-n....ne ablası?
(Ağlayarak bana sarıldı.)
Kardeşim: "abla seni çok özledim! "
-karıştırdın sanırım beni ablanla, kusura bakma!
Kardeşim: "hala yalan söylüyorsun. Ablamsın işte. "
-b.. Ben ablana benziyorum diye ablan olmuyorum sen jungkook'a benzediğin için jungkook musun?
Kardeşim: "daha ne kadar inkar edeceksin? Bu toka benim sana aldığım toka, ve kimliğin.... Kimliğini değiştirdiğini gördüm herşeyi biliyorum. Anneme babama söylemedim, merak etme. "
(Bende ağladım. Orada uzun süre konuştuk, sarıldık, ağladık.)
.
.
.
.
.
-eyvah! Okulun okula geç kaldın.
Kardeşim: "boşver okuldan kaçmak için bahanem oldu. Hahhah. Canım ablam, özlemişsindir.... "
-neyi?
(Sırtımdan yumruk attı, ama hiç acıtmadı. ilaç gibi geldi o an.)
-hahahah heey, evet çok özlemişim. Anneme babama söyleme şimdilik. Hergün geleceğim merak etme. Hadi hoşcakal görüşürüz.
Kardeşim: "tamam. Hoşcakal! ............. Hala çok güzelsiniz! "
(Birtürlü ayrılamadık ben arkama baktım durdum o da gitmedi....)
.
.
.
.
.
Saat 17:54
(Eve geldim.)
Won mi ja: "neredesin bu kadar saat? Nasıl göreceğini mi bulamadın? "
-buldum ama yakalandım.
Yeop Hong gi: "güvenlik mi? Kimlikten dolayı mı?"
-hayır hayır, kardeşim beni görmüş kimlik değiştirirken bide tokamdan tanımış. Uzun uzun konuştuk. Özlemimi giderdim. Çok güzeldi.....
Won mi ja: "yaa çok iyi. Aramıza biri daha katıldı. Çok sevindim. "
Yeop Hong gi: "hee iyi güvenlik olmasın da..... Yani senin adına sevindim. "
(Karnım guruldadı.)
Won mi ja: " so-ra'nın karnı iyiki varsın sen olmasan acıktığını söylemiycek. "
-mi jaa! Acıkmadım....... Acıktım evet. Ama söyleyecektim zaten.
Yeop Hong gi: "iyi hadi gelin birşeyler hazırlayalım. "
(Zil çaldı)
-kim acaba. Kardeşim olamaz herhalde?
Won mı ja: "yemekler geldii! "
-yemek mı sipariş ettin? Sen varya sen çok iyi bir insansın. Ohh ellerin dert görmesin, daha kapıdan girmeden çok güzel kokuyor.
Yeop Hong gi: "ne kadar çok almışsın. "
-yok yaa yerim ben. hıhıhıh
Won mı ja: "şu kutuyu uzatırmısın so ra? "
-tabii al bakalım.
Yeop Hong gi: "so ra tuzu alabilir miyim? "
-buyrun efend......
Won mi ja: "herşeyi so ra'dan istemeyelim. Al babacım!"
-yaa mi ja. Olur mu öyle şey? Ben bu evde sizin izninizle kalıyorum. Burası sizin eviniz.
Won mi ja: "a-a-a so ra ciddi olamazsın burası senin evin. Saçma sapan konuşma bak, benim sana eziyetim. Neyse neyse düşünmek bile istemiyorum. Hadi yemeğini ye! "
Yeop Hong gi: "bir daha duymayayım. Sakın haa! "
-tamam canım korkutmayın beni.
(Mi ja'ya sarıldım. )
Won mi ja: "canım benim sen benim kardeşim gibisin. Gibi değil öylesin de zaten"
(Ağladık.)
.
.
.
(Neyse! Geri yerlerimize oturduk. Yeop oppa'ya baktım yemek yer gibi yaptı ama gözleri kızarmıştı. Canım yaa her ikisinide çok seviyorum. Onlar yeni ailem oldular.)
-yeop oppaaa, gözlerin kızarmış.
Yeop Hong gi: "yok ya yemek çok acıymış. "
Won mi ja: "yok yok baba sen ağlamışsın. Ve pasta acı olmaz. Hahaha"
-pasta mı? Yaa yeop oppa, bari gözüme birşey kaçtı falan de. Haha
Yeop Hong gi: "onlar klasik oldu artık.aman ne dalga geçtiniz ya. Belki biber deymiştir yanlışlıkla. "
-haklı mi ja üstüne gitme adamcağızın. Haklı yani, ne diyebiliriz? Haklı....
Yeop Hong gi: "tamam evet duygulandım. Ne yapayım? Kızımın ilk defa arkadaşı var ve arkadaşı geri dönülemeyecek bir belanın içinde ama çok güçlü. İkinizle de gurur duyuyorum. "
(Mi ja yeop oppa'ya sarıldı. Bende teşekkür ettim.)
Won mi ja: "babam benim. Arkadaşlarımla çok iyi anlaşıyorsun. Bana da öyle. "
(Neyse böyle genel sohbetler işte)
.
.
.
.
.
.
Saat 20:18
-ben bugün erken yatacağım, yarın erkenden kalkacağım. Size iyi vakitler!
Won mi ja: "iyi uykular. Tatlı kuzucuk."
(Tatlı kuzucuk ne yaa?)
.
.
.
.
.
(Odama giderken odamdan sesler geliyordu. Sessizce yaklaştım, kapıyı araladım.)
Devam edecek....
