İçeriğe geç

Gelmek istediğim yer

Bölüm 13 · 7 dk okuma

Gelmek istediğim yer

Bölüm 13

Bu sen değilsin.

Okulun bitmesine yalnızca bir hafta kalmıştı.

Duru Koleji'nin koridorlarında artık derslerden çok yaz tatili konuşuluyordu. Kimi tatil planı yapıyor, kimi son sınavların stresini atmaya çalışıyor, kimi de okulun son günlerinde neler olacağını konuşuyordu.

Ama Alina'nın aklında bunların hiçbiri yoktu.

Emre'yle ayrılıklarının üzerinden birkaç gün geçmişti.

Ve Alina, her ne kadar bunu belli etmemeye çalışsa da, içinde hâlâ bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordu.

Üstelik Emre son günlerde Zeynep'le daha fazla konuşmaya başlamıştı.

Alina bunu her gördüğünde bakışlarını başka yere çeviriyordu.

Artık Emre'nin ne yaptığını umursamadığını kendine söyleyip duruyordu.

Ama insan bazen en çok umursamadığını söylediği şeye bakıyordu.

Sabah Alina sınıfa girdiğinde Elis ve Pelin çoktan gelmişti.

Pelin onu görür görmez el salladı.

Pelin: “Alinaaa, buraya gel.”

Alina çantasını sırasına bırakıp onların yanına gitti.

Alina: “Günaydın.”

Elis: “Günaydın canım.”

Alina ikisine de baktı.

Son birkaç gündür Elis ve Pelin'in davranışları değişmişti.

Eskiden aralarındaki konuşmalar daha yapmacık, daha hesaplı gibiydi.

Şimdi ise Alina bunu daha net görmeye başlamıştı.

Onların yanında olduğu zamanlarda bile kendisini gerçekten dinlemediklerini fark ediyordu.

Ama yine de bugün tartışmak istemiyordu.

Alina: “Ne yapıyorsunuz?”

Pelin: “Hiç. Okulun bitmesine kaç gün kaldığını sayıyoruz.”

Alina: “Bir hafta.”

Elis: “Sadece bir hafta.”

Alina: “Sonra hepinizden kurtulacağım.”

Pelin: “Ay sus.”

Alina güldü.

Elis de gülerek Alina'nın koluna girdi.

Elis: “Eski Alina geri dönüyor galiba.”

Alina bir an sustu.

Sonra hafifçe gülümsedi.

Alina: “Belki de.”

Tam o sırada sınıfın kapısından Emre girdi.

Alina'nın gülümsemesi bir anda azaldı.

Emre de onu gördü.

Ama eskisi gibi yanına gelmedi.

Sadece kısa bir süre baktı.

Sonra Zeynep'in yanına geçti.

Zeynep bir şey söyledi.

Emre güldü.

Alina bunu gördü.

Birkaç saniye boyunca gözlerini onlardan ayıramadı.

Pelin onun baktığı yeri fark etti.

Pelin: “Bakma.”

Alina hemen önüne döndü.

Alina: “Bakmıyorum zaten.”

Elis: “Tabii.”

Alina: “Gerçekten bakmıyorum.”

Pelin: “Tamam.”

Alina derin bir nefes aldı.

Alina: “Ben artık umursamıyorum.”

Elis: “Bence de.”

Alina: “Hem okul bitiyor.”

Pelin: “Aynen.”

Alina başını salladı.

Alina: “Yeni bir sayfa açacağım.”

Ama o sırada gözleri yine istemsizce Emre'ye kaydı.

İlk ders başladı.

Öğretmen tahtaya yazı yazarken sınıf sessizleşti.

Alina defterine bir şeyler yazıyordu.

Bir süre sonra arkasından Ateş'in sesi geldi.

Ateş: “Alina.”

Alina arkasını döndü.

Alina: “Ne?”

Ateş: “Yaz tatilinde ne yapacaksın?”

Alina: “Bilmiyorum.”

