Derin derin nefes alıyordum cidden mafya olmazdı değil mi? Daha neler,sakin olmalıyım.Zaten yarın Çınar gelecek ona da söylerim şimdi saygımızı bozmayalım sevgili Alessa.
-Evet,bulsun dedim.Ben iyiyim senden naber?
Ciğer filan mı yemiştim ben? Süzme salaksın be Alessa...
Ya sen uzun zamandır yoktun iç ses nerden çıktın yine?
Unutma güzel Alessa,ben sadece senin düşüncelerinin sesiyim.
Aman olmaz olaydın neyse senle uğraşamam şimdi başımda daha büyük bir dert var.Ana ekranıma düşen bildirimle yine gözlerim oraya döndü.
-Benden de iyi de dün kardeşimle kavga etmişsin sebebini öğrenebilir miyim?
Salak herhalde gidip kardeşine sorsun değil mi yani benimle işi ney ki?Zaten adımı bile bilmiyordur şuna bak çok saf biri gibi.
-Hayır öğrenemezsin,git kardeşine sor benimle işin yok.
-Telefonuna bak.
Ne diyor bu be salak saçma
Sıçtın Alessa,evren sana tükürdüğünü yalatmakta kararlı.
*bilinmeyen numara:Dalga geçip küfür edebileceğin biri değilim Alessa Yıldırılamayan.
Hassiktir...
*Siz:Sen kimsin ki seninle dalga geçip, küfür edemeyeceğim pardon? Ayrıca adımı ve soyadımı nereden biliyorsunuz bay bilinmeyen çok tehlikeli kişi?
Sakinim hiç bir şey yapmayacak,yapamayacak o tehlikeliyse bende bir o kadar tehlikeliyim.
Saçmalama Alessa ikimizde ne kadar tırsak olduğunu biliyoruz.
Bir kere sus ya sadece bir kere.
Bilinmeyen numarayı "Bay bilinmeyen çok tehlikeli kişi" olarak kayıt ettiniz.
*Bay bilinmeyen çok tehlikeli kişi:Benimle neden dalga geçip, küfür edemeyeceğini zamanı gelince öğrenirsin ve bildiğim tek şey ismin ve soyisimin değil.
Blöf yapıyor bilgilerim en muazzam şekilde siber saldırıya karşı korunuyor.
Bana blöf gibi gelmedi .
Sen çok önemli değilsin şuanda.
*Bu kişiyi engellediniz*
Bir de bunlarla uğraşıyoruz yani cidden sabır.
Daha fazla oyalanmayıp sohbetten çıkıp İskenderiskoskomun sohbet sayfasına girdim ve ona yazdım.
*Salcano:Naber lan hayırsız?
*İskenderiskoskom:İnsan abisine hayırsız der mi lan şerefsiz
*Salcano:Neden demesin:D
Ayrıca insan hiç kardeşine şerefsiz der mi?
*İskenderiskoskom: Kardeşi sensen denir.
Ekranıma düşen çağrıyla gülümseyip onayladım.
-Nasılsın?
Özlemiştim sesini yaa
-İyi abi sen nasılsın? Gittin İzmir'e unuttun beni hiç arayıp sorma zaten.
Yakın zamanda beraber İzmir'e taşınmayı planlıyorduk ben evden çalışırdım zaten Çınar da çocuk doktoru olduğu için orada bir hastanede çalışacaktı.
-Kızım salak mısın ya sen burada mutluluğumuz için güzel ve kıymetli saçımı süpürge ettim ben.
Kıkırdadım
-Dedi her şeyi organizasyon şirketine yaptıran Çınar.
-Şşshhh aramızda yok öyle bir şey.
Bu sefer kahkaha attım
-iyi öyle olsun bari
-Ee senin şu otel işi ne oldu?
-Abi hiç sorma ya adam gıcığın teki bana ne dedi biliyor musun?
-Bilmiyorum vallahi kızmazsan.
Bartın Beyi taklit ettim
-'Şirtket düzeninizi sevmedim hep bu kadar dağınık mısınızdır?" Boğazına yapışacaktım az kalsın.
Kahkaha atan taraf o oldu bu sefer
-Eee sonra sen ne dedin?
-Ay abisim Allah'tan yanındaki kadın sakız çiğniyordu adam sessiz kalınca bu da hemen lafa atladı sanırım adamın kabul etmediğini sandı ağzını yaya yaya saçma sapan konuştu bende şey dedim "Çalışan ciddiyetsizliğinizi sevmedim hep bu kadar ciddiyetsiz misinizdir?" Moraran suratını görmen lazımdı adam mosmor oldu resmen.İşte sonra adam kadının yerine özür diledi ve kabul etti.
-Aferin kız benim kardeşim olduğun ne kadar da belli.
-Neyse abişim yarın geliyorsun zaten uyuyacağım görüşürüz cici bak kendine.
-Tamam, görüşürüzzz.
Telefonu kapatıp kitaplığıma koştum ve kitap okumaya başladım.
Bir,iki saat kitap okunduktan uyumak için kişisel bakımı yapıp yatağıma yattım ve gözlerimi kapattım.
