İçeriğe geç

Geçmişi Söndürmek

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Geçmişi Söndürmek

Bölüm 1

Bölüm 1 Mavinin Derinliğinde

Hiç kimse senin kadar

yakıştıramamıştır hüznü kendine

Hüzünler ki aşkın ve şiirin

yıllanmış şarabıdır...

Gözleri. Ruhumun derinliklerine bakan ve beni kendimle baş başa bırakan gözleri. Okuduğum kitaplarda ya da filmlerde düşmandan aşka konseptini saçma bulur ve böyle bir şeyin asla olmayacağını düşünürdüm. Ta ki beni o gece beni partisine davet edene kadar. Bora. gözlerinin mavisi okyanuslardan daha derin ve karanlık olan ama benim ilk defa boğulmaktan korkmadığım sulara sahip olan o kişi. Bora Akkurt.

“sana kaç kere okulda başını derde sokmaman konusunda uyarı yapacağım Akel? Artık 17 yaşındasın ve bazı şeylerin farkına varman lazım. Babanın soy ismi seni daima kurtaramaz.” Orhan müdürün bana 100. Defa söylediği aynı sözleri dinledikten sonra odasından çıktım ve iç çekerek kantine ilerledim. Kantine vardığımda her zaman olduğu gibi beren beni masamızda oturmuş bekliyordu. “Yine aynı şeyler mi?” diye sordu yeşil gözlerini bana dikerek. “klasik işte kızım biliyorsun müdürü babanın soy adı bla bla” Berenle ortaokuldan beri arkadaştık. Onunda babasının bilinen bir şirketi olduğu için genellikle aynı kolejlere düşmüştük ve lisede de aynı sınıfta okuyorduk. Beren yeşil gözlü, benden biraz uzun, kahverengi küt saçlıydı. Benim ise koyu kahverengi saçlarım ve siyah gözlerim vardı. “Akkurtun partisi varmış duydun mu?” beni çağırmadığı partimi ah evet tabi. “hayır duymadım, her zaman parti verir zaten. yine sahilde Shot yarışmasıdır.” Elimdeki telefonu kontrol ettim. Babamdan hala bir mesaj yoktu. “Hayır bu seferi onların evindeymiş Cansu söyledi. Bora onu kendisi çağırmış” kafamı kaşıdım. Bora ve ben bilinen 2 düşman şirketlerin varisleriydik. Çakıllar ve Akkurtlar. Babalarımızın birbirinden nefret etmesi üstüne biz Bora’yla arada selamlaşır hatta şanslı günümdeysem muhabbet bile ederdik. “Hasiktir, Akel?” berenin sesi düşüncelerimi böldü. kafamı kaldırdım. “ne?” ona baktım ,“Bora geliyor” dur ne Bora mı ? buraya mı? yok canım bu kızda iyice kafayı yedi. “Hanımlar?” kafamı kaldırdım. Bir çift mavi denizle karşılaştım. Geceden hatta benden bile siyah olan saçları ve gözünde düşmek üzere olan ince çerçeveli gözlüğüyle başımda dikiliyordu. “Selam Bora” benden önce konuşan beren oldu. “Yarın akşam benim evimde bir parti var saat 9 gibi başlayacak ve sabaha kadar sürecek zaten sonrası cumartesi olduğu için babam evde yok yani çok eğleneceğiz” Bu çocuğu kırmak ne mümkün. “Tabi bizde geliriz dimi beren?” berene döndüm. Bana gözünü dikip bakıyordu. “Tabi tabi geliriz” dedi beren. “E iyi o zaman yarın akşam görüşürüz.” Dedi ve gitti.

………………………………………………………………………………….