Ateş: “Biz köye gideceğiz.”

Alaz: “Sen yine ilk haftadan sıkılırsın.”

Ateş: “Hayır.”

Alina güldü.

Alina: “Kesin sıkılırsın.”

Ateş: “Sen de gel.”

Alina: “Belki.”

Alaz: “İşte eski Alina.”

Alina kaşlarını kaldırdı.

Alina: “Ne demek eski Alina?”

Alaz: “Son zamanlarda çok sessizdin.”

Alina birkaç saniye düşündü.

Alina: “Artık yeter.”

Ateş: “Neye yeter?”

Alina: “Her şeye.”

Ateş anlamamış gibi baktı.

Alina ise gülümseyerek önüne döndü.

Teneffüste Alina, Elis ve Pelin'le birlikte kantine indi.

Ata, Alaz ve Ateş de birkaç dakika sonra yanlarına geldi.

Ata Alina'nın yanına oturdu.

Ata: “İyi misin?”

Alina: “İyiyim.”

Ata: “Gerçekten?”

Alina: “Evet.”

Ata: “Son zamanlarda daha iyi görünüyorsun.”

Alina güldü.

Alina: “Bu iltifat mı?”

Ata: “Evet.”

Alina: “Teşekkür ederim.”

Ata da gülümsedi.

Pelin ikisine bakıp Elis'e dirseğiyle dokundu.

Pelin: “Bak.”

Elis: “Görüyorum.”

İkisi de yıllardır Alina ile Ata'yı yakıştırıyordu.

Ve şimdi Alina'nın Emre'den uzaklaşmasıyla birlikte bu fikirleri yeniden güçlenmeye başlamıştı.

Öğle arasında Alina bahçeye çıktı.

Bir banka oturdu.

Telefonunu eline aldı.

Bir süre ekrana baktı.

Sonra telefonu kapattı.

Tam o sırada Ata yanına geldi.

Ata: “Burada olduğunu gördüm.”

Alina: “Gel otur.”

Ata yanına oturdu.

Bir süre sessiz kaldılar.

Ata: “Okul bitiyor.”

Alina: “Evet.”

Ata: “Tuhaf.”

Alina: “Nesi?”

Ata: “Bunca şey yaşadık. Şimdi bir hafta sonra herkes farklı yerlere gidecek.”

Alina: “Haklısın.”

Ata: “Sen yazın ne yapacaksın?”

Alina: “Bilmiyorum. Ama bu yaz kendime biraz zaman ayırmak istiyorum.”

Ata: “İyi fikir.”

Alina: “Sen?”

Ata: “Ben de arkadaşlarla takılırım.”

Alina: “Güzel.”

Ata ona baktı.

Ata: “İstersen birlikte de vakit geçiririz.”

Alina birkaç saniye düşündü.

Alina: “Olur.”

Ata'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

Ata: “Tamam.”

Alina da gülümsedi.

Bu kez ikisinin arasında geçmişteki gibi bir gerginlik yoktu.

Sadece sakin bir yakınlık vardı.

Aynı saatlerde sınıfta Emre ve Zeynep birlikte oturuyordu.

Zeynep bir şey anlatıyor, Emre onu dinliyordu.

Zeynep: “Sonra öğretmen bana yanlış sınıfa girdiğimi söyledi.”

Emre gülmeye başladı.

Emre: “Gerçekten mi?”

Zeynep: “Evet.”

Emre: “Nasıl fark etmedin?”

Zeynep: “Ben de bilmiyorum.”

İkisi güldü.

Tam o sırada Alina sınıfa girmek için kapının önüne geldi.

İçerideki konuşmayı duydu.

Bir an durdu.

Sonra içeri girdi.

Emre ile göz göze geldiler.

Emre'nin gülümsemesi biraz azaldı.

Alina hiçbir şey söylemeden sırasına geçti.

Pelin hemen yanına geldi.

Pelin: “İyi misin?”

Alina: “İyiyim.”

