İçeriğe geç

Geçmişin İzi

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Geçmişin İzi

Bölüm 7

7.bölüm

Saat 14.00 idi. Okuldan erkenden ayrılmamızın sebebi benim kendimi toparlayamayışımdı. Deniz benimle konuşmaya çalışmıştı fakat ben cevap verebilecek durumda olmadığım için sessiz kalmıştım. Denizde beni zorlamadan sessiz kalmayı tercih etmişti. Yaklaşık yarım saat oturmuştuk sessizce. Sonrasında Deniz müdürle konuşup eve gitmek için izin almıştı ve eve gelmiştik.

Okul 15.55de bittiği için Ayazın gelmesine daha vardı. Bende bunu fırsat bilip biraz odamda dinlenmiştim. Şimdi ise odamdan çıkıp Denizin yanına gidecektim. Onunla sabahtan beri konuşmamıştım ama artık konuşma zamanı gelmişti.

İlk odasına baktım ama odasında yoktu. Salonda olduğunu düşünerek salona indim. Salonda kanepede ayaklarını uzatmış kahve içiyordu. Sessizce mutfağa gidip kendime bitki çayı yaptım. Bu sıralar çok kahve içmiştim. Bu yüzden bitki çayı tercih ettim. Çayım olduktan sonra kupamı da alıp salona gittim. Kanepenin arkasından dolaşıp ayak uçlarına oturdum. Ona baktığımda bana bakıp gülümsediğini gördüm ve bende ona aynı sıcaklıkla gülümsedim.

“kusura bakma. Ben de neden bu kadar çok etkilendim bilmiyorum. Sizi de yordum.” Dedim. Biraz yerinde kıpraştı ve sonrasın da doğrularak elini bağdaş yaptığım bacağımın üstüne koydu ve konuşmaya başladı.

“Doğa kusura bakılacak bir durum değil zaten. Geçmişin yüzünden bu tepkileri vermen de çok normal. Bir insan geçmişinin izini taşıyorsa eğer o insan her zaman yaralıdır. İzlerin bazı olaylar sonucu tekrar kanamaya başlar. Senin de bu gün geçmişinden kalan izin kanadı.” Dedi. Bu konuşması beni daha da duygusallaştırmıştı.

“Ama artık yanımda bir bela bir de belanın tatlı mı tatlı bir kardeşi var ve onlar sayesinde benim bu kanayan yaralarım çabucak iyileşiyor. Tamam belki bu gün belamı üzmüş olabilirim ama ben onun gönlünü alırım.” Dedim gülerek. Bu dediğime o da gülmüştü.

Deniz ile bayağı sohbet etmiştik. Eskilerden, yenilerden, okul hakkında bayağı konuşmuş dedikodu yapmıştık. Şimdi ise Deniz acıktığımızdan dolayı hızlı yapabileceği bir şeyler hazırlıyordu derken kapı çaldı. hızlıca yerimden kalkıp kapıya doğru yürüdüm. Kapıyı açtığımda gelen kişinin Ayaz olduğunu gördüm. Çok yorgun gözüküyordu. Sabah ki Ayaz artık yoktu sanki. İçeri geçmesi için kenara doğru geçtim ve “Hoş geldin Ayaz.” Dedim. Bir şey demeden sadece kafasını sallayarak içeri girdi. O sırada da Deniz kimin geldiğini merak ederek mutfaktan çıktı ve bizim olduğumuz tarafa doğru baktı.

“Abi hoş geldin. Acıktın mı? Ben bize bir şeyler hazırlıyordum sana da koyayım açsan.” Dedi.

“Yok abim aç değilim ben. Okulda bir şeyler yedim. Size afiyet olsun.” Dedi ve yukarı çıktı. Onun peşinden gitmek için merdivenlerden çıkacaktım ki Deniz seslendi.

“Doğa biraz yalnız kalsın. Sana bağırdığı için ve seni tek bıraktığı için kötü hissediyordur o kendini. Yemeğimizi yiyelim öyle git yanına.” Dedi. Kafamı onaylar biçimde salladım ve mutfağa geçmiştim. Deniz tost yapmıştı. Masaya geçip tostumu yemeye başladım.

Yarım saatin sonunda yemeğimi yedim ve telefonumu da alıp Ayazın odasına gitmek için mutfaktan çıktım. Merdivenlerden hızlıca çıkıp Ayazın odasının önüne geldim. Derin bir nefes alıp kapıyı tıklattım ve içeri girdim. Hızlı bir şekilde odaya göz gezdirdiğimde Ayazın çalışma masasında bir şeylerle uğraştığını gördüm. İçeri girip kapıyı kapattım ve yanına yavaş adımlarla ilerledim. Yanına yaklaşınca defterini kapattı ve bana doğru döndü. defter de ne yaptığını göremediğim için biraz moralim bozulmuştu ama hemen aklımdan onu silip Ayaza baktım. “Şey, biraz konuşabilir miyiz?” diye sordum. Kafasını olumlu bir biçimde salladı. Ben de ayakta kalmamak için yatağının kenarına oturdum ve konuşmaya başladım. “Ayaz bu gün böyle geçsin istemezdim fakat maalesef ki geçti. Kusura bakma seni de üzd-“ tam lafımı tamamlayacaktım ki Ayaz konuşmaya başladı.

“Doğa. Bu durum kusura bakılacak bir durum değil. Sen bunu isteyerek yapmadın. Asıl sen kusura bakma. Sana bu gün bağırdım. Sen zaten orada korkudan kitlenmişken ben sinirime yenik düşerek sana bağırdım. Özür dilerim Doğa.” Dedi. Gözlerine bakınca bile üzgün olduğu çok belliydi. Bir şey demek yerine ayağa kalkıp yanına gittim ve ona sarıldım. Sarılmama karşılık verdi. Biraz kendini geri çekti. Sebebini merak ederek ben de kendimi biraz geri çektim ama hala sarılıyorduk birbirimize. Beni dizine oturttu. Bu hamlesine üzerine ona şaşkınca baktım ama bir sonra ki hamlesi daha da şaşırmama neden oldu. Dudaklarını dudaklarımın üzerine kapandı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.