İçeriğe geç

Gerçek Ailem/Doğa

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Gerçek Ailem/Doğa

Bölüm 14

Ölmek ve Ölmemek

Taksiden inmeden önce elimi kalbime götürmüştüm içimden sakin ol doğa bunu yapabilirsin hatırla önceden de gelmiştin ve bunu başarmıştın sadece derin nefes al ver.

Taksiden inip sakin adımlarla hastaneye girdim kalp atışım hızlanmıştı ve nefesim gidiyordu sakin ol doğa az kaldı doktorun odasının kapısını tıktıklayıp girdim ve rahat bir nefes verdim.

Doktor "ahh doğa hoşgeldin gel şöyle otur" dedi, hemen geçip sandalyeye oturdum.

"Birazdan hemşire gelip seni alıcak ve aşağı kata ineceksiniz bikaç işlemden geçiceksin hemşire sonra sana bittiğini söyleyince yanıma gel" dedi.

Onu onaylayıp hemşireyel beraber alt kata indik ilk önce beni bir odaya aldılar sonra bikaç işlem uyguladılar canım yanmıştı ve kalbim ağrıyordu.

O bikaç işlemden sonra kendimi zorlayarak doktorun odasına gittim doktor "doğa şimdilik şöyle ki yaşama ihtimalin var ve bu iyi bir haber ama zorlu bir ameliyattan geçmen gerekiyor, şanslısın ki sana uygun bir kalp yani dönor bulundu" dediğinde mutlu olsam mı üzelsem mi bilememiştim.

Doktor sıkıntılı bir nefes verdi "doğa artık bence bu durumu ailene söyleyip ameliyat olmalısın iki yada üç aydan fazla vaktin kalmadı ve eğer çok sert bir darbe yersen iki ve üç ay değil hemen ölebilirsin lütfen bu konuyu düşün" dedi.

"Ben onlara söyleyeceğim ama şuan değil kızlarına yeni kavuşmuş bir aileyi ben mahvedemem, vakti gelince onlara ben söyleyeceğim lütfen sadece biraz daha zaman" dedim.

Doktor beni onayladı "lütfen doğa unutma sert darbeler alma ve kalp atışlarını artıracak şeylerden uzak dur yarından itibaren her gün lütfen muayeneye gel" dedi.

"tamam teşekkür ederim hoşçakalın" dedim, ve odadan çıktım hastaneden hızlıca çıktım ve tekrardan bir taksiye atlayıp eve yol aldım.

Taksicinin parasını ödeyip eve girmiştim kalbim hala ağrıyordu çokta ağrımıyordu ama ağrıyordu.

Duşa girip akşam yemeği için aşağıya indim, yemek yerken birden cihan ve arasın gözü birşey takıldı boynundaki kolyeye.

Aras "o kolye senin boynunda ne işin var" dedi sesini yükselterek cihan "anne o kolyenin doğanın boynunda ne işi var" dedi.

Zeynep hanım "biliyorsunuz ki bu kolyeyi eğer bir kızım olursa ona vermek için tasarlamıştım bende kolyeyi sahibine verdim" dedi, Aras "bunu en fazla yüz kez söylemişimdir bu kızı asla aileye kabul etmeyeceğim bu kızı istemiyorum" dedi ve masadan kalkıp gitti.

Cihan "Annem sana bu kolyeyi verirken keşke pişman olsaymışda vermeseymiş hiç bir şeyi haketmiyorsun" dedi ve oda gitti.

Gölzerim dolmuştu kalbim ağrıyordu bir kolye için söyledikleri laflar, deniz "iyi yaptın gördün mü senin yüzünden ikiside gitti" dediğinde gözyaşlarım tek tek dökülüyordu.

Kerem abim elini omzuna koydu "boşver sen onları güzelim sen yemeğini ye ayrıca kolye sana yakışmış" dedi ama ben ne boşveriyordum nede yemek yiyebiliyordum.

Masadan kalktım "size afiyet olsun ben doydum" dedim ve hızlıca odama çıktım odama girip kapıyı kapattım elimi kalbime götürdüm ağrıyordu keşke beni kabul etsenizde kalbim ağrımasa keşke hiç bunlar yaşanmasada mutlu olabilsek.

Ama bana mutlu olmak yakışmıyordu, ölmek ve Ölmemek arasında kalmıştım beni seven bir abim ve annem, babam vardı ama diğerleri olmuyordu canımı çok yakıyorlardı bir tarafı seçmem gerekiyordu eğer ikisinede seçemezsem kül olup gidecektim.

Bir süre daha ağladıktan sonra yatağıma geçtim doğa herşeyi unut ve uyu birgün bunları unutmakla kalmayıp kül edeceksin.

Bölüm sonu.........................

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.