İçeriğe geç

Gençlik Kampı

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Gençlik Kampı

Bölüm 4

Kamp ateşi

Beyzanın uzun ama cok uzun ısrarlarından sonra gitmeye karar verdim

Saclarımı bi hamleyle topuz yaptım

Üzerime beyaz yazlık elbisemi giydim

Altına da beyaz sandaletlerim

"Peri kızına benzemişsin kızım bu ne hal?"

dedi beyza

"Kötü mü olmuşum ki " diye somurtarak ona baktım

bana dogru yaklasti ve

"Sence kötü olsan sana peri kızı dermiydim? periler bence en güzel varlıklar" dedi

"Var olduklarını mı düşünüyorsun yani?" diye sordum

"Niye olmasınlar ki ?" dedi

"Niye olsunlar ki ? Bu saçmalık" dedim

"Saçma olan sensin Işıl " dedi ve kafama yumuşak tüylü bir yastık fırlattı. Bir takım gülüşmelerden sonra odamızdan çıkıp kamp ateşinin olduğu yere doğru yürüdük.

Ağaçların sık olduğu bir yerde serinlik çıkmıştı. Üstüme hırka almayı unutmuştum. Ama odama geri yürüyecek kadar da üşengectim. Ellerimle omuzlarımı sıvazladım ve ateşe doğru yürüdüm.

Ateş sımsıcak ve bi o kadar tehlikeliydi tıpkı aşk gibi, Acımasız ama bir o kadar da güzel. Bana göre yağmur gibiydi üşütüp hasta eden ama aynı zamanda sesiyle huzur veren. Ama hayatımda böyle şeylere hiç yer vermemiştim. Gerçi korkmuştum. Çünkü her kötü olay yaşadığınızda kalbiniz gitgide soğur ve katılaşır. Duygulari yaşamanızda bir o kadar zorlaşır.

Hissedemezsin, o anı, heyecanı ve mutluluğu

Ve elinden bir şey gelmez çünkü değiştiremezsin zamanı, yaptıklarını . İşte bu çaresizliğe bu pişmanlığa düşmemek icin uzak durmustum.

Kelimelerin yetersiz olduğu o gökyüzü renklerinin altında, kamp ateşinin etrafında toplanmış sohbet ediyorlardı. Birileri hikaye anlatıyor diğerleri gülüyorlardı. Kalabalığın içine doğru yürüdüm. Bu kadar kişiyi güldüren kişinin kim olduğuna bakmak istedim. Ve kafama top atan ardından gölde boğulmama sebep olan sümüklü Bora olduğunu farkettim. Gözlerimi devirdim. Bora etraflarındakilerle gülüşüyordu. Yalan yoktu sanki gülerken gözleri yıldız gibi ışık saçıyor. Minik gamzeleri daha çok belli oluyordu. Etkilenmemek elde değildi.

Bora bir şeyler anlatırken bi anda durup bana baktı. Ve susup sadece bana baktı . Etraftakilerde normal olarak bana bakmaya başladı. Hemen kalabalığın oradan geri çekildim sonra birine sert bi şekilde sırtımla çarptım. Dönüp baktım bu beyzaydı

"Gitarını getirdim bir şeyler çal da şunlari o aptal Boradan daha çok etkile" dedi

"Yok,yok imkanı yok olmaz"

"Ahh, hadi Işıl nolur hatrım için" gözlerini gözlerime dikip yavru köpek bakışı attı

"Pekala yapıcam ama sadece bir kez" dedim elime gitarımı aldım. Ve birkaç melodi mırıldandım. Gitarın akustik sesiyle herkes bana dönüp baktı ağaçlık alanda. Aklıma gelen ilk şarkıyı söyledim. Akustiğin sesi kuşların sesine ahenk olup birlikte hareket etmeye başladı. Ardından cırcır böcekleri orkestraya dahil oldu. Herkes bana bakıp beni izliyordu. Ben de özgüvenimi toplayıp orkestraya sesimle dahil oldum. Bütün gözler üzerimdeydi. Şarkı bitincede büyük bir alkış yankılandı. Bora bana bakıyordu sanırım o da beni dikkatle izlemişti. Ormandaki kabin tuvaletlere giderken biri bileğimden tutup bir yere doğru sürükledi bu oydu....

Bölüm sonu

1 yorum