Başım ağrıyor hatta bazen ellerim titriyordu. Rahat bir uyku için elimden ne geliyorsa yapabilirdim. Ama olmuyordu. Her gözümü kapattığımda o bunak yüz bana bakıyor gülümsüyordu. Kimdi o? Benden ne istiyordu?
İç çektim ve ayağa kalktım. Sınıfın kenarındaki çöp kutusuna onigiri poşetini attım. Pencerenin tam yanındaydı. Bir an başımı pencereye doğru çevirdim.
Bir grup kişi bir kişinin etrafında toplanmıştı. Yüzleri pek belirgin değildi. Tabi benimde umurumda değildi. Başımı çevirip pencereden uzaklaşacaktım ki. Gözlerim onca kişinin yanındaki bir ağaca çarptı. O silüet oradaydı. Ağacın yanında duruyor bana bakıyordu. Yüzündeki buruşukluklar her zamankin den daha belirgindi. Gözleri hafif kısıktı, ruhuma bakıyor gibiydi.
Gözlerimi ondan ayıramıyordum. Her yerim buz kesmişti. Bir ses ile kendime geldim.
"Çocuklar oturun yerlerinize!"
Sırama ilerledim. O yüz, o ifade sanki benimle alay ediyor gibiydi. Sandalyeme oturdum ve tahtaya baktım. Eskiden yazılmış tam silinmemiş yazılar. Panoda asılı duran anlamsız kurallarla dolu kağıtlar.
~7.43~
Teneffüs zili çalmıştı. Herkes sınıftan teker teker ayrılıyordu. Sınıftan çıkıp kafeterya ya ilerledim. O kalabalık kafeteryanın önünde doluşmuştu. Kalabalığın arasından ilerlemeye çalıştım. Her bir fısıltı her bir kelime kafamın içinde dönüp duruyordu.
"Bu o mu?"
"Gerçekten çok yakışıklı"
"Cidden bu ahmak için mi özgürlüğümüzden oluyoruz?"
"Ben ondan daha havalıyım."
Yere bakıyor, her adımımı dikkatle seçiyordum. Beynim buradan bir an önce kaçmamı söylüyordu. Hızla ilerlemeye başladım. Bir anlığına ayağım takıldı, düşeceğime emindim bundan kaçış yoktu.
Gözlerimi kapattım kendimi bu duruma hazırlamaya çalışıyordum. Bekledim... Bekledim.. düşmedim?
"İyi misin?"
Soru beynimin içinde dalgalandı. Gözlerimi araladım. Bütün o sözlerin sebebi o muydu? Gözlerimi tamamen açıp geri çekildim. Başımı kaldırdım benden uzundu. Ve gerçekten yakışıklıydı... Ne diyorum ben!?
Yanıma yaklaştı kahküllerimi yüzümün önünden çekti. Çenemi tuttu, hafif bir tutuştu sanki kırılgan bir şeyi tutar gibiydi.
"iyi misin?"
Dedi tekrar ona baktım. Hafifçe titredim, daha önce hiç birine bu kadar yakın olmamıştım.
"İyiyim... Sağol"
Gülümsedi, elini çenemden çekti. O an fark etmemiştim ama ben ona çarptığımdan beri etraf oldukça sessizdi. Etrafa bakındım ve koşarak kafeterya ya girdim. Nefes nefeseydim ama sebebi koşmak değildi.
Sıraya girdim, arada etrafa bakıyordum. O çocuk etrafındaki insanlarla sohbet ediyordu. Eğleniyormuş gibi görünüyordu. Benim aksime oldukça rahattı.
Garip bir şekilde tanıdık geliyordu, ama anılarımda ne kadar geriye gidersem gideyim. Hatırlamıyordum sanki kaybolup gitmişti...
Bir anlığına düşüncelerden uzaklaştım. Tekrar o çocuga baktığımda göz göze geldik. Gözlerimi ayıramadım. 2-3 saniye sonra hızla kafamı çevirdim. Bir an önce buradan çıkmak istiyordum.
Sıra bana sonunda geldiğinde arkamdaki sıra epey büyümüştü. Tepsiyi aldım birkaç kimchi ve yanında bir kaç atıştırmalık koydum. Bir masaya geçip oturdum.
~8.32~
Öğle yemeği sonrası bir an önce sınıfa girmek için hızla ilerlemeye başladım. Bir kaç adım sonra önümde yine aynı kişi vardı.
"Sana adını soramamıştım. Hâlâ iyi misin?"
Başımı kaldırdım ona baktım.
"Kusura bakma, derse gitmem gerekiyor."
Sınıfa ilerler ken, arkadan bir ses duydum.
"Tamam! Çıkışta görüşürüz."
Bir an durdum, ona döndüm. Çok tam gitmişti bile. Bu ne demekti? Kavga mı edecektik? Başkası ile mi karıştırmıştı acaba?
Öğretmen zili ile düşüncelerim den kurtuldum. Ve koşarak sınıfa girdim.
Bişi bulamadım uzatmak için her şeyi yaptım 😫 ama karakterler biraz karışık olduğu için diğer bölümde onların görünüşleri ve kişilikleri ile ilgili bir tanıtım yapacağım.🫶 Hatta Pinterestten bulabilirsem görsel de koyacağım!!>