İçeriğe geç

Gençlik Kampı

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Gençlik Kampı

Bölüm 1

Kampa gelen yeni kız

Gene aynı normal günlerden birine uyanmanın ne kadar can sıkıcı olduğunu bilirsiniz. Hareket yok ses yok. Tek yaptığınız şey elinize telefonu alıp yatakta bir sağa bir sola yuvarlanmak olunca hayat bir yerden sonra aynı geliyor. Lisede arkadaş edinememenin ne olduğu bilenler vardır elbet aranızda. Ben lise ortamında hep elinde kitabıyla yanlız başına sırasında oturan yanlız bir kızdım . Hayatım boyunca hep çekinmişimdir insanlardan. Çünkü beni eleştirecekleri ve ezikliyecekleri çıkmaz aklımın ucundan

Bu yazda gene aynı geçti maalesef. Arkadaş yok, eğlence yok .Odada sadece telefonum ve ben varım. Saatlerce aynı şeyi yapıyorum. Komik videolar ya da akım videoları izliyordum sıcak odamda tek başıma. O sırada annem elinde süpürgeyle odama daldı. O kadar ses yaparak girdi ki yatağımdan sıçradım. Ani şeylere karşı korkum olduğunu bu ailede kaç kez dile getirsem de herhalde onun hoşuna gidiyor. Biranda annem içimdeki sesi duymuş gibi konuştu. "Bütün yaz yattın zaten Işıl. Hiç ders çalışmaz mısın sen?"

Anneme cevap verdim. "Arkadaşım olsa ve hava sıcak olmasa böyle olmayacağını biliyorsun değil mi anne?" Annem elindeki süpürgeyi bırakıp gözlerimin içine baktı ve "Her şey arkadaş değildir Işıl bunu anlaman ne zamana kadar sürücek. Ayrıca bavulunu hazırladın mı niye hala yatıyorsun?" dedi. Ben de ona şaşkın yüz ifademle "Ne bavulu?" dedim. Annem o sırada derin bir nefes aldı ve tekrar konuştu. "Babanın söylemesi gerekiyordu. Demek ki o uyuşuk hiç bir şeyi doğru yapmıyor..." Annem babama saydırmaya devam ederken sözünü kestim,"Tam olarak neyi söylecekti annecim?" Annem sinirini dindirip sakince konuştu."Seni bir gençlik yaz kampına kaydettik Işıl. Artık 12 oldun ve derslerin hakkında bir şeyler yapman gerekiyor. Böyle yatarak olmayacağını sen de çok iyi biliyorsun"

Annemin dediği şey beni çok sinirlendirmişti. Kamplardan nefret ederdim. Böceklerinden özellikle. Anneme kampa ne zaman gideceğimi sordum ve bana ordaki öğretmenlerin derse saat 11'de başlamasından dolayı babamla birlikte evden saat 10'da çıkacağımı söylemişti. Artık bundan sonra yapabileceğim hiç bir şey yoktu. Sadece kendi kendime "Işıl bu sadece 3 hafta eminim üstesinden gelebilirsin " diye kendime cesaret vermeye çalışıyordum. Umarım kamp dediğimiz şey sözde kamptır da otellerde kalırız diye dua ediyordum. Hızlıca yataktan kalktım. Elimdeki telefonu şarza taktıktan sonra valizimi yerleştirdim. Akşam yemeğini yedik ve en sevdiğim kitaplardan biri olan pollyanna'yı tekrar okudum. Ve bir de bakmışım ki koltukta uyuya kalmışım. Aptal kardeşim Sinan'ın iteklemesiyle uyandım. Bir anda kulağıma bağırdı. "Ablaaa,Uyannnn babammm bekliyooooorrr!!!!!" Onun bağırmasıyla hemen ayaklandım. Sinan'ı bir süre azarladıktan sonra giyinmeye başladım. Altıma kot pantolon üstüme salaş bir bluz giydim. Açık kahverengi saçlarımı bir lastik tokayla bağladıktan sonra apartmanın önüne çıktım. Babam arabasıyla geldi ve yola gittik.

