Şaşkınlığımı bir kenera bırakıp barışa döndüm. Bana bakıyordu ve bir an olsun bile bakışlarını çekmiyordu. “teşekkür ederim”dedim zar zorda olsa. Daha önce hiç bir erkek için bu şekilde hisetmemiştim. Barışın yanında kalbim küt küt atıyor ve onu her gördüğümde anlamadığım bir şekilde mutlu oluyordum.
Aşk bu şekilde mi?
Daha önce hiç aşık olmamıştım ve nasıl his etmem gerek bunu bilniyordum. Barış içiceğinden bir yudum alıp ayağa kalktı. “ben içeriye gidiyorum sende dışarda çok durma hasta olursun”dedi ve bana gülümseyip içeriye geçti.
Arkasından bir süre baktım ortadan kaybolduktan sonra önüme döndüm ve yıldızları izlemeye başladım. Gerçekten bu içimde ki his neydi?
Barıştan hoşlanıyorsam bunu ona nasıl diyecektim?
Demeli miydim dememelimiydim?
Yanıma biri oturdu ve oturan kişiye baktığımda acar abimi gördüm. Bir şey demedim ve gülümseyip önüme döndüm. “niye tek başına oturuyorsun abicin içeriye gelsene”dedi ve elini omzuma koyup beni kendisine çekti. “abi aşk nasıl bir şey”diye sordum. Bir kaç saniye yüzüme baktı ve ondan sonra cevap verme gereği duydu. “aşk çok güzel bir şey kardeşim, aşık olduğun kişiyi her gördüğünde heycanlanırsın ve onu görmek için her şeyi yaparsın”dedi. Dediklerini düşününce aslında kendimin de barışa karşı bu şekilde his etiğimi fark ettim.
“peki birine aşık olduğunu nasıl anlarsın? ”bana baktı ve düşünür gibi yaptıktan sonra tekrar bakışlarını bana çevirdi. “onun yanında çocuklarşırsın çocuklaşmasanda onun yanında kendini güvende his edersin, mutlu olursun hep, onunla zaman geçirmek istersin, onu kıskanırsın”dediğini gene düşündüm ben bunları barışa karşı his ediyor muydum?
“hem sen bunları neden soruyorsun yoksa benim küçük kardeşim aşık mı olmuş”dedi ve beni gıdıklamaya başladı. “dur abi dur”gülmekten ölücektim. Bir kaç saniye sonra durdu. “yani evet aşık olmuş ola bilirim”dedim. Şaşkın gözlerle bana baktı. Sanırım bunu dememem gerekirdi ama artık çok geçti. “kime? Umarım tanıdığımız biridir seni yabancıya vermek istemeyiz”dedi gülerek. O gülünce bende güldüm. “ama kızmak yok ve aramızda kalacak”dedim ona bakarak. “söz kızmayacam ve aramızda kalacak güzelim”dedi. Derin bir befes aldım. “bben galiba barışa aşık oldum”dediğimde abim bir süre bana baka kaldı. “abi iyi misin? ”diye sorsamda cevap vermedi. “bizim barışa?”diye sordu. Başımj olunlu anlamda sağladım.
“sana bir sır vericem ama aramızda kalacak tamam mı kardeşim”başımı olumlu anlamda sağladım. Gülümsedi ve etrafına bakındıktan sonra bana döndü. “barışta senden hoşlanıyor ve bunu hepimiz biliyoruz ama seninde hoşlandığını bilmiyorduk”ne yani abimlere benden hoşlandığını demişmiydi ama daha çok erken değil miydi?
“ne nasıl yani”dedim abim ise sadece güldü. “barışa hepimiz güveniyoruz o seni asla üzmez aksine mutlu eder ve istemediğin hiç bir şeyi yaptırmaz”dedi ve yanağındab öptü. “peki abi o size bunu söyleyince ne yaptınız ne tepki verdiniz?” diye sordum. “hepimiz normal karşıladık diyemem kutay ve kenan abin biraz karşı çıktı ama sonradan onlarda kabulendi”dedi. Ne yani kutay abim ve barış abim karşı mı çıkmıştı.
