İçeriğe geç

Gerçek ve Yalan

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Gerçek ve Yalan

Bölüm 1

Giriş

12.09.2013 yazarın ağzından;

Sabah erkenden uyanan küçük kız fazlasıyla heyecanlıydı. Bugün bu küçük kızın doğum günüydü. Aşağıdan annesinin yeni fırından çıkarmış olduğu belli olan böreklerin kokusunu almıştı. Hemen dolabını açtı ve en sevdiği elbisesini üzerine giydi. Saçlarını yapması için tokalarını ve tarağını alarak annesinin yanına mutfağa gitti. Annesi Leyla Hanım elinde kahvaltı tabakları ile masaya doğru gidiyordu. Kızını görünce kocaman gülümsedi ve "Günaydın güzeller güzelim. "dedi. Küçük kızı Sarin'de "Günaydın annecim." diyerek ellerinde ki tokaları ve tarağı gösterdi. Leyla Hanım kızının ne istediğini hemen anladı ve daha fazla gülümsemeye başladı. Elinde ki tabakları masaya koydu ve ellerini silerken kızına da " Gel bakalım güzelce saçlarını yapalım" dedi. Sarin hemen annesinin yanına gitti ve sıkıca sarıldı, annesi de kızının sarılışının karşılık vererek sıkıca sarıldı. Leyla Hanım kızının elindekileri alarak saçını yapmaya başladı. Kızının saçını yaptıktan sonra uzun uzun öptü ve kokladı. Sanki son kez kokluyormuş gibi kokladı. Kızının yüzünü kendisine doğru çevirerek " Ne kadar da güzel oldun canım kızım benim " dedi. Küçük Sarin'de annesine"Teşekkür ederim annecim. Abimle babam uyuyor mu hâlâ? " diyerek sordu. Leyla Hanım'ın yüzü düşmüştü Adnan Bey'in konusu geçince ama kızının bu mutlu gününü bozmak istemediği için belli etmeden " İkisi de uyuyor bebeğim. Hadi koş bakalım abini uyandır gel bende babanı uyandırayım. " dedi. Küçük kız başını sallayarak " Tamam annecim" diyerek yukarıya abisinin odasına girdi. Evet, abisi hâlâ uyuyordu. Hemen abisinin yatağının üstüne zıplayarak" Abi! Abi uyan hadi bugün benim doğum günüm abi! " diyerek bağırmaya başladı. Tahir kardeşinin bağırmasıyla ve yatağın sarsılmasıyla uyandı. Tahir yavaşça gözlerini açarak kardeşine sarıldı." Uyandım bücür uyandım, bağırmayı bırak. " dedi. Kardeşini kucaklayarak yatağına yatırdı ve gıdıklamaya başladı. Kahkahaları tüm evin içinde duyuluyordu. Abisi" Bir daha beni bağırarak uyandırıcak mısın asker? " diyerek kardeşini gıdıklamaya devam etti. Küçük kız daha fazla gülerek " Tamam söz,bir daha öyle uyandırmıcam komutanım! " dedi kahkahaların içinde. Bu sesleri duyarak uyanan Adnan Bey söylenerek uyanıyordu. O sırada odaya Leyla Hanım girdi. Karısının girdiğini gören Adnan Bey sinirli bir şekilde " Çocuklara söyle sessiz olsunlar uyuyorum burada" dedi. Leyla Hanım' da sert bir sesle " Çocuklara karışma gülsünler. Ayrıca uyan bugün Sarin'in doğum günü kahvaltı yapacağız beraber sende gel masaya hadi. " dedi. Karısının söylediğine tam cevap vericekken telefonu çalmaya başladı. Arayan Sinan Bey'di. Bir anda Adnan Bey' e ürperme geldi ve karısına diyeceklerini unutuverdi. Derin bir nefes aldı ve telefonu açtı" Efendim? " dedi sâdece. Telefonda ki kişi sert bir sesle" Adnan dün son gündü fakat bize bir şey göndermedin. dedi. Adnan Bey 'ın bakışları karısına döndü. Karısı dikkatli