İçeriğe geç

GEÇMİŞE DOĞRU *Tek bedende üc insan *

Bölüm 29 · 7 dk okuma

GEÇMİŞE DOĞRU *Tek bedende üc insan *

Bölüm 29

29. Bölüm

Bırakın onu elinizden kralim demisti Avanos ama bi an duraksadi bu ,bu olabilir miydi diye düşünürken gökyüzü birden sakinleşti fırtına dindi, etrafta uçuşan yapraklar öylece havada asılı kaldılar .Bu kolyenin Kral ile de bağlantısı var bu kesindi. Yapraklar yere düştü, kral ile birlikte kolyede yerdeki yerini aldi .

Majestemmmmmm dediler bi anda ve yerde burnundan kan gelen sojhun ile endişe icerisinde kalmislardi .

Kaldirmak icin ikiside uzanmislardi ki krallarinda yüklenen enerji ile ellerini birden çektiler .Kral sarsılıyordu ve her sarsılmasında göğsü sertce yere vuruyordu .Sungun buna aldırış etmeden sıkıca sarıldı kralina .O esnada ikisde yerde baygın bi şekilde yatıyorlardı .

Tam 1 gün boyunca uyuyan kral ve sungun dan ilk olarak kendine gelen majeste olmuştu

Kralim iyimisiniz kendinizi nasil hissediyorsunuz

Ben iyiyim noldu böyle diye sordu

Ağrınız yada acıyan bi yeriniz varmi dedi avanos, vücudunda gözlerini gezindiriyorken

Ahhhh dedi derince ve cevapladı

Evet vücudum acıyor dedigi anda yanında yatan sungun u farketti

Dogrulmak istedi ama aci ile tekrar yatmak durumunda kaldı .

Nesi var onun neden öyle yatıyor

Majestem ....

Elini başına koyarak ovuşturdu kral o sirada aklına gelen her ne ise birden

Avanos bana biseyler göründü sankiiiii dedigi anda sungun dan öksürük sesi geldi ve gözlerini yavasca araladı

Dostum sungun iyi misin ?

Majestem!! dedi dogrulmaya çalışarak,

iyi misin?

Merak etmeyin ben iyiyim, siz nasılsınız?

Dogrulmaya çalışan kralının acısına sahit olunca

Durun lütfen acınız var, görüyorum, kralım lütfen dogrulmayın dedi sungun

Benim acım yok, bakın kalkabilirim dedi ve hızla yerinden dogruldu ve kralının yamacında oturdu .

Avanos söze girdi

Kralim sizin kolye ile bir bağınızın oldugunu düşünüyorum, bukadar etkilenmenizde bundan kaynaklı

Bakın general sungun a, o hic etkilenmedi

Bu dogru dostum ben iyiyim beni merak etme

Kralım siz bisey diyordunuz lütfen devam edin

Ben dedi ve tekrar hatırlayınca anlatmaya başladı

Ben sanki baska bi alemdeydim, böyle Mihranin dedigi seyleri gördüm gibi ,hani demisti ya o "binekler" diye hani bizim atlar gibi kullandiklarini söylediği şeyler onlardan .

Cok hizlilardi .Çok seslilerdi, sonra onlar yerde gidiyordu ama yer toprak degildi .Taş dı sanki .Kocaman saraylar vardı sonrası bitti. Ahhh başım dedi ,başı agriyordu durmasını istedi avanos ama o durmadı devam etti anlatmaya .

Sonra dedi acıyla ve devam etti sonra küçük bi kız cocugu gördüm, üzerinde hanbok yoktu hani mihranin bize gösterdiği resim dedigi şeyler vardı ya ondaki gibi kıyafetlerden vardı ve elinde de ııımmm neydi hani şu bize ayip gelen şey ...

Sungun hemen cevapladı

Doldurma

Hah işte ondan vardı küçük kız çocuğunda doldurmayı sey yapıyordu diliyle yalıyordu fazlaca komikti sonra yağmur yağdı, şimşek çaktı ve burnu kanamaya başladı

Sojhun!!!!!!

Kralım dediler ikisi birden eliyle başını tutuyordu kralllari ve devam etti Ahhhhhhh baska bişey hatırlamıyorum ama bu ağrı beni cok yoruyor neler oldu bana Avanos cok kısacıktı ama hatırlıyorum cok gerçekçiydi,yoksa rüyaymıydı bu gördüklerim

Siz şimdi dinlenin majestem cok yoruldunuz dedigi anda zaten kralları derin bi uykuya dalmisti bile .

Sungun avanos a bakarak

Bu gerçekten rüya mıydı Avanos ?

Hayır generalim bu tamamen kralımız sojhun un da, Kraliçemiz mihra gibi ruh göçü yaşadığının ispatı dedi .

