İçeriğe geç

Gereksiz Gizemler Klavuzu = İstemeden Bu Hikayeye Dahil oldum

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Gereksiz Gizemler Klavuzu = İstemeden Bu Hikayeye Dahil oldum

Bölüm 1

1. Bölüm = Hiçbir şey

Her hikâyenin bir baş karakteri olurdu, genelde ise bu kız karakter olurdu. O kız güzel, saf yani tek kelimeyle mükemmel olurdu. Ama bazı hikayelerde bu tam tersiydi. Bazı hikâyelerdeki ana kız karakteri ise savaşçı, tutkulu, tuttuğunu koparan olurdu kısaca her hikâyede illaki ana kız karakteri olurdu. Hikâyenin finalinde ise genelde yakışıklı bir erkek ile beraber olurdu. 40 gün 40 gece düğünler ve şenlikler… peki ya hiç o hikayelerin arkasında ismi dahi hiç duyulmamış bir karakter ne kadar önemli olabilir ki? Evet işte o karakter benim. Hayır reenkarnasyon olup ana kız karakterin yerinde olmadım, hayır zorla bir prensle evlendirilmedim ve hayır ailemi katleden o yakışıklı erkekten intikam almadım. Ben o karakterlerden herhangi birisi olma şerefine ulaşamadım peki ben kim miyim? Gereksiz bir gizem yapmayı sevmeyen sadece köylü bir kızım ve şu an da ne düşündüğünü de biliyorum fakir bir köylü kızı olup zengin bir erkekle hiç karşılaşmadım hatta ben fakir bile değilim ki hangi insan tüm köylülerin fakir olduğu fikrini öne attı? Oldukça saçma ailemle o kadar zengin değildik ama asla o fakir kızlardan birisi olmadım durumumuz hep ortalamaydı ve her günüm güzel derece sıkıcıydı; inek sağmak, yumurta toplamak evet sanırım her köylünün sıradan bir işiydi ve o kadar kötü değildi en azından abartıldığı kadar.

Bugün de sıradan bir gün olacağını düşünüyordum ama mahalle komşumuz olan bizim tabirimizle Hallen teyze elitlerin dediği ise Bayan Hallen bağırması ile bir şeylerin yolunda olmadığını anlayıp orya varmıştık.

Ortam fazlasıyla kan kokuyordu ve bu fazlasıyla mide bulandırıcıydı etraftaki hayvanlar bile bundan rahatsız olup gitmiş olmalılardı onlara hak veriyorum bende gitmek isterdim bu kokuya kadar çok büyük bir şey beklemiyordum belki bir fare ya da haşere olayı olmalıydı değil mi?

‘’E-evimde kanlı bir beden var!’’ bunlarla zaten var olan fısıldaşmalar iyice artmıştı. ‘’Nasıl olabilir bu ya?’’ ‘’buraya kimse giremez ki’’ ‘’burası çok kötü kokuyor’’ ortalık iyice kargaşaya dönmüştü ve eve birkaç erkek girmişti ve kanlı bedeni çıkarmışlardı gördüğümde adeta kusacaktım.

Bedenin görünmesiyle herkes şaşkına dönmüştü çünkü köyümüzde herkes birbirini tanırdı ama bu bedenin yüzü parçalanmıştı. Hallen teyze ise bir haftalığına şehre kızının yanına gitmişti yani evinin kilidi sadece kendisindeydi peki bu yabancı oraya nasıl girmişti ki? İçeride olsa bile kim birisini öldürebilirdi?

Hallen teyzeyi annem evimizde teselli ediyordu şey annem çok fazla teselli verebilen birisi hiç olmadı ama yine de elinden geleni yapıyordu normal şartlardı gerçi hep birbirlerini yeselerde

‘’Hallen kendine gelir misin artık böyle ağlaman sana herhangi bir fayda vereceği yok çünkü bilmem anlatabildim mi?’’ Annem bunu demesiyle Hallen teyze histerik bir şekilde kahkaha atmaya başlamıştı şey korkunç görünüyordu ama normaldi sanırsam sonuçta hangimizin evinde kafası parçalanmış bir beden olurdu ki ‘’evimde kafası parçalanmış bir beden var ne kadar normal ama değil mi herkesin başına bu geliyordur eminim ki’’

‘’polisler bir şey dediler mi çok fazla polis arabası geldi ayrıca sanırım yarın haberciler de eksik olmayacak gibi’’ bunu dememle yüzünü kaldırıp bana bakmıştı sanki 10 yıl yaşlanmışa benziyordu ‘’Hayır yavrum polisler herhangi bir şey demedi yarın karakola gideceğiz’’

‘’komşulara 10 yıllık dedikodunun kralını verdin be kadın’’bunu dememle kaşlarını çatmıştı annemde aferin Geri zekâlı dermişçesine ‘’şu an komik olmuyorsun Flora’’ e yani olmadı ki bu şimdi sen gülmedin diye her şey espri mi olacaktı? ‘’espri yaptığımı kim söyledi ki’’ annem ben konuştukça battığımı anlayıp durumu kurtarmak amacıyla beni odadan kışkışlamıştı resmen. Her neyse zaten geç oldu bu yüzden yatmak daha iyi olurdu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.