Pelin: “Emin misin?”

Alina: “Evet.”

Elis de yanlarına geldi.

Elis: “Bugün Ata'yla bayağı konuştunuz.”

Alina: “Evet.”

Pelin: “Yakışıyorsunuz.”

Alina gülerek Pelin'e baktı.

Alina: “Siz hâlâ bunu söylüyor musunuz?”

Elis: “Her zaman.”

Alina: “Bilmiyorum.”

Pelin: “Ne bilmiyorsun?”

Alina: “Hiçbir şey.”

Sonra arkasına yaslandı.

Alina: “Ama Ata iyi biri.”

Ertesi gün okul çıkışına doğru sınıf biraz boşalmıştı.

Alina çantasını toplarken Emre ve Zeynep kapının yanında konuşuyordu.

Zeynep bir anda Emre'ye doğru yaklaştı.

Alina bunu uzaktan gördü.

Zeynep'in Emre'yi öpmek üzere olduğunu fark etti.

Alina'nın yüzü bir anda düştü.

Ama Zeynep Emre'ye yaklaşmadan önce Emre geri çekildi.

Emre: “Zeynep, yapma.”

Zeynep şaşırdı.

Zeynep: “Neden?”

Emre: “Çünkü istemiyorum.”

Zeynep birkaç saniye sustu.

Emre: “Seni kırmak istemem ama böyle bir şey yapamam.”

Zeynep başını salladı.

Zeynep: “Tamam.”

Emre: “Kusura bakma.”

Alina ise bunların hiçbirini duymamıştı.

Sadece Zeynep'in Emre'ye yaklaştığını görmüş ve hemen sınıftan çıkmıştı.

Koridorda hızlı hızlı yürümeye başladı.

Gözleri dolmuştu ama ağlamamaya çalışıyordu.

Tam köşeyi dönerken Ata onu gördü.

Ata: “Alina?”

Alina durdu.

Ata: “Ne oldu?”

Alina: “Hiç.”

Ata: “Yüzün hiç öyle demiyor.”

Alina birkaç saniye sustu.

Sonra:

Alina: “Emre'yi gördüm.”

Ata'nın yüzü değişti.

Ata: “Ne yaptı?”

Alina: “Boş ver.”

Ata: “Alina.”

Alina: “Gerçekten boş ver.”

Ata bir şey söylemedi.

Sadece yanında yürümeye başladı.

Alina'nın konuşmak istemediğini anlamıştı.

Ertesi sabah Alina okula geldiğinde artık kararını vermişti.

Okulun bitmesine yalnızca birkaç gün kalmıştı.

Kendi kendine sürekli aynı şeyi söylüyordu.

Yeter.

Emre'yi düşünmekten, kim ne yaptı diye bakmaktan, sürekli geçmişe dönmekten yorulmuştu.

Sınıfa girdiğinde Elis ve Pelin onu gördü.

Pelin: “Alina!”

Alina: “Ne?”

Elis: “Bugün çok farklısın.”

Alina: “İyiyim.”

Pelin: “Gerçekten mi?”

Alina: “Evet.”

Sonra çantasını bıraktı.

Alina: “Artık yeter.”

Elis: “Ne yeter?”

Alina: “Ben böyle biri değildim.”

Pelin sustu.

Alina: “Son zamanlarda sürekli birilerini düşünüyorum. Sürekli birilerinin ne yaptığına bakıyorum. Kendimi unuttum.”

Elis ile Pelin birbirlerine baktılar.

Alina: “Ama artık eski Alina geri dönecek.”

Ateş arka taraftan seslendi.

Ateş: “İşte bu!”

Alaz: “Sonunda.”

Alina gülmeye başladı.

Alina: “Ne sevindiniz?”

Ateş: “Sen böyle daha eğlencelisin.”

Alaz: “Hem okulun son haftası.”

Alina: “O zaman değerlendirelim.”

O günden sonra Alina gerçekten değişmeye başladı.

