İçeriğe geç

Gerçeğin İzleri

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Gerçeğin İzleri

Bölüm 1

1 ¤ Gizli Numara ¤

Selin telefonun çalıyor.

İçerden Defne'nin seslenmesiyle telefonumu almak için içeriye doğru ilerlemeye başladım.

Defnede elinde telefon mutfağa doğru geliyordu.

"Gizli numara arıyor" dedi hadi ama gece gece mi?

"Gece gece mi?" dedim.

"Vallaha bunu bana değil arayan kişiye sor" deyip telefonu bana verip içeriye gitti.

Şu an tam olarak telefonla bakışıyordum acaba açsam mı, açmasam mı? Gizli numara her kimse pes etmemiş kaç dakikadır aramaya devam ediyordu.

Bende sonunda pes edip açtım telefonu.

"Kimsiniz gece gece aramanızda ki amaç ne?"

"Öncelikle selam kim olduğumu boşver bir arkadaş bir dost diyelim"

Karşımdaki bir erkekti ve bu kadar rahat konuşması beni şaşırtmıştı. Ve ben ne yaptım dersiniz telefonu suratına kapattım. Hadi ama bir telefon sapığıyla uğraşacak değilim.

Tabakları aldığım gibi içeri ilerledim. Herkes oturmuş kafalarını telefonlarına gömmüş bir biçimdeydi.

Bizimkilerden beklenecek bir şeydi bu gerçi bir araya gelsek bile telefonlarımız asla elimizden düşmezdi.

Bizimkiler dediklerim kim mi?

Defne, Buğra, Mine, Alp, Elif, Çınar ve Eymen. Biz iki senedir arkadaşız okul sayesinde tanıştık.

Defne, Mine, Elif ve ben aynı evde kalıyoruz. Buğra, Alp Çınar ve Eymen ise hem okul arkadaşlarımız hem de üst katta ki komşularımız.

~~~~~~~

"Doğruluk mu cesaret mi oynayalım mı?" dedi Mine.

"Çok çocukça" dedi Alp ve Buğra.

"E ne yapacağız o zaman ben çok sıkıldım?" dedi Mine bizde kızlar olarak ona destek çıkmak için aynen dedik.

"Bence ruh çağıralım nasıl fikir? Çok güzel değil mi? Çünkü ben buldum" dedi Buğra.

"Aynen ruh çağıralım sonra bize musallat olsunlar geceleri gelsinler falan, ağzımızı burnumuzu yamultsunlar değil mi?Yok ruh, no ruh çağırmak yani anladın mı?" dedi Alp, çocuk bizden fazla korkmuştu.

"Abi saçmala ne ruh çağırması deli misin nesin ruh çağırmak yok o kadar" dedi Eymen. Ne kadar korkak çıktı bu ikisi.

"Lan kızlar bile bu kadar korkamadı siz ikiniz ne ödlek çıktınız be" dedi Buğra.

"Bence ne yapalım biliyor musunuz?" Ben böyle dedikten sonra herkesin gözü birden beni buldu.

"Ne yapalım?" dedi hepsi beraber.

"Erkeklere makyaj yapalım kadın kılığına sokalım yani sonra Mesut amcanın yanına gönderelim Mesut amca bunları av tüfeğiyle kovalasın" -Mesut amca ev sahibi- ben bunları dedikten sonra erkeklerin gözü fal taşı gibi açıldı.

"Hayır ya kadın kılığına girerim ama o herifin yanına gitmem ben" dedi Buğra.

"Ben ne kadın kılığına girerim ne de o adamın yanına giderim saçmalamayın" dedi Eymen.

"Bana bacağını aç yolda salla otostop çek deseniz yaparım biliyorsunuz ama ben o meymenetsiz, çirkef, muşmula suratlı adamın evine gitmem yani kusura bakmayın" dedi Alp.

Çınarsa yüzüme sen ciddi olmazsın der gibi bakıyordu.

"Siz bizim o ponçik kalplerimizi kıracaksınız öyleyse? Yazıklar olsun sizin için çektiğimiz onca çileye" dedi Defne. Hep onlar bizim çilemizi çekti ya hadi neyse.