bir şekilde kocasına bakıyordu, olanları anlamaya çalışıyordu.Telefonda ki kişiyi daha fazla bekletmeden titreyen bir sesle " Bana biraz daha süre verin o zaman getireceğim. " dedi. Bu söz Sinan Bey'i daha fazla sinirlendirdi. " Daha ne kadar süre vereyim ben sana? Bitti süre falan yok artık benim kurallarım olucak. Seni defalarca uyardım ben Adnan beni ciddiye almalıydın. " dedi. Adnan Bey'i bu sözler daha fazla titremesini sağlamıştı, gözlerine korkunun tohumları daha çok ekilmişti. Kocasının bu hallerini ilk defa gören Leyla Hanım endişelenmeye bsşlamıştı. Normal şeyler olmuyordu biliyordu. Adnan Bey tam cevap verecekken telefonun kapanma sesini duymuştu. Elleri titreyerek telefonu komidine koymuştu. Daha fazla dayanamayan Leyla Hanım hemen konuştu " Neler oluyor Adnan? " diyerek sordu. Adnan Bey bakışlarını karısına döndürdü ve" Yok bir şey çık şu odadan " diye bağırdı. Bu sefer de Leyla Hanım bağırarak" Bağırma bana! Neler olduğunu anlat! Telefonda ki kişi ne dedi sana Adnan? " diye kocasının yanına gitti. Adnan Bey " Defol git odadan! Sana hiç bir şey yok diyorum değil mi? " dedi. Artık Leyla Hanım da artık sinirleniyordu bu kadarı fazlaydı. Korkuyordu kocasına çocuklarına bir şey olacak diye. O yüzden" Adnan kimseye bir şey olmayacak değil mi? " diye korkuyla sordu. Adnan bir şey söyleyemedi sadece susarak karısının dolan gözlerine baktı. Bu Leyla Hanım'ı daha fazla çıldırtmıştı. Kocasının omuzlarına vurmaya başladı. Gözlerinden akan gözyaşlarını daha fazla tutamadı ve ağlayarak kocasına " Adnan çocuklara ve sana bir şey olursa yaşayamam ben. Yalvarırım size bir şey olmasın. "diye yalvardı. Adnan Bey'in de gözleri dolmuştu bu sözlerden sonra. Karısının aşkını sevgisini hep hissetmişti. Çocuklarının ise her işten dönmesini pencerelerde beklediğini geç geldiğinde onları pencere kenarın da uyuya kaldıklarını hep biliyordu. Karısının bağırarak ağlamasının seslerini artık çocuklarda duyuyordu. Tahir karfeşinr sıkıca sarılarak annesini dinlemeye başlamıştı. Küçük kız korkmaya başlamıştı. Hemen kafasını abisine çevirerek " Abi neler oluyor? Annem iyi mi? " diye korkuyla sordu. Tahir kardeşini daha sıkı sararak" Korkma abicim ben buradayım. " dedi. Leyla Hanım bir süre daha ağladıktan sonra kendisini toparlayarak son kez kocasına bakıp ardından odadan çıkmıştı. Aklına çocukları gelince hemen oğlunun odasına koştu. Kapıyı açtığında çocukların birbirine sıkıca sarılarak oturduklarını gördü. Buruk bir şekilde gülümsedi Leyla Hanım. Sarin annesini görünce " Anne" diyerek annesine doğru koştu hızlıca. Leyla Hanım sıkıca kızına sarılmıştı ve ardından bakışlarını oğluna çevirdi. Annesini inceliyordu bir şey olmuş mu diye. Bu hali Leyla Hanım'ı gülümsetmişti. " Tahir oğlum gel sende yanıma hadi " dedi. Tahir de annesine koştu ve kardeşiyle beraber sıkıca sarıldı annesine. Leyla Hanım gülerek" Hadi bakalım aşağıya sofraya kahvaltı yapacağız. Börekler daha fazla soğumasın. " dedi. Tahir annesine dönerek" Anne hemen hazırlanıp geliyorum ben siz inin. " dedi. Oğluna kafasını sallayarak