Kamp aslında çok uzak degildi fakat bilirsiniz İstanbul'un trafiği yüzünden 2 saatte gelmiştik kampa. Kamp çok sıcaktı ve sanırım ilk derse geç kalmıştım. Bu sorunu boşverip hemen arabanın bagajından mavi bavulumu çıkarttım. Babamla vedalaştıktan sonra kampa doğru yürüdüm. Yanıma hemen gözlüklü bir kadın yaklaştı elinde bir bilgisayar çantası tutuyordu. Enerjik bir sesle bana "Sen Işıl olmalısın yeni öğrencimiz senin bu kadar güzel olduğunu söyleselerdi daha özenle karşılardım seni." Dedi bana. Kadının tatlı ses tonundan ve enerjisinden hemen gülümsedim ve teşekkür ettim ve ona "Teşekkür ederim kibarlığınız için fakat siz kimsiniz?". Kadın aynı enerjisiyle "Ha doğru söylemeyi unuttum ben bu kampın matematik öğretmeniyim" dedi ve aynı enerjisiyle bana temel olan şeyleri anlattı gayet kolay görünüyordu sadece 3 haftaydı zaten dayanılabilir değil mi? Biraz daha yürüdükten sonra kocaman bir çadırın içine girdik kız öğrencilerin bir kaçının yattığı yerdi burası. Tabi kızlar şuan derste oldukları için çadır bomboştu. Hemen eşyalarımı yerleştirdim. Çadırdan dışarı çıktım ve kadın bana tüm kampı tanıttı. Bu kampta en hoşuma giden kısımda bir gölün kenarında bulunmasıydı. Şaşırmıştım çünkü burası beklediğimden daha güzel görünüyordu.

Dersin başlamasına 4 dakika kalmıştı hemen defter ve kalemliğimi alıp sınıfa geçtim. Bir kaç garip gözün üzerimde olduğunu hissettim sanırım beni tepeden tırnağa inceleyenler vardı ve bu çok rahatsız edici bir duyguydu. Öğretmen girdi kendini tanıttı ve "Kampımıza yeni biri gelmiş, gençler onu da aranıza katın olur mu?" dedi ve derse geçti. Çok kısa bir muhabbetti. Dersi dikkatle dinledim ve ders arası gelmişti bile. Zaman çok hızlı geçmişti. Sıramda kitabımı okurken bir kız yanıma yanaştı. "Arkadaş olalım mı adım pelin" dedi. Şaşırmıştım hayatım boyunca böyle tanışmak isteyenler olmamıştı.Size garip gelebilir ama beni hep ezik görürlerdi nedenini asla bilemedim. Birinin samimi bir şekilde yanıma gelip arkadaş olalım mı demesi beni nasıl bu kadar sevindirebilirdi ama sevindirmişti. Kıza gülümseyerek "Olur, neden olmasın adım Işıl " dedim.

Kız o sırada parmağıyla köşede oturan 3 kişilik kız grubunu gösterip "Öğle arasında göle yüzmeye gidicez gelir misin?" dedi. İlk başta çok garip gelmişti ama bu o havalı kızlarla tanışmak için çok iyi bir fırsattı ve kıza dönüp "Olur tabi ki de gelirim" dedim.

PELİN:

IŞIL:

Bölüm sonu

3 yorum

  • Emeğinize sağlık 👏🏻 yazmaya değerli bulanları tebrik ediyorum :) başka platformlarda yazıyordum bu hesabım henüz yeni 😃 desteğinizi beklerim ve “Son Çare” hikayeme davetlisiniz 🥰

  • Selam banada destek çıkmak istermisin profilime göz at bu arada hikayeni beğendim 2. Bölümü ne zaman çıkar

    1Yanıt