~~~~~~~~

"Şşt sakin olun, gülmeyin videoya alıyorum" dedim.

Şu anda planımız tıkır tıkır işliyordu. Erkekleri kadın kılığına sokmuştuk ve Mesut amcanın kapısındaydılar.

"Hadi tıklatın artık şu kapıyı" dedi Elif.

"Kızlar biz sizi pizza yemeye götürelim siz de bizi bu durumdan kurtarın ne dersiniz?" dedi Eymen.

"Mızmızlanmayı kesin de çalın artık şu kapıyı" dedi Elif tekrardan.

Ve kapı çalındı...

Mesut amca kapıyı açıp şaşkınca karşısındakilere bakıyordu. Şaşkınlığını üstünden atıp "Hayırdır yolunuzu mu kaybettiniz hanımlar?" diye sordu.

Biz bizi görmemesi için çırpınırken aynı zamanda gülmemek için ayrı bir çaba sarfediyorduk. Ve hiç beklemediğimiz birşey oldu.

"Mesut beyi arıyorduk, o sen değil misin yakışıklı?" deyip Mesut amcanın yanağından bir makas aldı Buğra.

Sessiz bir şekilde gülmeye çalışırken, Mesut amca bekleyin bir dakika hanımlar deyip içeriye girdi onun içeri girmesiyle kızlarla gülme krizine girdik.

Erkeklerse birbirlerine bakıp baya iyi olduk he diyorlardı.

Yaklaşık iki dakika sonra Mesut amca av tüfeğiyle kapıyı açtı. Bizimkilerinin gözleri fal taşı gibi açılırken hızla merdivenlerden inmeye başladılar. Mesut amca da peşlerinden geliyordu tabi.

"Kızlar girin eve baksanıza binayı yollular basmış" dedi bizi görünce.

Biz Eymenlerin haline gülüyor,

Eymenler ise Mesut amcadan

canlarını kurtarmaya çalışıyorlardı.

~~~~~~~~~~

'Yaklaşık yarım saat sonra'

Erkekler Mesut amcadan kurtulmayı başarıp bize gelmişlerdi.

Buğra kendini koltuğa atıp "Deli adam ya yarım saat boyunca kovaladı bizi" dedi

Çınar kahkaha atarken "Oğlum bizde topukluları nasıl sonradan fark ettik lan? Resmen iki sokak koştuk topuklularla Eymen düşmeseydi fark etmeyecektik ayağımızda topuklu olduğunu" dedi.

Hepimiz gülerken Eyme'nin " Baya iyi yürüdük ama topuklulularla demesiyle" kahkaha atmaya başladık.

"Bu kadar komedi yeter size kızlar" dedi Buğra makyajını silmeye çalışırken.

"Tamam tamam acıdım size şimdi film izleyelim hadi" dedi Mine.

Herkes olur dedikten sonra film aramaya başladılar.

En sonunda herkesin onaylamasıyla korku-gizem tarzında bir filmi açtık.

Filmde bir arkadaş grubu vardı ve bu arkadaş grubu biri tarafından aranıp rahatsız ediliyordu. Ve olaylar bu konu çevresinde gelişiyordu.

Bizimkilerin içecek bir şeyler istemesi üzerine kalkıp mutfağa gittim ve onlara bir şeyler koydum. Tepsiyi elime alıp içeri geçecekken telefonum çaldı arayan yine gizli numaraydı. Açıp kulağıma yaklaştırdım telefonu.

"Ne var?Az önceki sapıksan eğer küfür etmeye başlayacağım"

"Hey hey biraz sakin ol ben sapık falan değilim"

"Nesin peki gizli numaradan arıyorsun sapık olmayan biri niye gizli numaradan arasın?"

"Belki senin gizli hayranınımdır kim bilir?"

"Boş şeylere ayıracak vaktim yok" deyip telefonu kapatıp cebime koydum.

İçeriye geçip herkese içeceklerini verdim.

Koltuğa oturup filmi izlemeye devam ettim.

Film bitmişti ve biz onun hakkında konuşuyorduk.

Elif "Güzel filmdi değil mi?" dedi bize bakarken.

Hepimiz evet dedikten sonra Alp söze girdi. "Bizim başımıza böyle birşey geldiğini düşünsenize aşırı eğlenceli olmaz mı?" diye sordu.

"Aynen kanka ya hiç derdimiz yok delinin biriyle uğraşırız" dedi Defne.

Çınar ayağa kalkarak "Bence bu günlük bu kadar eğlence yeter gençler saat geç olmuş, biz eve gidelim sizde uyuyun kızlar" dedi.

Diğerleri de onu onaylayarak ayağa kalktılar. Onların gitmesiyle bizde odalarımıza geçtik. Defneyle ben, Mineyle Elif aynı odada kalıyorduk.