“peki abi barışı bana biraz tanıtır mısın?”diye sordum ve başı ile beni onayladı. “barış iyi biridir sakin biridir ama konu sevdiklerine gelince bırak sakin kalmayı iyi bile olmaz, anlayacağın sevdiklerine çok değer verir ve onları korur”dedi ve bir yudum içiceğinden içip devam etti. “ayrıca barışın en sevdiği renk siyah, siyah ile ilgili olan her şeyi sever, boş zamanlarında gezmeyi, bilgisayar oyunu oynamayı ve bir şeyler izlemeyi çok sever”dedi ve bu sefer içiceğini tekte içti. “ayrıca pasta ve kısırı çok sever”dedi ve bana göz kırptı. Sanırım neden göz kırptığını anlamıştım.
“başka bir şeyleri merak edersen sor abicim cevaplarım”dedi ve ayağa kalktı. O kalkınca bende kalktım ve abimle birlikte içeriye girdik. Salona girdiğimizde dans edenler içenler vardı. Gözüm barışı arıyordu ve en sonunda onu duvarın koşesinde durmuş bana bakarken gördüm. Onu görünce gülümsedim. Ben gülümseyince o da gülümsedi.
***
Sonunda parti bittmişti ve ben parti bitter bitmez odama çıkıp üstümdekileri çıkartıp yüzümde ki makyajı temizlemiştim. Makyajımı da temizledikten sonra üstüme pijamamı geçirip kendimi uylunun kollarına bıraktım.
Ertesi sabah kenan abimin sesi ile uyandım. “abicim hadi kalk sabah oldu”gözlerimi açtım ve kenan abime baktım. Uyandığımı görünce gülümsedi ve saçımdan öpüp odadan çıktı.
Yataktan kalkıp üstümü değiştirdim. Altıma eşorfman üstüme de crop giyip aşa indim. İlk önce mutfağa girip kahvaltımı ettim kahvaltıdan sonra bulaşıkları yıkayıp yerine koydum. Koşarak salona girdim ve koltuğa oturdum. Annemler ortalıkta görünmiyordu acaba nereye gittmişlerdi. “abi annemler nerede? ”diye sordum.sorumu murat abi cevapladı “iş için yurt dışına çıktılar”dedi. Başım ile onu onayladım ve telefonumu çıkartıp bir şeyler izlemeye başladım. Bir şeyler izlerken acar abim mesaj attı. Mesaja tıklayıp yazdığına cevap verdim.
mesajlar.
acar. Kardeşim beraber yemek hazırlamaya ne dersin?
saye. Neden ki abi?
acar. Bilmem öylesine canım istedi hem baya bir acıktım sen abini aç bırakmazsın değil mi?
saye. Düşünmem lazım, tamam olur yapalım zaten sıkılıyordum.
acar. Güzel o zaman hadi kalk mutfağa gidelim.
saye. Tamam.
dedim ve telefonumu bırakıp cebime koydum. Mutfağa gittiğimde peşimden de acar abim geldi. “ee abi ne yapıyoruz?”diye sordum. Gülümsedi. “tabikide kısır ve pasta yapacaz”dedi. Şimdi neden beni buraya getirdiğini anladım. Barış ile yakınlaşmam için bunu yapmıştı.
“peki o zaman yapalım buzdolabından domates, marul ve turşu çıkart”başı ile beni onayladıktan sonra dediklerimi buzdolabından çıkartı ve tezgaha koydu.
***
Pastanın son dokunuşunu yaptıktan sonra abime döndüm. “bitti”dedim ve abim pastaya bakarak. “çok güzel oldu hadi yaptıklarımızı içeriye götürelim”dedi başımla onahaldım ve ben kısırı ve pastayı aldım abimde tabak ve çatal aldı. İçeriye girdiğimizde hepsi oyuna dalmıştı geldimizi bile fark etmediler. Ksırı ve pastayı masaya koydum ve tekrar mutfağa girdik. Pastanjn yanına da patates salatası yapmıştık o da acar abimin zoru ile. Ben patates salatasını götürürken abim de coca cola ve bardakları aldı. Masayı hazırladık ve tabakları doldurmaya başladık.
Her şey hazır olduktan sonra acar abim gidip televiziyonun fişini çekti. Hepsi bir anda acar abim ve bana döndü. “yemek yemek isteyen gelsin istemeyen istediğini yapsın”dedi ve masaya ilk oturan o olmuştu. Kenan abimlerde masaya geçip oturdu ve benim gözlerim sadece barışın yüzündeydi. Yemekleri görünce gülümsedi. Aslında yemek sayılmazdı sadece biri ile yakınlaşmak için yapılar bir kaç şeydi. Barış bana baktı ve benim ona baktığımı görünce sırıtı ve göz kırptı.





