İçeriğe geç

Gelmek istediğim yer

Bölüm 15 · 6 dk okuma

Gelmek istediğim yer

Bölüm 15

Yaz başlıyor

Duru Koleji'nin son haftası sonunda bitmişti.

Okulun koridorlarında artık ders telaşından çok tatil heyecanı vardı. Herkes yaz boyunca ne yapacağını konuşuyor, kimileri ailesiyle gideceği yerleri anlatıyor, kimileri de arkadaşlarıyla buluşma planları yapıyordu.

Alina sınıfa girdiğinde Ateş çoktan sırasının üzerine oturmuştu.

Ateş: "Ben bittim."

Alaz: "Daha okul bile bitmedi."

Ateş: "Benim için bitti."

Alina gülerek yanlarına geldi.

Alina: "Ne oldu sana?"

Ateş: "Yaz geldi."

Alina: "E bunun neresi kötü?"

Ateş: "Okul olmayınca kimi sinirlendireceğim?"

Alaz: "Bizi sinirlendirmeye devam edebilirsin."

Ateş: "O da bir seçenek."

Alina gülmeye başladı.

Alina: "Gerçekten çok değişiksin."

Ateş: "Bunu iltifat kabul ediyorum."

Tam o sırada Ata sınıfa girdi.

Alina onu görünce yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

Ata: "Günaydın."

Alina: "Günaydın."

Ata: "Son gün."

Alina: "Sonunda."

Ata: "Tatilde ne yapacaksın?"

Alina: "Henüz bilmiyorum. Sen?"

Ata: "Ben de bilmiyorum."

Ateş hemen konuşmaya karıştı.

Ateş: "İkiniz de bilmiyorsanız beraber plan yapın."

Alina: "Ateş."

Ateş: "Ne var?"

Alaz: "Bırak artık."

Ata gülerek başını salladı.

Ata: "Sonra konuşuruz."

Alina: "Tamam."

Ata yerine geçerken Alina'nın yüzündeki gülümseme hâlâ duruyordu.

---

İlk ders başladığında öğretmen sınıfa son kez girdi.

Öğretmen: "Bugün fazla bir şey yapmayacağız."

Sınıftan aynı anda sevinç sesleri yükseldi.

Öğretmen: "Tamam, tamam. Bu kadar da heyecanlanmayın."

Ateş: "Hocam yaz geldi!"

Öğretmen: "Biliyorum Ateş."

Ateş: "Sadece hatırlattım."

Sınıf yeniden güldü.

Ders boyunca kimsenin aklı tahtada değildi.

Alina da sık sık saatine bakıyordu.

Sonunda zil çaldı.

Öğretmen: "İyi tatiller çocuklar."

Sınıftan alkış sesleri yükseldi.

Herkes ayağa kalktı.

Çantalar toplandı, sandalyeler çekildi ve birkaç dakika içinde sınıf tamamen hareketlendi.

Alina çantasını omzuna takarken Elis ve Pelin yanına geldi.

Elis: "Alina."

Alina: "Ne oldu?"

Pelin: "Tatilde bizi unutma."

Alina: "Nasıl unutayım?"

Elis: "Belli olmaz."

Alina: "Niye belli olmasın?"

Pelin: "Ata'yla bütün tatili geçirirsen bizi unutursun."

Alina: "Saçmalama."

Elis: "Şaka yapıyorum."

Alina gülümsedi.

Alina: "Siz de bütün tatili beraber geçireceksiniz zaten."

Pelin: "Kesinlikle."

Elis: "Bir gün alışverişe çıkalım."

Alina: "Olur."

Pelin: "Bir de yemek yeriz."

Alina: "Olur."

Elis: "Sonra bir yerlere gideriz."

Alina: "Tamam."

Pelin: "Sen seçersin."

Alina: "Neyi?"

Pelin: "Nereye gideceğimizi."

Alina: "Tamam da neden ben?"

Elis gülmeye başladı.

Elis: "Çünkü senin zevkin güzel."

Alina: "Yalancı."

Üçü gülmeye başladı.

---

Okul çıkışında herkes bahçeye doluşmuştu.

Alina bir süre Ata'yı bekledi.

Birkaç dakika sonra Ata yanına geldi.

Ata: "Beklettim mi?"

Alina: "Biraz."

Ata: "Özür dilerim."

Alina: "Tamam."

Ata: "Biraz yürüyelim mi?"

Alina: "Olur."

İkisi okuldan uzaklaşırken konuşmaya başladılar.

Ata: "Tatilde gerçekten görüşeceğiz, değil mi?"

Alina: "Tabii."

Ata: "Her gün?"

Alina gülerek ona baktı.

