Merhaba arkadaşlar. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir.
Bu bölüm benim gözlerimi doldurdu. Mihrimah'a daha çok bağlanmama neden oldu. Hiç bu kadar üzüleceğimi tahmin etmemiştim. Şimdiye kadar ki
En iyi bölüm bence buydu ve tabi duygusal..
Umarım sizde seversiniz.
Sizi bol bol öpüyorummm.
Diğer bölümde görüşmek dileğiyle. Sizi çok seviyorum. Ayrıca hiç okunmuyoruz. Desteklerinizi de bekliyorum.🥲
Gördüğüm rüyanın etkisinden çıkmam uzun sürmemişti.
Mutfak masasında oturmuş kahve içiyordum. Diğerleri daha uyanmamıştı. Gerçi daha gün aymış değildi. Uyanmamalarından daha normal bir şekilde yoktu.
Bazı geceler rüyalar görüyordum. Daha doğrusu kâbuslar.
Böyle geceler de hep bir fincan kahve içerim , gökyüzünü izlerim.
Karanlıktan korksam da sevgim daha ağır basıyor. Yine öyle yapıyordum.
Bu artık bırakamadığım bir alışkanlığa dönüşmüştü.
Bugünü saymazsak hep aynı görüntü ve seslere maruz kalıyordum.
Yani ablamı öldürdüğüm an. Gördüğüm rüyam da kâbusum da bundan ibaretti.
GEÇMİŞ
6 AĞUSTOS 2010
9 yaşındaki Mihrimah odasında en sevdiği oyuncağı ile oynuyordu.
Bir daha oyuncağını eline alamayacağından bihaberdi.
Çok heyecanlıydı çünkü 9 Ağustos'ta doğum günü kutlaması vardı.
Bu kutlayacağı son doğun günüydü haberi yoktu.
Annesi Sedef Hanım ise mutfakta kızı Mihrimah'ın en sevdiği yemeği pişiriyordu. Pilav üstü türlü yemeğini.
Mihrimah'ın bir daha pilav üstü türlü yemeğini yiyemeyeceğinden bihaberdi.
11 yaşındaki Banu odasında uyuyordu.
Bu sondan önceki son uykusuydu.
Bilmiyordu.
Sedef Hanım ise yemeği pişirmişti. Mihrimah ve Banu'ya seslendi. "Yemeğimiz pişti kızlar sofraya gelin."
Banu uyanıp annesinin yanına gitti. Yemek masasına oturdu.
Mihrimah duymuş ama umursamamıştı.
Sedef Hanım Mihrimah'ın gelmediğini gördüğünde Banu'ya "Banu kardeşini çağırır mısın?" Diye sordu.
Banu istemiyordu. Kardeşi kesin huysuzluk edecekti. Yine de annesini kıramadı.
Kardeşini çağırmak için masadan kalktı.
Kardeşinin odasına girip " Mihrimah kalk yemek yiyelim." Dedi
Kardeşi yine en sevdiği oyuncak ile oynuyordu. Bundan hoşlanmıyordu. Fakat katlanmak zorundaydı. Çünkü kardeşinin de en sevdiği oyuncaktı.
Tahmin ettiği gibi kardeşi huysuzluk etti. " Abla biraz daha oynamak istiyorum." Sesini tatlı çıkarmaya çalışmıştı. Bu ablasını güldürdü.
"Annem bize o kadar yemek hazırlamış kalk hadi." Ablası haklıydı. O yüzden kalktı.
Banu kardeşinin elini tuttu. Ne kadar kızsa da kıyamıyordu.
Sinirlendiği zamanlar da bile sevgisi hep daha ağır basardı.
birlikte el ele yemek masasına oturdular. Sedef Hanım kızlarının güzelliklerine gülümsedi.
Yemekleri tabaklara koyduktan sonra masaya oturdu.
Bugün beli çok ağrıyordu. Çok çalıştığı zamanlarda olurdu. İşte epey yorulmuştu.
Eşi Poyraz Bey tır şoförüydü. İyi para kazanıyordu. Fakat borçları olduğu için para eve pek uğramazdı.
Yani evin yükü Sedef Hanım'ın omuzlarındaydı.
Poyraz Bey eve de pek gelemezdi. Hep araba üzerindeydi. Çocuklara da çoğunlukla Sedef Hanım bakardı.
Lakin kimse bundan şikayetçi değildi.
Birlikte yemek yiyip masayı toparladılar.
Sedef Hanım odasına çekilmişti,yorgundu.
Mihrimah ile Banu salonda oturuyorlardı. Banu en sevdiği oyuncak ile oynuyordu. Mihrimah ise Keloğlan çizgi filmini izliyordu.
Fakat sıkılmaya başlamıştı. Sebebi ise daha dün bu bölümü izlemesiydi.
Ablasıyla onun tek bir oyuncağı vardı. Bu yüzden sırayla oynuyorlardı. Annesine neden tek bir oyuncağımız var diye sorduğunda annesi durgunlaşmış ve gücümüz yok demişti.
Sonrasında yanına gelip bunun için özür dilemişti. Mihrimah tâbi ki de affetmişti çünkü annesinin üzüldüğünü anlamıştı.
Ablasına döndü. "Ablacım" dedi sona doğru harfleri uzatarak. "Efendim kardeşim." Banunun bakışları kardeşine dönmüştü.
" Oyuncakla oynayabilir miyim?" Diye sordu Mihrimah.
Banu sinirlenmişti. Haksızlığa uğramış gibi hissetti.
"Hayır, tüm gün sendeydi zaten. Filmini izle."
Mihrimah da sinirlenmeye başladığını hissediyordu. "Lütfen abla." Sesini yükselterek söylemişti.
"Banane vermeyeceğim." Banu da bağırarak konuşuyordu.
Mihrimah ablasının elinden oyuncağı çekiştirmeye başladı.
Banu Mihrimah'tan yaşça daha büyük olmasına rağmen fiziksel olarak değildi.
Bu yüzden merdivenlerden çıkıp annesinin odasına gitmek istedi.
Ama Mihrimah izin vermedi. Ablası merdivenden çıkarken çoktan ablasına yetişmişti.
Merdivenin yanında kavga etmeye başladılar.
Mihrimah oyuncağı çekiştirmeye devam ediyordu. Banu da öyle.
Sedef Hanım uyanmamıştı çünkü yorgundu.
Banu kardeşini itti. Mihrimah yere düşmüştü. Dizi kanıyordu.
Banu kıyamadı oyuncağı kardeşinin kucağına bırakıp yarasına bakmak için eğildi.
Banu'nun siniri geçmişti.
Mihrimah için durumlar öyle değildi. Hâla sinirliydi.
Ablasının arkası boşluktu.
Mihrimah sinirden bunu unutmuşu.
Ayağa kalktı. Ablası da onunla birlikte ayağa kalkmıştı.
Banu kardeşini lavobaya götürmek için elini tutacaktı ki kardeşi hiç beklemediği bir şey yaptı.
Banu'yu itti.
Mihrimah ablasının boşluğa düşüşünü şaşkınlıkla izledi.
Banu kardeşine güveniyordu.
Bu yüzden Mihrimah diye kardeşine seslendi.
Kardeşinin ona yardım edeceğine emindi.
Lakin Mihrimah çığlığı Banu'nun son sözü oldu.
😢
GÜNÜMÜZ