Gözlerimi açtığımda saat beşi 2 geçiyordu bu yüzden hemen yataktan kalkıp banyoya girdim ve tekrar bakım yaptım. Bu gün çok güzel geçecekti çünkü abimin bana aldığı takımı giyecektim. Mini pileli bir eteği vardi rengi siyahtı üzerine ise straplez bir üst yakıştırılmıştı üzerinde beyaz iplerden oluşan koca bir kurdele çizilmişti, altına bir çift diz hizama gelen uzun botlarımı giydim, onlarında kurdele detayları vardi ve çok yakışıyorlardı.Son olarak saçımı dağınık bir topuz yaptım, gümüş takılarımı taktım ve özel yapım kurdele şeklinde çantamla kombinime bakıyordum ki saçıma da kurdele takma fikrine karşı koyamadım.Tamamen kurdelelenmiş bir şekilde dışarı çıkıp apartmanda emin adımlarla asansöre bindim.Yani erkekler için önemli olmasa da her kız bilir ki boş bir koridor her zaman kırmızı halıdır ve orada ünlüymüş gibi yürünür. Asansörden inip bebeğimin yanına geldim;Range Rover'ımın siyah renkte muazzam bir şekilde duruyordu bebeğim benim. Hızlıca arabama atladım ve saat erken olduğu için bir kafeye uğrayıp oradan da şirkete yakın bir parka gitmeyi düşündüm.Kafeye girdim ve bir caramel macchiato alıp parka doğru yürüdüm.İlk defa geliyordum ve sanırım ilk ve son olacaktı çünkü hiç tekin bir yer değildi iti kopuğu bağımlısı her şeyi buradadır heralde. Neyseleyip oturdum ve sosyal medyada gezerken kahvemi yudumlamaya başladım ta ki yanıma tipinde dahi hayır olmayan biri gelene kadar.
-Selam güzellik
İdrak edemedim. Hadi ama Alessa abinin zamanında seni en iyi hocalarla eğittiğini hatırla.
-Pardon?
Gözleri arsızca üzerimde geziniyordu.
-Diyorum ki beraber güzel bir gece veya öğlen daha doğrusu sabah mı geçirsek
Kulağıma yaklaştı
-Bedenlerimizle
Midem bulanmıştı resmen elimdeki kahveyi yüzüne fırlatacağım sırada yakaladı ve üzerime döktü. Siktir yandım.
Adam bileklerimi kavramıştı ve ben anın şokuyla orada öylece duruyordum beni çekiştirmesiyle kendime geldim.Kendine gelmen çok bir boka yaramış gibi konuşma. Kendime gelmemle adamı yere savurmam bir oldu.Alessa yerdesin adamı üzerine düşürdün ve yüzüne yaklaşıyor. Bir mucize olmasını diledim Çınar'ın gelmesini istedim. Dualarım duyulmuştu adam üzerimden bir çırpıda alınıp resmen fırlatıldı ama bunu yapan dualarımın tersine Bartın Beydi...
Kendimi hemen yana çektim dualarındaki kişi geliyor Alessa.
-ÇINAR
-Alessa ne oluyor burada?
Ee abicim ben biraz taciza uğradım sonra Bartın geldi beni kurtardı ve şuan Bartın adamı öldürmek üzere.
Konuşamıyorumdum, duyuyordum ama konuşamıyordum.
Çınar Bartın'ı adamın üzerinden kurtarması ve adamın koşarak kaçması bir oldu. Ben hala yerde oturmuş ağlıyordum. Neye ağlıyordum? SALAK MISIN KIZIM O MASKARAYA VE GLOSSA NE KADAR VERDİĞİMİZİ HATIRLA HELE Kİ MÜKEMMEL OLAN MAKYAJINI AĞLAYARAK MAHVETMENE NE DEMELİ?
Ben kendimi koruyamadığım için ağlıyordum.
Zaman durmuş gibiydi hiç bir şeyi idrak edemedim. Çınar'la Bartın'ın beni kafeye getirip önüme su koyması ve küçük atışmalar yaşamalarını idrak edememiştim,edemiyordum da.
-Teşekkürler Bartın
İkisi de bana dönmüştü ki Bartın ikimizi de şoke eden bir şey dedi
-Böyle giyinirsen olacağı bu
-Nasıl giyineceğimi sana soracak değilim
-Ne giyeceğini sana soracak değil
Çınar'la aynı anda konuşmuştuk cidden ona neydi yani?
-Öyle demedim canım
-Adı var;Alessa
Bartın'ın sözünü kesen Çınar'dı. Bartın buna karşı göz devirdi
-Alessa etrafındaki herkes senin kadar medeni olmayabilir heleki az önceki yer oradaki insanların tek aklı karı kızla yatmakta ya ben orada olmasaydım
Yine sözü kesildi Çınar tarafından
-Ben olurdum
Bartın ters bjr bir bakış atıp devam etti
-Ya biz olmasaydık
Çınar tekrar sözünü kesti
-Alessa küçüklükten beri BEN tarafından özel Tekvando eğitimi alıyor yani biz olmasaydık da o olurdu.