Alina: "Her gün biraz fazla."

Ata: "O zaman çoğu gün."

Alina: "Olabilir."

Ata: "Tamamdır."

Alina: "Sen ne yapacaksın?"

Ata: "Bilmiyorum. Ama seninle vakit geçirmek istiyorum."

Alina'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

Alina: "Ben de."

---

Birkaç gün sonra...

Yaz tatili gerçekten başlamıştı.

Alina'nın telefonu sabahtan beri susmuyordu.

Elis ve Pelin sürekli mesaj atıyordu.

Pelin: "Bugün dışarı çıkalım."

Alina: "Nereye?"

Elis: "Bilmiyoruz."

Alina: "Nasıl bilmiyorsunuz?"

Pelin: "Çıkınca karar veririz."

Alina: "Tamam."

Öğleden sonra üçü buluştu.

Önce bir kafeye gittiler.

Bir süre oturup konuştular.

Elis: "Burada çok sıkıldım."

Pelin: "Ben de."

Alina: "Daha yeni oturduk."

Elis: "Alışveriş merkezine gidelim."

Pelin: "Evet."

Alina: "Olur."

Üçü alışveriş merkezine geçti.

Mağazaları gezerken Elis bir şey gördü.

Elis: "Alina, buna bak."

Alina: "Güzelmiş."

Elis: "Bunu alıyorum."

Pelin: "Ben de şuna bakacağım."

Bir süre sonra Pelin de elinde birkaç şeyle geldi.

Pelin: "Bunları da alacağım."

Alina: "Tamam."

Kasaya geldiklerinde Elis ve Pelin birbirlerine baktı.

Sonra Pelin Alina'ya döndü.

Pelin: "Alina, sen ödesene."

Alina: "Ne?"

Elis: "Sonra veririz."

Alina birkaç saniye onlara baktı.

Alina: "Geçen sefer de böyle dediniz."

Pelin: "Bu sefer gerçekten vereceğiz."

Alina: "Tamam ama son."

Elis: "Tamam."

Alina parasını ödedi.

Mağazadan çıktıklarında Pelin Alina'nın koluna girdi.

Pelin: "İyi ki varsın."

Alina: "Bir daha böyle yapmayın."

Elis: "Tamam."

Alina ikisinin yüzüne baktı.

Bir şey söylemedi.

Henüz bunu fazla önemsemiyordu.

---

Günler geçtikçe Alina'nın tatili daha da hareketlenmişti.

Bir gün Elis ve Pelin'le dışarı çıkıyor, başka bir gün Ata'yla buluşuyordu.

Ata'yla geçirdiği zaman ise gittikçe artıyordu.

Bir akşam birlikte yürürlerken Alina telefonunu çıkardı.

Alina: "Fotoğraf çekilelim mi?"

Ata: "Yine mi?"

Alina: "Evet."

Ata: "Tamam."

Yan yana durdular.

Alina birkaç fotoğraf çekti.

Sonra fotoğraflara bakmaya başladı.

Alina: "Bu güzel."

Ata: "Göreyim."

Alina telefonunu ona uzattı.

Ata: "Gerçekten güzel."

Alina: "Bunu paylaşacağım."

Ata: "Paylaş."

Alina gülümsedi.

Fotoğrafı paylaştı.

Sonra telefonu cebine koydu.

Ata: "Gidelim mi?"

Alina: "Olur."

İkisi yürümeye devam etti.

---

O sırada Emre telefonuna gelen bildirimi gördü.

Alina'nın paylaşımıydı.

Fotoğrafı açtı.

Alina ve Ata yan yana duruyordu.

Emre birkaç saniye ekrana baktı.

Sonra telefonu kapattı.

Bir dakika geçmeden tekrar açtı.

Yeniden baktı.

Yüzündeki ifade gittikçe değişiyordu.

Emre: "Yeter."

Telefonunu masaya bıraktı.

Ama aklından fotoğraf çıkmıyordu.

Alina gerçekten hayatına devam etmişti.

Hem de oldukça hızlı.

Emre bir süre sessizce oturdu.

Sonra kendi kendine konuştu.

Emre: "Siz gününüzü göreceksiniz."

Ne yapacağını henüz bilmiyordu.

Ama Alina'nın hayatını uzaktan izleyip durmak istemediğine karar vermişti.

---

Ertesi gün Alina yine Elis ve Pelin'le buluştu.

Elis: "Bugün nereye gidiyoruz?"

Pelin: "Bir yere oturalım."

Alina: "Olur."

Bir kafeye gittiler.

Bir süre konuştular.

Sonra Pelin menüyü eline aldı.

Pelin: "Ben şunu istiyorum."