Ders aralarında arkadaşlarıyla daha fazla vakit geçiriyor, koridorlarda gülüyor, okul etkinliklerine katılıyor ve kimsenin ne düşündüğünü eskisi kadar önemsemiyordu.

Üstelik okulda ne kadar dikkat çektiğini de yeniden fark etmeye başlamıştı.

Bir gün kantinde Ateş:

Ateş: “Alina, seninle fotoğraf çekilelim.”

Alina: “Neden?”

Ateş: “Çünkü mezuniyet haftası.”

Alaz: “Hem sen yine eski haline döndün.”

Alina: “Bunu kaç kere söyleyeceksiniz?”

Ateş: “Her gün.”

Alina güldü.

Elis ve Pelin de yanlarına geldi.

Pelin: “Kız, herkes seninle fotoğraf çekilmek istiyor.”

Alina: “Cidden mi?”

Elis: “Evet.”

Alina etrafa baktı.

Gerçekten de birkaç kişi ona el sallıyordu.

Alina'nın yüzünde şaşkın bir gülümseme oluştu.

Belki de uzun zamandır ilk kez kendisini gerçekten fark ediyordu.

O akşam Alina, Ata ile okul çıkışında yürüyordu.

Ata: “Bugün mutluydun.”

Alina: “Evet.”

Ata: “Uzun zamandır seni böyle görmemiştim.”

Alina: “Ben de.”

Ata: “İyi ki.”

Alina ona baktı.

Alina: “Sen de yanımdaydın.”

Ata gülümsedi.

Ata: “Olmaya devam etmek istiyorum.”

Alina bir süre sessiz kaldı.

Sonra:

Alina: “Ben de istiyorum.”

Ata durdu.

Alina da durdu.

Ata: “Emin misin?”

Alina: “Evet.”

Ata: “Geçmişte olanları unutabilir miyiz?”

Alina: “Geçmişi tamamen silemeyiz.”

Ata başını salladı.

Alina: “Ama yeniden başlayabiliriz.”

Ata'nın yüzünde büyük bir gülümseme oluştu.

Ata: “Yani?”

Alina da gülümsedi.

Alina: “Yani... sevgilim olabilirsin.”

Ata birkaç saniye ne diyeceğini bilemedi.

Ata: “Gerçekten mi?”

Alina: “Gerçekten.”

Ata: “Tamam.”

Alina güldü.

Alina: “Tamam mı?”

Ata: “Ne diyeceğimi şaşırdım.”

Alina: “Belli.”

İkisi de gülmeye başladı.

Ertesi sabah sınıfa girdiklerinde Ateş onları yan yana görünce hemen bağırdı.

Ateş: “BEN DEMİŞTİM!”

Alina: “Ne bağırıyorsun?”

Alaz: “Sonunda.”

Pelin: “Ben zaten biliyordum.”

Elis: “Fav çiftim geri döndü.”

Alina gözlerini devirdi.

Alina: “Elis, sana o kelimeyi kullanma demiştim.”

Elis gülerek ellerini kaldırdı.

Elis: “Tamam, tamam.”

Ata da gülüyordu.

Alina ise sınıfa baktı.

Bir köşede Emre vardı.

Emre de onları görmüştü.

Birkaç saniye boyunca bakışları kesişti.

Sonra Emre gözlerini çevirdi.

Alina da bu kez arkasından bakmadı.

Ata'nın yanına geçti.

Ateş bir şey anlatmaya başladı.

Alina kahkaha attı.

Ve o an fark etti.

Emre'yi tamamen unutmuş değildi belki.

Ama artık hayatının merkezinde de değildi.

Okulun bitmesine yalnızca birkaç gün kalmıştı.

Duru Koleji'nde herkes yeni bir başlangıcın eşiğindeydi.

Alina ise sonunda kendisini yeniden bulmuştu.

Ve bu kez hikâyesinde kimin kalıp kimin gideceğine başkaları değil, kendisi karar verecekti.

Bölüm sonu

1 yorum