Dönemin sonu(Lise): Evet dönem bitiyordu çok heyecanlıyım. Karnelerimizi alacaktık ve arkadaşlarımla upuzun bir tatil yapacaktım. Karadeniz turu yapmak istiyorduk ve ben onun için tur ayarlamıştım her şey hazırdı. Tek yapmam gereken gruba söylemekti ama onlara sürpriz yapacaktım. Yarın onlara Yalıkent Kafe'de buluşmamızı söyleyecektim. Böylece sürprizimi açıklayacaktım, çok sevineceklerdi. Ah demeyi unuttum Berker'de gelecekti yani umarım. Bu arada Berker benim sevdiğim çocuk. Lisenin başından beri seviyorum şuana kadar sadece arkadaş olarak dört beş kere görüşmüştük. Annem ve annesi tanışıyorlarmış. Misafirliğe gittiğimiz zaman bizide tanıştırdılar oysaki ben onu hep tanıyordum. Onu da çağıracaktım grup sorun etmez diye düşünüyorum.
Karneleri aldık ve Yazgı'nın yanına doğru gitmeye başladım. Birisiyle konuşuyordu kim olduğunu anlayamadım bizim sınıftan değil. Yazgı'ya seslendim ikiside dönüp bana baktı. Yanındaki çocuk Baran'dı. Bir üst sınıftan yani Berker'le aynı sınıftan. Berker'in kankası Baran!
"Selam Simay. Seni Baran'la tanıştırayım benim sevgilim." Yüzüme felç indi o kadar şaşırdım ki oysaki ben onu Ferhat'la olur diye düşünüyordum.
"Ah selam Baran ve tebrik ederim bilmiyordum, şaşırdım." Dedim başka ne diyebilirdim. Yazgı tebessüm etti.
"Yazgı senden söz etmişti tanıştığımıza memnun oldum. Aslında saklamaya çalışmadık sadece okul içinde bir araya gelemedik çoğunlukla dışarıda görüşüyorduk." Dedi Baran. Başımı salladım ve o sırada görüş açıma Berker girdi bize doğru geliyordu. Anlık bir kalp krizi geçirecektim.
"Baran dakikalardır seni arıyorum. Deseydin keşke sevgilinin yanında olduğunu boşa aramazdım." Dedi güzel sesiyle canım Berker.
"Neden arıyorsun beni ne oldu?" Dedi Baran.
"Beraber gidecektik ya unuttun mu?" Dedi kalbim Berker.
"Aklımdan çıkmış tamamen," Yazgı'nın yanağından öptü ve "sonra görüşürüz sevgilim." Diyip yanımızdan ayrıldılar. Yazgı'nın "Sen neden gelmiştin Simay?" Demesiyle dalgınlığımdan kurtuldum.
"Şey diyecektim ben bugün eve erken gitmeliyim dayım gelecekte. Sen bizimkilere dermisin yarın Yalıkent Kafe'de buluşalım." Dedim.
"Tamam söylerim. O zaman ben onların yanına gidiyorum görüşürüz." dedi ve gitti. Ben de okuldan çıktım. Tabii ki dayım gelmiyordu. Bugün okulun son günü olduğu için ve Berker'i sene bitene kadar göremeyeceğim için onu biraz daha görebilmek adına onunla yürüyecektim. Yanına gidip ne bahane uyduracaktım bilmiyordum. Okulun köşesini dönüp caddeye çıktığım zaman onları gördüm. Baran ve Berker'in yanlarına doğru adımlamaya başladım. Bir şey konuşuyorlardı ne dedikleri tam olarak anlaşılmıyordu ama Berker'in " Simay'ın arkadaşı o ben bunu yapamam" demesini duydum. Ben ne alakaydım ve neyi yapamazdı? Durup dinlemeye devam edecektim ki anlık olarak Baran arkasını döndü ve yüzünden ne kadar şaşırdığı belli oluyordu.
"Aaa Simay sen ne zaman geldin?" Dedik Baran.
"Eee şey size yetişmeye çalışıyordum. Dayım gelecek bugün o yüzden erken çıktım bizim grup hala okulda olduğu için." Aklıma ilk geleni dedim.
"Ya anladım gel bize katıl o zaman beraber yürüyelim." Demişti Baran ben de onaylamak için başımı salladım. Sakin adımlarla yürüyorduk ki Baran bir anda durdu.
"Tamamen unutmuşum kırtasiyeye gidecektim. Kardeşim kalem almam için başımın etini yedi. Siz gidin olurmu ?"
"Tamam Baran git sen sonra görüşürüz." Dedi Berker. Baran gittikten sonra ilerlemeye başladık. Artık eve yaklaşıyordum onunla sürem bitiyordu. Aklıma gelen fikirle bu süreyi uzatmak istedim.
"Berker, Ladin Kafe'ye gidelim mi? Sana demek istediğim bir şey var."
"Tamam gidelim benimde sana demek istediğim bir şey var." anlık olarak şok geçirdim. Ne diyecekti aşkını mı itiraf edecekti ne aşkı ya beni arkadaş olarak gördüğüne yüzde yüz eminim. Ladin Kafe'ye doğru yürümeye başladık. İçeriye girdik üst katta terastaki masalardan birine oturduk.
"Ne söyleyecektin bana?" Dedim, siparişlerimizi verdikten sonra. Ben soğuk kahve alırken o narlı portakallı limonata istemişti.
"İlk sen söyle buraya beni davet eden sensin." Dedi Berker.
"Ben şey diyecektim okul yaz tatiline girdi ve koskoca yaz boş geçirmektense arkadaşlarımla gezmeyi düşündüm. Karadeniz'e gitmek istiyorduk bende bunun iyi bir fırsat olacağını düşündüm tur ayarladım. Biletleri felan aldım 8 tane bilet var bir tanesi fazladan benimde aklıma sen geldin belki gelmek istersin, istermisin?"
"Sen tüm bunları kendin mi düşündün? Arkadaşların biliyormu?"
"Evet kendim düşündüm ama arkadaşlarıma yarın diyeceğim sürpriz olsun istedim."
"Sen yarın onlarla konuş. Bende yarın buluşacağınız yere gelmek isterim orada veririm kararımı."dedi ve ayağa kalktı ne yani öylece gidiyormuydu.
"Sende bana bir şey diyecektin söylesene ne diyecektin?"dedim tam arkasını dönüp gidecekken.
"Yarın söylerim bunu şimdi söyleyemem yeri ve zamanı değil."dedi önüne dönüp gitti. Limonatasını bile içememişti. Ben de hesabı ödemek için kasaya gittim ama ödemeyi yapıp gitmişti. Borçlu bırakmamıştı ben ödeseydim bana borcu olmuş olacaktı ve böylece o da bana bir şeyler ısmarlayacaktı bir daha görüşebilecektik. Neyse yarın görüşecektik dert etmeme gerek yoktu.