Elis: "Ben de bunu."

Alina: "Ben bir şey istemiyorum."

Elis: "Sen de bir şey söyle."

Alina: "Ben tokum."

Pelin: "Tamam."

Siparişler geldi.

Bir süre sonra hesap masaya bırakıldı.

Pelin doğrudan Alina'ya baktı.

Pelin: "Alina..."

Alina daha ne diyeceğini anlamıştı.

Alina: "Yine mi?"

Elis: "Sonra veririz."

Alina: "Sürekli ben ödüyorum."

Pelin: "Ya bu son."

Alina derin bir nefes aldı.

Alina: "Tamam."

Parasını verdi.

Ama bu kez yüzündeki gülümseme eskisi kadar içten değildi.

Elis bunu fark etti.

Elis: "Bozulmadın, değil mi?"

Alina: "Hayır."

Pelin: "İyi."

Alina: "Ama gerçekten artık dikkat edin."

Elis: "Tamam."

Üçü kafeden çıktı.

Alina ise içinden ilk kez ciddi ciddi düşünmeye başladı.

Bunu neden sürekli yapıyorlar?

---

Akşam Ata'yla buluştuğunda Alina'nın yüzündeki ifade biraz dalgındı.

Ata: "Bir şey mi oldu?"

Alina: "Yok."

Ata: "Emin misin?"

Alina: "Elislerle biraz canım sıkıldı."

Ata: "Ne yaptılar?"

Alina: "Boş ver."

Ata: "İstersen anlat."

Alina: "Sürekli bir şeyleri bana ödetiyorlar."

Ata şaşırdı.

Ata: "Ciddi misin?"

Alina: "Evet."

Ata: "Sen neden kabul ediyorsun?"

Alina: "Bilmiyorum. Arkadaşlarım sonuçta."

Ata: "Arkadaş olmak başka, bunu sürekli yapmak başka."

Alina sustu.

Ata: "Biraz dikkat et."

Alina: "Tamam."

Ata: "Seni kullanmalarını istemem."

Alina ona baktı.

Alina: "Sen farklısın."

Ata gülümsedi.

Ata: "Umarım."

Alina da gülümsedi.

---

Günler böyle geçmeye devam etti.

Alina ve Ata daha fazla vakit geçiriyor, birlikte fotoğraflar çekiyor, bazen saatlerce konuşuyorlardı.

Alina'nın hayatı dışarıdan bakıldığında tamamen düzene girmiş gibiydi.

Ama Emre'nin tarafında durum farklıydı.

Her yeni paylaşımda Alina'yı görüyordu.

Her seferinde biraz daha sinirleniyordu.

Bir akşam Alina yine Ata'yla çekildiği bir fotoğrafı paylaştı.

Emre bildirimi gördü.

Fotoğrafı açtı.

Birkaç saniye baktı.

Sonra telefonu eline aldı.

Bu kez yalnızca bakıp kapatmadı.

Emre: "Yeter artık."

Telefonu masaya bıraktı.

Kendi kendine söylenmeye başladı.

Emre: "Böyle devam edemez."

Bir süre sonra tekrar telefonu eline aldı.

Ama Alina'ya yazmadı.

Sadece ekranı kapattı.

Çünkü artık onun hayatına karışamayacağını biliyordu.

---

Ertesi gün Alina, Ata'yla birlikte bir parkta oturuyordu.

Alina telefonundan birkaç fotoğrafa baktı.

Ata: "Hangisi?"

Alina: "Bu."

Ata: "Güzel."

Alina: "Bunu da paylaşacağım."

Ata: "Tamam."

Alina fotoğrafı paylaştı.

Sonra telefonunu kapattı.

Ata: "Mutlu musun?"

Alina ona baktı.

Alina: "Evet."

Ata: "Gerçekten?"

Alina: "Gerçekten."

Ata gülümsedi.

Alina da ona baktı.

Yaz tatili henüz yeni başlamıştı.

Ve Alina ilk defa uzun zamandır geçmişte yaşananları düşünmeden günlerini geçiriyordu.

Ama bir köşede Emre vardı.

Ve Emre'nin içinde büyüyen öfke de henüz sona ermemişti.

Telefonunu tekrar eline aldı.

Alina'nın yeni paylaşımını gördü.

Bu kez uzun süre ekrana bakmadı.

Sadece telefonu kapattı.

Emre: "Siz gününüzü göreceksiniz."

Ve telefonu masaya bıraktı.

Yaz tatili daha yeni başlamıştı.

Ama Duru Koleji'nde başlayan hikâyenin yankıları, okul kapıları kapandıktan sonra bile devam ediyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.