İçeriğe geç

Geri dönülebilir mi?

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Geri dönülebilir mi?

Bölüm 3

Kara geçmiş

Bu olaylardan sonra Yavuz bana her şeyi anlatmıştı,o kutlama benim doğum günüm içinmiş. Benim cehennemi yaşadığım günmüş ben yine o günün mahvetmiştim, aynı zamanda Yavuz bizi barınla tanıştırdıktan Barın bir süre oturmuş sonra ise izin alarak kalkmıştı.Ona yengem dedikten sonra gözlerinde başka duygular görmüştüm, Ama bozuntuya vermemiş ve umursamamıştım. Nede olsa eskiydi duygular.

Şu an evimin terasında oturuyor kahvemi yudumluyordum, yanımdaki Aylin geçmişimi bildiği için sinirden kendini parçalıyordu onca olaydan sonra barının geri dönmesi, Onu öfkeden domatese çevirmişti.

Geçmiş:

"Anne bugün doğum günüm'ya babam beni dövmez değil mi?" Annem sıkıntılı bir nefes vermişti gözünde sadece benim yaşama ümidim vardı gerisi ise kara bir uçurum, bana gülümseyerek baktığımda konuyu değiştirmeye çalışıyordu "Benim tatlı ilkim'im eve gidelimde baban kızmasın olur mu?"

Hava sanki gri olmuştu hafif çifteteleyen Damlalar kafalarımıza düşüyordu bir pastanenin önünden geçerken İçeriden gelen ışık ve gördüğümde tam ortadaki meyveli pasta sanki o an gördüğüm en büyük nimetmiş gibi geldi "Anne bizde pasta alamaz mıyız?" Annem bana çaresiz şekilde bakmıştı eğilip ellerimi tuttu "Annem şu an alamayız ama söz eve gidince alfabe'yi ezberlersen sonraki doğum gününde alabilirim hadi şimdi eve gidelim" ümitle ve heyecanla önüme döndüğümde evimizin olduğu sokağa girmiştik "Anne korkuyorum ya babam yeniden defterimi yırtarsa"

Babam benim asla okumamı istemezdi çünkü bir sürü masraf olacağını ve kız çocuklarının okumayıhak etmediğini düşünürdü. Annem bakışlarını kaçırdı ve derin bir nefes aldı ve beklediğim cevabı yanıtsız bıraktı. Annemde olacaklardan emin değildi, karşıdan iki adam bize doğru yürüdüğünde hafifçe tırstım bunlar babamın arkadaşıydı. Bir anda beni çekip annemden kurtardı ve kucağına aldığında annemın endişeli sesi kulaklarımdaydı, adamın kucağında çırpınarak kaçmaya çalışıyordum "bırak beni pis adam bırak" adam bacaklarımı ve kollarımı tutmaya çalışırken hala kaçmak için çırpınıyordum.

Adamlardan biri "senin kocan çocuk için benden para aldı kızını bana sattı"

babam beni satmıştı.

Annem beni almak için adama vuruyor ve bana ulaşmaya çalışıyordu, ben adamın kucağında çırpınırken etrafa doluşan bir ses ulaşmıştı kulağıma. Patlama sesi

Annem bir anda yere yığılırken artık çırpınımyordum, annem gitmişti ya bana ne olacaktı beni seven tek insan gitmişti. Bir anda bizim evin kapısından babam çıkmıştı belli ki yine içmişti yamuk yürüyordu, yine gri siyah renkli yakalı bir tişört altında ise on yıl bile olsa çıkarmayacak olan siyah şortu vardi. "Baba annem düştü noldu ona?" altı yaşında ölümün ne olduğunu bilerek ve yaşayarak büyüyen bir çocuktum ilkim'in ilki bir ölümdü annesinin ölümü ama babam yine beni şaşırtmadı "ahmaklar ben size kızımı verdim bu işe yaramazı değil madem anlaşmayı bozdunuz o zaman kızımı verin hemen!" Adamlar kabullenip beni babama verdiğinde bir an babam beni kurtardı diye ümitlenmiştim ki keşke satılsaydım.

Bundan sonra her yaşımda bir işkenceye maruz kaldım;

Altıncı yaşım küllük olarak kullanıldım,yedinci yaşımda beni suda boğardı, sekizinci yaşım beni kumara karşılık dövdürürdü, dokuz ve on yaşım yemeksiz ve susuz bırakırdı,ergenlik döneminden sonra beni insanlara pazarlamaya başlardı, artık bir yaşama umudum kalmamıştı ta ki on sekiz yaşında onunla tanışana kadar yaşadığım en güzel anılar onunlaydı, sokakta tanıştığım ve ailesi umutla dolan çocuklardan biriydi bana sataşan çocukları kovardı, uzun bir vakit geçmişti aramızda biz vakit geçirdikçe güzel anılar çoğalmıştı.

Uzun zaman geçmeden sevgili olmuş, uzun bir ilişki geçirmiştik, Tabiki her güzel şeyin bir sonu vardı. Eve girdiğimde babamı yine içtiğini görünce hızla odama geçmeye çalışsamda geçemeden beni yakalamıştı. "Nereye gidiyorsun!" bunlardan Barın'ın haberi yoktu ama bir gün öğrenecekti. "Ben odama geçecektim" dediğimde gözleri sinirle parladi "birazdan sana bakmak için bir kaç adam gelecek hazırlan" yine kumara karşı beni pazarlamıştı bir öncekinde adamların tek istediği para olduğu için şanslıydım ama bu sefer olmayabilirdim "istemiyorum" babam bana sinirle baktığında sarhoş olduğu çok açıktı fakat ben yinede cesur olmaya çalışıyordum çünkü Barın bana ne olursa olsun cesur ol derdi. Hiddetle kalktığında kaçmak için mutfağa girmiştim ve kendimi korumak için elime bir bıçak almıştım.

"Ne yapacaksın benim cesur kızım babanı mı bıçaklayacaksın " üzerime yürüdüğünde yardım dilemekten başka çağrem yoktu "yardım edin! Lütfen birisi yardim etsin" yine kimse sesime gelmiyordu kimse sesimi duymuyordu.

Bir anda beni kendine çekti ve aramızda bir çekişme oldu ardından hiç beklemediğim bir anda elimdeki bıçak babamın göğüs kafesine girmişti. Sanki o an dünya durmuştu sanki annemin ruhu rahatlamış benim ruhum emilmiş gibiydi. Baktığım yerde bir anda bir siluet belirdi uzun süre kim olduğunu anlamadım ama kendime geldikçe hayatımın dönüm noktasının ortasında olduğumu fark etmiştim. Barın, bana şaşkınlıkla bakarken ben elimdeki bıçağı bıraktım ve elime baktım kandı elimin her yanı kandı bu benim dönüm noktam olmuştu ve içimde hiçbir pişmanlık yada suçluluk hissi yoktu.

Babam yerdeydi, Barınsa beni elimdeki bıçakla terk edip gitmişti, öylece bırakıp gitmişti.

Sonradan gelen polis ve ambulans beni ve babamı götürmüştü, babam uyandığında saçmalamaya başlamıştı bu yüzden babamı s akıl hastanesine götürmüşlerdi, ben ise sorgulamadan elimin kan olduğundan dolayı hapis cezası alıştım ama birinin şahitlik yapmasından dolayı cezam düşmüştü iki buçuk ay yattiktan sonra serbest kalmıştım ama hala bana kimin tanıklık ettiğini bulamamıştım ama mahalleden birinin insafa geldiğini düşünmüştüm.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.