Sungun korku ve sevinc karisimi bir duygu icerisindeydi

Demekki kralimizda secilmis kisi ve mihra gibi oda göçtü ama neden geri geldi baska bi dönemdemiydi yoksa biseyler mi yanlıştı

Bilemiyorum generalim ama bu belkide tam hazırlıklı olmadigi icin de omus olabilir bilemiyorum yaşayarak öğreneceğiz dedi .

Peki kralimiz o nasıl

O iyi ve daha iyi olacak kanamasi da normal vede olmasi gerekiyor ,kolay degil ruhunun göcüp bedene tekrar gelmesi dedi .

Bir kac gün kral bu sekilde dinlenmis kendisini toparlamıştı. Artık sarayda büyük bir hüzün vardı. Kraliçe wang uçurumdan yuvarlanmış, hayatını kaybettiği duyulmustu .

Zaman kral icin yine zor du resmen yasayan ölüye dönmüştü .Sık sık mihranin yanina gidiyor, solgun ama hala sıcak olan bedeninin başında onunla muhabbet etmeye çalışıyordu .

Yanında bir gece kalıp tekrar dönüyordu .Bu süreç 1 yıl kadar bu sekilde devam etti .Koskoca 1 yıl mihrasiz sojhun hayata devam ediyordu ve artık iyicene bitkin vede zayıflamaya başlamıştı .Çaresizdi ne gidebiliyor nede mihra gibi soluksuz uyuyabiliyordu .

Kac kez sungun ile konusuyorken kendisinin bu eziyetine son vermesini dilemisti .Artik dayanamayacagini her defasinda dillendiren sojhun ,bukez avanostan gelen haber ile bi umut doldu icine.

2 ay gecmesi gerekiyordu .Yine bir tutulma olacaktı ,tam 2 ay sonrasinda ve Sungun da biliyordu ki Krallari asla pes etmeyecek ne gerekiyorsa yapacaktı, sojhun gözünü iyice karartmıştı

2 ay sonra

Kralim vazgecseniz sizin yerinize ....

Yeter artık! ben olacagim, evet şimdi söyle avanos ne yapmalıyım

Dedigim gibi majestem kralicemiz mihra dan kalan herhamgi bir eşya ile vede kolye boynunuzdayken hazırda bekleyeceksiniz efendim

Tamam kolye zaten her daim üzerimde

Günler öncesinden hazırlık yapmıştı sojhun kendisini kesinlikle inandirmisti o reenkarne oldugu gunden bu yana ve biliyordu bu kez kesin gidecekti

Avanos zaman olarak da mutlaka mihranin bir esyasıyla birlikte gitmesini tavsiye etmisti .Belki ayni yerde olamayabilirlerdi ama ayni dönemde kesinlikle olabilecegini düşünüyordu .

Mihraya ait sojhun un dairesinde unuttugu ipek fulari vardi yada onu bilerek bırakmıştı mihrasi, büyük bir bohça içerisinde, eger gidebilirse orada kendisini idare edebilecek kadar mücevherler de almıştı ,birkac ozel esyalar da attıktan sonra hazır oldugunu düşünüyordu.

Sojhun artık heyecan ve sabırsızlıkla bekliyordu birden burnu tekrar o gün ki gibi kanamaya başladı

Tutulma başlıyordu, kuşlar birden yön degistirmeye basladilar ,ay gunesi tam örttüğü anda birden gök gürlemeye basladi şimşek çaktı ve büyük bir uğultu oluştu sonra sesler karıştı daha sonra yer ile gök arasinda ince bir ışık cizgisi girdabi oluştu

kolyeyi hemen boynunda yokladi evet sıkı sıkıya elinde ucunu tutuyordu .Büyük risk alıyordu, vede bunu yapmaya kesinlikle kararliydi .elleriyle başını tuttu sonrasi yoktu.

Sojhun gelecekte 👇

Tutulma anında, gökyüzü mor ile siyah arasında sıkışmıştı

Sojhun kalabalığın ortasına değil,

unutulmuş ama hâlâ kraliyet kokan bir yere düşmüştü.Burasi eski bir joseon sarayının iç bahcesiydi restore edilmiş ama hala geceleri kapalı olan bi yerdi.

Sojhun etrafına bakınıyordu bahçenin yüksek taş duvarları ve gökyüzünden süzülen ışığın en güzel yerinde bulunan ve ay ışığını yansıtan sığ bi havuza düşüşüne sahit olmustu .Bu güzel atmosferden etkilenmisti lakin buranın daha önce hiç görmediği bi yer olmadiginin sonradan farkına varmıştı.

Gökyüzü bir anda karardı.

Ay, güneşin önüne geçerken rüzgâr yön değiştirdi.

Sojhun dizlerinin üzerine çöktü.

Taşlar…

Soğuktu.

Ama tanıdıktı.

Elini yere koyduğunda kalbi sıkıştı.

