İçeriğe geç

GELİN

Bölüm 1 · 5 dk okuma

GELİN

Bölüm 1

ASKER

5 YIL ÖNCE

Diyarbakır sokaklarında iki gündür süren eğlenceden keyif almayan tek kişiydi Kadir.Aslında sevdiği kadını arkasında bırakmayacak olsa onun yerine halay çeken arkadaşlara katılır ağlamayı herkese yasaklardı ama Dilasını arkada bırakmak işte en zoru buydu.Şiwanlar ve Hozanlar Diyarbakır'ın en büyük iki aşireti olmalarının yanı sıra birbirlerine olan düşmanlıklarıyla bilinirdi.Bugün bile asker uğurlamasına Şiwanlar hariç diğer bütün aşiretler katılmıştı.

Ağabeyinin morali bozuk bir şekilde etrafını incelediğini gören Devran gelmeyeceğini bildiği halde etrafya sevdiği kadını arayan ağabeyine takılmadan edemedi."Dila yengem şuan kim bilir hangi taliplisine tuzlu kahve yapıyordur?"

Devran ensesine yediği şaplakla bir an Allah'ına kavuştuğunu sandı.Ağabeyi Dila'yı uçan kuştan kıskanırdı.Bunun en büyük sebebi yengesinin Diyarbakır'ın en güzel kızı olmasıydı.Daha liseye giderlerken bile onun güzelliğinden büyülenen taliplileri Dila'nın evini arşınlardı.

Ağabeyi de Dila'dan bu taliplilerinin ismini öğrenir akşama onları sevdiği kadına talip olmanın pişmanlığını yaşatırdı.Ertesi gün talipliler bir anda vazgeçerlerdi.

Babaları bu sevdayı duyarsa ağabeyinin kemiklerini kırardı ve bunu bilen anneleri oğluna her ne kadar başka gelinlik kızlarabaksa da oğlu Dila diyor ve annesinin bulduğu kızlara gözünün ucuyla bile bakmıyordu.Bu durumda annesini iyiden iyiye delirtiyordu.Bazı günler konağa hoca çağırtıp bütün konağı kimin oğlumda gözü varsa gözü çıksın diyerek okutuyor bazı günler oğlunun odasında muska arıyordu.Aradıklarını bulamayınca oğluna kızdan uzak dursun diye muska yaptırıyordu.

Bütün bu durumlardan bunalan Kadir en sonunda annesine patlamış eğer bir daha bu konakta hoca veya muska görürse o hocayı vuracağını söylemişti.Oğlunun katil olmasından korkan annesi hocayı konağa çağırmak yerine hocanın evine gitmeye başlamışti ki bu sefer de Kadir hocanın evini basmış hocayı bir güzel dövdükten sonra sahtekar diye karakola teslim etmiş annesine ise eğer bir daha böyle sahtekarlara bulaşırsa babasına söylemekle tehdit etmişti.Kocasından ödü kopan kadın oğluna bir daha hocaya gitmeyeceğine dair yeminler ettiğinden bu sefer çenesini vurmuş Dila'yı gördüğü her yerde laf sokmaya başlamıştı ama oğlu askere gideceğinden birkaç aydır susuyor ses çıkarmıyordu.

"Ağabey ben kötü bir şey mi dedim?Yengemiz güzel bunun sonucunda da "Dervan ağabeyinin kalkan elini görünce asker evinin kendi cenaze evine dönmesinden korktuğundan"Tamam anlaşıldı çenemi kapatıyorum"diyerek sustu.

"Ulan var ya aslında seni şöyle evire çevire dövmek lazım da sen buradaki insanlara dua et.Eğlence gününü yas gününe çevirmek istemiyorum"

Dervan can güvenliğinden endişelendiğinden az da olsa ağabeyini yumuşatmak amacıyla sabah Dila'nın kardeşi Mıstık'ın getirdiği mektubu cebinden çıkarıp ağabeyinin avucuna sıkıştırırırken"Barıştık mı?"diye sordu.

"Ulan sen var ya"diyerek yüzündeki üzgün ifade yerini heyecandan yerinde duramayan bir genç bir delikanlıya çevirmişti.Mektubu aldığı gibi odasına çıkan Kadir sevdiği kadının kendisine yazdığı mektubu okumaya başladı.

Sevgilim,

Seni ilk gördüğümde Gülsüm Abla'nın düğününde o takım elbiseli halinle bütün genç kızlarının yüreğini yakarken benim de yüreğimi yaktın ve o günden beri gözüm senden başkasını görmezken kalbim Kadir kadir diye atmaya başladı ve Rabbime şükürler olsun senin kalbinde de benim olduğumu öğrendiğim gün hayatımın en mutlu günü oldu.Sana söz veriyorum ki yüreğim ve kalbim sonsuza kadar sana ait olacak.Bu yüzden askerdeyken aklında ve kalbinde benimle ilgili soru işareti oluşmasın.

