Sabah uyandığımda deniz hala uyuyordu, yataktan sessizce kalktım camdan baktım kahvaltı bahçedede hazırlanıyordu aslında kahvaltı yapabilirdim belki.
Masadaki bardağı alıp su doldurdum ve anında Deniz'in yüzüne fırlattım deniz uyandığında sinirle etrafına baktı "Günaydınnn" dedim ve neşeyle kaçtım.
Deniz arkamdan buraya gel diye bağırıyordu aşağıya doğru koştum deniz arkamdan bağırıp duruyordu.
Bahçeye çıktım ve çimlerin üzerinde koşuşturmaya başladık, diğerleride bize gülerek bakıyordu deniz beni tuttu "hayır dur" dedim.
Deniz beni yere yatırıp gıdıklamaya başladı, kalbim ağrıyordu gülerek Deniz dur dedim deniz sonunda durunca gülmem de durmuştu.
Ama hala gülesim geliyordu annem "yaramazlık yapıp durmayın" dedi, Deniz'in kafasına vurdum.
İçeriye doğru koşacaktım ki önüme bakmadığım için Barışa çarpmıştım.
"Şey ben özür dilerim gerçekten bilerek olmadı" dedim.
Barış abim bana aldırmadan gittiğinde Deniz'in beni yakalayıp yine gıdıklamaya başladı.
"Deniz dur" dedim gülerek kerem abimde gelmişti ikiside beni kıdıklıyorlardı.
"Anne baba yardım edin" dedim.
"çok komik" dedim hala da gülüyorlardı.
"Sizden intikamımı alacağım" dedim ve sinirle eve doğru yürüdüm.
Üzerimi değiştirip aşağıya indim kahvaltı masasına oturdum, kendimi zorlayarak çokta olmasada birşeyler yemiştim.
Kahvaltıdan sonra odama geçmiştim kendimi iyi hissetmiyordum aklıma Alphan geldiğinde yine gözlerim dolmuştu.
Üzgünüm sevgilim ama bunu yapmak zorundayım.
Aşağıya indiğimde abilerimin hepsi iş başındaydılar kerem abimle barış bir dosya üzerinde konuşuyorlardı diğerleride bilgisayardan işlerini hallediyorlardı.
Mutfağa yöneldim buzluktaki buz küplerini çıkardım sıra intikam sırası bendeydi onlar hep gülecek değildi ya.
Yavaşça sessiz adımlarla onların yanlarına ilerledim ve hepsinin tek tek sırtına buzları attım barış abim "dondum bune" diye bana baktıklarında bu sefer ben gülüyordum.
Bağıra bağıra gülerken yanıma varan sinirli şekillerlere baktığımda sıçtığımı anlamıştım.
Üzerime doğru geliyorlardı "şey siz kız kardeşinize kıyamazsınız değil mi" diye yönelttiğimde hepsi olumsuz anlamda başlarını salladılar.
Neredeydim ve ne ne vaziyetteydim biliyormusunuz, beni havuza atıcaklardı ve ilk önce hepsi saçımı yolmuş ve bana vurmuş ondan sonrada bunun az geldiklerini söyleyip beni havuza atmaya karar verdiler.
Keremle barış abim beni tutuyorlardı, deniz benimle beraber beni ilk kendisi fırlatacak sonrada kendisi beni suğda boğacaktı.
"bakın hadi siz bence kıyamazsınız kız kardeşinize yapmayın canım abilerim" dedim.
Cihan "onu içimize buz atmadan önce düşünecektin Doğa hanım" dedi.
"ama ben sizin tek kız kardeşinizim" dedim.
Ayaz "acındırma operasyonu yapma bize atın şunu" dediğinde hayır diye bağırmıştımki beni çoktan deniz suya fırlatmıştı.
"hepiniz gıcıksınız pislikler" dedim ve havuzdan çıktım.
Hepsinin gülüşleri arasında odama çıktım, üzerimi giyip aşağıya indim bugün hastaneye gitmeliydim.

Kombinin buu
Hastaneye geldiğimde yine zorlanmıştım.
Doktorun odasına girdim "nasılsın doğa" dedi, "iyiyim siz nasılsınız" dedim, doktor "bende iyiyim eğer hazırsan tektitkelere geçelim" dedi.
Bir iki saat boyunca herşey tamamlanmıştı doktor "doğa durumunun kötüleştiğinin farkındasın değil mi" dedi.
Evet diyerekten başımı salladım.
"Doğa artık ailene söyleyip ameliyat olmalısın bu sefer gerçekten çok ciddiyim ölebilirsin doğa baksana şu haline yüzün solmuş vücudumda morluklar oluşmuş" dediğinde başımı eğmiş onu dinliyordum.
"Biliyorum ama lütfen beni anlayın ben ailesine yeni kavuşmuş ve daha yani onlarla aramı düzeltiyorum sadece çok az kaldı aramız düzeldi gibi lütfen çok az bir zaman daha sonra söz size geleceğim" dedim.
Doktor "Bak doğa çok az bir zaman daha eğer bu süre geçerse senin yerine gerçekleri ben söyleyeceğim" dedi, başımı salladım hastaneden çıktığımda yine dayanacak gücüm kalmamış gibiydi.
Bölüm sonuu..................