İçeriğe geç

GELİNCİK

Bölüm 2 · 5 dk okuma

GELİNCİK

Bölüm 2

İKİNCİ BÖLÜM: KAN 🌸

CİHAN;

Hayatımda kendime ayıracağım bir zaman dilimi olmamıştı. Herşeyi ailem için yapmıştım bu zamana kadar. Kendim için yaptığım şeyler bir eli geçmezdi bile. Şuan neler olduğuyla ilgili hiçbir fikrim yoktu, tek temennim kardeşimin iyi olmasıydı.

Zaman.. Zaman bizim için önemli olduğu zamanlar çok yavaş hareket ederler zannederiz. Oysa onlar her zaman olduğu gibi ilerlerler. Ne bir sayı artar ne de bir sayı geri giderler. Şuan yine yavaş ilerliyordu zaman.

Bizim yaşadığımız şeyler kolay değildi. Bizim yaşadıklarımızı birinin yaşamasını asla istemezdim. Düşmanımın bile.

Belki de kardeşimi orada bırakıp buralara gelmem doğru değildi ama benim için bir çeşit kafa dağıtma ya da onlara güzel hayat, güzel günler yaşatmak için diyebilirdim. Onlar bunları hakkediyorlardı. Onlar için değerdi. Her ne olursa olsun.

Şimdi bir uçağın içinde onları hayal ediyordum. Ne acınası. Yanlarında da olabilirdim değil mi? Bu da bir seçenekti benim için ama ben neyi seçip yola devam etmiştim. Onlardan uzak bir hayat. Hayata tutunmamın tek sebepleri olan kişileri bırakıp gitmiştim. Ne kadar onlar için olsa bile, bırakıp gitmiştim.

Belkide göreceklerim hiç iyi şeyler değildi. Bunun vebalini nasıl çekecektim. Bilmiyorum. Ben neyi biliyordum ki. Hiçbir şeyi. Ben hiçbir şey bilmiyordum. Ben ailemi, yakınlarımı bilmiyordum. Ben kendimi bilmiyordum lan. Kendimi. Neyi anlatıyorum ki ben. Bunların suçu belki de benim yüzünden. Kim bilir...

" Varmamıza ne kadarlık bir süre kaldı Talha " diye karşımda oturan yakın arkadaşıma, uçağın penceresinden bakışlarımı çekmeden sordum.

" Az kaldı abi. Bir saatin ardından Türkiye'ye inmiş oluruz " diye söyleyince başımı salladım.

" İyi misin " diye sesizce mırıldandı.

Alayla güldüm. Nasıl iyi olabilirdim ki!. Kardeşimin başına birşeyler gelmiş, nasıl iyi olabilirdim ki ben!.

" Nasıl iyi olabilirim Talha ha sen söyle, nasıl iyi olabilirim!! " sinirle derin bir nefes bıraktım. Ardından " Lan benim kardeşimin psikolojisi bozuk babam öldüğünden beri! O yüzden ona gitmesi için ben ikna ettim. Önce kabul etmemişti fakat ben çok ısrar edince beni kırmayıp kabul etmişti. Keşke o gün ölseydim de ikna etmeseydim lan, keşke. " sonlara doğru sesim isyan edercesine çıkmıştı. " Şimdi psikoloğa gitmeseydi başına böyle şeyler gelmeyecekti, hepsi benim hatam. Hepsi! " diye söyledim.

Söylediklerimden sonra sinirle karşı çıkmaya başladı. " Hiçbir şey senin yüzünden değil! Senin ondan bir farkın var mıydı lan! Var mıydı? " cevap vermeyeceğimi anladığında devam etti. " Senin yerine ben cevap vereyim. Yoktu lan, senin ondan bir farkın yoktu. Onun ki bozuktu da seninki sağlam mıydı sanıyorsun! Sana bir şey söyleyeyim mi? Senin psikolojin Elifin psikolojisinden daha kötüydü, sen buna rağmen gitmedin ama kardeşinin iyi olmasını istedin. Bunun için kendini suçluyamazsın tamam mı lan! Sen kendini boktan şeyler için suçluyamazsın!! " diye bağırıp yanımdan uzaklaştı...

*

ÖZGE;

Hayat ne kadar da enteresandı gerçekten. Yarım saat önce böyle birşeyle karşılaşacağımı söyleseler gülerdim. Hemde nadiren attığım kahkahayla. Ama hiç de öyle olmuyormuş. Hayat karmaşık bir yumak gibiydi. Nereye çıkacağı belirsiz..