Bartın pes ederek sabır diledi ve arkasına yaslandı.
-Beninle ilgilendiğiniz için teşekkür ederim işimin başına dönmeliyim.
Çınar'ın yüksek sesi ve tüm kafenin bize dönmesiyle yerime geri oturdum yani cidden "NE" diye bağırmasına gerek var mıydı?
-Hiçbir yere gitmiyorsun ben geldim ya ben abin geldi eve gidip gilm izlieyelim seni böyle bir durumda tek bırakmam. Ayrıca bir daha lütfen insan içinde ağlama makyajın akınca çok çirkin duruyorsun.
Bartın'ın kıkırdamasıyla çantamı aldım ve arabama doğru gidip şirkete sürmeye başladım çünkü çok çok işim vardı. Bugün toplantı bile yok ne şovu yapıyorsun?
Sanane pardon?
Şirket yakındı zaten o yüzden hemen gelip arabamı park ettim ve odama çıktım.Tahmin ettiğim gibi hemen arkamdan Çınar gelmişti ama beklemediğim şey kesinlikle Bartın'dı.
-Ne işiniz var burada?
Çınar hemen sorumu yanıtladı
-Bartın benim çok yakın bir arkadaşım o yüzden geldi ayrıca sen az önce hayatının travmasını yaşadın ve çok sağlamsın akşam bıçaklanmak istemiyorum.
Ne yani Bartın'la arkadaşlar mıydı ki?
-Bartın'la arkadaş olduğunu bilmiyordum
Çınar ve bartın masamın önündeki sandalyelere geçerken Çınar hiç istemediğim bir cümle söyledi
-Sen geçen şu otel işinden bahsettin ya patronu gıcığın önde gideni ol-
Koşup ağzını kapattım ama nafile Bartın çoktan duymuş kaşlarını kaldırmış ve kollarını bağdaş yapmış bir şekilde beni süzüyordu. Boku yedin.
-Abiciğim bir tanem hayatımın anlamı sağ böbreğim sol böbreğim hadi eve gidelim.
-Bu konuyu konuşacağız.Neyse Bartın seni eve bıraksın araba kullanmanı istemiyorum bu halde benim bir kaç işim var onları halledip geleceğim bende.
Gözlerimi pörtletip kafamı sağa sola sallamaya başladım
-Ne var kızım misafirlikte uyarmaya çalışan anneme döndün iyice.
Çınar ayaklanınca Bartın da ayaklandı Çınar gitmeden tabii ki yine sinir etti beni
-Git şu makyajını temizle mobesede filan ölü gelin sanarlar valla
Sırtına yapıştırmamla kaçması bir oldu.
Kocaman bir gülümseme ile arkamı döndüm ve Bartın'a karşı konuşmaya başladım
-Makyajımı silip geleceğim keyfine bak lütfen.
Hafifçe dudaklarını büzdü ve başını salladı.
Hemen tuvalete gidip makyajımı yüzümü çitileyerek çıkardım ve sadece nemlendirici ile güneş kremi sürüp geri odama çıktım ama beklediğim şey kesinlikle Çınar'ın beni havuzda dövdüğü çocukluk fotoğraflarımıza bakan bir adet Bartın değildi.Neden bu gün bu kadar fazla şey bekliyorsun?
Koşarak onu geri çektim ve duvara yasladım ama adam dağ filan heralde kafamı kaldırıp bakıyorum da neyse.
-Ee şey çıkalım mı biz yani çıksak mı ki, çıkalım bence sence? Çıkalım biz.
Elinden tutup sürüklemeye başladım Bartın'ı.
Otoparka geldiğimizde önümden bir arabaya doğru yürümeye başladı ki arabası gerçekten mükemmeldi.
On koltuğa oturdum ve kemerimi takmaya çalıştım çünkü evet sadece çalıştım çünkü gelmiyordu o sırada sürücü koltuğunda oturan Bartın iç çekerek yaklaştı ve üzerimden uzanarak kemeri kolaylıkla taktı.Öyleyse neden burun buruna duruyorsunuz?
Bartın dudaklarımı incelerken ben onu kusursuz yüzünü inceliyordum ki yüzümün kızardığını hissettim ve Bartın'ı hemen itip yüzümü cama döndüm. Gelecekten geliyorum Bartın kıkırdadı.
-Hep bu kadar soğuk ve sessiz misin?
Konuyu değiştirmem lazımdı ama o direksiyonu tek eliyle kullanıyordu ve elleri cidden çok çok güzeldi.
-Genellikle evet
Gıcık ya yemin ederim gıcık Allah ileride ki eşine sabır versin İnşallah Alessa'cığım
Arabası çok güzel kokuyordu Bartın gibi kokuyor mayışmıştım o yüzden kedimi uykunun kollarına bıraktım.
--------------_-----------------------------------------------
Uzun oldu biraz-_- Her neyse yorumlamayı unutmayın sizi seviyorum kendinize cici bakınn🐈💞