kızının elinde tutarak odadan çıktılar. Aşağıya mutfağa doğru yürürken Adnan Bey'de odasından çıkmış mutfağa geçiyordu. Leyla Hanım kızını masaya oturttu ve kocasına bakmadan börekleri tabaklara koyuyordu. Adnan Bey karısının bu davranışını yok saydı ve masaya oturup gazetesini okumaya başladı. Tam o sırada kapı çok sert bir şekilde çalmaya başladı. Leyla Hanım korkuyla kocasına baktı. Ardından kızına" Tatlım benim şimdi yukarıya abinin yanına çık ve ben gelene kadar aşağıya inmeyin tamam mı canım kızım?"dedi. Sarin kafasını tamam anlamında sallayarak merdivenin en üst basamağına kenara saklandı. Kızının gidişinin ardından hızlıca kapıyı açmaya gitti Leyla Hanım. Kapıyı açtığı anda karşısında takım elbiseli adamlar duruyordu. En önde ki iri yarı adam" Adnan Bey burada mı? diye sordu. O sırada Adnan Bey gelmişti. Biliyordu ne için geldiklerini ama gene de sordu " Buyurun benim, ne için geldiniz?" dedi. Aynı adam" Sinan Bey'in size mesajı ve hediyesi var" dedi ve devam etti" Zaman önemlidir. Ve ben zamana çok dikkat ederim umarım bunu anlarsın bu hediyemle. "diyerek Leyla Hanım' a silahı doğrulttu. Adnan Bey korkuyla bağırdı" Sakın o tetiğe basayım deme!" dedi fakat etkisizdi bu. İki kurşun sesi duyuldu. İkisi de Leyla Hanım' a sıkılmıştı. Art arda kalbine sıkmışlardı acımadan. Ne de olsa Sinan'ın adamlarıydı acımazlardı. Adnan Bey deliler gibi bağırmaya başlamıştı. Sanki kendi kalbine sıkılmıştı o kurşunlar. Leyla Hanım başta dik durmaya çalıştı ama yapamayınca kendini saldı. Bedeni geriye doğru düşmüştü. Hemen Adnan Bey karısının bedenini tuttu. Bu anlar bir çocuğun hafızasına öyle bir kazınmıştı ki herşeyi unuturdu ama bunları unutamazdı. Küçük kız oturduğu merdiven de sessizce ağlayarak olanları izliyordu. Hayır annesi değil o, hayır annesinden gelmiyordu o kan. Sürekli içinden bunları tekrar ediyordu. Tahir çıkan tüm bu seslerle korkuyla hızlıca çıkmıştı odasından. Merdivenlerin başında kardeşinin yere oturmuş sessizce ağlayarak tek bir yere baktığını gördü. Korkuyla nefesini tutarak baktığı yere baktı ve o an kalbinin durduğunu hisseti. Annesi yerde kanlar içinde titriyordu. Babası ise ağlayarak annesine sarılmıştı. Babasını annesine sarıldığını ilk kez görmüştü ama geç kalınmış bir sarılıştı bu annesi artık yaşamıyordu. Şoktan hemen çıkıp annesinin yanına koştu. Ağlayarak " Anne" diye fısıldadı. Annesini defalarca sarstı bağırdı ama uyanmadı. Annesi o gün gözlerini kapatmıştı bir daha açmamak üzere. Yukarıda her şeyi izleyen Sarin anlamıştı annesi artık yoktu. Bu düşünceyle deli gibi ağlamaya başladı ve koşarak aşağıya inerek mutfağın içinde bulunan dışarıya çıkan kapıya koştu. Mutfakta börek kokusunu duyumsadı. Adımları yavaşlamıştı koca tepsi böreğe baktı ve az önce ki yaşananlar tekrar aklına gelince koşarak çıktı evden. O gün saatlerce ağlayarak koştu. Arkasından koşan abisini umursamadan. O gün yaşananlar hiçbirinin hafızasından silinemedi, silemediler. Ağlayışlar, annesinin kanlar içinde yatan bedeni. Hepsi o günden sonra çok değişmişti.

Bölüm sonu

2 yorum