Bu taşlar onun çocukluğunda da buradaydı.

Bu bahçede bir kez, henüz kral olmadan önce,

“Taht ağır gelir mi?” diye sormuştu babasına.

Şimdi ise…

Havuzun cam gibi yüzeyinde kendi yansımasını gördü.

Ama arkasında yabancı bir gökyüzü vardı.

Demir direkler, uzaktan geçen bir uçak sesi,

ve krallara ait olmayan bir zaman.

Sojhun ayağa kalktı.

Kılıcı hâlâ belindeydi.

Ama dünya artık onun değildi.

Ve tutulma bittiğinde,

bahçenin kapısı otomatik bir kilitle kapandı.

Sojhun yalnızdı.

Bahçenin demir kapısı kendi kendine kilitlendiğinde çıkan metalik ses,

Sojhun’un kalbine saplandı.

Bu bir muhafız emri değildi.

Bu… iradesiz bir güçtü.

Duvarların ardından bir uğultu yükseldi.

Tekerlek sesleri.

Işıklar.

Gökyüzünde kayan metal bir kuş.

Sojhun refleksle kılıcının kabzasını kavradı.

“Bu çağda bile savaş mı var?” diye mırıldandı.

O an bahçenin bir köşesinde küçük bir kırmızı ışık yandı.

Sonra söndü.

Sonra tekrar…

Sojhun fark etmeden izleniyordu.

Kapı tekrar açıldığında…

Bir kadın içeri girdi.

Uzun pardösüsü vardı.

Elinde tablet benzeri bir şey.

Saçları toplanmıştı ama dağınıktı —

gece vardiyasının yorgunluğu yüzünden.

Bu kadın:

Sarayın restorasyon projesinde çalışan bir tarih araştırmacısıydı

Geceleri sensörleri kontrol ediyordu

Tutulma anında gelen anormal ısı değişimini fark etmişti

Kadının adı: Sora Eunji idi.

Sora Eunji Sojhun’u gördüğü an durdu.

Çünkü karşısındaki adam:

Geleneksel Joseon kral kıyafetleri içindeydi

Üzerindeki kumaş… replika değildi

Bakışları rol yapmıyordu

Kadın fısıldadı:

“Bu… bir performans olamaz…”

Sojhun başını kaldırdı.

Sesini alçalttı ama tonu emirdi:

“Burası hâlâ benim sarayım mı?”

Sora nin eli titredi.

Tablet yere düştü ve taş zeminde yankılanan ses, bahçeyi ikiye böldü.

O sesle birlikte Sojhun’un bakışları keskinleşti.

Refleksle bir adım attı.

Bir kralın, tehlikeyi sezdiği andaki duruşuyla.

Sora geri çekildi.

Kalbi göğsüne sığmıyordu.

Bu bir kostüm olamazdı.

Çünkü o kumaşı tanıyordu.

Yıllardır kitaplarda, müzelerde, restorasyon raporlarında gördüğü

ama hiçbir zaman canlı görmediği o dokuma…

“Joseon sarayına özel kraliyet ipeği…”

diye geçti içinden.

Ve bu iplikler…

artık üretilmiyordu.

Sora fısıldadı, sesi neredeyse rüzgâr kadar hafifti:

“Bu… mümkün değil.”

Sojhun, onun korkusunu fark etti.

Ama geri adım atmadı.

“Bana cevap ver.”

“Bu topraklar hâlâ saraya mı aittir?”

Sora yutkundu.

Gözleri kapının üzerindeki elektronik kilide kaydı.

Sonra bahçeyi çevreleyen duvarlara.

Sonra tekrar ona…

“Burası…” dedi güçlükle,

“bir müze artık.”

Sojhun’un yüzünde bir anlık boşluk oluştu.

“Müze?”

Kelimeyi tarttı.

Anlamını bilmiyordu ama tahtla ilgili bir şey olmadığını hissetti.

Sora devam etti, sesi titriyordu:

“İnsanlar… geçmişi görmek için gelir buraya.”

Sojhun’un bakışları sertleşti.

“Geçmiş…”

“Ben geçmiş miyim?”

O an, bahçenin ışıkları otomatik olarak yandı.

Beyaz, soğuk ışık Sojhun’un yüzüne vurdu.

Sora nefesini tuttu.

Çünkü o ışıkta gördüğü şey bir aktör yüzü değildi.

O, taşıdığı yükle yaşlanmış bir kral yüzüydü.

Sojhun başını çevirdi, ışıklara baktı.

“Güneş bu çağda böyle mi doğuyor?” diye sordu alayla.

Sora istemsizce cevap verdi:

“Hayır… bu elektrik.”

Sojhun’un kaşları çatıldı.

“Ruhunu göremediğim her güç beni tedirgin eder.”

Bölüm sonu

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

30. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.