~~~~~~~~

'Gece saat 3.45'

Telefonumun melodisiyle gözlerimi araladım.

Etrafın karanlık olmasıyla sabah da değil niye alarm çaldı ki? dedim kendi kendime.

Elimi telefonuma atıp aldım o sırada Defne de uyanmıştı. Gözlerini ovalayıp "Noluyor ya?" dedi.

"Bilmiyorum alarm sanırım" deyip, telefonuma baktım ama çalan şeyin alarm değil gizli numaranın araması olduğunu gördüm.

Şaşkınlıkla telefona bakarken diğer odadan Elif ve Mine de gelmişlerdi. Hepsi soru sorar gibi bana bakıyordu.

Elif "Kapatsana kızım şu alarmı hem gecenin üçünde ne alarmı o?" diye sordu.

Aramanın bitmesiyle gözlerimi onlara çevirip "Alarm değil gizli numara arıyor yine" dedim.

"Yine derken?" diye sordu Mine.

"Akşam arayan gizli numara mı bu?" dedi Defne.

Sanırım o dememe fırsat kalmadan telefonum tekrar çaldı.

Elif elimden telefonu alıp açtı.

"Sapık mısın ya sen gecenin bu saatinde insan aranır mı hiç?" dedi.

Karşı taraf ne dediyse Elif gözlerini kocaman açtı.

Telefonu hopörlere alıp hepimizin duymasını sağladı.

"Telefonu Selin'in açmasını beklerken. Grubun asi kızı Elif açtı şaşırdım doğrusu" dedi karşıdaki ses.

Hepimiz şaşkınlıkla birbirimize bakarken karşıdaki kişi konuşmaya devam etti.

"Gecenin bu saatinde sizi rahatsız etmek hatta uyandırmak istemezdim kızlar üzgünüm ama Selin arkadaşınız önceki aramalarda beni dinleseydi durum bu raddeye gelmezdi" dedi.

"Sen kimsin?" diye sordu Defne.

"Dediklerimi yapmazsanız başınıza bela açacak biri diyelim" dedi gizli numaradan arayan kişi.

"Dalga geçmeyi bırak kapatıyorum telefonu" dedi Elif sinirle.

"Niye dalga geçeyim aşk olsun, hem arkadaşınız Alp bu geceki izlediğiniz film gibi bir olayın içine dahil olmak istemiyor muydu?" dedi.

Dediği şeyle şoka uğramıştık. Elif hemen telefonu kapattı ve gizli numaralara aramayı da engelledi. Hem korkuyor hem de o korkuyla gülüyorduk.

"Alp'in bu akşam böyle dediğini bizden başka kim bilebilir ki? Bence bu akşam ki makyaj olayının intikamını alıyorlar bizimkiler kesin bizden" dedi Mine.

Elif de ona katılırcasına kafasını salladı.

"İyi de bu sapık beni biz hepimiz bir aradayken aradı ilk, hatta siz içerde film izlerken ben bi ara mutfağa gittim ya o zaman da aradı ve konuştu bizimkilerden biri olsa nasıl konuşsun?" dedim.

Dediğim şeyle iyice endişelenmeye korkmaya başlarken.

Bu korkumuzun artmasını sağlayacak bir şey oldu ve kapı tıklatılmaya başladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.