Kafamda delice sorular vardı. Mesela köşeye doğru sinmiş bir kız neden ağlamaktaydı? Ya da yerde kafası kanlar içinde yatan doktor? Burada neler olmuştu böyle? Ayakta durmayı kesip hemen yerde yatan doktora yöneldim. Elimi boynuna doğru götürüp nabzına baktım. Atmaktaydı. Yani yaşıyordu ama bu ölmeyeceğini söylediğimiz anlamına gelmiyordu tabi ki. Derin bir nefes aldım. Mantıklı olmalıydım. Şimdi saçmalamanın ne yeri ne de zamanıydı. Değil mi?

" Yardım edin, kimse yok mu " diye bağırdım. Ardından telefonumdan 112 arayıp olduğum yeri tarif ettim. Eğer ağır hareket edersem yaralı olan doktoru kaybedebilirdik. Etrafıma bakıp kanı durduracak şeyler bakmaya başladım. Bulduğum önlükle hızlıca tampon yapmaya başladım. O arada da buraya yaklaşan sesler duymaya başlamıştım.

" İyi misin " diye sordum ağlayan kıza. Vücudunda yaralanan yerleri var mı genel bir baktım. Elini atıp boynunu tırmalıyordu. Elleri ve boynu yer yer kanamış ya da çizikler oluşmuştu. " Yapma " diye söyledim. Ama beni duymuyordu. Bir daha " Yapma " diye söyledim fakat değişen birşey olmamıştı. En sonda bağırmıştım. " SANA YAPMA DEDİM " diye bağırınca durdu. Yavaşça kafasını kaldırıp bana baktı. Ardından hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

İçeriye dolaşan kişiler olunca elimde tampon yapmak için kullandığım önlüğü birinin eline tutuşturup yerimden kalktım. Kızın yanına yavaş yavaş yaklaşınca kafasını iki yana sallamaya başladı. Aklıma düşen ihtimaller kanımı dondurdu. Bu olabilirmiydi? Gözlerimin dolduğunu hissediyorum. Bunu yaşamışmıydı bu tanımadığım kız.

Kızın önüne gelince bir dizimi kırıp oturdum ve " Bana bak " diye elimi ona doğru uzatınca " DOKUNMA BANA " diye bağırdı. Tahmin edebiliyordum. Kendisi şuan şoka girmişti. Yumuşak bir ses tonu kullanıp " Tamam dokunmuyorum, bana bak " diye söyleyince kafasını sağa sola salladı. Bir daha " Bana bak lütfen " diye söyledim. Gözlerini gözlerime kaldırıp baktı. O bakınca ben daha kötü oldum. Gözleri kan çanağına dönmüştü resmen.

Sertçe yutkunup konuşmaya başladım. " Derin bir nefes al " diye söyleyip derin bir nefes aldım. " Benim gibi " diye tekrar ettim. Titrek bir nefes alıp " Yapamıyorum " diye daha çok ağlamaya başladı. " Yapabilirsin " diye zar zor konuştum. Ben bile doğru düzgün nefes alamıyorken ondan bunu istemek çok zordu..

Tekrar denedi. " Beni taklit et " diye konuşurken derin derin nefesler alıyordum bir yandan da. Beni tekrar etmeye başlamıştı. Derin derin nefes alırken hıçkırıkları kesik kesik gelmeye başlamıştı. Arkamda olanlar tam bir felaketi andırıyordu. Herkes ya koşuşturuyor , ya da birbirine talimatlar vermekteydi. Sedye yaralı olan doktoru götürürken diğer taraftan gelen sedyede vardı.

Burada ben bile böyleyken kızı düşünemiyorum. Bakışlarımı kıza çevirirken gözleri kaymaya başlamıştı. Öne atılıp tuttum. Ardından " Buraya bakın!! " diye söyledim. Kızın saçlarını geriye doğru ittim. Önümüze gelen sedyeye kızı alırken bakışlarım elime kaydı. Kan içindeydiler. Ellerime kan bulaşmıştı. Bu kan masum olan bir kızın kanına mı aitti?

Yoksa kirli bir adamın kanına mı aitti?

Evettt uzun bir aradan sonra yeni bölümle karşınızdayım..

Umarım beğenirsiniz..

Bölüm nasıldı??? Tahminler???

Beğeni, yorum ve puanlarsanız sevinirim..

Diğer eserlerimede bakarsanız güzel olur..

İyi günler dilerim ♡

Bölüm sonu

14 yorum