

Tanrım bu nasıl bir ağrıdır böyle. Ahhhh. Başım ağrıyordu. Sanki balyozla defalarca vurulmuş gibi ağrıyordu hemde.

Yavaş yavaş gözlerimi açmaya çalıştım ama sanki göz kapaklarım yapışmışcasina zor açılıyor du. Bir kaç defa gözümü ovaladiktan sonra gözlerim açılmıştı. Güneş ışığına maruz kaldığı için ağrıyan göz bebeklerimi umursamadan etrafıma bakınmaya başladım . Gece çok fazla uykum geldiği için arabayı kenara çekip uyumuştum . Etrafıma bakinirken birden şok oldum.

Tanrım. Bu neydi böyle. Benim geçtiğim yollar topraklik alandi .

Neydi bu şimdi . Kafayı yemek üzereydim . Tam sağ tarafımda bir köy vardı. BİR KÖY.







Nasıl bir belanın içine battım ben . Ama buranin benim geldiğim köy olmadığı belliydi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.