-10 YIL ONCE-
"Amca bende bakmak istiyorum banada göster" amcam gülerek "peki peki al bak bakalım" amcamdan teleskopu hızla alıp gök yüzüne bakmaya başladım. "Vay amca gök yüzü daha da güzelleşmiş" dedim amcam gülerek " haklısın ama hiç bir şey senden daha güzel ve sevimli olamaz." Amcama utanarak bakarak " y-yalan söyleme, benden daha sevimli ve daha güzel insanlar var" amcam elini kafama götürüp okşamaya başladı " evet var ama benim gözümde hep sen en güzel ve en sevimli kişi olacaksın" bunu derken bana göz kırpmisti, elini kafamdan çekip önümden teleskop aldı ve yerine geri koydu "bu kadarmiydi?" Amcam olumlu anlamda başını salladı " hem sende çok geç olmadan gitsen iyi olur." Of çekerek amcamın yanına gittim ve amcama kocaman sarılarak veda edip evden çıktım. Eve geldiğimde bir ses duymadigim icin annem ve babama seslenmeye karar verdim. "Anne baba ben ge-" o an gördüklerime inanamadım annem yerde kanlar içinde yatıyordu yanı başında babam duruyordu. Olamaz beni fark etmişti! "M-miyo bugün erken gelmişsin" bana doğru yaklasiyordu elinde cam kırığı vardi. Babam bana daha çok yaklasmadan hızla kapıdan çıktim ne ara yagmur yağmaya başlamıştı daha az önce hava normaldi. Arkama baktığımda babam değil sanki yerine bam başka bir adam koşuyordu "Miyo çabuk dur a-aciklaya bilirim sadece beni bir dinle" papağan gibi laflarını tekrarliyordu. Ben ise hep "hayir" diyordum en sonunda amcamın evine gelmistim. Bi yandan amca diye bağırıyor bi yandan kapıya sert bir şekilde vuruyordum. Babami kontrol ettiğim her dakika daha çok yaklasiyordu artık gözlerimden yaşlar akıyordu en sonunda kapı açıldı "Miyo burda ne işin var evde olmalıydın" Amcami görür görmez bi anlığına gülümsedim ve hizla amcamın arkasına geçtim amcam ne olduğu anlamaya çalışırken babami gördü. " içeri geç Miyo hemen polisi ara" amcam konuşmama izin vermeden hizla beni iceriye sokup kapıyı kapattı bi anlığına kapıdan gözlerimi ayiramadim. Ama hemen kendimi toplayıp telefon aramaya başladım. Amcamın evi çok büyük olduğu için telefonu zor bulmuştum vakit kaybetmeden hemen polisi arayıp durumun ne oldugunu anlatıp, adresi verip hizla tekrar kapıya gitdim ama amcam ile babamin ne konuştuklarını duymuyordum oysaki bağıra bağıra konusuyorlardi sesleri bulanık geliyordu. Ellerimi kulaklarıma göturdum. Ve bir süre öyle kaldım ellerimi indirdiğim zamanda değişen hiç bir şey olmamıştı. "Bunları duymasan daha iyi olur" arkamdan beklemediğim bir ses gelince bi anlığına korktum ama onun sesi bulanık gelmiyordu. Tam tersi daha net geliyordu " sende kimsin ve amcamın evinde ne işin var?" Hizla arkami döndüm ve karşımda benim yaşlarımda olan bi çocuk duruyordu gozleri kırmızıydi saclari ise aynı benim gibi sim siyahtı. "Amcanın arkadaşıyım" şaşkin bir şekilde ona bakıyordum "sendemi bulanık duyuyorsun?" Dedim O çocuğa biraz daha yaklaşarak "hayir" dedi gülümseyerek "neden ozaman bi tek ben bulanık duyuyorum?" Dedim çocuk bana biraz daha yaklaşarak "çünkü duymasan daha iyi" şaşkin bir şekilde çocuğa baktım. "Neden duymasam daha iyi?" Dedim Çocuğa biraz daha yaklaşarak çocuk " çünkü kalbin kırılır ve bu beni çok üzer" dedi ve gök yüzüne doğru bakmaya başladı "kalbini kiracak olan o cumleleri neden duymak isteyesinki?" Çocuğun yanina giderek "neden kalbimin kirirmasi seni uzecekmis" dedim çocuğa emin bir sekilde bakarak çocuk kafasini çevirip bana baktı "çünkü senle ben aynıyız bir elmanın yarısı gibiyiz " dedi çocuğa şaşkin bir şekilde bakıp "senle ben nasıl aynı olabilir? Daha yeni tanisdik" çocuk gülerek olumsuz anlamda başını salladı
"yanılıyorsun biz daha önceden tanıştık" dedi çocuk bu lafını dediği an bi anda ortadan kayboldu ve kapı açıldı içeri amcam girdi "Miyo bundan sonra benimle beraber yaşayacaksın" dedi olumlu anlamda başımı salladım. Gozlerim dolmuştu, gözlerimin dolduğu fark eden amcam hızla bana sıkıca sarılmıştı bende ona aynı şekilde sarirmistim...