Ondan sonraki gün okuldan sonra beren bana geldi ve beraber parti için ne giyeceğime karar verdik. O mor saten elbisesini giyecekti bense bana daha çok yakışan siyah elbisemi giymek istiyordum. “Ay siyah siyah nereye kadar be Akel! en azından şu maviyi giy bak ne kadar güzel” evet güzeldi. Elinde tuttuğu elbise Boranın gözlerinin mavisiyle hemen hemen aynı renkte koyu bir maviydi aslında bunu giymek etkileyici olabilirdi. “Tamam onu giyerim o zaman altıma da gümüş ayakkabılarımı ne dersin?” Ayakkabıları işaret ettim. “Oldukça iyi bir kombin” gülümsedi. Birkaç muhabbetten sonra beren gitti. Tek başıma odamda otururken telefonum çaldı ve Alperen aradı. Berenin aksine Alperen çocukluk arkadaşım ve beni en iyi anlayan kişiydi. “Efendim eşek?” Dedim kıkırdayarak. “Aaa ayıp oluyor ama eşek melek akelcim” dedi gülerek. “akşamki partiye geliyormuşsun kuzeyden duydum” kuzey, Boranın en yakın arkadaşlarından biriydi aynı zamanda Cansu’yla sevgili olduklarını duymuştum. “Evet normalde gelmeyecektim ama Bora gelip kendisi teklif edince gelmek istedim.” Boş duvara baktım. Neden kendisi gelmişti bu normal değildi. Bora Akkurt hiçbir zaman birinin ayağına gitmez ya kuzeyle ya da Cansu ile haber yollardı. Alperen’de kuzeyle arkadaş olduğu için bunu bilirdi. “Berende gelecek mi?” sesi heyecanlı gelmişti. “Evet gelecek partiye tek başıma gidemem Alperen zaten düşmanımım partisi” içim gerildi. Düşmanım. Benim düşmanım. Benim okyanusum. Ve benim batan gemim. “Çok acayip değil mi ama düşmanın seni partisine davet ediyor ben olsam kesin hikaye yazardım. Gerçi sen çoktan şiirlerini hazırlamışsındır akelcim haksız mıyım?” Güldü. Boş zamanlarımda şiir yazardım ve bunu sadece o bilirdi. “Haklısın evet yazdım” masamda duran deftere baktım. “neyse benim kapatmam lazım akşam görüşürüz akelişko” güldüm. “Akelişko ne ya neyse görüşürüz Alperen” telefonu kapadım. Onunda partilerde olması çoğu zaman beni mutlu ediyordu. Berenin gelmediklerinde onunla duruyor ve oldukça eğleniyorduk. Hatta bi ara onunla sevgili olduğumuz konusunda dedikodular çıkmıştı ama o hepsini halletmişti. Saatin gelmesine az kalmıştı. 8 de beren ve şoförü beni alacak bizi partiye bırakacak ve istediğimiz zaman gelip alacaktı. Önce duşa girdim sonra saçımı ve makyajımı yaptım son olarak kıyafetlerimi de giydiğim anda ekranda berenden “hemen in yoksa sensiz giderim” mesajını görünce gülümsedim. Merdivenlerden koşarcasına indim. Ve asla olmaz dediğim şey oldu. Babamla karşılaştım hem de o girerken ben elbiseyle çıkıyordum. “Hayırdır Akel hanım? Bir yere mi gidiyorsunuz?” Siktir. Gelip söyle. Baba senin düşmanının oğluna aşık olduğum için partisine koşuyorum diye. “Baba beren beni alacak ve biraz eğleneceğiz” ayaklarımı birbirine sürttüm. “Evet arabalarını tanıdım. Neyse çok geç kalma ve dikkatli olun.” Parmağını yüzüme salladı ve içeri geçti. Evden hemen fırladım ve kendimi arabaya attım. “Neredesin kızım ya kaç dakika oldu saat 9 olacak neredeyse!” Kemerimi takarken konuştum. “Serhat Çakılla karşılaştım kapıda napayım” Gülüştük.

Bölüm sonu

2 yorum

  • Oha daha ilk bölümden ne kadar iyi olduğu belli oluyorr 🤩 2. Bölüm ne zaman geliyorr

    1Yanıt
  • Mükemmel ötesi olmuş devamını bekliyorum! 💞💕

    1Yanıt