Seni seven ve seni bekleyecek olan sevgilin Dila

Eli mektuptaki gözyaşlarının ıslattığı noktalara kaydı.Kim bilir Dila'sı bu ektubu yazarken ne kadar ağlamıştı ki kağıdın bir çok yerinde gözyaşlarıyla ıslanmıştı.Her ne kadar Dila'sıyla vedalaşmış olsa da bu mektuptan sonra sevdiği kadını görmek zorundaymış gibi hissediyordu.Şuanda kendi eğlencesini bırakıp giderse büyük tepki çekeceğinden havanın kararmasını bekledi.

Hava kararınca soluğu Dilaların arka bahçesinde aldı.Biraz sonra Dila elindeki telefonla arka bahçeye geldi ve numarayı tuşlayıp sevdiği adamı aradı.Dila'nın ailesine yakalanmamak için telefonunu sessize almayı akıl eden Kadir,sevdiği kadının kendisine arkası dönük olduğundan çığlık atmaması için eliyle ağzını kapattı Dila'nın ve "Korkma güzelim benim Kadir "dedikten sonra Dila'nın ağzından elini çekti.

Birilerine yakalanmaktan korkan Dila korkuyla etrafınıı incelerken bir yandan da sevdiği adamı "Senin burada ne işin var?"diye adeta azarladı.

Sevdiği kadının yanağını okşayan Kadir"Mektubunu aldıktan sonra konakta kalamazdım"

O mektubu kardeşi,sevdiği adama teslim etsin diye bir aylık harçlığını kardeşine vermişti ama sevdiği adam yanındaydı ya bunun için değil bir yıllık harçlığını ömrünü bile seve seve verirdi.

"İstersen gidebilirim"dedi Kadir mutlu ifadesi yerini mahzun bir ifadeye bırakmıştı.

Kadir'in gitmesinden korkan Dila"Kal"dedi ve gitmesin diye sevdiği adamın kollarından tuttu.

Dila'sını kollarının arasına alan Kadir askerlik görevi boyunca özleyeceği o kokuyu içine çekti.O an ağlamak ,mızmızlanmak istedi Kadir her ne kadar Dila'sı ona sadık kalacağını söylese de biliyordu ki o askere gittiği gün korkup kaçırdığı bütün talipliler sevdiği kadının kapısında kuyruk olacaklardı.

Sevdiği adamın endişelerini hisseden Dila istemeye istemeye sevdiği adamın kollarından çıktı ve Kadir'inin yüzünü ellerinin arasına alıp okşarken"Ben seni seviyorum ve senden başkasıyla da evlenmeyeceğim bu yüzden kafanda benle alakalı hiçbir endişe olmasın"dedikten sonra aklına gelen fikirle kıskanç bir ifadeyle ellerini çekti ve"Ama senin orada başka kızlara baktığını duyarsam Isparta'ya gelip seni öldürürüöm"

Dila'sının kıskançlığı yüzünden Kadir gülümsemesine engel olamasa da Dila'yı daha fazla kızdırmamak için bileğindeki bilekliği kolundan çıkartıp Dila'sına verdi."Bu benim kalbim ve bunu sana bırakıyorum.Bu yanında olduğu sürece ben sana sadığım demektir."

Dila'nın cevabı kardeşi Mıstık'ın "Abla"diye çağımasıyla engellenmişti.Gece gece olay çıkmasını istemeyen Dila sevdiği adamın yanağına öpücük kondurduktan sonra hızlıca konağın içine doğru ilerlemişti.

Sevdiği kadını içeriye girinceye kadar izleyen Kadir kimseye yakalanmamak için arka bahçenin duvarından atladığı anda onu bekleyen kardeşini gördü.Şiwanların mahallesinde ağabeyinin başına bir şey gelmesinden korkan Dervan ağabeyini yalnız bırakmamıştı.Şiwanların mahallesinden uzaklaşan Kadir Dila'sı duysun diye"Seviyorum Ulan"bağırdı.

"Emin ol bütün Diyarbakır zaten bunu biliyor"diye ağabeyine takılmadan edemedi Dervan.

İyi zamanında kötü zamanında hep yanında bulunan kardeşine dönüp ciddi bir ses tonuyla "Olur da askerde bana bir şey olursa Dila'm sana emanet"

Ağabeylerinin laflarından sonra boğazında bir düğümlenme olsa da konuyu yine şakaya vurdu Dervan"Daha dur ağabey düğününde senin paranı yiyeceğim ben"

"İnşallah oğlum.Dila'mla bir evleneyim bütün Diyarbakır'ı ihya edeceğim"

Dervan'ın da tek dileği de birbirini bu kadar çok seven insanın bir ömür boyu mutlu olmasıydı.

Yarın akşam bütün Diyarbakır otogarda asker uğurlarken Dila ise sevdiği adamın bileğine taktığı bilekliğe bakarak gözyaşlarını akıtıyordu.İkisi de biliyordu ki bu sevda yarım kalmayacak elbet kavuşacaklardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.