Kaybolmuş bir şehrin habercileri sizlerle.....
Sedeften..
Bana oynanılan bir oyun ve ona katkı sağlayan üç kişi , amaçları bir ölüm yaratmak mı? Yoksa ölüm olmaktan kaçacak ne menfaatleri vardı. Bunları oturmuş odamda düşünürken bu gün gördüğüm santranç tahtasında filagenler Veziri haş 5 şahı mat yapan bir oyun sergilemişti peki ben önce neyi sorgulamalıyım bilmiyorum ama bildiğim birşey varsada bu gece burdan gitmem gerektiğiydi. Hızlıca yatağımdan kalkıp dolaba ilerledim ve içinden küçük bir sırt çantası ve pantolan,kazak ,çorap , atkı ve montu aldım. herşeyi çantaya doldurup elime montu aldım, Odanın kapısına ilerledim ve sesizce kapıyı açıp dışarı çıktım. Korüdor boyu yürüyüp en sonunda merdivenleden hızlı ve sesizce indim. Dış kapıya ilerledim ve sesizce açıp dışarı çıktım, hızlıca koşmaya başladım ve ormanın içinde yapbolana kadar devam ettim koşmaya çünkü birşeyi kaybedilmezse asla bulunamaz ve ben önce kendimi kaybetmeliydim. Uzun bir koşudan sonra bir tesis gibi bir yer gördüm ve oraya gidip gitmemek arasında kaldım ama bedenim bana ihanet ediyor yorgunluktan bı ağacın dibinde gözlerim kapanıyodu ve bir karatıyla Berber bir set bir ses geldi ve şöyle dedi...
"Eğer bu kadın ölürse sizi ben öldürücem dua edin benim olana zarar verilmemiş olsun." Dedi ve tüm herşey sustu..
Ayaz keskin den..
Kızı yorgun ve harp bir şekilde tesisin önünde bulmuştuk ve sinirden deliye dönmüştüm çünkü daha yeni zindandan çıkardığım kadın mahkum olmaya geri gelmişti ve en önemlisi bedeni ilaç tedavisi görmediğinden tepkiyi çabuk vermişti buda uzun bir süre uykuda olduğunu ve saatler sonra ancak uyanacağını gösteriyordu. Sinirle ofisimde dolanırken daha fazla dayanamayıp ofisimden çıkıp onun bulunduğu odaya ilerledim ve kapıyı açıp içeri girdim. Öylece yatıyor ona bağlanan serumun ve sakinleştirici , antibiyotiklerle yatıyordum başına gidip yatağı'nın yanında duran siyah deri koltuğa oturdum ve konuşmaya başladım..
"Seni kurtardıkça hala burdasın neden be kadın neden?" Derin nefes aldım ve konuşmaya devam ettim
"Bazen seni öldürmek istiyorum bu inadından ama bana kalan son hastamsın ve ölümün daha 2 gün sonra olucakken şimdi burda ölümüne sadece bir gün bırakmıştın." Sesizce sırıtarak konuşmaya başladım.
"Ama biliyomusun sen benim elimde son olarak bile kalamıcaksın çünkü önce tamamiyle bana ait olman gerekicek." Dedim ve ölüm için sadece uyanması gerekecekti ve bu gereklilik fazla sürmicek....
________&*******
Saatler sonra uyanış...
Sedeften...
Güçlükle uyandığımda bir odada olduğumu ve elimin üstüne takılı olan bir serum gördüm. Kendime gelmeye nekadar çalışsamda bir türlü olmuyordu ve bı anda kapı açıldı. İçeri giren 34-35 yaşlarında siyahlara bürünmüş bir adam geldi ve bana bakarak konuşmaya başladı.
"- merhaba hanım efendi özür dilerim doktor kontrol için geldi size ve durumunuza bakıcak. Dedi ve içeri 50'lili yaşlarda bir adam girdi ve üstünde ki beyaz önlükve metal bir gözlükle karşımda bana bakıyordu ve konuşmaya başladı."
"Merha küçük hanım. Dedi o hecanlı ama sakın bir sesle. Ve konuşmaya başladım "
"Merhaba siz kimsiniz ve ben neden burdayım? Dedim ve konuşmaya başladı."
"Sanırım tesisin önünde arkadaşlar sizi baygın bulmuş bunun üzerine tesis doktoru olarak ben geldim ama geldiğinizde harap bir haldeydiniz. Dedi ve yüzünün ćökmesi ve bana bakan mavi gözleri altında birşeyler yatıyordu ve konuşmaya başladım"
"Anladım peki neyim var benim? Diye sordum ve gerildiğini ama belki etmemek için konuşmaya başladı."
"Bu biraz özel bir soru olucak küçük hanım hiç doğum kontrol hapı kullandınız mı? Diye sordu ama ben hiç doğum kontrol hapı içemezdim çünkü ihtiyacım yok çünkü benim sevgilim ya da kocam yok tü ki. Konuşma başladım."
"Bakın benim kocam ,sevgilim ya da her hangi bir ilişkim olmadı ve dediğiniz hapı hiç kullanmadım. Dedim ve konuşmaya başladı."
"Merak etmeyin sadece bu gibi durumlarda hamilelikte düşündük çünkü bayılmak ve bu gibi durumlar hamililelik belirtileri olabirdi."
Olmayan şeylerin hesabını yapacak kadar düşündüyseniz keşke test yapmayıda düşünseydiniz bu kadar düşünüp hatırlanacağınıza. Dedim ve yutkunup beni tedavi etmeye başladı. Ve birşey söylemeden çıkıp gitti korumayla beraber. Ve odada tek kaldığımda ayağa kalktım ve serumdan kurtuldum. Kapıya ilerledim ve açtığımda kimse yoktu ve hemen hareketlenip korüdorda ilerlerken bı anda karşımda boyu 1.97 gözleri köyü mavi olan bir adamın sert ve düzgün adınlarla bana doğru geldiğini gördüm. Yüzündeki belirgin hatlar ve bakışları, siyah saçlarıyla çok çekiciydi. En sonunda önümde durduğun da sert ama güzel bir ses tonuyla konuşmaya başladı.
"Nereye gidiyorsun sen? Biraz yutkunup konuşmaya başladı."
"Sen kimsin de bana nereye gideceğimi soruyosun."?
"Ben kim olduğumu bilmene gerek yok ama şunu bil burdan gitmen ölümün olur. Ddi ve konuşmaya başladım."
"Ölümünde makamı vardır ama makamda onu hak edeni ister bence burda tek hak eden sessin. Dedim ve sinrile konuşmaya başladı."
'Ya sesini kesersin ya da olucakları makamından izlersin. Dedi ve yutkunup konuşmaya başladı."
"Senden korkmuyorum sıkıyosa dene beni zapt etmeyi. Dedim ve bı anda kolumdan tutup beni duvara yasladı bir elinide duvara koyup üstüme eğildi ve çok yakındık. Bana bakarak konuşmaya başladı."
"Madem korkmuyosun ozaman karşımda titreme . Dedi ama benim algılarım da bir yere ka
dardı . "Bı anda ne olduğunu anlamadan boynumda bı iğne hissetmemle gözlerim kapandı ve kap karanlık oldu.